Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Downloaded from YTS.MX
Official YIFY movies site: YTS.MX
Suçlu muyum bilmiyorum.
Belki size göre öyledir.
Ben kendime soruyorum.
Bilmiyorum ki.
Ben, bana denileni yaptęm. Ben sizin benden istediđinizi yaptęm.
Țimdi bu beni kötü adam mę yapęyor?
Buna kesin bir cevap veremiyorum.
Bunu konuțmak için de henüz çok erken zaten.
Evet, tetkikler kötü huylu olduđunu gösteriyor.
Bakęn, bu her țeyin sonu deđil.
Țimdi sizinle adęm adęm neler yapabileceđimizi konuțalęm.
Devam etmeyin.
Çocuklaręm
Bunu bilmesinler țimdilik olur, mu?
- Baba. - Baba.
- Ne oldu iyi misin? - Ne oldu baba? Bir țey söyle.
Telaț edilecek hiçbir țey yok.
- Babacęđęm emin misin? - Baba, ne oldu?
Ne konuțtunuz içerde? Anlatsana.
Merak etmeyin.
Ęyiyim.
Kesin bir țey olmuț.
Baba
Baba söylesene.
Her țey iyi.
- Stop! - Tekrar 11.
Bu plan bu kadar. Devam edeceđiz.
Dur, dur. Duyguyu bozma țimdi.
- Reji, kim var? - Ebru'cuđum
Çok güzel reaksiyon alęyorum senden.
O hayat dolu bakęțlar, anlamlę çok iyi.
Sađ olun. Bunlarę sizden duymak mutluluk veriyor abiciđim.
Yasemin Hanęm! Patronla konuțacađęm, karavandayęm. Gelin.
Fikret'ciđim, o intim duyguyu aldęk mę?
Hani içi kan ađlayan dęțę gülen adamę.
- Aldęk mę? - Abim țahaneydi.
Tüyler diken diken, daha ne olsun?
Oldu.
Mustafa.
Hüseyin ben abi.
Hüseyin, karavanęma yemek bir zahmet.
Tamam abi.
- Pardon hanęmefendi, siz? - Țey, ben ajanstan.
Diyaloglu hemțire rolü için gelmițtim.
Genel karavana git dediler, beni buraya gönderdiler.
Ne münasebet efendim, burasę hususi karavan.
Yani benim karavanęm. Rica edeceđim, lütfen.
Affedersiniz Selim Bey.
Ben kapęda isim falan yazmayęnca bilemedim.
Ya ben de onu diyorum ițte, bu yüzden yerlerde reyting.
Götür kardețim yemeyeceđim.
Sinirlenmeyin Bora Bey, çözeriz.
Buradayęm ben.
Abi, adam ne zaman girse tempo düțüyor.
Sen yazdęrsana bana, Ebru'ya aksiyon akalęm gidelim.
Ha bir de neymiț? Baba-ođul damaręnę yakalayacakmęțęz.
Yakaladęk. Ama babayę anca…
Abi iyilețtirmesinler.
Öldürün gitsin bir an önce.
Tamam abi, ben seni arayacađęm.
Ya Ebru, sen ne duruyorsun onun yanęnda?
Yönetmen "cut" dedikten sonra çekip gideceksin durmayacaksęn.
Ay Bora, Allah ațkęna ya! Beni kęskandęđęn adama bak.
Babam yațęnda ya, yuh.
Tamam uzatmayalęm zaten sinirlerim laçka oldu.
Bir de seninle kavga etmeyelim țimdi.
Saçmalęyor artęk ya, ne düțündüđünü duyuyor musun?
Beni öldürmüțler.
Baba!
Baba!
Bu kadar erken nereye gidiyorsun baba?
Kemal.
Kemal.
Bizi bęrakęp nereye gidiyorsun?
Stop!
Bora'nęn yüzünde dondurursunuz kareyi. Ęyice kararlę bir anęnę bul, tamam mę?
Of! Tüyler diken valla.
Harikasęnęz.
Arkadațlar
Selim Bey için bir veda alkęțę.
Hepinizin eline sađlęk, tețekkürler.
Canęm țu son gün hatęra videosu çeker misin?
Ayarladęm ben.
Yolculuđumuz buraya kadarmęț.
Benim buradaki vazifem bitti.
Daha dođrusu bitirildi.
Kimin tarafęndan?
Bizzat Selim Erensoylu tarafęndan.
Halkęn bir yere alęp getirip koyduđu,
gönlünü sinemaya vermiț aktör.
Ya Bora, biliyorum sen çok kalmamę istedin.
Yani abi gitme, senden öđreneceđimiz çok țey var dedin.
Ama ne yapalęm, kęsmet deđilmiț.
Bir dahaki sefere ințallah.
Hem o zamana kadar kendini daha çok gelițtirmiț olursun.
Canęm alayęm țu videoyu.
Bana özel tabii bu. Kimse görmeyecek.
Yasemin Hanęm.
Tabii.
Abi hadi neyse geç kalęyoruz hadi.
Bak, ben Yețilçam'danęm.
Düțtüđüm yerden bir avuç toprakla kalkaręm.
Bir basęn toplantęsę düzenleyeceksiniz.
Orada țöyle söyleyeceđim,
"Sevda'nęn sađlęk sorunlarę nedeniyle…
Maalesef diziden affęmę rica ettim yapęmcęlaręmęzdan.
Bir süre onlarla birlikte olmam gerekiyor.
Bir bakar męsęnęz Selim Bey?
Bir poz Bora Bey.
Bu taca layęk olmak için elimden gelen var gücümle çalęțacađęm.
Yęlęn ilk "Size Özel Magazin"inden merhaba.
Sayęn seyirciler, 1993 yęlę Selim Erensoylu ve Sevda Bațaran çifti için
çok acę bir haberle geldi.
Dört yațęndaki kęzlarę Suna'nęn uykusunda ani ölümü
çift için büyük yękęm oldu.
Țimdilik konuyla ilgili açęklama yapmayan Selim Erensoylu ve Sevda Bațaran çiftine
biz de "Size Özel Magazin" ailesi olarak Allah'tan sabęr diliyoruz.
Alo?
- Alo, Fatoț Hanęm? - Buyurun?
- Sevda… - Uyudu, uyudu.
- Uyudu mu? - Hę hę.
Peki, yaręn uđrayacađęmę söylersiniz uyanęnca.
- Ęyi geceler. - Ęyi geceler.
Hadi ama! Oyunbozanlęk etme.
Surat asmanęn sęrasę mę țimdi?
Ađęzlaręnęn payęnę verdin o avanaklaręn.
Unutma, sen bir efsanesin.
Bir pęrlanta çöpe düțse bile deđerinden hiçbir țey kaybetmez.
Hadi ama taçsęz kral, țerefine.
Oldu mu țimdi bu?
Senin bu yaptęđęna "su koyuvermek" derler.
Hadi ama.
Israr ediyorum.
Genellikle Kuzey Kutbu ile özdețlețmiț olsa bile
Dur, dur, dur! Kęzęm gitme!
- Kęzęm, bana bak! - Suna!
- Gitme! - Gitme!
- Alo? Fatoț Hanęm. - Alo, çęktęnęz mę?
Birazdan yanęnęzdayęm.
Selim Bey, Sevda Hanęm iyi deđil.
Efendim?
Veda gibi düțünün.
Ne kadar çabuk gelirseniz o kadar iyi.
Selim Bey, odaya girmeden önce biraz konuțalęm mę?
Dün konuțtuk ya telefonda. Uyuyor dedin, ne oldu birdenbire?
Sabaha karțę kötüledi. Biz de apar topar getirdik.
Yani sanki durumu bilmiyormuțsunuz gibi.
Her an her țey…
Țarj.
Telefon.
Çanta, tamam.
Suna laptop tamam.
Sevda uyanacak.
Sevda kazaklar katlandę.
- Çękabilirsiniz, biz geldik. - Tamam.
- Ayna, ruj, tamam. - Suna'cęđęm.
- Sevda uyanacak. - Fatoț, hadi.
- Çęnar Taksi'yi ara, 0 212 252 33 70. - Tamam.
- Hadi ara, țurada. - Tamam arayacađęm, gideceđiz
ama birazcęk daha durmamęz lazęm.
Saręlmasęn. Saçę! Saçę!
Kęzęm, kafamda bone var, ne saçę hâlâ?
Bir imzalę fotođrafęnę alabilir miyim yakęțęklę?
- Sevda uyandę. Hadi eve. - Tamam, tamam.
Sevda, nasęlsęn?
Bilmem, sence?
Bak makyajęm da tamam.
Hadi gidip film çekelim. Kaldęr beni.
Sevda țakayę bęrak.
Neden?
Țaka bizi bęraktę mę ki biz țakayę bęrakalęm?
Baksana her țey kocaman bir țaka.
Ha ha! Țaka, komik, güldük.
- Hadi eve. - Tamam.
Yanak.
Sevgi sesi.
Ben hastanenin etrafęnę görmedim. Benim için çekip getirir misin annem?
Annem.
Fatoț.
Çekim. Anne için. Bahçe.
Tamam, hadi.
Anne için.
Nihayet annesiyim artęk.
Sonunda.
Ne oldu? Hemțireyi çađęrayęm mę? Ne yapmam lazęm?
Ben sana ne yapacađęnę söyleyeyim.
Bundan sonra Suna'nęn yanęnda olacaksęn.
Lafę uzatmayayęm, Suna sana emanet.
Ęyilețeceksin Sevda.
Ah Selim, kaç kere oynadęk bu sahneleri biz.
Hangisinde iyilețtik?
Fatoț Hanęm sana yardęm edecek.
Eđitmeniyle de konuțturacak seni.
Onlar baya yol kat ettiler birlikte.
Merak etme.
Zor olmayacak.
Bir de aman diyeyim Selim.
Kamerasęyla laptopu cęs, ona göre.
Affet beni, gidiyorum.
Her țey bitti Selim.
Seni mazimizle itham etmiyorum, edemem.
Sen hep bațkalarę için yațadęn.
Biz… Biz yoktuk.
Hatęranę da kalbime gömüp gidiyorum Selim.
Elveda.
Sevda, dur!
Yalvaręręm dur.
Hakikat bu deđil.
Hakikat…
Bir gün onu bulursun belki Selim.
Sana saadetler dilerim.
Elveda.
Film kanallarę Sevda'nęn anęsęna koymuțlar.
Nerde onun kumandasę?
- Kendi adęmęzla oynamęțtęk. - Kumandasę nerede?
- Burada. - Kumanda.
- Onu biz bir kapatalęm Selim Bey. - Neden?
Kapatalęm. Gece de taziyeye gelenler olur çünkü.
Kapama, kapama. Aç, Sevda'yę aç. Aç!
- Aç! - Aç! Sevda'yę aç!
Aç! Aç! Aç!
Aç! Aç!
- Ęțte ben bu yüzden diyorum size! - Sevda gelsin.
Sargę bezi getir.
- Bir dakika 35 saniye uzak. - Kęzęm.
Sevda yok, kayboldu.
- Aradęm açmadę. 0545 870 82 50. - Dur.
Aradęđęnęz kițiye țu anda ulațęlamęyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
- Suna, dur. Konuțalęm. - Tekrar deneyiniz.
Dokunmasęn çirkin saçlę!
Elbise burada, Fatoț burada, Suna burada. Sevda yok.
- Yok! - Bak.
- Bak konuțalęm. - Çirkin saçlę, dokunmasęn!
- Ben senin babanęm kęzęm. - Bu ellerle mi?
- HDMI HDMI-1 bul, Sevda çęksęn. - Çękar kameranę bahçeyi çekelim.
Çękęp seninle bahçeyi çekelim.
- Çękalęm. - Çekelim. Bahçe.
Çirkin saçlę için.
Limon. Cupressus Macrocarpa.
Çam. Pinus pinea.
- Ađęr yürüyoruz. - Loquat.
Ađęr çekim istiyoruz.
Japonica.
- Çirkin saçlę hęzlę çekim sevmiyor. - Çam.
Pinus pinea.
Bahçe çekimi 3.
Okey.
Vay be, gece gece amma yorulduk ya.
Selim Bey, bavullaręnęzę açmadęm.
Hani rahatsęz olmayęn diye, belki kendiniz yerlețtirmek istersiniz.
Yerlețtirecek misiniz?
Deđil mi?
Efendim? Anlamadęm.
Evet, evet.
Yardęma ihtiyacęnęz var mę Selim Bey?
Yok canęm, sađ ol.
Merci.
Rica ederim Selim Bey.
Selim Bey ațađę, Selim Bey yukarę.
Bațka bildiđi bir laf yok mu bu kadęnęn kuzum?
Bana bak
Kancayę takacak sana bu.
Söylemedi deme sonra.
Hadi ama, kendini kandęrma.
Bu yațtan sonra baba olacak adam męsęn sen?
Bațęnę bir sürü derde sokacaksęn.
- Ama Suna… - Amasę mamasę yok.
Derhal uzaklaț bu evden.
Sessizce çęk. Hiç kimseye görünmeden.
Sonra atla arabana, ver elini güney.
Deniz, kum, güneț.
Mutluluk seni bekliyor.
Nereye gittiniz Selim Bey?
Hiç.
Canęm kađęt helva istedi.
Ben Suna üzerinden gitmek istiyorum.
Öyle genel bir bilgi vererek sizi sękmayacađęm.
Siz zaten birçok țeyi biliyorsunuz Selim Bey.
Ölümü bilse de
bir süre kabul etmeyecek.
Çođumuz gibi.
Sevda gelsin.
Anne gelsin.
Her țeye katlanabilirim de, kimsesi kalmadęđęnę hissediyor.
Böyle düțünmesini, acę çekmesini istemiyorum.
Benim varlęđęmę hissetmeli.
Yabancę biri olmadęđęmę bilmeli.
Tabii, bunu uzun zaman sonra nasęl yapacađęmę,
onu nasęl inandęracađęmę bilmiyorum.
Zaman, Selim Bey.
Bunu zamanla siz kețfedeceksiniz.
Bunlar bizim Suna ile ilgili bulduđumuz bazę ipuçlarę.
Kim bilir, belki siz de bu listeye bir țeyler eklersiniz.
Böyle çok renkli țeylerden pek hoțlanmaz.
Lezzetli bir yemek yapmanęn en büyük sęrrę,
bütün malzemelerin kesilmiț ve dođranmęț olarak kavrulurken…
Suna eliyle tam olarak dokunamadęđę bulațan akan țeyleri yemeyi reddediyor.
Ęlgisini çeken țeyler çok azdęr.
Ama bir kere çekti mi de bütün varlęđęyla kendini o konuya adayabilir.
Mesela Suna'nęn kamerayę çok sevmesi gibi.
Hepimizin dünyaya karțę bir gardę var deđil mi?
Suna da bakamadęđę dünyaya
kameranęn arkasęndan bakmayę tercih ediyor.
Fatoț Hanęm.
Peki biz bu kęza sebzeyi nasęl yedireceđiz?
- Salata falan? - Var benim kendime göre yöntemlerim.
Bir de sizinkileri görelim Selim Bey.
Ęțte karțęnęzda țahane fasulyemiz.
Suna sahte olan her țeyi çabucak sezer ve ilgisini hemen kaybeder.
Hę, tamam.
Evet Evet.
Evet!
Fasulyemiz hazęr.
Hep gerçekçi olun, gerçek davranęn.
Ne yapayęm, ben de küçük oynuyorum yani.
Oynama o zaman pezevenk oynama, tövbe estađfurullah.
Fatoț Hanęm, vallahi güzel olmuț.
Ben bunu yerim.
Biraz tuzsuz ama
tansiyon meseleleri falan, kesme țeker durumu kurtarmęț.
Size baba diye hitap etmeyecek.
Ęsminizle hitap edecek.
Bu konuda da ęsrarcę olmayęn, huysuzlațabilir.
Adęmę da pek söylemiyor zaten.
Çirkin saçlę…
Neyse.
Ațçębațę.
Demek elinde kepçe ile konađęn yaramaz kęzęnę kovalayan adam rolünü kabul ettin.
Ne bu haller kuzum? Hiç yakęțęyor mu sana?
Derhal kendine gel ve çęk git bu evden!
Kęzęm, erken daha.
Yani, yeni bir țey yok.
Suna Hanęm'ęn hoțlanacađę türden, uydurma bir țey.
Otuz iki kęsęm tekmili birden bütün gędalaręn karęțęmę.
Çok heyecanlę.
Fatoț geldi.
Gel Fatoț.
- Günaydęn Fatoț Hanęm. - Günaydęn.
Dođal olun.
Dođal.
Naturel.
Atalaręmęz gibi.
Ayran alęn.
Dokunmasęn.
Dokunmadęm.
- Ellemedim, tamam. - Dokunmuyoruz bilgisayaręna, anlatęręm.
Tamam, unuttum.
Vay be, adamlar amma yapmęțlar, sęrrę hâlâ çözülemiyor.
Bazęlarę da uzaylęlar yaptę diyor.
Uzaylę nedir bilir misin sen Suna?
Kęz güldün mü sen?
Bana mę güldün?
Alay sanki?
Yani tabii uzaylę derken biz de uzayda yațęyoruz o da dođru.
Alo?
Alo Selim Bey, günaydęn.
Ben Orchestra Content'ten Özay. Rahatsęz etmiyorumdur umaręm.
Yok hayęr estađfurullah, dinliyorum.
Öncelikle bațęnęz sađ olsun efendim.
Ęnțallah bu süreci en kęsa sürede atlatęrsęnęz.
Sađ olun.
Ben fazla da vaktinizi almak istemiyorum. Hemen konuya gireyim isterseniz.
Selim Bey, genç bir arkadațęmęzęn kițisel bir projesi için
sizinle yüz yüze konuțmak isteriz.
Kęsa filmleriyle ödüller almęț bir arkadațęmęz.
Ęlk sinema filmi olacak
ve sizinle de çalęțmak istiyor. Biz de öyle tabii.
Sinema filmi.
Evet, aynen Selim Bey.
Canęm, bir daha rica edebilir miyim adęnę?
Özay. Özay Ulutaț.
Özay'cęđęm, öncelikle tețekkür ederim beni düțündüđünüz için.
- Bu aralar o çok sęk teklif geliyor ki. - Dođrudur.
Ama bilemiyorum. Yani ilk film falan dediniz.
Tabii ki gençlere destek olmamęz lazęm.
- Ben de 40 yęllęk Selim Erensoylu'yum. - Elbette efendim. Kesinlikle.
Bu arada benim menajerim var.
Menajeriniz kim?
Ęsterseniz onunla temasa geçelim. Sizi yormayalęm efendim.
Fatoț.
Fatoț Hanęm menajerim.
Fatoț Hanęm.
Ęletițim bilgilerini…
Sevda gelsin.
Soy ismini rica edebilir miyim?
Anne gelsin.
Alo? Selim Bey?
Özay'cęđęm, sen boțver.
Benim menajerim falan filan yok. Benimle vakit kaybetmeyin.
Ben o genç arkadața destekten çok köstek olurum.
Estađfurullah Selim Bey.
Bunlaręn önemi yok. Bunlar hallederiz.
Siz yeter ki isteyin. Yönetmenimiz sizi çok istiyor.
Benim karțęmda zebella gibi bir yönetmen var zaten.
Filmde bațaręlar dilerim.
Hay Allah!
Anne gelecek.
Sevda gelecek.
Kesme çekimi.
Kesme.
Söz veriyorum, gelecek.
Sevda gelecek.
Söz veriyorum.
Buraya gelecek.
Tabii bizim bildiđimiz anlamda gelmeyecek
ama bațka bir țekilde gelecek.
Yani țöyle olacak.
Biz seninle benimle filmimizi çekeceđiz.
Yani, annenle benim filmimi.
Biz Sevda'yę burada arayacađęz.
Selim ve Sevda'nęn filmi.
Rejisör sensin.
Bir Suna Erensoylu filmi.
Bak, filmi çekmeye bațladęk bile.
Ęlk sahne. Sondan oldu ama, olsun.
Söz veriyorum.
Söz veriyorum, bu kez her țey gerçek olacak.
Tam senin istediđin gibi.
Yalansęz.
Kabul mü?
"Kabul" demek galiba.
Hadi hazęrla çantanę.
Senin hazęr. Ben hazęrlanacađęm.
Ne oluyor Selim Bey? Nereye? Ne oluyor?
Film çekeceđiz Fatoț Hanęm.
Hazęrlęksęz film olmaz.
Dinlemiyorsunuz beni ama Selim Bey, bu böyle olmaz.
Ya Selim Bey, lütfen!
Selim Bey, Selim Bey. Adęmę mę ezberliyorsunuz Fatoț Hanęm?
Gençliđim haklę valla.
- Efendim? - Yok bir țey.
Benim de gelmem lazęm. Tek bațęnęza bața çękamazsęnęz.
En azęndan ilk bațlarda yanęnda olayęm Suna'nęn.
Ben daha ölmedim ya Fatoț Hanęm.
Bęrakęn kęzęmla bir hallețelim.
Gidip alęțveriț yapacađęz, o kadar. Büyütmeyin lütfen. Bin kęzęm.
Onu diyorum ițte. Binmez bu arabaya Suna.
- Binmez. - Nesi var arabanęn?
Evet, eski model ama cillop gibi.
- Fazla cillop. - Efendim?
Ya koltuklar, aksesuar.
Yani böyle yorucu bir kitsch onun için. Rengi falan.
- Bir de gar gar ses çękartęyor. - Gar, gar, gar.
Bak. Savața gider gibi. Yok, korkar o, rahatsęz olur Suna.
Țöyle yapalęm o zaman.
Siz bir yerleri arayęn, internet filan.
Deđițtirsinler her țeyi.
Olmadę bir araç kiralaręz.
Daha naturel bir țey.
Buyurun anahtarlar.
Hadi, hadi. Tamam.
Suna.
Telefonunu duy.
Duy.
Son vapur gece 1.
Son vapur gece 1.
- Son vapur gece 1. - Tamam kęzęm merak etme, geç kalmayacađęz.
Ne yapalęm önce? Onu söyle.
Önce bir sęrt çantasę alalęm seninki gibi.
Ęçine öteberi koymak iyi oluyor.
Yani ondan sonra bir çift lastik pabuç, spor ayakkabę gibisine.
Bol bol yürüyeceđiz. Ayaklaręmęz biraz rahat etsin.
Bizim filmimiz țöyle belgesel tadęnda olacak.
Yol filmi gibi, ha?
Yol filmi tadęnda.
Yani Discovery Channel țeyleri gibi.
Konserve çakę almaya gerek yok.
Vahți dođaya çękmayacađęz.
Burasę amma kalabalęk olmuț ya. Hiç kimsenin iți gücü yok mu?
Sen benim yanęmdan ayręlma, ne olur ne olmaz.
Spor ve outdoor.
Spor ve outdoor.
Tamam kęzęm gördüm. Çekme, düțeceđiz.
Büyük fikirler var kafamda.
Bunlarę konuțalęm seninle.
Yaręn çekim yapacađęmęz ilk mekanę söylemeyeceđim.
Sürpriz.
Söylersem filmin heyecanę kalmaz.
Seyirciye bir böyle ilk önce bir kętęr atarsęn.
Merak etsinler diye.
- Ęțin sęrręnę hiç söylemeyeceksin güzelim. - Selim Bey
- Bir selfi çekinebilir miyiz? - Tabii.
Tețekkürler.
Acęlę ezmemiz var. Bol köpüklü ayran. Çok güzel ayranęmęz var.
- Hemen ondan getiriyorum. - Sađ ol.
- Bakar męsęn? - Buyur abla.
Bunu sipariț etmedim ben.
Menüden resmini gösterdim.
He, hot! Sęcak diyor. Okey.
Evet. Birden yiyor ya onu… Bekle bi…
Bekle bir "cold" olsun, sonra ye.
Acę.
Ne diyon acaba ya? Ben de burada yeniyim abla ya.
Kebap sęcak gelir.
- Acę. - Öyle deđil mi abi?
Tamam țekerim sorun deđil. Sen benim tabađęmę al.
Canęm, kadęn onu söylememiț.
Yanlęț getirmițsin sen.
Karțęndaki beyefendi diyor ki "deđițtirelim tabaklarę" diyor.
Keyfimiz kaçmasęn, konuyu kapatalęm diyor.
Kadęn resmini göstermiț menüden.
Kadęn resmini göstermiț menüden.
Hee, anladęm.
Sen Urfa diye Adana götürmüțsün ona.
Elin Ęngilizi nerden bilsin.
Urfa'yla Adana menüde kardeț gibidir fotođrafta.
Soracaksęn, "hot" mę?
Deđil mi, öbürü mü? Olmaz öyle.
Yani, ben burada olmasam haliniz duman.
Avrupa'da eksi puan bunlar, söyleyeyim ben.
Okey lady, anlațęldę.
"Deđițtirecekler" ne demek?
Ne?
Kęzęm Yani, aslęnda onu kęzęm țey yaptę.
Benim kęzęm.
Ęlaveten gurur duyuyorum.
Neden alęndę bunlar Selim Bey?
Uyku tulumu falan?
Evi mi terk ediyoruz? Savaț mę çękacak? Nedir?
Belgesel ițleri bunlar Fatoț Hanęm. Nerden ne çękacađę belli olmaz.
- Dursun bir kenarda. - Anlęyorum.
Ay anlamęyorum. Neyse aç męsęnęz siz?
- Biz kęzęmla pide yedik. - Öyle mi?
Bin yęllęk peynirli pide
niye sizi bu kadar hayretlere gark etti anlayamadęm Fatoț Hanęm.
Pide deđil Selim Bey, "Kęzęm" kęsmę.
Konuțmamęz lazęm.
Konuțuyoruz da, siz bir pepe kaldęnęz, neden acaba?
Sanat filmi gibisiniz, bir ileri bir geri. Tempo, tempo.
Arabayę ne yaptęnęz esas ondan haber verin.
Yoksa kiralayacak męyęz?
Sen burada biraz dinleneceksin canęm.
Kęzęm.
Tamam, dokunmuyorum.
Allah Allah ne var bunun içinde yahu? Casus filmi gibi.
Bu gece erken uyuyalęm artęk. Yaręn çok önemli çünkü.
Deđil mi? Ęțe bațlayacađęz.
Mecburi istikametimiz Sevda'yę aramak.
Bak, bu filmin ismi olabilir.
Sevda, mecburi istikamet.
Tamam kęzęm, ben de babanęm senin.
Bu ellerle mi?
Bu ellerle mi?
Allah Allah! Nesi var benim ellerimin kęzęm?
Tamam.
Tamam senin istediđin gibi olsun.
Ęyi geceler kęzęm.
Fatoț Hanęm, bir iki sorum olacak.
Buyurun.
Țu bilgisayar meselesi var ya, hani dokundurtmuyor
Ben de zaten Selim Bey onu konuțacaktęm sizinle.
Țimdi Selim Bey, Sevda Hanęm
Suna'nęn bebekliđinden beri…
- Çanakkale'ye… - Kaçtęđęmdan beri, anlęyorum Fatoț Hanęm.
Gereksiz nezaket durduruyor bizi.
Evi terk ettikten sonra. Devam lütfen.
Evet, terk ettiđinizden beri.
Sevda Hanęm, Suna'nęn büyümesini, çocukluđunu siz kaçęrmayęn diye
hani belki görmek istersiniz diye,
her anęnę kaydetti.
Tabii o zamanki video kameralar kasetliydi falan.
Sonra ițte teknoloji deđițince her țey deđițti, gelițti falan.
Öyle olunca biz de bir aktaręcęya götürüp onlarę laptopa aktardęk.
Yani, belki onlara bir zarar gelir diye dokundurmuyor Suna.
Anladęm.
O zaman benim bir dükkân bulup onlarę aktarmam.
Belki Suna size kendi izlettirebilir ama…
Pek ihtimal vermiyorum.
Țey, bir de…
Benim ellerimde tuhaf olan ne var Fatoț Hanęm?
"Baba" kelimesini duyunca ellerime takęyor.
"Bu ellerle mi?" diyor.
Bilemeyiz ki.
Suna.
Yani, farklę farklę țeylere takęlęyor.
Yani, onu neyin tetiklediđini bilemeyiz biz Selim Bey.
Annenle ilk defa burada tanęțtęk.
23 yațęndayęm.
Filmin ismi "Zuhal Yęldęzę".
Onuncu filmim.
Ama yeni sayęlęręm daha.
O zamanlar bir günde iki farklę sete gidiyordum.
Vurdulu kęrdęlę, avantür film,
dram filmi hem de salon komedilerinde oynuyorum.
Anneciđinin ilk filmiydi.
Burada kameranęn önünde tanęțtęk.
Bu ađaç țahit.
Hey yavrum hey.
O zamanlar mețhurluđun bir țęmaręklęđę var üzerimde.
Sete geç filan gidiyorum böyle bir haller filan.
Bir țoförüm var o zaman.
Țuradan giriț yapmęțtęk.
Yahu neredesin Selim?
Orhan Abi sabahtan beri esip gürlüyor valla.
Țamar ođlanę etti hepimizi.
Ne var yahu iki dakika geciktik diye.
- Kiminle oynuyorum ben? - Çętę pętę yeni yetme bir kęz.
Acemi de, ilk filmi.
Film yaktęracak bize belli.
Bugün artęk bir kulađęmęzęn arkasę kalęr üfürülmedik.
Canęm, hadi bana țuradan bir az țekerli kapęp gelsene bir yerlerden?
Kahve köpeđin olur icabęnda. Sen Orhan Abi'yi hoț tut, gözünü seveyim.
Hallederiz, hallederiz.
Ne oynuyorum ben?
Fakir ođlan abi. Tęp okuyan, doktor olacaksęn.
Akțamlarę hasta anana bakabilmek için taksicilik yapęyorsun.
Fakülteden bir kęza âțęk oluyorsun. Kęz, fabrikatör Hulusi Bey'in kęzę.
Zengin, țęmaręk ama güzel, sempatik.
Sen biliyorsun filmi, bir de anlattęręyorsun.
Hadi çekelim.
Arif!
Ođlum anlamęyor musunuz lan?
Böyle mi kurun dedim țeryoyu?
Dikine dedim, dikine! Masaya! Masaya!
Dinlemiyor mu beni kimse ya?
Sayęyla mę verdiler sizi bana?
Saat 11 oldu daha bir kare çekemedim.
Yaktęnęz beni ilk günden, yaktęnęz!
Selim'ciđim, hoț geldin yavrum.
Orhan Hocam.
Ama grand tuvalet gelmițsin.
Fakir ođlansęn dedi deđil mi Adem?
Dedi.
Senin var ya ben…
Adem
Söyle ona, imitasyon deri bunlar imitasyon!
Mahmutpața malę.
Anladęk, fakiriz. Tamam, hadi.
Müsaade edin biraz da hanęmefendi ile rolü konuțalęm.
Ürkek, beyaz bir güvercin konmuț setime.
Aman dikkat edelim de uçup kaçmasęn.
Çok bađęręyor adam. Ęțte, rejisör bey.
- Elim ayađęm birbirine karęțtę Selim Bey. - O bađęręr, onun tabiatę öyle.
Bađęrsęn diye para veriyorlar ona. Siz müsterih olunuz.
Senaryoyu istedim laflaręmę ezber edeyim diye.
Vermediler. Bir de kah kah gülüp alay ettiler.
Sufle veriyorlar ya, o yüzden.
Ben, țimdi prova yaparęz beraber. Yardęmcę olurum size, çok iyi olur.
Takma kirpik getirdin mi diye sordular.
"Ne kirpiđi" dedim, kęzdęlar.
Bu yațta ne öyle gözümde süpürge gibi!
Ciđer yemițim gibi bunu da sürdüler zaten.
Bunlar beni allayęp pullayęp maskara mę yapacak insanlara?
Bakęn Selim Bey, ben süs bebeđi deđilim.
Oyunculuđu ciddiye alęyorum.
Diksiyon dersleri aldęm ben.
Lisede de tiyatro kolundaydęm.
Bana yardęm edeceksiniz, deđil mi?
Ben…
Tabii, yardęm edeceđim.
Bu kargațanęn içerisinde sizi gördüđüme sevinemedim bile, kusura bakmayęn.
Sevda ben. Memnun oldum.
Ben de çok memnun oldum.
Tam bu ađacęn altęydę.
Ęlk kez tutmuțtum elini.
Buz kesmițti heyecandan elceđizi.
Bak, bu ađaç țahit.
O biliyor, gördü bizi.
Dokun ona Suna.
Daya kulađęnę, dinle onu.
Sevda burada, bu ađaçta gizli.
Bizi seyrediyor.
Sevda'ya saręl Suna.
Anneye saręl.
Çęnar ađacę.
Platanus orientalis.
Çęnargiller. Bin yęl yațar.
Sevda burada.
Annem burada.
Annem burada.
Gerçeđi biliyorsun ițte.
Gerçeđi biliyorsun ițte.
Ben alelade, fakir bir insanęm.
- Ben alelade fakir bir insanęm. - Senin o havalę arkadațlaręnęn
babanęn sana bahțettiđi o sosyetik yațantęnęn
yanęna bile yaklațamam.
Yanęna bile yaklațamam.
Böyle konuțma lütfen.
Senden para pul isteyen mi oldu?
Bana bahțettikleri o dünya sahte.
Ben senin sevgini istiyorum.
Benim için tek hakikat senin ațkęn.
Benim ațkęm sonsuza dek sürecek bir hakikat yavrum.
Buna inan.
Benim ațkęm sonsuza dek sürecek bir hakikat yavrum.
Buna inan.
Benim ațkęm…
Söyle.
Kaldę salak öyle. Söyle, söyle lan! Söyle țu lafę!
Yahu, trak geldi. Yaktęn beni Selim. Yaktęn! Stop!
Ođlum.
Film akęyor bunun içinde, tuvalet kađędę deđil!
Niye söylemiyorsun lafęnę?
Neyse, bunu yakęn çekeriz.
Evladęm Selim, sana ne oldu?
Âțęk oldu.
Belli olmuyor mu?
Evet âțęk olmuțtum.
Ama söyleyememițtim.
Film icabę bile.
Utana sękęla bir țeyler söylüyordum.
Jön Selim gitmiț, yerine acemi bir ođlan gelmițti.
Çekimden bittikten sonra "Bir salep içelim mi?" diye sordum.
Üstüne tarçęn da serpiyorlar, sęcacęk.
Ęçimiz ęsęnęr hem.
Eylül'deyiz ama
Öyle mi?
Dondurma? Dondurma o zaman!
Seninle gelirsem beni kolay bir kęz zannedersin.
Yok zannetmem. Yeminle, bațęm üstüne.
O zamanlar tek bir kafeteryaydę burasę.
Adamlar markalaręnę büyütmüțler, țimdi her yerdeler.
Bak, tam țu masada oturmuțtuk annenle.
Gidip konuțacađęm prodüktörle.
Dublajęmę kendim yapmak istiyorum.
Bir bațkasę beni seslendirsin istemiyorum.
Vallahi țațęrttęn zaten bugün beni.
Dođuțtan kabiliyetlisin. Bravo.
Merci.
Sen de çok yardęmcę oldun.
Ama benim için imtihan daha yeni bațlęyor.
Film sinemalara çękęnca esas.
Tabii, en önemli merci seyirci.
Ęnțallah kęyamet gibi izleyeni olur.
Yok yok onu kast etmedim ben.
Esas imtihan babam.
Annemle beraber ondan gizli gittik ajansa.
Filme seçtiklerini de söylemedik.
O țimdi beni akțam sanatta dikiț dikiyorum sanęyor.
Film sinemada oynayęnca sen o zaman gör kęyameti.
Bizim evde kopacak kesin.
Ama alacalęsę mę olur kęzęlcalę mę orasęnę bilemem.
O an, hani bir o an vardęr.
Sanki hayatęn ondan sonrasęnę görürsün artęk.
Geleceđini, her țeyini.
Dondurmayę dudađęndan sildiđim an, anlamęțtęm.
Ben hayatęmda bir tek anneni istiyordum.
Affedersiniz.
Selim Bey, lütfen çekim yapmayęn, müțteriler rahatsęz oldu.
Biz kendi kendimizi çekiyoruz ođlum.
Yani, neyse. Peki, bilemedik.
Kim rahatsęz olmuț?
Ben oldum efendim.
Yani hayęr, tamam, sizi tanęyoruz da ama izin almadan olmaz ki canęm.
Tamam, haklęsęnęz. Tamam.
Suna, kapat makineyi.
Tamam kęzęm indir. Evde çekeriz.
Suna, evde çekeriz.
Suna kapat kęzęm lütfen.
Suna kapat canęm lütfen.
Ay pardon, çok özür dilerim.
Ben unutmuțum kęzęnęzęn țey olduđunu.
Ne olduđunu hanęmefendi?
Tamam kęzęm, tamam. Korkma, korkma.
Ben bilemedim seni, unuttum bir an.
Neyi bilemedin hanęmefendi?
Beni. Beni. Beni.
Otizm, sosyal beceriler ve iletițimde kendini gösteren
gelițimsel bir bozukluktur.
Otizmin görülme oranę her geçen gün artmaktadęr.
Erkek çocuklaręnda, kęz çocuklaręna göre dört kat daha fazladęr.
Otizm spektrum disorder.
En azęndan biri kendini biliyor!
Bu kadar kendini bilmezin arasęnda!
Hadi kalk kęzęm gidelim buradan zaten dondurmasę da bozulmuț.
Kalk
Bak bunu çok iyi çekmițsin.
Ađacęn yapraklaręna kadar zoom yapmęțsęn.
Tamam, tamam.
Bir bakayęm.
Aman, elletme bilgisayaręnę.
Sanki bende yok.
Onun nasęl kullanęldęđęnę biliyor musunuz siz?
Sizi idare etmekten daha zor olmasa gerek Fatoț Hanęm.
Aman sevsinler țaka da yaparmęțęz.
Duyuyorum.
Duymanęz beni hiç rahatsęz etmiyor Selim Bey.
Biz filmin devamęnę çekmek için kęzęmla Çanakkale'ye gideceđiz.
Bu da sizi rahatsęz etmez herhalde Fatoț Hanęm.
Pardon?
Anlayamadęm?
Yine Alman mürebbiye moduna bađladęk Suna.
Hikayenin devamę için gerekli, yaręm kalamaz.
Peki siz bunu Suna'ya sordunuz mu?
Bațtan film çekeceđiz dedik ya. O da kabul etti.
Mațallah ne çabuk anlațtęnęz siz Suna'yla.
Bizim yęllardęr çabaladęđęmęz țeyi siz üç günde mi çözdünüz?
Sizin maațęnęz bankaya yatęyor deđil mi Fatoț Hanęm?
Bu benim onunla aramda bir țey.
Bațlatmayęn benim maațęmdan.
Ben galiba size biraz fazla nazik davrandęm.
Öyle hemencecik aileden olunmuyor.
Siz nerelerdeydiniz yęllardęr?
Öyle üç günde baba olunmuyor.
Ben onun hep babasęydęm!
Onu görmesem bile onunla hep beraberdim.
Gölge gibi takip ettim ben onu.
Bütün varęmę yođumu eđitimi için
Para göndermekle baba olunmuyor Selim Bey!
Siz ondan utandęnęz.
Utandęnęz. Çocukken öldürdünüz kęzęnęzę siz.
Tabii savunmanęz da hazęrdę. Her țey Suna'nęn iyiliđi için, hę hę.
Ęținize gelmedi Selim Bey, iținize.
Siz yoktunuz.
Bahane bulmayęn artęk!
Sizin hayatęnęz bu yalanlarla dolu.
Üç-beț ayda bir eve gelmekle baba olunmuyor.
Yeter be kadęn! Haddini ațma artęk!
- Kavga yok! Kavga yok! - Yok, yok! Kavga yok!
- Kavga yok! - Kavga yok!
- Yok. Yok. - Tamam.
Tamam.
Yok Suna'm, țaka öyle biz…
- Sohbet ediyoruz. - Sohbet.
Fatoț da geliyor.
Fatoț da geliyor. Fatoț gelmezse olmaz.
Olmaz.
Evet, Sevda'yę bu kez de yollarda aręyoruz.
Macera devam ediyor.
Neden yollarda aręyoruz? Çünkü Sevda bu yollardan iki kez geçti.
Biri tatlę, biri acę bir hatęra.
Araba farklę, ama Sevda'męz hep aynę.
Acę olanę seninleydi güzel kęzęm.
Hep bu ețek kafalę baban yüzünden.
O zamanlar seni herkesten saklęyorduk. Dört yațęndaydęn, hatęrlamazdęn.
Gecenin karanlęđęnda bu yollardan bir kaçak,
bir suçlu gibi geçtik rahmetli babaannenin evine.
Korkmadan her țeyi anlatacađęm sana, her țeyi.
Bu filmde pițmanlęklara da korkulara da yer var.
Neyse, nerede kalmęțtęk?
Beni çekme, onu çek.
Âțęk olmuțtuk. Orada kalmęțtęk deđil mi?
Biz hep orada kaldęk Suna.
Ęki yęldęr birlikteydik, artęk herkes ațkęmęzę biliyordu.
Ama o zamanki yapęmcęlar evlenmemizi istemiyorlardę.
Evet, halk evlenmemizden pek hoțlanmazdę.
Onun için Sevda'yę rahmetli anacęđęmla tanęțtęrmak biraz zaman aldę.
Elini öpeceđiz, duasęnę alacađęz.
Evet, burasęydę.
Burasęydę. Burada duralęm.
Tam ițte burasęydę.
Burada geceliyoruz.
Ne? Nerede? Nasęl?
- Burada mę? - Tebrik ederim Fatoț Hanęm.
Tüm soru zarflaręnę bir kerede kullandęnęz.
On puan, oturun.
Ya saçmalamayęn Selim Bey.
Ya kurda kuța yem mi olacađęz gece gece?
Bu cođrafyada sizi yiyecek bir kurt bulursanęz gerçekten sizi tebrik ederim.
- Kurda yazęk da… - Duyuyorum bunlarę.
Selim Bey, kamp yapacađęmęzę söyleseydiniz ona göre hazęrlęk yapardęm.
Ne yiyeceđiz? Ne içeceđiz?
Affedersiniz hacetimiz gelse nereye yapacađęz?
Selim Bey!
Fatoț hanęm, benzin istasyonu var. Gider geliriz.
Dünyanęn iki yakasęnę bęrakęn da dilediđi gibi dönsün ya.
Duydun mu?
- Duydum. - Ne kuțu bu?
- Çoban aldatan. - Atma.
Bu anę hiç unutmayalęm olur mu?
Olur.
En mutlu günümüz olsun mu bugün?
Hayęr olmasęn.
Neden?
En mutlusunu yațamęț bitirmiț oluruz da ondan.
Țațkęn.
Dođru, dođru.
Peki,
en mutlu günümüzün,
hangisi olduđuna karar veremeyecek kadar,
mutlu olmaya
"Evet" der misin?
Evet.
Țairin de dediđi gibi…
"Bir yüzük yaptęm sana güvercin teleđinden."
Ęlerlemek varken yațlar ne için?
Acę günler geride kaldę
Güzellikler elimizde
Gözyațlarę mazide kaldę
Mutlu günler önümüzde
Acę günler geride kaldę
Stop!
Low battery.
Kestik.
Tamam, durduk.
Yemek molasę o zaman.
Neler yaptęnęz?
Fatoț Hanęm
Size bir țey soracađęm.
Buyurun.
Sevda beni affetti mi?
Bu soruyu sormaya hep korktum.
Cevabęnę da duymak istiyor muyum bunu da bilmiyorum ya.
Yani benim vereceđim hiçbir cevap sizi mutlu etmez ki Selim Bey.
Bunu Sevda Hanęm'dan duymadęktan sonra.
Beni anlęyor mu dersiniz?
Yani tabii, anlęyor da…
Ama biz farklę tepkilere alęțkęn olduđumuz için…
Az önce çok özel țeylerimi paylațtęm.
Kimseye anlatmadęđęm țeyleri anlattęm ona.
Kameranęn țarję bitti dedi.
Sanki ben hiçbir țey anlatmamęțęm.
Beni hissediyor mu?
Anlęyor mu onu sevdiđimi, çabaladęđęmę, ha?
Bak hâlâ telefonu kurcalęyor, görüyor musunuz?
Bęrak țu telefonu Suna ya!
Selim Bey.
Selim Bey.
Bęrak.
- Ver țunu Suna. Ver țunu, bęrak! - Selim Bey.
Ben burada sana annenden, sevgiden, ațktan, țairlerden bahsediyorum.
Sen oralę bile deđilsin. Ne var bu telefonda? Ne var? Ne? Ne?
Bir yüzük yaptęm sana güvercin teleđinden.
Bir yüzük, bükerek hoțça kal sözcüđünden.
Bir yüzük yaptęm belli belirsiz
eski bir gramofon sesinden.
Bir yüzük serçe parmađę için,
bulutsuz bir gecede kayan bir yęldęz izinden.
Țiiri bulmuț internetten.
Tamam, tamam deđmiyorum.
Bu ellerle…
Hak etmiyorum.
Ępek böceđi gibiyiz țu an kozamęzda.
Hayat çok manidar. Anneciđinin söylediđi gibi koca bir țaka.
Seni bilmem ama ben
o kozayę yęrtamadęm yęllarca.
Vah bana.
Vahlar bana.
Gün ęțęrken burada uyanmęțtęk Sevda'yla.
Kuțlar cęvęl cęvęl.
Güneț arkadan dođuyor galiba.
Gün dođumunun en güzel göründüđü yer oradaki kayalęklar.
Hadi uyuyalęm artęk.
Yaręn erken kalkarsak günețin dođuțunu çekeriz.
Yeniden dođuț gibisine.
Manidar olur filmde.
Anne.
Anne.
- Biz geldik. - Hoț geldiniz, hoț geldiniz.
- Kuzum! - Ne yaptęn gari?
Kęzęm, hoț geldin yavrum.
Hoț bulduk teyzeciđim.
Anne de bana sen ya, anne de bana.
- Peki anneciđim. - Acęktęk, acęktęk.
Hadi, hadi. Sarma sardęm size.
- Zahmete etmeseydin. - Ay ne zahmeti kęz.
Hacer'in ineđini hatęrlęyor musun?
Bir tanem korkma tamam mę? Ben buradayęm, korkma.
Korkmuyorum ki țațkęn, sen korkuyorsun asęl.
Bence de. Bence de ben korkuyorum.
Hayęrlę uđurlu olsun.
- Tebrikler Selim Bey. - Tebrikler.
Sevda Hanęm, bize dođru tutun lütfen.
Selim Bey, biraz yaklațęr męsęnęz?
Baba olmak nasęl bir duygu Selim Bey?
Allah analę babalę büyütsün, adęnę ne koydunuz kęzęnęzęn?
"Suna" koyduk adęnę.
Sevda'nęn rahmetli annesinin ismi.
Böylece üç "S" olduk.
Suna, Selim, Sevda.
Tam bir sevgi üçgeni yani.
Selim'ciđim yeterli bu kadar hem Suna da üțütmesin.
Kęzęmęz üțüdü arkadațlar. Sizden bir müsaade isteyelim.
Çok tețekkür ederiz. Çok sađ olun.
Çok tețekkür ederiz. Çok sađ olun.
Doktor bey tețekkür ederiz. Bilahare konuțalęm, olur mu?
- Tabii ki, her zaman. Sađ olun. - Kolaylęklar.
Sevda.
Sevda.
- Yine mi uyumadę? - Yok uyumadę.
Hayęr, ne sękęntęsę var yahu?
Uyumaya uyumuyor, sesleniyoruz cevap vermiyor.
Sanki biz yokmuțuz gibi, bizim farkęmęzda deđilmiț gibi.
Ne doktor anladę ne biz.
Suna, kęzęm Suna.
Bađęrma Selim.
El kadar bebek sanki cevap verecekmiț gibi.
Git yat Allah ațkęna ya.
Hadi Suna'm.
Hadi bakalęm, evet…
Ne diyorsun sen Özgür?
O rol bana yazęlmęțtę yahu!
Nasęl Taręk'a verirler?
Dizinin çekimlerine bațlanmęț, bizim hiçbir țeyden haberimiz bile yok.
- Bu nasęl iț? - Abi ara verdin sanęyorlar çocuk yüzünden.
Yahu yok öyle bir țey. Niye ara vereyim ki?
Kim diyor ara verdi diye?
Özel televizyonlar bațlamęț mankeni, kunkeni herkes oynuyor.
Bize gelince bir çöp bile yok.
Seni de menajer diye tuttuk.
Saldęrsana iține.
Saldęręyorum abi, saldęręyorum ama…
Ama ne Özgür? Geveliyorsun.
Dođrusunu duymak ister misin abi?
Neymiț dođrusu Özgür? Söyle de bilelim ya.
Sen artęk bir kęz babasęsęn onlara göre.
Yani öyle diyorlar.
Kadęn seyirci için seksapelini kaybetmițsin abi.
Yani bu rollerde deđil de artęk
Yardęmcę rollerde ya da baba rollerinde denemeliymițiz țansęmęzę.
Öyle diyorlar.
Kim diyor bunu Özgür?
Bu özel televizyonlarda halkla ilițkilerin bațęna birtakęm gençleri getirdiler abi.
Güya bunlar da ne yapęyormuț?
Halkęn nabzęnę tutup konsepte öyle karar veriyorlarmęț.
Canęm,
ben Selim Erensoylu'yum. Anlatabiliyor muyum?
Halkęn nabzęnę kim benden iyi bilebilirmiț?
Selim, geç kalęyoruz.
Özgür'cüđüm kusura bakmęyorsun deđil mi?
Yok estađfurullah Sevda Hanęm. Ben de kalkęyordum zaten.
Suna'nęn doktor kontrolü var da.
- Tamam anneciđim. - Özgür, bilahare konuțuruz.
Benim ceketim nerede? Gel kęzęm.
Sevda Hanęm, lütfen bu konuda her duyduđunuza inanmayęn.
Bu yeni yeni anlațęlan bir konu.
Biz de henüz tam olarak bilmiyoruz ama yanlęț bilinen çok țey var.
Otizmli çocuklaręn bazęlarę üstün zekâlę bile olabiliyor.
Bir kere țunu bilin, Suna'nęn duyularę farklę çalęțęyor.
Yani beyninin çalęțma sistemi bizlerden farklę.
Ama sakęn yęlmayęn.
Yani bu öyle evdeki bebek bakęcęsęyla olacak bir țey deđil.
Sizin daha deneyimli birine ihtiyacęnęz var.
Kimseye bir țey söylemeyeceđiz.
Anladęm. Bu kaçęncę söyleyițin?
Kader mader deyip böyle köțelere çekilemem ben!
Sulu zęrtlak filmlerimiz deđil bu Selim, hayata tosladęk artęk!
Aç kulađęnę beni dinle.
Ęstersen hiçbir țey yapma ama yeter ki utanma ondan.
Saçmalama Sevda, saçmalama.
Doktorun dediđini duydun, böyle çocuklar duygusal oluyormuț ițte.
Gazetecisi var țeyi var, üstümüze gelecekler.
Bakęcę tutmamęz lazęm. Eđitimi için para lazęm.
Seyirci böyle țeyleri bilmemeli.
Çalęțmam lazęm.
Ama bu bilinirse bana iț vermezler.
Ne demek istiyorsun? Ne anlatęyorsun sen?
Suna yüzünden mi sana iț gelmeyecek?
Bir mađduriyet yaratmamęz lazęm Selim.
Bu halk mađdurun yanęnda olur.
Ona acęr, kalbini açar.
Hem sen de bu…
Yani kęzęn böyle bilinmesini istemiyorsun ya.
Biliyorum düțünmesi bile kötü, Allah korusun.
Ama senin için, kęzęn için en iyisi.
Neymiț en iyisi?
Söylesene.
Söyle Özgür, geveleme.
Sahte bir ölüm raporu alacađęz.
Yalandan bir cenaze.
Törensiz gömmüțsün gibi.
Yalandan bir cenaze.
Sanki fotođraflar gizlice çekilmiț gibi.
Sen ve Suna…
Çanakkale'deki evde bir süre gözlerden uzak kalacaksęnęz annemle.
Sonra buraya dönersiniz.
Eđitimi, hocasę, her țeyi olacak burada.
Sevda,
bu sadece ve sadece kęzęmęz için.
Bațka çaremiz yok.
Birkaç ay sonra her țey unutulur, her țey.
Sen o arada bir diziye kapađę atarsęn.
Ortaya çękar diye korkuyorsan ona da savunmam hazęr.
Kęzęm için yaptęm dersin.
Onu korumak için dersin. Sizden korumak için dersin.
Dođrusu da bu deđil mi zaten Selim?
Onu korumak için yapmęyor muyuz bütün bunlarę?
Suna benim de evladęm sayęlęr ama bu durum bațka.
Bu durum sana zarar verecek. Senin oyunculuđuna zarar verecek.
Selim Erensoylu efsanesine zarar verecek.
Herkes kötü bu piyasada, anlamadęn mę bunca sene?
Hem zaten…
Ne zaten?
Selim, aç gözünü artęk.
Gerçekleri gör.
Zaten birkaç sene sonra ne olacađę belli deđil.
Böyle çocuklaręn ebeveynleri
her țeye hazęrlęklę olmak zorunda.
Lan!
Merak etme Selim.
Bu piyasada kimse rezil olmaz.
Yaręn ne olacađę belli deđil.
Sinema krizde.
Kađęt üzerinde
boțanacađęz.
Biliyorum. Biliyorum, çok zor, biliyorum.
Ama bațka çaremiz yok.
Diziden çok para veriyorlar Sevda.
Hele bir de tutarsa dizi, hayatęmęz garanti.
Ne olursun.
Kęzęmęz için.
Ailemiz için.
Korkunç sihirbazlar gibiyiz.
Yok ettik Suna'yę.
Varken yok ettik.
Suna.
Suna.
Suna!
Fatoț Hanęm!
Suna!
Suna! Fatoț Hanęm, Suna yok.
- Suna. - Suna!
- Suna! - Suna!
Suna.
Suna!
Hoț geldin.
Gel, gel, gel.
Gel babaanneye kuzum.
- Hoț geldin kęzęm. - Hoț bulduk anneciđim.
- Gel ođlum içeri bir geçin de. - Anne.
- Anne. - Ne oldu?
Biz bir konuțalęm seninle.
Selim? Ha?
Ne oldu yavrum?
Annem.
Kuzum, ne oldu annem?
Dandini dandini dastana
Danalar girmiț bostana
Kov bostancę danayę
Yemesin lahanayę
Ses etmeyin ey kuțlar
Uyandęrmam Suna'yę
Kęzęm.
Kęzęm.
Baba gidecek.
Çalęțmaya gidecek.
On bir yęllęk evliliđi bitiren țaibeli dram.
Selim Erensoylu'nun çocuđunun vefat haberleri yalan męydę?
Çiftin yakęn çevresinden duyduđumuz dedikodularę
muhabirlerimizin Çanakkale'de yakaladęđę görüntüler haklę çękardę.
Yęldęzę düțüțe geçen sanatçę,
bunlarę mađduriyet yaratmak için mi uydurdu?
Eski film yęldęzę Sevda Bațaran
önce kameralaręmęzdan kaçmaya çabalasa da
- Gidin len! - Anne, dur!
- Arkadațlar. - Selim Bey!
Kęzęnęzęn yațadęđęnę neden gizlediniz?
Neyi soruyorsun?
Bir dakika, neyi soruyorsun?
Kęzęnęz hakkęnda haberler var.
- Bunu bana neden soruyorsun? - Çekme, hey!
- Arkadațlar. - Sizin gibiler yüzünden.
- Arkadațlar geri durun. - Sizin gibiler yüzünden.
- Selim Bey… - Neyi çekiyorsun kardețim?
Beni çekemezsin!
Çekme!
Allah Allah ya!
- Suna! - Suna!
- Suna! - Suna!
- Suna! - Suna!
Gördün ițte, bir kęza bile sahip çękamadęn.
Senden iskele babasę bile olmaz.
Kaybettin kęzę.
Kaybettin kęzę!
Suna.
Suna!
Suna.
- Nerede bu kęz? - Gün dođumu.
Fatoț Hanęm…
Gün dođumunu çekmeye gitti. Film için.
Kayalęklara gitti!
Suna!
- Selim Bey, yavaț. - Suna!
Selim Bey, yavaț, bađęrmayęn, korkar.
- Selim Bey, yavaț. - Suna!
Suna!
Suna, dur.
Suna.
Selim'in kafasę güzel.
Selim'in kafasę güzel.
Hey hadi ama.
Tadę kaçęyor artęk bu ițin.
Sen kalkęp țu yațtan sonra baba olmaya karar ver.
Ve bir efsaneyi yerle bir et. Hergele seni!
Derhal geri döneceksin!
Geri döneceksin ve țu genç rejisörün teklifini kabul edeceksin.
Bak, țu inadęn yüzünden neler geldi zavallę kęzęnęn bațęna.
Benim kęzęm zavallę deđil.
Tabii deđil Selim Bey.
"Tabii deđil Selim Bey."
Defol git, bir daha gözüme görünme!
Pardon?
Size deđil Fatoț Hanęm.
Yani gözümün önüne az önce yațadęklaręmęz geldi.
Ya Suna düțseydi oradan?
Vallahi silkinelim ya.
Süpürelim țu kötü enerjiyi üzerimizden.
Hadi süpürelim.
- Süpür, süpür kęzęm. - Ho-ho Hoover, süpür döver!
Tam tețekküllü süpürür döver elektrikli makineye döndünüz üç țațkęn.
Senden bana huzur yok. Senin ölmen lazęm, ölmen.
- Pardon? - Herkesi kandęrdęk kendimizi de kandęrdęk.
Bütün dünyayę.
Yani sanki dünyanęn bațka iți yokmuț gibi,
elimizde purolar viskiler, țęmaręk țęmaręk haller.
Selim Bey, çok hęzlandęnęz.
Lütfen yavațlayęn lütfen.
Cesaretin varsa yola çęk.
Benim bildiđim jön, bunu reddetmez.
Tamam, kabul.
Ama beni ezip geçemezsin. Buna gücün yetmez.
Göreceđiz! Çęk yola!
Suna, in çabuk arabadan.
Bu adam delirmiț, Suna in.
Suna in arabadan.
Aç kapęyę!
Suna!
Suna.
- Suna. - Yok artęk.
- Aç kapęyę. - Benim gördüđümü göremezsin.
- Selim Bey, delirdiniz mi? - Yok, hiç, țaka.
- Suna aç kapęyę diyorum. Çękęn arabadan! - Dođru.
- Suna. - Hiç.
- O bir hiç. - Selim Bey!
Aç țunu! Suna, aç țunu aç!
Manyak męsęnęz siz Selim Bey! Ne yaptęnęz?
Neydi bu böyle?
Yok bir țey Fatoț Hanęm. Țakadan bir veda.
Yok bir țey.
Veda.
Suna.
Ne oluyor ya?
Suna, bak hatęrladęn mę?
Üç, dört yațęndayken gelmițtin buraya.
Anneciđinle bir yęl kalmęțtęn.
Babaanneyle hani.
Ben yok gibiydim o zamanlar yine.
Hatęrlamazsęn tabii, daha küçüktün o zaman.
Allah razę olsun komțudan iyi sulamęț bahçeyi.
Gelin Fatoț Hanęm.
Fatoț Hanęm, buyurun dinlenin.
Uyuyun.
Bu sabah on yęllęk macera yațadęk zaten.
- Buyurun. - Kimin yüzünden acaba?
Maceraymęț
Bak, bu sensin.
Bu da babaannen.
Dört yațęndasęn hatęrlamazsęn.
Ben çektim bu fotođrafę.
Yokum içinde.
Suna, Sevda, babaanne.
Emine babaanne.
Dandini dandini dastana
Danalar girmiț bostana
Kov bostancę danayę
Yemesin lahanayę
Ses etmeyin ey kuțlar
Uyandęrma Suna'yę
Uyandęrmam Suna'yę
Nenni, eee, eee, eee.
E kuzuma, eee, eee, eee
Bu sefer elimden geldiđince gerçek Selim'i izlettim size.
Suçlu muyum bilmiyorum.
Belki size göre öyledir.
Ben kendime soruyorum.
Bilmiyorum ki.
Ben bana denileni yaptęm.
Ben, sizin benden istediđinizi yaptęm.
Țimdi bu beni kötü adam mę yapęyor?
Peki öyle olsun madem.
Ęyi de siz…
Siz ne oluyorsunuz bu durumda?
Açękçasę, benim hakkęmda artęk ne düțündüđünüz
beni çok da ilgilendirmiyor.
Artęk tek pițmanlęđęm,
kęzęmę ve Sevda'yę üzmüț olmak.
Sevda Burada olsaydęn,
dizlerimin üzerine çöküp "affet" demek isterdim sana.
Beni affet.
Hadi bakalęm.
Selim.
Suna'nęn sana güvendiđi bir gün gelecek ve bu görüntüleri sana gösterecek biliyorum.
Buna inanęyorum.
Ęzleyemiyorsan demek ki bu vedayę hak etmemițsin.
Ęzliyorsan da… Nasęl țaka ama, deđil mi?
Seni mazimizle itham etmiyorum.
Edemem.
Çünkü sen hep bațkalarę için yațadęn.
Bu repliđimi hatęrladęn deđil mi?
Ben hiç unutmadęm.
Çünkü ben laflaręmę ezber ederdim, sen sufle alęrdęn.
Ben düțük cümleler bulup deđițtirirdim,
sen senariste saygęndan hep aynęnę söylerdin.
Hep senden isteneni yaptęn.
Ve bunun bedelini de ödedin.
Suna'nęn büyümesini izleyecek gücün yoktu.
Elindekini avucundaki onun için harcamak da yarana merhem olmadę.
Anlatmasan da biliyorum.
Oynadęđęn o burnu bile akmayan kusursuz salon beyefendileri
ve tek yumrukta adamę yere seren o kahramanlar yüzünden acę çekiyordun.
Kuzum siz milyonlarca adam
kendi kurduđunuz o mükemmel hapishaneye mahkûm ettiniz kendinizi.
Hapishane o kadar sađlam olunca da kaçmak mümkün olmadę tabii.
Ben gerçeđi seçtim.
Ve bundan hiç pițman deđilim.
Çünkü kęzęmla yațadęđęm mutluluk gerçekti.
Yani fedakârlęk eden sen oldun, ben deđil.
Ne çękmaz sokak deđil mi?
Kęzęn için kęzęnęn yanęnda olamamak.
Ama ben biliyorum.
Her țeyi bilerek gidiyorum.
Kalbini bilerek gidiyorum.
Ve seni affediyorum.
Çünkü sen bana ațklaręn en büyüđünü yațattęn.
Çünkü bu dünyada bana verilebilecek en büyük armađanę, Suna'yę verdin.
Onunla yațayamadęklaręnę, kalan zamanęna sęđdęr.
Çünkü o buna deđer.
Hakkęnę helal et koca adam.
Seni severek gidiyorum.
Seni yațayamadęklaręnla baț bața bęrakęyorum.
Ęzle.
Bu sivri köțeler Suna için çok zararlę olabilir.
Onlarę kaldęrabilir miyiz?
Fatoț Hanęm, bir yardęm eder misiniz rica etsem?
- Țu da sanki zararlę olabilir. - Tabii, tabii.
Büyükannen örgü örüyor deđil mi canęm?
Bak bakalęm burada ne varmęț?
Çok güzel dizmițsin.
Çekiyorsun musun bizi Fatoț ablasę?
Bak, Suna bak, Fatoț bizi çekiyor.
Birlikte babayę izleyelim olur mu?
Hadi bakalęm.
Bak, baba çękacak. Selim çękacak Suna.
Bu çok önemli bir beyin ameliyatę.
Yațamasę sana bađlę.
Bunu senden bațka kimse bațaramaz doktor.
Yalvaręręm bu ameliyatę sen yap.
Ben bitmiț
bedbaht bir adamęm.
Yapamam.
Neyle yapacađęm ha?
Neyle?
Bu ellerle mi?
Bu titreyen ellerle mi yapacađęm bu ameliyatę ha? Söyle!
- Bak. Orada, baba orada Suna. - Bu ellerle mi, söyle?
Suna, bak ne diyeceđim…
Bugünden sonra en mutlu günümüzün
hangisi olduđuna karar veremeyecek kadar mutlu olalęm mę?
Ha?
Ne dersin?
Birlikte geçmițlerinin ve bugünlerinin
tüm görüntülerini ve anęlaręnę kurguladęklarę
iki saatlik bir belgesel yaptęlar.
Kendi imkânlaręyla montajladęlar ve sosyal medyaya yüklediler.
Yüzbinlerce izlenme ve beđeni aldęlar.
Ve tüm ęsrarlaręmęza rađmen
festivalimizin belgesel kategorisinde yaręțmayę istemediler.
Nedenini de țöyle açękladęlar:
"Biz hayatęmęzę yaręțtęrmayę deđil,
yalansęz ve riyasęz göstermeyi tercih ediyoruz."
Türkiye onlarę konuțuyor.
Biri Türk sinemasęnęn efsane ismi Selim Erensoylu.
Diđeri belgeselin yönetmeni, kameramanę, kurgucusu Suna Erensoylu.
Aramęzdalar, onlara bir hoț geldiniz diyelim.
Bu yeterli. Bu yeterli.
Tețekkür ederim.
Sađ olun.
Ben bu filme "çirkin saçlę" olarak bațladęm,
"Selim" olarak bitirdim kęzęmęn gözünde.
Selim olmayę öđrendim.
Umaręm, ilerde baba olmayę da öđrenirim.
O iț bende, tamam.
Suna, bir țey söylemek ister misin?
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.