Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Çeviri: nutuzar
Rio de Jenerio - 1970 ASKERİ DİKTATÖRLÜK ALTINDA
Sıkı tut, Marcelo! Devam et.
İyi kafa.
Güzel vuruş, Eliana!
Devam, devam, devam!
Bende!
Güzel!
Bu kimin köpeği?
Sahadan çıkarın şunu!
Bir haftadır buralarda dolanıyor.
Çıkarın şunu!
Senin mi?
Hayır.
Marcel
Tut şunu. Oyunu mahvediyor.
- Çok tatlı! - Ne kadar sevimli!
Bizim olabilir.
Tabii, ne demezsin.
Şu tatlı çocuk kim?
Marcelo!
Yeni köpeğimize bir bak!
Annen bu pire torbasını beslemene izin vermez.
- Nerede o? - Bilmem.
Biraz daha alabilir miyim?
Balede Dalal bizi bronzlaşmış halde görürse gebertir.
Yüz pudrası ne güne duruyor?
Hadi! Çabuk, çabuk!
Yola dikkat et, Marcelo!
Hadi!
Affedersiniz!
Ayaklarını sil! Evi yeni süpürdüm.
Tutabilir miyim?
- Bu da ne şimdi? - Yeni köpeğimiz.
Leş gibi! Annenin bundan haberi var mı?
Babam burada mı?
Ofiste, Bay Boca ile. Rahatsız etme.
Acil.
Beni suçlayacaklar!
Çok tatlı!
Bu kadar büyük bir projeyi üstlenmek delilikti.
Kolay olsaydı, biz üstlenmezdik.
- Ben üstlenirdim. - Biliyorum üstlenirdin!
Elbette üstlenirdim.
Gir!
Eve köpek giremez. Mümkün değil!
Bizim olabilir mi? Lütfen?
- Annen ne dedi? - Sana sormamızı söyledi.
Benim bununla ne ilgim var?
- Sen al onu. - Ben mi? Asla.
İnşa etmem gereken bir tünel var. Dalal beni kapı dışarı eder!
Bence bu küçük haylazın adı...
Pimpao!
Bir bakayım.
Nasıl yapacağımı biliyorum.
Bekleyin, millet.
O ne?
Söndür şu zıkkımı, Reyna.
- Sıraya, sıraya. - Tek sıra.
Duvara yaslanın!
Kimliğimi verdim! Daha ne istiyorsunuz?
Kapa çeneni!
Sarı arabanın yanına. Şuraya, sarının yanına!
Sen, şuraya çek! Tam şuraya.
Kapat motoru.
İndir şu kamerayı, lanet olsun.
Kımılda!
Arabadan in.
- Ellerin duvara. - Ellerin kaputa.
- Duvara, hippi. - Yüzünü duvara dön.
Yüzünü duvara dön.
Bırak!
Kapa çeneni, velet.
Öne dön.
Aranan Terörist ve Katiller
Kimliğin?
- İtmeyin! - Kimlikler!
Arabada. Alabilir miyim?
Yürü!
Saçını yüzünden çek.
Saçını yüzünden çek!
Babiu, kırmızı mı gümüş mü?
Kırmızı daha güzel duruyor.
Veroca'nın filmi kaçta bitiyordu?
Rahat ol. Birazdan gelir.
Pimpao diğerlerini eve bırakmış olmalı önce.
Rio de Janeiro'da adam kaçırma.
Eliana, sesini aç.
Giovanni Bucher'in arabası, bugün sabah 9'dan hemen önce...
elçiliğe giderken durduruldu.
Fidye için adam kaçıranlar, İsviçre Büyükelçisi'ni...
korumasını yaraladıktan sonra yakaladılar.
Koruması başından vuruldu ve durumu ağır.
Hızlı ve şiddetli bir operasyonda, sekiz erkek ve bir kadın...
bir Willys Aero kullanarak büyükelçinin arabasının Laranjeiras'ta önünü kesti.
O adamı serbest bırakmamışlar mıydı?
Hayır, o Alman büyükelçisiydi.
Bu İsviçreli.
...silah seslerini duyduktan sonra, iki kapılı bir Volkswagen'in...
Flamengo'ya doğru son sürat gittiğini gördüklerini söylediler.
Kaçıranlar tarafından olay yerine...
kendilerini Ulusal Kurtuluş İttifakı olarak tanıtan broşürler bırakıldı.
Çok tatlı.
Aman ona kim bakacak? Bana yardım et!
Ne oldu?
Hala titriyorum. Bok gibiydi.
Ne oldu?
Konuşmana dikkat et, Veroca! Neredeydin?
Helena'yı eve bırakıyordum, askeri yol kontrolü vardı.
Gerçekten kızgındılar, herkesi arıyorlardı.
Berbattı.
- Bir büyükelçiyi daha kaçırmışlar. - Bir tane daha mı?
Şimdi televizyondaydı.
Neyse ki, Pimpao'da babasının BBA kartı vardı.
BBA ne demek?
Ailede bir avukat olması iyi bir şey.
Brezilya Barolar Birliği.
Bir şeyler yer misin?
Aç değilim, Zeze, teşekkürler.
- Hiçbir şey yemiyor. - Yandın.
Git babanla konuş. Endişelenmişti.
Al.
Bu büyükelçi olayı çılgınlık.
Veroca!
Babam ona Pimpao adını verdi.
Ona söyleme.
Gitti mi? Dodge ile gezdireceğini söylemişti.
- Başka bir gün... - Hey, velet!
O playboyun arabasıyla gezmek yok.
Tuhaf!
Ben playboyun bütün gün viski içip puro tüttüren biri olduğunu sanıyordum...
Hayır tatlım. Ben senin matine paranı ödeyen adamım.
Neyi "izlemedin"?
Blow-Up. Ses berbattı.
Annen endişeden ölüyor...
- Baba, beni kilitleyecek misin? - Kahrolası, ona söyle!
Askerin insanları taciz etmesi benim suçum mu?
Bu sefer kaç mahkum istediler?
Bilmiyorum.
Herkes yatağa. Hemen.
- Haberleri izlemeyi bitirmek istiyorum. - Hayır. Yat zıbar.
İyi denemeydi, Marcelo. Köpek garaja.
Helena eve sağ salim vardı mı diye Dalva'yı arayacağım.
Pek hoş şeyler olmamış gibi.
Dalva hala onlarla Londra'ya taşınmamız için ısrar ediyor.
Ama sonra Veroca'yı yanlarına almayı teklif etti.
İyi olabilir.
Sahi mi?
Seneye üniversiteye başlayacak. Nasıl olacağını biliyorsun.
Biliyor muyum?
Şimdiki kafasıyla, öğrenci siyasetine bulaşır.
Bence biraz beklemeliyiz. Önce onlar bir yerleşsin.
Sonra bakarız. Acelemiz yok.
Gaspa ve Dalva neden aniden gidiyorlar o zaman?
Gaspa paranoyak olmuş, izlendiğini düşünüyor.
Onu onlarla gönderelim.
En azından bu dönemi bitene kadar.
Yakında geçer.
Makrobiyotik dönemini hatırlıyor musun?
İki hafta sürmüştü.
Evet ama kimse makrobiyotik olduğu için tutuklanmıyor.
Haklısın.
Gaspa ile konuşacağım.
Sahi mi?
Sorun olmaz.
Alo?
- Rubens, konuşabilir misin? - Evet.
- Teslimatla ilgili. - Bir dakika.
İş. Aşağıda açarım. Sen kapat.
Devam et.
Delfim Moreira, 80.
- Köşedeki ev mi? - Aynen.
Bütün gün orada olacak mısın?
Hayır. Ofise bırakabilirsin.
Cinelandia yakınlarında mı?
Şehir merkezinde. Adres sende var, değil mi?
Var. Bu sefer epey zarf var.
- Yarın konuşuruz. - Tamam.
Peki.
Hı-hı. Görüşürüz.
Küçük sincap ne yapıyor bakalım?
- Puronun kokusunu aldım. - Köpekten daha iyi koku alıyorsun.
Bu ne için?
Bu, matematik yapmak ya da bir yalancının burnunu ölçmek için.
Kiminle konuşuyordun?
Baban gizli görevde.
Ne olduğunu biliyor musun?
Langırtta beni yenemeyeceğin sonucuna vardık.
Şansın sıfır.
Yanıldığınızı kanıtlayabilir miyim?
Şimdi mi kanıtlamak istiyorsun?
Buyur...
- Ağlayıp evi uyandıracak mısın? - Lütfen?
- Buyur, geveze. - Hadi!
- Sessiz ağla. - Önce ağlaklar.
Sakın ablalarını uyandırma.
- Bire bir. - Yok artık, dostum!
Bütün milletin gözü önünde!
Ne bok yiyorsunuz, beyler! Uyumaya çalışıyorum!
- Ne muhteşem bir geri dönüş! - Bu kurtarış sayılır!
İyice yıkayın. Canla başla yıkayın, çocuklar.
Şimdi mis gibi kokacak.
Fırçala, fırçala.
Köpek yatağında yattıktan sonra yatağın iğrenç olmalı.
Demek onunla yattın...
İngiliz bir çocukla tanışacaksın, yeni John Lennon'la!
Bir daha asla geri dönmeyeceksin.
Millet, geri döneceğim! Sosyoloji okumak istiyorum.
Ama şimdi karar vermek zorunda değilsin.
Döndüğünde karar verirsin.
Karar verdim, anne.
Akdenizlim için kuru üzümlü, romlu.
Anneme ne dedin sen?
Akdenizli, oğlum.
İtalyan, İspanyol, Yunan ve Türk karışımı.
Var olan en güzel kadın.
İşte o benim.
Veroca, bana bir İngiliz sevgili bul.
- Nalu, sen henüz flört edemezsin. - Tabii ki edebilirim.
Beni özleyecek misin?
Elbette özleyeceğim, aşkım!
- Ya ben? - Hayır!
Kes şunu.
Zavallıcık!
Veroca.
Özleyeceğim, özleyeceğim.
Bu senin için.
Teşekkürler, Dalva!
Veroca sana sorun çıkarmayacağına söz verdi.
Hiç sorun çıkarmayacak.
Onun yerine ben gidebilirim her zaman.
Hepinizin bizimle gelmenizi çok isterim.
Ev işi bitince, biz de geliriz.
Tabii, tabii, Eunice!
O eve taşındığında, bir daha Rio'dan ayrılmazsın.
Bu Babiu için mi?
Bu onun için. Ve bu da...
Senin için ayırdım.
Vay canına!
Burası çok tehlikeli olmaya başladı, Rubens.
Oturduğumuz yerde hedef tahtası gibiyiz.
Gerçekten bizimle gelmelisin.
Veroca'yı önce bir gönderiyorum, bakalım bir numara var mı işin içinde.
Kim bilir.
Bütün bir aileye Londra'da kalacak yer teklif etmek de ne bileyim?
- Buckingham Sarayı'nı mı satın aldın? - Sen de benim ailemsin.
Yakında dönersin.
Kitabevini, yayınevini yeniden açarsın...
Çok sürmez.
Göreceksin.
Kahrolası herif.
- Seni seviyorum, dostum. - Seni seviyorum.
- Hepsini götürüyor musun? - Hayır.
Sadece bunu.
Al.
Ciddi misin?
Yeter ki Eliana onlara dokunmasın.
Vera.
Vay!
Hepsini plağa harcama.
Birkaç çizme al. Soğukta iyi bir çifte ihtiyacın olacak.
Teşekkür ederim.
O kahverengi palton hala duruyor mu?
- Hangisi? - Kürk astarlı olan.
Şu.
Ama bu çok eski.
Yepyeni duruyor.
Babanın hediyesi. Bariloche'de balayındayken.
Ödünç alabilir miyim?
Orada uslu durman gerek.
Dalva'nın zaten başı kalabalık, sorun çıkarma.
Kendi başımın çaresine bakabilirim, anne.
O zaman paltoma iyi bak.
- Geri isteyeceğim. - Söz veriyorum.
Uzaklaşma. Senin için sufle yapıyorum.
Oui, oui, madame. (Evet, evet, madam.)
Nalu!
Gol!
Gördün mü?
Babasından daha iyi. Ki bu zor değil!
Bu evle ilgilenen var mı?
Sen, değil mi?
Buralarda, bunun gibi bir yer arıyorum.
Rubens yeni eve daha başlamadı bile.
Ama seni harika bir emlakçıyla tanıştırabilirim.
Lütfen. Bizim mekan yeni öğrencileri kaldıramıyor.
Dalal'ın tek başına bir okulu nasıl idare ettiğini anlamıyorum.
Benim beş çocuğum yok, değil mi?
- Rubens'i sayarsan altı! - Rubens!
Ne kadar güzel bir koku.
Tavaya yapışmamasını nasıl sağlıyorsun?
Sana söyledim!
Kenarlarından bıçakla geç, çok sıcak fırına koy ve kapağını açma.
- Yok artık. - İşte bu kadar!
Kızların dans edişine bak, ne tatlı.
Fransızca anlamadıklarına seviniyorum.
Cris'e gösteriyordum.
Ablanı gördün mü?
- Odasında değil mi? - Hayır.
- Dokunma! - Neredeyse düşecek!
Kendi kendine düşmesine izin ver. Yukarıda kimse var mı?
Hayır.
Brezilya saatli bir bomba gibi.
Askerler sert vuracak.
Bir büyükelçi için yetmiş mahkum.
Ateşle oynamak bu.
- Gazetedeki işler nasıl? - Gerçekten kötü.
Bu kadar çok kişinin serbest bırakılmasını hiç istememişlerdi.
Askerler hayır derse, onu öldürürler mi?
Hayır, tatlım.
Şu anda, büyükelçi muhtemelen...
Ne yapıyor, Baby?
Felix, göster ona.
Büyükelçinin ağzında kocaman bir puro var.
Neredeyse Cenevre'de!
Sufle fırında. Kimler aç?
İsviçre peynirli sufle.
Islak bikiniyi kanepede mi bıraktın, Eliana? Git üstünü değiştir.
- Çok sıcak. - Hayır.
Ona söyledim.
- Veroca kayboldu. - Bırak onu.
- Az kalsın kolumu kırıyordum. - Nasıl?
Kolumun üstüne düştüm...
Marcelo'nun hikayeleri uzun ve kafa karıştırıcı oluyor.
Anlat bize bu uzun, kafa karıştırıcı hikayeyi!
Dua edecek yok mu!
Babiu daha sakin. Ama bu...
Öyle hissediyorum ki...
- Bu senin ilk mi? - İkinciyi aldın!
Ben üçüncüyü alıyorum!
Her seferinde sufleyi seviyormuş gibi yapmak zorunda kalıyorum.
Hey, baba, bu benim partim değil mi? Şarkıları ben seçerim!
Barış ve Sevgi Hanımefendisi ne hakkında sızlanıyor?
Gringo müziğinden bıkarsın.
Hanımefendiyi dansa kaldırabilir miyim?
Neden ona soruyorsun?
- Şimdi hanımefendiye soruyorum. - Hiç şansın yok.
Gideceğine inanabiliyor musun?
Yakında sadece ikimiz kalacağız.
Dişim düştü!
- Babiu! Babiu! - Göster ona.
Babiu! Babiu!
Ya biri bulursa?
İmkanı yok, tatlım.
Şu plajın büyüklüğüne bak.
- Ya bulamazsak? - Bulacağız.
Evden buraya kadar adımları saydım.
Hadi fotoğraf çekelim!
Babiu!
Gel, fotoğraf çekelim.
Gel, Rubens!
Toplanın!
Hadi bakalım!
Eunice.
Ben çekerim! Fotoğrafta olman lazım.
Dikkat.
Herkes hazır mı?
Kimse ciddi olmasın, tamam mı?
Hadi.
Dikkat. "Diktatörleri Def Edin!"
1, 2, 3 ve...
Veroca!
İsviçre Büyükelçisi Giovanni Bucher, bugün Şili'ye gönderilen...
70 siyasi mahkûm karşılığında serbest bırakıldı.
Ben bakarım, Zezd.
Alo?
Bay Paiva orada mı?
Evde yok.
Kimsiniz?
Alo?
Rubens...
bu senin için gelmiş.
Tamam, Geraldo. Sağ ol.
"Millet, bu sıradan bir mektup değil.
Bu bir duyusal deneyim, tıpkı bir Mutantes konseri gibi.
Burası bizim sokağımız.
Çok tuhaf, tıpkı 'Blow-Up' filmindeki gibi.
"Evlerin hepsi birbirine benziyor."
Ben orada kaybolurdum!
Bana sıkıcı geldi.
"Kapılar farklı.
Plajsız Noel bir tuhaf.
Ama kar da havalı, orası kesin.
Hatta ilk kardan adamımızı bile yaptık.
"Birini hatırlattı mı?"
Yeni ve geliştirilmiş bir baba.
"Peki ya bu sokağa ne demeli?"
Ne kadar heyecan verici!
"Nalu, ayaklarım John Lennon'la aynı yere bastı!"
Yok artık!
"Beatles burada kayıt yapmış!"
Otobüse dikkat et!
İngiliz erkek arkadaşım!
Sen İngilizce bile bilmiyorsun!
"Şu plakçıya bakın.
Yemin ederim içinde yaşayabilirim.
Kapanış saatine kadar orada kaldık.
Sadece bir single aldım, tamam mı anne?
"O da kendime değil. Pimpao için."
Teselli ikramiyesi!
"Bayılacak.
İşte ilk mektubum böyle bitiyor.
Umarım hepiniz iyisinizdir.
Öpücükler. Hepinizi özledim.
"Vera Lennon."
Bir daha oynat.
Bir daha mı? Dur, başa sarmam lazım.
Geri sarıyor.
Bekle... Tamamdır.
- Bu sefer ben okuyabilir miyim? - Tabii.
- Okuyabilir miyim? - Işıkları açayım.
Başlayabilir miyim?
"Burası bizim evimiz.
Çok tuhaf, evlerin hepsi birbirine benziyor.
Tıpkı 'Blow-Up' filmindeki gibi."
"Kapılar farklı..."
- Birini mi bekliyorsun? - Bir saniye.
Çekil önümden!
"Plajsız Noel bir tuhaf.
Ama kar da havalı, orası kesin.
Hatta ilk kardan adamımızı bile yaptık.
Birini hatırlattı mı?
"Peki ya bu sokağa ne demeli?"
Fotoğrafları düzenlemem lazım, yoksa fena halde kafam karışacak.
Hayatım, çocukların odasına klima taktırsak mı?
Gerek yok. Ev havadar olacak.
Delikli duvar var, geniş bir veranda...
Sen bakar mısın?
Sıra bende.
- Alo? - Bay Paiva?
Bir teslimat yapacağım.
Peki.
- Delfim Moreira? - Almirante Guimaraes'in köşesi.
Bütün öğleden sonra burada olacağız.
Hemen geliyorum.
Teşekkürler.
Pax'ta güzel bir film var mı?
Dalal'da akşam yemeğimiz var. Baby söylemedi mi?
Sonra gideriz.
Hamleme hazır mısın?
Ben doğuştan hazırım.
- Nereye gidiyorsun? - Öğle yemeğine bakmaya.
Bay Paiva, burada bazı adamlar var...
Neler oluyor?
Milletvekili Rubens Paiva?
Bu bir yanlışlık. Yıllardır milletvekili değilim.
Yanlışlık yok. Bizimle geliyorsunuz.
- Nereye? - İfade vermeye.
Rutin bir işlem.
Ne hakkında bir ifade, Rubens?
Sadece üstümü değiştirmem gerek.
Bay Paiva'ya eşlik edin.
Evde başka kimse var mı?
Hayır. Sadece çocuklarım.
Yukarıdalar. Silahlara gerek yok.
- Selam anne. - Selam canım.
Baba nerede?
Yukarıda.
- Tamam. - Ben bir bardak su alayım.
Ben alırım.
Günaydın.
- Baba! - Hey!
- Baba. - Benim ben.
Bunu ödünç alabilir miyim?
Seçeneğim var mı, Nalu? Al bakalım.
Öpücüğüm nerede?
Tabii ya.
Böyle şık giyinmişsin, nereye gidiyorsun bakalım, ha?
Ofise gidiyorum.
Ama bugün tatil.
Sadece bu beylere yardım ediyorum.
Yakında dönerim tatlım.
Tamam.
Fikrimi değiştirdim.
Cris'te kal. Yarın beraber baleye gidersiniz.
- Teşekkürler! - Cristina, Sebastiao'ya uğramasını söyle.
Söylerim.
Ben de onunla gidebilir miyim?
Kocan yakında eve gelir.
Sufle için döneceğim.
İfade nerede alınacak?
O bilgiye sahip değilim.
Ya siz?
Size eşlik edeceğiz.
- Merhaba. - Merhaba hayatım.
- İyi uyudun mu? - Bu adamlar kim?
Haşere kontrolünden geldiler.
Aç mısın?
Buraya otur. Sana kahvaltı getireyim.
Çikolatalı süt?
Babam sahilde mi?
Biraz dışarı çıktı. Yakında döner.
Aman Tanrım. Neler oluyor?
Paralel telefon nerede?
Biri ofiste, diğeri yukarıda.
Eğer kocan içinse, seyahatte olduğunu söyle.
Alo?
Merhaba, Dalal.
Evet, ama bugün olmaz.
Rubens aniden seyahate çıkmak zorunda kaldı.
Ciddi bir şey değil.
Bir aile meselesi, yarın döner.
Tamam. Söylerim.
Baby'ye benden selam söyle.
Henüz tanışmadık.
Ben Eunice.
Schneider.
Öğle yemeğine kalıyor musunuz?
Hiç zahmet etmeyin.
Lütfen, ısrar ediyorum.
Kapısı açık bir araba, hırsızlığa davetiye demektir.
Babiu.
Ye.
Tam olarak ne iş yapıyorsunuz, Bay Schneider?
Ben bir para psikoloğum.
Bir para psikolog mu?
Anne, ev neden kapalı?
Eliana, git banyo yap.
Oyundan sonra. Topu almaya geldim.
Şimdi olmaz tatlım.
Bu ne?
Babanız dönene kadar kimse bir yere gitmiyor.
- Baba nerede? - Hadi senin odana gidelim.
- Beni bekliyorlar! - Sonra oynarsın.
Ama top bende!
Hayır!
Bu adamlar kim?
Neden dışarı çıkamıyorum?
Babanı götürdüler.
- Nereye? - Bilmiyorum tatlım.
Bazı sorulara cevap vermesi gerekiyormuş.
Polis mi onlar?
Sanırım ordudanlar.
Sakin ol tatlım.
Gel buraya.
Her şey yoluna girecek.
Sakın küçüklere bir şey söyleme.
Babiu...
mutfakta bana yardım eder misin?
Git, git, git.
Yeter!
Bir dakika.
Hayır, ablan yatıyor. Şimdi.
Yarın bitiririz.
Bu beyler yarın burada olmayacaklar.
Sen kazandın.
Sizin için yapabileceğim başka bir şey var mı?
Buzdolabında yiyecek var. Kendinize servis yapabilirsiniz.
Biz hallederiz. Teşekkürler.
Rubens'in dönüp dönmediğine bakar mısın?
Geç oldu. Endişeleniyorum.
Bunu yapamam.
Maalesef.
Hadi yatmaya gidelim.
- Silahlılar. - Biliyorum tatlım.
Seninle uyuyabilir miyim?
Küçüklerin yanında kal. Lütfen.
Nöbet değişimi.
Uykuya geri dönebilirsin.
Uykum yok.
Eliana.
Tatlım.
Baba geldi mi?
Hayır tatlım.
Bizi de sorgulamak istiyorlar.
- Beni de mi? - Evet canım.
Bunu giy.
Ama merak etme, yakında döneceğiz.
Çocuklara iyi bak.
Bunu tak, lütfen.
Kızım nerede?
Eliana dışarıda. Başlık için kusura bakma.
Sigara?
Kocam nerede?
Ne zamandır evlisiniz?
Onu görmek istiyorum.
Burada 18 yıl yazıyor.
O zamanlar da komünistlerle ilişkisi var mıydı?
Kocam İşçi Partisi'ndeydi...
ve avukatımla konuşmak istiyorum.
Gerek yok. Bunlar rutin sorular.
Kızımı ve kocamı gördükten sonra cevaplayacağım.
Yukarıda.
Bize her şeyi anlattı. Sizin sadece teyit etmeniz gerekiyor.
Neyi teyit etmem gerekiyor?
'64'te devrime karşı komplo kurduğu için ülkeyi terk ettiğini.
Rubens milletvekiliydi.
Görevden alındı.
Sürgüne gitmek zorunda kaldı.
Geri döndüğünden beri siyasetle ilgilenmiyor.
Neden hala teröristlerle görüşüyor?
Teröristlerle hiçbir ilgisi yok.
Beni öldüreceksiniz!
Evinize girip çıkanları izliyorduk.
Evimize misafir gelmesini severiz.
Bu arkadaşlarından herhangi biri burada mı?
Hayır.
Eunice.
Senin, evine bakmaya devam edebilmeni sağlamaya çalışıyorum...
çocuklarını okula götürmeni...
ve tavla oynamanı.
Benim işim bu.
Vera'nın Londra'daki durumu nasıl?
Ona bir şey mi yaptınız?
- Yanlış bir şey mi yaptı? - Hayır!
O zaman endişelenmeye gerek yok.
Tekrar deneyelim mi?
Buradaki kim?
Rubens.
Gördün mü? Zor değilmiş.
Başka kimi tanıyorsun?
Dikkatlice bak.
Bu Martha.
Kızlarımın öğretmeni.
Burada ne işi olduğunu bilmiyorum.
Havaalanında yakalanmış.
Oğlu, Şili'deki yasadışı örgütlere lojistik destek sağlıyormuş.
Aynı kişi olamaz.
Rubens'e mektup getiriyordu.
Mektupları teröristlere nasıl ulaştırdığını öğrenmek istiyorum.
Söyledim ya, Rubens'in teröristlerle hiçbir bağlantısı yok.
Eunice, tavrını gözden geçirmeye başlasan iyi olur.
Şimdi kızımı görebilecek miyim?
- Bu da neyin nesi? - Protokol.
Cevap verirsem ailemi göreceğimi söylemiştiniz.
Henüz işimiz bitmedi.
Kızım burada mı?
- Kızım burada mı? - Anne?
Eliana. Ne oluyor?
Otur yerine!
Sadece birkaç soru, sonra eve gideceğiz.
Hadi hanımefendi.
Bırakın beni...
Kızım!
O daha bir çocuk!
Sadece bir çocuk.
Ona bir şey yapmalarına izin verme.
Sessiz ol.
Sadece onları daha da kızdırırsın.
Eliana.
Sıra sende.
Adın?
Ne zamandır buradayım?
Adını söyle.
Eunice Paiva.
Tam adın.
Maria Lucrecia Eunice Facciola Paiva.
Kocamla konuşmak istiyorum.
Tekrar bak.
Bildiğimi söyledim.
Sadece kıyafetlerimi değiştirmek istiyorum...
Tekrar.
Kızım.
Nerede o?
O bilgiye sahip değilim.
Başka birini tanıyor musun?
Eliana.
- Kapa çeneni! - Eliana!
Sessiz ol! Eliana!
Kızın burada değil.
Sadece bir gece kaldı.
- Ne zamandır buradayım? - Beş gündür.
Ya kocam?
Adı Rubens. Onu gördün mü?
Samba
Siyah, güçlü ve cesur
Gittiğin her yerde zulüm gördün
Köşede, barda, ibadette
Kapa çeneni, lanet olsun!
Hiçbir şey bilmiyorum!
Katiller!
Dur!
Tam adın.
Maria Lucrecia Eunice Facciola Paiva.
Nereye gidiyorum?
Bunu onaylamadığımı bilmeni istiyorum.
Tatlım.
Gel buraya.
Neredeydin?
Tatlım...
Şşşt.
Yiyecek bir şeyler ister misin?
Annenin...
sadece biraz uyumaya ihtiyacı var.
Tamam mı?
Sabah kahvaltı yaparız.
Neler oluyor?
Eliana?
Eliana?
Ne?
Annem döndü.
Peki ya babam?
Hayır.
Odasında mı?
Kimse içeri girmesin dedi.
Seninle uyuyabilir miyim?
Elbette.
Seni beklemek istedim.
Ama izin vermediler.
Üzgünüm.
Sana bir şey yaptılar mı?
Bir sürü soru sordular.
Ama hiçbir şey bilmediğimi söyledim.
Babanı orada gördün mü?
Gazeteler kaçtığını söylüyor.
Kaçtı mı?
Ama Lino bunun yalan olduğunu söyledi.
Lino burada mıydı?
Hayır. Baby'nin evinde.
Okuldan sonra her gün oraya gidiyorum.
Hepsi oradalar, seni bulmaya çalışıyorlar.
Anne, hayır.
Telefonu kullanmıyoruz. Hadi gidelim. Seninle geleceğim.
Hayır. Sen okula git.
- Bilmem gerekiyor... - Eliana, sen okula gidiyorsun.
- Onlara yardım ediyorum. - Eliana, bu işle artık annen ilgileniyor.
Anne! Anne!
Yavrularım!
Baba nerede?
Bu kurtarma hikayesi uydurma.
Ama artık tutuklamayı inkar edemezler.
Rubens'in tutuklandığını inkar mı ettiler?
Orduyla hiçbir ilgisi olmadığı söylendi.
Pasquim'dekilerin başına da aynısı geldi, hepsi iyi.
Aynen öyle.
İki ay ortadan kayboldular, sonra serbest bırakıldılar.
Uluslararası camia yakından takip ediyor.
Peki babasız bir aile fotoğrafı nasıl olur?
- Güzel fikir. - Elbette öyle.
- Kapak yapın! - Bunu yapamayız.
Neden olmasın?
Gazete, ordunun söylediklerini yayınlar.
Ben New York Times, Le Monde'u düşünüyorum.
- Fransızcan nasıl? - Ne diyeceğimi bilemiyorum.
Tutuklanmandan bahset. Eliana'nın da.
- Gelmek istemedi mi? - Onu okula gönderdim.
- İyi mi? - Evet. İyi, bir şeyi yok.
Biraz korkmuş. Bu da normal.
Rahat ol.
O eski bir kongre üyesi.
Güvendedir. Çok fazla ses getirirdi.
Baskıyı sürdürelim, izlemeye devam edelim.
Bundan daha fazlasını yapmalıyız.
Tutuklandığına dair somut kanıtlara ihtiyacımız var.
Yoksa yapabileceğimiz pek bir şey yok.
- Arabası. - Ne olmuş ona?
Ordu otoparkında duruyor.
Dün gördüm.
Eunice. Lino geldi.
Kahve yapayım mı?
Yok, ben çıkıyorum.
Çocukları okuldan alacağım.
Sadece öğle yemeğiyle ilgilenirsen sevinirim.
- Ne istersin? - Ne varsa artık.
Biraz da göz yaşartıcı gaz atın.
Sürüyü adam etmek için...
Bir daha zırlamasınlar diye...
Coplar iniyor kafalara...
Gazla yakıp kül edelim...
Kural tanımazların kemiklerini ezelim.
Bu yedek kıyafet ve ilaç.
Kocam şeker hastası, buna ihtiyacı var.
Burada Rubens diye biri yok.
Nereye nakledildiğini öğrenebilir miyiz?
Federal Polis'e talepte bulunmanız gerekiyor.
Peki. Teşekkürler.
Makbuzu alabilir miyiz lütfen?
Teşekkürler.
O talep nerede yapılıyor?
Faydası yok. Zaten inkar edecekler. Mahkeme yoluyla halledeceğiz.
Ama en azından şimdi, bununla...
habeas corpus (hürriyetten yoksun bırakma) dilekçesi verebilirim.
Okumak isterim.
Saklayabilir miyim?
Anlaşılmaz bir şey, okusan da anlamazsın. Emin misin?
Evet.
Çocukları okuldan alacağım, sonra ofise uğrayıp geri veririm.
Gerek yok. Bende kopyası var.
Bir haber alırsam, sana bildiririm.
Yalnız bir şey var. Rubens'in şeker hastası olduğunu bilmiyordum.
Değil.
Mektupların kimin için olduğunu, kocanla tanıştığımda öğrendim.
Yani Rubens'i orada gördün mü?
Bizi aynı arabaya koydular.
Ve nereye götürüldünüz?
Bilmiyorum.
- Başımızı bir şeyle örttüler. - Kukuleta.
Bana da aynısını yaptılar.
Onları yerine koymak neden bu kadar zor?
Polise söylemelisin.
Bizi tutuklayan polislerdi.
Biliyorum. Ama şimdi yapmadıklarını söylüyorlar.
Üzgünüm. Bu işe karışamam.
Onu orada gören tek kişi sensin.
Bana yardım etmek zorundasın.
Onun tutuklandığını kanıtlayamazsam...
Lütfen, gitmelisin.
Kocam tehlikede, Martha.
Hepimiz tehlikedeyiz.
- Oraya yürüyerek gidebilirim! - Yeter, Nalu!
Babamın arabası neden geri geldi de o gelmedi?
Hala seyahatte.
Ama bu onun çantası!
Orada bırak.
Provaları kaçırdım. Cris, onunla gidebileceğimi söyledi!
Bundan sonra okuldan doğruca eve geliyorsunuz.
Ve kimse tek başına dışarı çıkmıyor.
- Eliana'nın voleybolu ne olacak? - Bıraktım.
Neden?
Antrenman yapmak içimden gelmiyor.
İsviçre büyükelçisini kaçıranların aranması...
Büyükelçi hakkında!
Çocukların duymaması gereken şeyler, tatlım.
Zeze, içeri gel.
Bu kapının anahtarı nerede?
Anahtarı var mı ki?
Şuraya bakayım, belki buradadır...
Pimpao. Pimpao!
Gel bakalım. Gel seni haylaz seni.
Seni küçük haylaz!
Hayır! Yaramaz çocuk!
Peki ya içindeki adamlarla şu araba?
Günlerdir orada duruyor.
Peki bir şey yapıyorlar mı?
Sadece oturuyorlar.
Bütün gün buraya bakıyorlar.
Önlüğün yıpranmış.
Yenisini almalısın demiştim.
Yedek parayı erzak almak için kullandım...
Yenisine yetmedi.
Tabii.
Bankaya uğrayıp telafi edeceğim, tamam mı?
Eunice...
Benim maaşıma da bakar mısın?
Aklın çok karışık, ama Bay Paiva bana sadece Aralık ayına kadar ödeme yaptı.
Üzgünüm, Zeze.
Halletmeye çalışacağım.
Teşekkür ederim.
Teşekkür ederim.
Rubens, parayı çekmek için izin vermek üzere arayabilir.
Onun olduğu yerde telefon yok.
İnşaatı denetlemek için birkaç gün daha kalması gerekti.
Bana yardım etmenin gerçekten hiçbir yolu yok mu, Ritor?
İmzası olmadan, yapamam.
Miriam nasıl? O iyi mi?
İyi.
Bu aralar bir ara görüşmeliyiz.
Görüşmeliyiz.
Şey, ben biraz...
...evde duran dolar ve sterlin getirdim.
Benim için bozdurabilir misin?
Tabii. Sana yardımcı olacak birini bulurum.
- Teşekkür ederim. - Geliyorum.
Anne?
Merhaba.
Merhaba.
Annemin nerede olduğunu biliyor musun?
Hayır.
Bir fırt çekebilir miyim?
Hayır.
- Hadi ama! - Hayır.
Gösteriş meraklısı seni!
Gilda, Varig'i tekrar aradı.
Vera'yı gelecek hafta için yedek listeye aldıracak.
Bu arada, işte...
Veroca'nın mektubu.
Sonra okurum.
Bence bir süre daha kalması daha iyi olur.
Biletin ne kadar olduğunu biliyor musun?
Rubens dönünce onunla hallederim.
Umarım bu karmaşayı çözmek için yakında döner!
Kahrolası herif!
Bize gelmek ister misin?
Herkes orada.
Arkadaşlarını tekrar görürsün.
Rubens neden tutuklandı?
Bilmiyorum.
Askerler rastgele ateş ediyor...
önüne geleni alıyorlar.
Yapma şunu.
Oradaydım, o yerde.
Gördüm.
Rubens'in ne işler karıştırdığını bilmeye hakkım var.
Sence de öyle değil mi?
Evet.
Eunice.
Hiçbir şey yapmadan öylece duramayız.
Özellikle biz.
Herkesi tanıyoruz...
ve yardım edecek imkanlara sahibiz.
Yani, ben, Rubens, Gaspa, vesaire...
biri yabancı basına konuşur...
diğeri insanlara barınacak yer sağlar...
bir başkası haberi olmayan ailelere mektup ulaştırır.
Elimizden geleni yaparız.
Ama silahlı mücadeleye dahil değiliz.
Hele Rubens, hiç.
Yani bana, Dalal'a, Dalva'ya...
tek kelime etmemeye karar verdiniz...
bizi korumak için.
Elbette.
Peki sence Rubens serbest bırakılacak mı?
Evet
Yakında dönecektir.
Gel bizimle akşam yemeği ye.
Dalal seni görmeyi çok ister.
Üzgünüm, havamda değilim.
Büyütmem gereken çok çocuk var.
Teşekkür ederim.
Bu fotoğraflar metroda çekildi.
Biri ön tarafta, diğeri trenin içinde.
Arraes'lerin evindeki bir partiye gidiyorduk.
İletsene.
Orada kim vardı inanamazsınız!
- Kim? - Kim?
- Anlatsana! - Tahmin edin.
Caetano!
- Gil. - Gilberto Gil.
Puantiyeli kadife bir pantolon giymişti...
bir Bob Marley şarkısı çalmaya başladı...
ve Gil beni dansa kaldırdı.
- Yalan. - Yalancı.
Harikaydı!
Sahili, sufleyi ve hepinizi özledim.
Her şeyi özledim.
Vera.
Bu kadar mı?
Görebilir miyim?
Herkes burada kalsın.
Marcelo.
Pimpao!
Neye bakıyorsun?
Ne istiyorsun?
Kocam nerede?
Defol buradan!
Defolun gidin buradan! Defol!
Defol!
Zeze?
Bana bir battaniye getirir misin lütfen?
Brezilyalı sürgünler babamı, annemi ve Eliana'yı soruyorlardı.
Ne diyeceğimi bilemedim.
İçime berbat bir his çöktü.
Neden bana hiçbir şey anlatmıyorsunuz?
Tutuklandığınızı gazetelerden öğrendim.
Neler oluyor? Eve dönmek istiyorum.
Tamamını okumadın.
Ver bana şu mektubu, tatlım.
Hayır.
Vera'nın babam ve benim hakkımda konuştuğu kısmı atladın.
- Hepsi bizden bahsediyor. - Ver şunu bana.
Vera hiçbir şey bilmiyor!
- Ver şunu! - Bize yalan söylüyorsun!
Odana git.
EUNICE PAIVA SERBEST BIRAKILDI
AVUKAT, RUBENS PAIVA İÇİN ÖZEL HÜCRE TALEP EDİYOR
NEREDE OLDUĞU BİLİNMİYOR
Hapishanede geçirdiğim o dayanılmaz saatleri hala tarif edemiyorum...
ama kocanızın orada olduğuna sizi temin edebilirim.
Onu göremesem de "Rubens Beyrodt Paiva" dediğini duydum.
Ben nakledilmeden önce, sesini son bir kez daha duydum, su istiyordu.
Umarım aile yakında tekrar bir araya gelir.
Eski öğrencilerim Vera, Eliana ve Nalu'ya selamlarımı iletin.
Lino?
Benim. Bu kadar geç aradığım için üzgünüm.
Rubens'in tutuklandığına dair kanıtımız var.
Yüzmek için hala zaman var. Var mı isteyen?
- Biraz geç oldu. - Karnım aç.
Zeze.
Yemek yapmana gerek yok. Dondurma yemeye gidiyoruz.
Yaşasın!
Tamam mı, Marcelo?
Patates kızartması istiyorum.
Çilekli dondurma.
Buraya otur.
Anne!
Anne!
Çatışmada öldü.
Başkan söyledi.
Hepsi bu.
Bunu yayınlayabilir misiniz?
Hayır, henüz değil.
Resmi olarak itiraf etmeyecekler.
Lino ile konuşmalıyız.
Ne yapacağını bilecektir.
Şimdi yapabileceğimiz bir şey yok.
Ne demek istiyorsun?
Onları bunu alenen itiraf etmeye zorlamalıyız.
Mahkeme celbi, mahkeme emri.
Başına ne geldiğini...
bilmiyormuşuz gibi serbest bırakılmasını istemeye...
devam etmemiz gerektiğine inanıyoruz.
Neden?
Evim izlenmeye devam etsin, kapının önüne bir araba park edilsin diye mi?
Telefonum dinlensin? Ailem...
Bu konuda yalnız değilsin.
Peki ya ceset?
Bildiğim tek şey sana söylediklerim.
Ama sence ne oldu?
Söyle.
Farklı şeyler duydum.
Ormana gömülmüş, helikopterden denize atılmış.
Toplu mezarlar.
Hepsi söylenti. Bilmenin imkanı yok...
çünkü kimse konuşmayacak. Çok korkuyorlar.
Seni yolcu etmesem sorun olur mu?
Üzgünüm.
Keşke daha iyi haberler getirebilseydim.
Biliyorum.
- Hoşça kalın, herkes. - Güle güle.
Ne konuşuyordunuz?
Annene bir şey getirdim.
Babamın nerede olduğunu öğrendin mi?
Hayır. Henüz değil.
Kendinize iyi bakın, tamam mı?
Haberler sıkıcı!
- O zaman git aptal bebeğinle oyna! - Marcelo.
Seni baş belası!
Marcelo.
Anne.
Ne oldu tatlım?
Marcelo bebeğimi kırdı.
Otur bakalım.
Ağlıyor muydun?
Hayır.
İşte.
- Dondurmaya hazır mısın? - Elbette.
Diğerlerine de hazırlanmalarını söyle.
- Ya sen? - T.
- S mi? - Hayır.
Hadi, Babiu.
- R. - R mi?
Emin misin?
Tapu işlerini halletmeyi beklersek, çok daha iyi bir fiyat alabiliriz.
Yapacak çok işim var.
Bu şekilde olmasını tercih ederim.
Sana borç verebilirim. Sorun değil.
Bu mülk bulunmaz bir fırsat.
Hala oraya evi inşa edebilirsin.
Gerekli belgeler olmadan satmayı başardığın için teşekkürler.
Üzgünüm.
Keşke daha fazlasını yapabilseydim.
Senin hatan değildi.
Senin ve çocuklar için...
herhangi bir şeye ihtiyacın olursa, bana haber verir misin?
Elbette.
Para yatırma mı?
Para çekme.
Teşekkür ederim.
- Merhaba. - Merhaba.
İçeri girebilir miyim?
Tabii.
Bayan.
Sizi çok özledim!
Ne kadar büyümüşsünüz!
Tatlım...
- Seni özledim. - Ben de.
- Pimpao'nun öldüğünü biliyor musun? - Marcelo!
Köpek.
Zavallıcık!
- Bir tane alabilir miyim? - İstediğin kadar al.
Nalu ve Eliana nerede?
Evde, Manchete'den gazetecilerle.
O magazin dergisinin bizim evde ne işi var?
Bir sonraki sayı için aile fotoğrafı çekiyorlar.
Anne.
Devam et, tatlım.
Kabanını Londra'da unuttum.
Helena çok istedi, orada bıraktım.
Sorun değil.
Gerçekten mi?
Gerçekten.
Londra'da, bir kabana benden daha çok ihtiyacı olacak.
İyi misin, anne?
İyiyim, canım.
İyiyim.
- Hiç haber aldınız mı? - Vera.
Londra'da, bütün gazetelerde var. Burada yok mu?
Tatlım.
Biraz daha yakınlaşın. Lütfen biraz daha yaklaşın.
- Herkes kadrajda mı? - Hazır mıyız?
Biraz daha yaklaşın lütfen.
Yaklaşın. Tamamdır.
- İyi mi? - Evet. Başlayalım.
Üç, iki, bir.
Gülümsemenize gerek yok.
Neden olmasın?
- Editör öyle istedi. - Ne için?
Daha...
Yani... daha az mutlu bir fotoğraf istedi.
Üzgün olmamızı istiyor.
Üzgün olmak zorunda değil. Sadece... Gülümsemeyin.
Üzgün görünmemizi istiyor.
Gülümseyeceğiz.
Gülümseyin!
Hadi, biraz daha ciddi olalım.
Gülümseyin!
Lütfen, bu tarafa bakın.
Gülümseyin.
Üç, iki, bir.
Bir tane daha.
Gerçekten anlayamıyorum, nasıl olur da...
sözde işleyen bir adalet sistemine sahip bir ülkede...
biri evinize girip eşinizi, bir aile babasını, bir mühendisi...
alıp hapse atar ve sonra da sadece...
"öldü." diyebilir?
Soruşturma kısa süre önce kapandı, değil mi?
Avukatım, soruşturmanın yeniden açılması için başvuruda bulundu.
Devletin, kendi ajanları tarafından işlenen kanunsuz eylemleri...
örtbas etmek için tasarlanmış yalan haberlerden oluşan bir sistemle korunan...
bu davranışı kabul edilemez.
Zeze bugün izinli mi?
Artık burada çalışmıyor.
Neden?
Artık ona ödeme yapacak gücümüz yok.
Şimdi Dalal'ın okulunda.
O zaman ben sana yardım edeyim.
Gerek yok. Yarın, sen de sıraya girersin.
Bulaşıkları yıkayabilirim senin için.
Israr ediyorsan.
Sen nasılsın?
Seni ve annemi götürdüklerini biliyorum.
Neler oluyor? Kimse bir şey söylemiyor!
Burada bu konuları konuşmuyoruz.
Keşke sana sufle yapabilseydim.
Sorun değil.
Zaman yoktu.
Öğle yemeği yiyelim mi?
Veroca geri döndüğüne ve ben de onun odasında olduğuma göre, şimdi ne yapacağız?
Umurumda değil.
Eliana, Marcelo ve Babiu ile yatabilir...
- Asla. - Zaten oradasın!
Eşyalarım diğer odada!
- Eşyalarım sığmaz. - Sığar!
Hey! Tartışmanın anlamı yok.
Kimsenin kendi odası olmayacak.
Neden?
- Çünkü Sao Paulo'ya taşınıyoruz. - Ne?
- Ciddi misin? - Ciddiyim.
Anneannem ve dedem orada.
Kuzenler.
Ve bazen, sizi onlara bırakmam gerekecek...
çünkü ben üniversiteye geri dönüyorum.
Sen ne?
- Ben gitmiyorum! - Eliana.
- Ben gitmiyorum! - Eliana.
Yeni ev ne olacak?
Biraz beklemesi gerekecek, tatlım.
Peki ya babam?
Bu uzun bir süreç olacak.
Anlaması zor, ama sabırlı olmalıyız.
Ya geri dönerse ve biz burada olmazsak?
Bu ev zaten kiralandı.
Restoran olacakmış.
Her biriniz kendi bavulunuzu toplayın...
Cuma günü evin önüne bir kamyon yanaşacak.
Sao Paulo'ya geri dönüyoruz.
Tuzu uzatır mısın?
HÜKÜMET, PAIVA'NIN TUTUKLANMASINI REDDEDİYOR
Elveda, aslanım.
Güle güle.
Görüşürüz, Luquinhas!
- Bunu benim için saklar mısın? - Geri döneceksin, değil mi?
Evet.
Nasıl buldun?
Sadece babam biliyordu.
Ben de pek çok şey biliyorum.
Gidelim mi?
- Nalu, Eliana'yı gördün mü? - Hayır.
Arabaya bin.
Eliana?
Eliana.
Eliana.
Eliana.
Tatlım?
25 YIL SONRA
Erken gelmişsin.
Merhaba hayatım.
Uçuşumu erkene aldım.
Güzel.
Daniel'le dışarıda yemek yiyeceğim. Gelmek ister misin?
Gelemem, Babiu. Bir şeyler ısıtırım ben.
Teşekkürler.
Şimdi miydi o?
Senin o kahrolası uçaklarda olmana dayanamıyorum.
Karadan imkansız.
Üç gün sürüyor ve bölge arazi gaspçılarıyla kaynıyor.
Geçen sefer onları kovduğunu sanıyordum.
Evet, ben de öyle sanıyordum.
Şey...
Yarın ne zaman gidiyorsun?
Manuela beni 6:40'ta alacak.
Konuşmamı hazırlamaya daha başlamadım bile.
Seninle kahvaltı ederim.
Tamam.
Bu bölgelerin ve Trans-Amazon yolu tarafından etkilenen tüm bölgenin...
yasadışı işgalini engellemek için sahip olduğumuz yasal araçlar...
İlk olarak, Manuela ve benim Pataxo için yaptığımız gibi...
arazi gaspçılarının sahte sözleşmelerinin iptali için dava açmak.
Ve 1988 Anayasasını uygulamak, çünkü Anayasa...
hükümetin yerli halkların toprak haklarını garanti etmesini şart koşuyor.
Sizin için acil bir telefon.
Alo?
Saçını tarayamadın mı, Marcelo?
Kravatımı taktım bile, anne.
- Kimliğin yanında mı? - Evet.
- Tam burada, cebimde. - Tamam.
Merhaba, Marlon.
- Merhaba. - Affedersiniz!
Bunlar çocuklarım, Marcelo...
Nasıl gidiyor?
Beatriz.
- Küçük oğlun iyileşti mi? - Evet, okula geri döndü.
- Ivone'ye selamlarımı söyle. - Tabi.
Bayan Paiva?
Tebrikler.
Gidelim, Marcelo.
- Gerçekten burada mı? - Evet.
Bayan Paiva'nın dosyasını getirebilir misiniz?
Rahatsız ettiğim için üzgünüm, anneniz geleceğinizi söyledi...
- Sakıncası var mı? - Elbette yok.
- Carla, değil mi? - C ile Carla.
Beğendin mi?
Çok ağladım.
Gerçekten mi?
Komik olması gerekiyordu.
Kaza hikayen... Duygulandım.
Kitapta çok mu küfür vardı?
- Hayır. - Hayır mı?
- Hayır. - Gördün mü?
Dilime takılır durur.
ÖLÜM BELGESİ
Basın burada.
Yukarı alabilir miyim?
Tabii.
Bir ölüm belgesiyle rahatlamak, tuhaf!
Kocanızın bıraktığı boşlukla nasıl başa çıktınız?
Zorla kaybetmeler, rejimin en acımasız eylemlerinden biriydi.
Çünkü bir kişiyi öldürüyorsun ama diğerlerini...
sonsuz bir psikolojik işkenceye mahkum ediyorsun.
Demokrasiye dönüşten sonra...
hükümetin geçmişi düzeltmekten daha acil sorunları yok mu?
Hayır.
Bence ailelere tazminat ödemek ve en önemlisi...
diktatörlük döneminde işlenen tüm suçları...
açıklığa kavuşturmak ve yargılamak gerekiyor.
Bu olmazsa, cezasız bir şekilde işlenmeye devam edecekler.
Fotoğraf!
Anne, sahte viskiyi çıkarma, tamam mı?
Bu gerçek olan mı?
Üçüncü kadehten sonra kim anlar ki?
Artık her şey nihayet bittiğine göre, emeklilik mi?
- Ne emekliliği? - Biraz ara ver.
Beni ve Daniel'i Bern'de ziyaret et, biraz dinlen...
Dinlenmek için sahilde olmam lazım.
O zaman git.
Anne, başardın.
Bu iyiymiş!
- Evet. - Söylemiştim.
- Şimdi açmayalım. - Ben açtım bile.
- Bunu düzenlemem gerekiyor. - Gazete babamın bir fotoğrafını istedi.
Vera'yı arayacağım. Çocuklar okuldan dönmüş olmalı.
Sevgilerimi ilet.
George'a benden selam söyle.
Pimpao ve Zeze'ye bak!
Bunun ne olduğunu hatırlıyor musun?
Nalu'nun doğum günü müydü?
Hayır. Dalva ve Gaspa yok içinde.
Ben, sen ve babam.
Onu ne zaman gömdün?
Ne demek istiyorsun?
Geri gelmeyeceğini anladığın gün.
Sanırım annemin onun kıyafetlerini bağışladığını gördüğümde.
Yaklaşık bir buçuk yıl sonra.
Gerçekten mi?
Peki ya sen?
Sanırım Rio'dan ayrıldığımız zamandı.
O kadar çabuk mu?
Sanırım öyle.
Evin bomboş halini görmek...
Vera sevgilerini gönderdi.
Kız kardeşlerin için bir fotoğraf çekelim mi?
Çekelim!
- Bu ne zamandı? - Bu mu?
Sanırım Vera'nın doğum günüydü.
Zamanlayıcıyı kullanabilir mi?
Birazdan öğreneceğiz.
Çalışıyor mu?
Gülümseyin!
Yardıma ihtiyacım var. Anne?
Şuna bir bak. Sanırım her şey tamam.
Bursu alır almaz sana geri ödeyeceğim.
Burada her şey hazır.
Trafiğe kalmadan gidelim.
Anne, gerçekten gerek yok.
Daniel beni almaya gelecek.
Tamam.
Vardığında beni ara, olur mu?
Ararım.
- Uslu duracak mısın? - Hayır.
Seni özleyeceğim.
Ben de seni, tatlım.
Git hazırlan.
Hazırlanacağım.
RUBENS PAIVA'YI KİM ÖLDÜRDÜ?
GERÇEK
RUBENS PAIVA DAVASI İŞKENCE DÜNYASINA BİR YOLCULUK
VEROCA'NIN VEDA PARTİSİ ARALIK
Babana bir öpücük gönder!
Sen değil, Joca!
Marcelo, Manchete'dekinden var, sahildekinden...
Üniversitedekiler bende.
Peki Brezilya'dan, kaldı mı?
Hayır, sanmıyorum. Hiçbiri kurtulamadı.
Güvercinli olan var.
- Kapak için harika! - O yayıncının bileceği iş.
Bende ne var bakıp tarayıp sana göndereceğim.
Eliana, onları benim için bir flash belleğe atar mısın lütfen?
Sufle var!
Tam bir fiyasko!
Söndü!
Dikkat edin, sıcak.
Şaka yok, tamam mı, Veroca?
Biraz dondurma getirdim.
Acınası bir manzara, değil mi, Bayan Paiva?
Tarifi yazsaydı...
Şimdi de annemin suçu oldu...
Anne, doydun mu?
Babiu dondurma getirdi, ister misin?
- Chico, sen istersin, değil mi? - İsterim.
- Ben de istiyorum. - Al bakalım.
Juca.
Arkadaşlarınızı da getirecek misiniz?
Plan yapmamız mümkün değil.
Bayram! Bunun hakkında konuşmuştuk.
Bayram ne zaman?
Raquel, annemi dışarı çıkarır mısın, lütfen?
Tabii.
Biraz daha şarap? Yok mu?
Al, kuzen.
Beni sarhoş etmeye çalışıyorsun...
Teşekkürler.
Annem daha az sinirli görünüyor, değil mi?
Daha sakin.
Ben de öyle düşündüm.
Joca ona iyi geliyor.
Dört ay oldu. Ama henüz resmileşti mi bilmiyorum.
Şehirdeki en iyi öpüşen kız olduğunu söyledi.
Hadi be, Juca!
Sağlam bir yedi derim.
Kahrolası herif.
- Ne diyorsun, adamım? - Sen de mi öptün?
Hayır. Şaka yapıyorum. Sadece o öptü.
Bu hafta nasıldı?
Bazı günler iyi, bazı günler tamamen darmadağın...
Brezilya'da yirmi bir yıllık askeri diktatörlük...
ve ona karşı çıkanlara karşı işlenen sayısız suç.
Komisyon, rejim yetkilileri ve diktatörlük kurbanları da dahil olmak üzere...
1200'den fazla tanığı dinledi.
Belge, 20.000'den fazla insanı mağdur eden...
ve yüzlercesini kayıp bırakan sistematik işkence ve cinayetleri ortaya koyuyor.
Rapor, bu suçların işlendiği, ordu kışlaları gibi 230 yeri belirliyor.
Ayrıca cesetlerin atıldığı...
Rio de Janeiro'daki Marambaia gibi alanları da...
Bu kurbanlardan bazıları...
gazeteci Vladimir Herzog, öğrenci Stuart Angel...
ve Kongre Üyesi Rubens Paiva gibi...
askeri rejime karşı direnişin simgeleri haline geldi.
Paiva'nın cesedi, en az 200 kişinin cesedi gibi, hiçbir zaman bulunamadı.
Hadi fotoğrafımızı çekelim.
Hadi millet, fotoğraf zamanı!
Hadi bakalım, Facciola ailesi!
Hadi, Facciolalar, yılın fotoğrafı!
İyi misin?
Joca, nereye gittin?
Herkes burada mı?
Hadi, Facciolalar!
Buraya!
Anne.
Anne, şuraya bak!
Hadi bakalım, millet.
Gülümseyin!
Brezilya hükümeti, Rubens Paiva'nın 21-22 Ocak 1971 tarihleri arasında...
Rio de Janeiro'daki Birinci Ordu Tümeni kışlasında öldürüldüğünü kabul etti.
2014 yılında beş askeri yetkili, işkence ve ölümüyle suçlandı.
Bugüne kadar hiçbiri tutuklanmadı veya cezalandırılmadı.
Eunice Paiva, 48 yaşında hukuk diplomasını aldı...
ve kariyerini insan hakları savunmasına adadı.
Yerli hakları konusunda az sayıdaki uzmandan biri oldu...
ve Brezilya federal hükümeti, Dünya Bankası ve BM için danışmanlık yaptı.
Eunice, 15 yıl Alzheimer hastalığıyla yaşadıktan sonra...
2018'de, 89 yaşında, Sao Paulo'da öldü.
MARCELO RUBENS PAIVA'NIN BİYOGRAFİSİNDEN UYARLANMIŞTIR
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.