Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Erkek dış ses) Bu diziyi engelsizkanald.com.tr...
...adresinden izleyebilirsiniz.
(Martı sesleri) (Dalga sesi)
(Martı sesleri) (Dalga sesi)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
-Alo? -Ayhan Hanım.
Hayırdır Ferhat, bir şey mi oldu?
Kusura bakmayın, bu saatte rahatsız ettim sizi.
Estağfurullah. Bir sorun mu var?
Aslı'yla boşanmak istiyorum. Dava açar mısınız?
Ferhat bak, ben zor zamanlar geçirdiğinizi biliyorum.
-Ama üzerime vazife olmasa da-- -Açar mısınız?
(Martı sesleri)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
-Efendim Ayhan? -Uyandırmadım inşallah?
Yo.
Uyumadım.
Ferhat aradı beni biraz önce.
Öyle mi?
Avukatı olmam için.
Niçin?
Senden boşanmak için.
(Müzik - Duygusal)
(Fincan kırılma sesi)
Öyle mi?
Aslı bak bence, Ferhat boşanmak isteyen bir adamdan daha çok...
...köşeye sıkışmış, çaresiz bir adam.
Kafasına koyduysa yapar o.
Yaptırma.
-Ayhan, ben kapatmak istiyorum. -Tamam.
(Müzik - Duygusal)
(Ateş sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Ferhat) Uyumadın mı sen hâlâ?
(Aslı) Uyku tutmadı.
Uyku topluyorumdur belki.
Uyuyunca geçer.
Uyuyunca geçmez.
İşe yaramayacağını bile bile yapıyorumdur belki.
Saçma.
(Aslı) Öyle.
Açım ben. Sen aç mısın?
Hülya'ya söyle, sana bir şeyler hazırlasın.
(Aslı) Birlikte yemek yapalım mı?
Ne yapalım?
Makarna olur.
(Aslı) Menemen olur.
Bu saate dolma saracak değiliz ya!
(Müzik - Duygusal)
(Mutfak ortam sesi)
(Mutfak ortam sesi)
Ağlıyor musun sen?
Yok, hayır soğandan.
(Mutfak ortam sesi)
(Mutfak ortam sesi)
Öldürmeden olmuyordu değil mi?
Hı hı.
Diri kalıyorlar sonra.
Evet.
O yüzden öldürmek lazım.
(Mutfak ortam sesi)
Kafam karışıyor bazen.
Yeterince karışmamış.
Daha mı karıştırmak istiyorsun, anlamadım?
(Ferhat) Yumurtalardan bahsediyorum. İstersen biraz daha karıştır.
(Mutfak ortam sesi)
-İyi mi böyle? -İyi.
(Mutfak ortam sesi)
(Mutfak ortam sesi)
(Araba sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Uyumadı mı daha Gülsüm?
Yok, uyumuyor.
Gazı mı var acaba, ha?
Yok, hayır çıkardım aslında.
Ver bakayım sen onu bana bir.
Gel, gel.
(Suna) Gel.
Yiğit, bir battaniye getirir misin içeriden hayatım.
Kuzum.
Özgür de böyleydi, hiç uyumazdı.
(Suna) Yalvarırdık, oğlum ne olur birazcık uyusana.
Ne olur Allah'ım uyusun diye.
Aç hayatım onu.
Gülsüm, ucundan tutsana sen de.
Çekil bakayım. (Bebek ağlama sesi)
(Bebek ağlama sesi)
Özgür'ü de böyle sallayacağız diye kolumuz kopardı.
(Suna) Değil mi Yiğit?
Ben üçünüzü de böyle battaniyeyle uyuttum.
Armut dibine düşüyor demek.
(Suna) Yeter Hanım, ben içeriyi hazırladım size.
(Suna) Anne, kız birazcık sıkışırsınız belki ama.
(Yeter) Yok, yok olmaz öyle şey.
Oldu bile, hallettim ben.
-(Yeter) E siz? -Tamam, halettim işte.
Her şey güzel olacak, merak etmeyin.
(Kaşık sesi)
Hadi bitir şunu.
Yok ben doydum, sen bitir.
Nezaket lokması hep çöpe gider zaten.
İşte o yüzden diyorum, sen bitir.
Böyle olur yani sonunda.
Ama ben izin vermem, yerim yani.
Olmuş mu?
Olmuş, eline sağlık.
-Afiyet olsun. -Eyvallah
Öyle bırakıp, gidecek misin?
Sofrayı diyorum.
Hülya'ya söyle, yani söyle sabah toparlar buraları.
Öyle darmadağın bırakıp gideceksin yani?
Ya da boş ver, bırak dağınık kalsın.
(Müzik - Duygusal)
Teşekkür ederim.
Niçin?
Beni kırmadın işte, Yiğitlere geldin.
(Aslı) Onun için.
Bir şey değil.
(Aslı) Gülsüm için çok önemliydi.
Sen ona kızgınsın ama ona iyi geldi.
İyi.
-Onun için teşekkür ettim. -Ettin işte.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Mesaj zili sesi)
Meyve getireyim mi, yer misiniz ha?
Suna sen, Özgür'e bak istersen.
(Yiğit) En son öksürüyordu.
Tamam hayatım.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi) Rahatsız ettik sizi.
Sağ olun, kapınızı açtınız.
Namık Emirhan'ı sen mi vurdun?
Bu soruyu savcı olarak mı soruyorsun, yoksa evlat olarak mı?
Bana cevap verir misin?
Susma hakkı mı kullanıyorum.
Sen söylemiştin ya...
...oğlumun sözünü dinliyorum.
Peki neden, neden böyle bir şey yaptın?
Sen hükmünü vermişsin çoktan oğlum.
Susmak bazen en net cevaptır.
Meslek hayatım bana bunu öğretti.
Bana da hayat susmayı öğretti.
Katlanmayı öğretti.
Bende saklı kalsın diyorsun yani?
Ne diyorsan o.
Hem, ben Namık Emirhan'ı vurmuşum, vurmamışım...
...ne fark eder?
Kurşun çıkartılır, yarası iyileşir.
Öbür yaralara bir çaren var mı?
Peki, Gülsüm, o ne olacak?
Bilmiyorum.
(Yiğit) Nasıl yaptınız böyle bir şeyi? Yani onca zaman nasıl sakladınız?
Oluyor işte oğlum, analık insana her şey yaptırıyor.
Ama gerçekler, er ya da geç ortaya çıkıyor.
Hayatın gizlisi, saklısı yok.
Öyle.
Babası kimmiş?
Söylemedi.
Söylemedi?
Ne oldu, çok mu telaşlandın kardeşin için?
Mesele o değil.
(Yiğit nefes sesi)
Babasının kim olduğunun ne önemi var?
Kız, kucağında çocukla ortada kaldı.
Olan bu.
Haklısın, konu bundan sonra ne yapacağınız.
Başımızın çaresine bakarız biz.
(Yeter) Sen merak etme.
Müsaadenle.
(Müzik - Gerilim)
(Köpek havlama sesi) (Kapı açılma sesi)
Hayırdır uykun mu kaçtı doktor?
Evet, uykum gelmedi bir türlü.
(Ayak sesi)
Bir şey mi oldu?
Bu evde hep bir sıkıntı var, sorman tuhaf.
Ama senin bilip, bana söylemek istediğin bir şey varsa, ben seni dinlerim.
Yok bir şey.
Senin niye uykun kaçtı?
Benim uykumla aram yoktur.
Gülsüm'e mi takıldı kafan?
Takılacak çok şey var da, öyle yani.
Bolu'ya gidecekler galiba.
Gitsinler.
Sıkıntı yok diyorsun yani?
(Ferhat) Baksınlar çaresine.
Başlarına dert almışlar ya, bana mı sordular!
Gülsüm'ün, sana ihtiyacı var Ferhat.
Benim de verilecek cevaplara.
(Aslı) Bu mu ya senin hayatın?
Sorular, cevaplar üzerine mi kurulu, bu kadar mı yani?
Aynen öyle.
İyi madem, o zaman bana da cevap ver.
Benim veremeyeceğim bir cevap yok doktor.
Duydun mu beni?
(Ferhat) Benim veremeyeceğim bir cevap yok.
Neden arkanı dönüp gidiyorsun o zaman?
(Kapı vurma sesi) (Kapı açılma sesi)
Müsait misin?
Evet.
(Kapı kapanma sesi)
Uyumuş.
Uyudu.
(Aslı) Seni sevenlere, sevdiklerine arkanı dönmek bu kadar kolay mı Ferhat?
Benim kimseye arka mı döndüğüm falan yok.
Emin misin?
Bak sıkıldım bu soru, cevaplardan ha, tamam mı.
Normal, çünkü cevapları çok zor.
(Aslı) Havaya ateş açmak daha kolay değil mi?
Annenle, Gülsüm şu anda neden burada değil?
Hem de sana en çok ihtiyaçları olduğu zamanda.
Bu insanlara sırtını dönmek değil mi?
-Kaçmak değil mi? -Ben mi dedim onlara ha?
Ben mi dedim, tek ayak üstünde kırk tane yalan söyleyin diye?
Ben demedim değil mi?
(Ferhat) İşte o yüzden baksınlar başlarının çaresine.
Sen de fazla düşünme, hadi git yat uyu.
Sen de eğer uykun kaçar, konuşmak istersen...
...ben buradayım.
Eyvallah.
Ferhat, Bolu'ya gidecekler diyorum.
Gitmesinler.
Sen fazla kafana takma bakayım şöyle şeyleri.
Bırak kim nereye gidiyorsa gitsin diyorum ya.
Kaçak dövüşüyorsun.
Yakışmıyor sana.
Yanlış yapmışsınız.
Annenle ikiniz.
Çok üzgünüm.
Yani daha...
...ne kadar saklayacaktınız ki? Ne düşündünüz?
Nasıl söylenebilir ki böyle bir şey?
Sen Ferhat abimi tanımıyorsun tabii, bilmiyorsun.
Evet, doğru.
Tanımıyorum haklısın.
Neyse olan olmuş, önemli olan bundan sonra ne yapılacağı.
Annem Bolu'ya gideceğiz diyor.
Biliyorum, söyledi.
Ben hiç gitmek istemiyorum ama.
Ne yapacağız ki orada?
Dur bakalım.
Merak etme, her şey düzelecek.
Düzelir değil mi?
Abi.
Şimdi bile ümitlendim, biliyor musun.
Her şeyin geçeceğine yani.
Şu ana kadar abi deyince hiç dönüp, bakan olmamıştı.
(Gülsüm) Ama sen baktın işte.
İkinizi de öyle özlüyorum ki.
Hadi, sen de uyu artık.
(Yiğit) İyi geceler.
İyi geceler.
(Kapı kapanma sesi)
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Ayak sesi)
(Ayhan) Baba!
Sen ne zaman geldin, duymadım?
Çok olmadı kızım.
Sen, sen niye uyumadın daha?
Kafana bir şey mi takıldı?
Ferhat aradı, Aslı'yla boşanmak istiyor. Davayı alır mısın dedi.
Yatmayacak mısın?
Ben biraz daha oturacağım, sen git yat.
Ne olacak böyle Yiğit?
Ne, ne olacak Suna?
Hep böyle uzak mı kalacaksınız birbirinize?
Biz hiç yakın olmadık ki.
-Yiğit yazık değil mi? -Ah Suna!
Suna yine mi konuşacağız bunları?
Yine bunları konuşmayacağız Yiğit.
Sen annene, kardeşine kapını açtın.
Ya bırak artık kendinle savaşmayı ne olursun.
Benim öyle bir şey yaptığım yok, ben kendime savaşmıyorum.
Hani diyorsun ya, abim bizi bıraktı diye.
Bak sen de aynısını yapma.
Beni onunla bir tutma, anladın mı beni onunla bir tutma!
Bir farkınız yok ki.
Yani tamam Gülsüm bir hata yapmış...
...ya da işte kandırılmış, neyse ne işte tamam.
Ama kız, ya o senin kardeşin, o bir anne.
Kucağında çocuğuyla senin gözünün içine bakmaya korkuyor.
Bir kardeş, abisinin gözünün içine bakmaya korkmaz.
Korkmamalı. Ya tam tersine güvenmeli, iyi ki abim var demeli Yiğit.
(Gülsüm dış ses) Şu ana kadar abi deyince hiç dönüp, bakan olmamıştı.
(Gülsüm dış ses) Ama sen baktın işte.
(Suna nefes sesi)
İyi geceler Suna.
Yatıyor musun?
Oturacaktın daha?
Kaçıyorsun değil mi?
İyi geceler.
İyi geceler.
(Suna nefes sesi)
(Martı sesleri)
(Abidin iç ses) Gülsüm, ben geldim.
(Mesaj zili sesi)
(Müzik - Duygusal)
Nereye?
Tuvalete anne.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Martı sesleri)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Nasılsın?
Bildiğin gibi işte.
Necdet nasıl?
İyi uyuyor.
Yiğit abimle birlikte uyuttuk biliyor musun.
(Gülsüm) Hadi sen de git artık, bak bir gören falan olacak.
Bana bir şey olmaz Gülsüm.
Korkuyorum ama ya.
Gülsüm, ben düşündüm de.
Düşündün ve sen de gitmelere en iyisi dedin değil mi?
Olur mu öyle şey Gülsüm.
Gerçekten mi?
Gülsüm bak, sen evden gidince...
...yani sen ve Necdet evden gidince...
...benim kalbimden çok şey kopup gitti.
(Abidin) Düşündüm, niye böyle oldu, ne yapabiliriz diye.
Sonra aklıma delice bir fikir geldi ama söylemeye korkuyorum.
Ne düşündün?
Bak Gülsüm, yarın bir gün Necdet büyüyüp...
...sana, babam nerede diye soracak.
Yani olmaz tabii. Şimdi, erkek çocuğun babasız büyümesi...
...çok zor bir şey. Tabii kız çocuğu için de zordur ama.
(Abidin) Bilmiyorum ya işte.
(Abidin) Ya, erkek çocuğun...
...tıraş olmasını öğretecek, uçurtma yapmayı öğretecek...
...pantolonunun cebinden harçlık çalacağı...
...büyüyünce arabasının anahtarlarını isteyeceği...
...âşık olduğunda...
...çok seviyorum be baba ama...
...o beni bir arkadaş, bir abi olarak görüyor.
(Abidin) Onu kırmaktan, kaybetmekten çok korkuyorum...
...diyeceği bir adam lazım.
Yani ben de düşündüm, dedim ki...
...bak sakın şey sanma şey için yani. Necdet için evlenirsek.
Yani sen ve ben evlenirsek...
...nüfus cüzdanında anne adı Gülsüm, baba adı da Abidin olur diye düşündüm.
Gülsüm, sakın şey sanma ha ben...
...hakikaten şey için yani Necdet için.
(Kapı açılma sesi) (kapı kapanma sesi)
Ne yaptın Abidin, Abidin ne yaptın (...) Abidin (...)!
Dünya âlem (...) Abidin! Ya ne yaptın Abidin!
Of!
(Aslı dış ses) Bu mu ya senin hayatın?
(Aslı dış ses) Sorular, cevaplar üzerine mi kurulu...
...bu kadar mı yani?
(Aslı dış ses) O zaman bana da cevap ver.
(Ferhat iç ses) Benim veremeyeceğim bir cevap yok doktor.
(Aslı dış ses) Kaçak dövüşüyorsun.
(Ferhat dış ses) Aslı'ya bir şey söyledin mi?
(Azad) Kimden?
Ferhat'tan.
Aslı'ya boşanma işini söyledin mi diyor. Kendi söyleyemedi galiba.
Aklıyla kalbi savaşıyor.
Bu savaşı akıl kazanırsa...
...yazık olur.
Öyle mi dersin?
Zaman kazanmaya da çalışıyor olabilir.
Onun zamana değil, cesarete ihtiyacı var.
Ben hiç karışmasam mı?
Kızım, mesele senin karışıp karışmaman değil ki.
Yani, söylemeye zorlanıyor olabilir ama...
...pişman mı emin değilim.
Ben, bu gibileri iyi tanırım.
Sen...
...yaz istersen. Aslı'yla daha konuşmadım de.
-(Azad) Bu gece rahat uyusun. -Tamam.
(Telefon zili sesi)
(Cüneyt ses) Dayı, geçmiş olsun.
Sağ ol diyeceğim ama dilim varmıyor. Güle güle.
Dur dayı dur, dur kapatma!
(Cüneyt ses) Ben sana söyleyeceğimi söyleyeyim.
-Sonra ne yaparsan yaparsın. -Söyle.
-Seni vuranı biliyorum. -Nereden biliyorsun?
(Cüneyt ses) Aşk olsun dayı.
Bak vallahi niyetim kötü değil. Seni vuranı gördüm diyorum.
(Cüneyt ses) Enteresan ama şaşırdım vallahi.
Sadede gel Cüneyt.
Sakin ol dayı. Şurada sana yardım etmeye çalışıyorum.
(Cüneyt ses) Seni vuran adamı bilmek istersin diye düşündüm...
...o yüzden aradım.
-Adam mı? -Evet.
Yüzünü göremedim, arkadan gördüm ama elinde silah gidiyordu.
-Anlat. -(Cüneyt ses) Ha şöyle dayı ya.
Bak ben sana dedim. Bir gün bana güveneceksin.
Beni yok saymayacaksın dedim.
Demek bugün o günmüş ha.
(Azad dış ses) Dinle! Bu olayı herkes mafya hesaplaşması sanacak tamam mı?
(Azad dış ses) Ben, sana küçük deliller gönderiyorum.
Kim Yeter'den şüphelenirse hediyelerimi göster.
(Cüneyt ses) Dayı, dayı orada mısın?
(Namık ses) Bu adam kim, bu Cüneyt.
Bulacağım dayı bulacağım, merak etme.
Bir de Gülsüm meselesi var ki, evlere şenlik.
Yeter, tamam!
Tabii ya, unuttum. Hasta hasta yordum seni.
Nasıl olsa bol bol konuşacağız. Zamanımız olacak.
Bu işi beraber çözeceğiz merak etme. Yalnız şunu bil...
...bak en başta Ferhat olmak üzere herkes senin başına çorap örüyor.
Bir gün sen yere düştüğünde Ferhat seni sırtından vuracak.
O an senin yanında olacak tek kişi benim hem.
(Namık nefes sesi)
-Yarın git buradan Cüneyt. -Vildan!
Hani sen neredeydin diyordun, nerede kaldın diyordun.
Dayım bir gün hastaneden çıkacak. Biliyorsun değil mi?
-Seni görmesin burada. -Dayım çıksın hayırlısıyla.
Belki düzeltmişizdir arayı, bir sorun kalmamıştır.
Neyin peşindesin sen Cüneyt?
Sen kafanı yorma böyle şeylerle.
Geç içeri uyu güzel karıcığım.
Namık'la konuştum. Yeterlerin gittiğini de anlattım.
Çıkıyorlarmış hastaneden. Neredeyse gelirler.
Çok korkuttu dayım. Ama neyse bu da geçti, bitti.
Vuran yakalanmamış hâlâ.
(Cüneyt) Vallahi nasıl iş anlamadım.
Günaydın.
Hayırdır lan, kim senin yüzünü böyle çarşamba pazarına çevirdi?
(Gülme sesi)
Hoşuna mı gitti Vildan?
Hım, Ferhat'a söylediğine güldüm. Çarşamba pazarı dedi ya ona güldüm.
Önemli bir şey yok abi yol kavgası.
Öyle herkesin yoluna çıkmayacaksın değil mi?
Çıkarsan acımazlar, çizerler böyle.
Haklısın abi.
Bazen ummadığın adam çetin ceviz çıkabiliyor, dikkat etmek lazım.
Et tabii, et.
(Topuk sesi)
Günaydın.
-(Cüneyt) Günaydın. -(Vildan) Günaydın.
(Aslı) Afiyet olsun.
Aslı yenge çıkalım mı biz?
Bakıyorum artık Ferhat'ın sana bir şey söylemesine de gerek kalmamış.
(Handan) Kaşı gözü oynayınca fırlıyorsun emir eri gibi.
Ben hayatımdan memnunum anne.
Sen de biraz memnun olsan her şey çok daha güzel olacak ama...
Hadi yenge.
Ferhat sen fikrini değiştirdin galiba?
-Hangi konuda? -Konuşacaktık.
Sen bakıyorum organize etmişsin gelmeye de niyetin yok.
-Keyfim öyle istedi. Bir sıkıntı mı var? -Yok, sıkıntı yok.
-Söyleyeceğin başka bir şey var mı? -Yok.
(Topuk sesi)
Sen o dediğim işi halletmemişsin taş ocağında Cüneyt.
Hangi işi abi?
Ben sana hafriyatçılarla konuş demedim mi oğlum, ha?
-(Fatih) Kaç hafta oldu? -Unutmuşum abi hemen ararım.
Arama, arama ben hallettim.
Bugün toplantı var. Bir daha da unutma Cüneyt.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
-Yiğit. -Efendim.
Dün konuştuklarımızı düşündün mü?
Bak öyle ana kız kucaklarında bebeklerle dönmesinler Bolu'ya sahipsizmiş gibi, ha?
-Anne. -Ha?
Halam bunları sever belki değil mi?
Evet, sever belki anneciğim. Sorarsın, koy sofraya.
-Anne. -Efendim annem.
Halam daha çok gelse bize, bebeği getirse...
...benim odamda kalırlar hem.
(Özgür) Büyüyünce arabalarımla oynamasına izin veririm.
(Suna) Tamam anneciğim, söyleriz. Ama çok tatlı değil mi bebek?
-(Özgür) Adı benim diğer adımla aynı. -(Suna) Evet.
Sen de Özgür Necdet'sin. Dedenin ismi.
Böyle anne babalar kendi babalarını çok sevince...
...çocukları olunca da onun ismini koyuyorlar değil mi?
(Öpme sesi) (Suna) Güzel oğlum.
(Müzik - Gerilim)
(İç çekme sesi)
Gülsüm, hadi kızım toparlan çıkalım artık.
Yiğit'e de söyleyeyim bizi otobüse kadar bıraksın.
Tamam.
Anne...
...Abidin abi geldi.
-Hı? -Şey diyor...
...çok... (Kapı açılma sesi)
Kahvaltı hazır, annem gelsinler dedi. Fıstık ezmesi de var.
(Yeter) Tamam kuzum, geliyoruz.
Hadi.
(Müzik - Duygusal)
İyi oldu böyle be yenge.
Ne demekmiş öyle köye gitmek falan ya? Değil mi?
(Abidin) Yenge!
-İyi misin? -(Aslı) İyiyim Abidin.
Kusura bakma ben duymadım ne dediğini.
İyi ki varsın dedim ya.
Sen olmasan var ya teyzemler hayatta eve gelemezdi.
Ferhat hayatta razı gelmezdi ya biliyorum.
-Benimle ne alakası var Abidin? -Var yenge var. Sen bilmiyorsun.
Teyzemin oğlu senden sonra çok değişti. Artık ne dediysen...
...ne söylediysen direkt ikna olmuş vallahi.
Yoksa alın getirin demezdi yani biliyorum ben.
Bakalım evde rahat edebilecekler mi?
Başlarına üşüşüp konuşacak o kadar çok insan var ki.
Kolay olmayacak onlar için.
(Araba sesi)
Doğru.
Allah'tan sen varsın yenge ya.
-Bugün varız yarın yokuz Abidin. -O nasıl söz yenge?
Öyle işte.
Keşke Ferhat da gelseydi. Teyzem diretecek şimdi.
Oğlu gelseydi direkt he derdi vallahi.
Ferhat gelmez, kaçak güreşir bilmiyor musunuz?
Biliyorum.
Ya yenge bir de ben bir şey düşünüyorum.
(Telefon zili sesi)
Ay pardon Abidin.
Efendim.
Ne ilaç verdiniz?
Tamam, o dozda devam edin ben bir işim var hemen bitirip geliyorum hastaneye.
Tamam.
Gidelim mi?
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
Benden ne istiyorsun Ferhat?
Neyi seni seviyorum işte, bu anladın mı?
(Müzik - Duygusal)
(Aslı dış ses) Bu mu ya senin hayatın? Sorular cevaplar üzerine mi kurulu?
-(Aslı dış ses) Bu kadar mı? -Aynen öyle.
İyi madem, o zaman bana da cevap ver.
Benim veremeyeceğim bir cevap yok doktor.
Neden arkanı dönüp gidiyorsun o zaman?
(Müzik - Duygusal)
(Zil sesi)
Ben bakarım.
(Kapı açılma sesi)
(Suna) Aa Aslı, hoş geldiniz biz de kahvaltıya oturuyorduk şimdi
(Suna) Gel, gelin oturun.
Afiyet olsun, yok biz oturmayalım hiç.
Yeter Hanım'la Gülsüm'ü eve götürmeye geldik.
Nasıl, ne demek eve götürmek?
Ferhat dedi ki gelsinler dedi. Alın gelin dedi.
Dedi? Kendisi gelmedi mi?
Yok, maalesef. İşi var, klasik Ferhat.
Neyse yani hani böylesi belki daha iyi olur.
Yani İstanbul'da kalmanız açısından.
Değil mi Yiğit? Sen de bir şeyler söylesene.
En iyisini kendileri bilirler.
-Olmaz, eve falan dönemeyiz biz. -Yapmayın Yeter Hanım.
O eve dönecek yüzümüz yok. Öyle değil mi Gülsüm.
Sen gidebilir misin şimdi rahat rahat?
Ya teyze bir Allah aşkına sakin düşün ya.
(Aslı) Yeter Hanım yapmayın, orası sizin eviniz.
Siz istemedikten sonra da hiç kimse sizi oradan kovamaz.
Böyle hiç arkanıza bakmadan da dönüp gidemezsiniz, yapmayın.
Hem biraz zaman da geçsin üstünden oturur konuşursunuz, anlaşırsınız olmaz mı?
Ben Bolu'ya falan gitmek istemiyorum aslında.
Ama abim benim yüzüme bakmaz ki artık.
Tamam şöyle yapalım, benim babamın evi boş ve müsait.
Sizin için uygunsa ben Gülsüm'ü alıp oraya götüreyim.
Siz Abidin Yeter Hanım'la gidin.
(Aslı) Sen istediğin kadar kalabilirsin Gülsüm.
Benim de kafamı dinlemeye ihtiyacım var. İstediğimiz zaman da döneriz eve olur mu?
Bilmem ki.
Olur olur, olur.
Hadi.
-Günaydın babacığım. -(Azad) Günaydın.
-Annene mi gidiyorsun? -Her yıl olduğu gibi.
Sonra da Yiğit'in yanına gideceğim dava meselesini konuşmak için.
-Aa nasıl gidiyor? -Çelme takan olmazsa sıkıntı yok.
Peki.
Afiyet olsun babacığım.
(Müzik - Gerilim)
-Niye gittiler ki? -Gene gelirler anneciğim.
Hadi sen kahvaltını yap.
-Yeter Hanım ikna olacak ha Yiğit? -Herhalde.
Ya biraz daha iyi davrana bilirdin.
Yani tamam fena sayılmazdın. Yani...
İşte. (Gülme sesi)
İki fırçadan sonra diyorsun...
Senin baban pırlanta, pırlanta.
Ama işte birazcık zor.
Pırlanta ne ki?
(Gülme sesi)
-Benim işte. -Hah.
Hadi pırlanta yavrusu, kahvaltı. Hadi.
Oh be, rahatladım vallahi teyze ya.
-Beni otobüse bırak Abidin. -Ne?
-Ne otobüsü teyze, hani eve gidiyorduk? -Ben o eve gitmem artık.
Kimseyle de uğraşamam.
Allah Allah!
Ya boş versene teyze sen evdekileri. İki konuşup susacaklar zaten.
Hem böyle kaçar gibi gidilir mi ya?
-Gülsüm ne olacak? -Gülsüm de baksın başının çaresine.
Hey Allah'ım ya!
Beni bırakmayacaksan otobüse Abidin çek kenara ben taksiyle giderim.
Tamam, tamam teyze, tamam.
(Telefon zili sesi)
-Efendim? -Yeterciğim.
Merhaba İdil ben, nasılsın?
Ne istiyorsun?
Senin için zor oldu biliyorum ama üzülme.
(İdil ses) Yakında akraba oluyoruz sık sık gelir gideriz birbirimiz.
Güle güle.
Teyze kimdi arayan? Bir sinirlendin sen ha.
Vaz geçtim Bolu'ya gitmekten. Eve dönüyoruz Abidin.
Ya şöyle işte teyze ya!
(Müzik - Gerilim)
Geç salona sen.
-Ne güzelmiş eviniz. -Ya baba evi güzel olmaz mı?
Ben bizimkini hiç hatırlamıyorum.
(İç çekme sesi)
-Aslı. -Canım.
Siz yine abimle kavga ettiniz değil mi? Biz de o yüzden geldik buraya.
Biz buraya sizin için geldik.
(Aslı) Sizin rahatınız için tamam mı?
Ferhat'ın her zamanki hali.
Sakinleşmeyi becerebilirse belki bir gün konuşuruz.
Ne olacak peki böyle?
-Ne, ne olacak? -Siz?
Abimle sen?
Ben yaprak gibiyim zaten, rüzgâr nereye savursa oraya gidiyorum.
Ama sen güçlüsün. Neden böylesiniz?
Belki de...
…yetecek gücümüz kalmamıştır Gülsüm. Yolun sonuna gelmişizdir.
Peki sevgi, en önemlisi o değil mi?
Her şeye onun güzü yetmiyor mu?
Öyle aslında.
Ama işte öyle olmuyor demek ki. Bazen sevgi de yetmiyor.
Olabiliyormuş demek ki.
Neyse, ben hastaneye gidiyorum. Gitmem lazım çünkü.
Tamam, Aslı sana bir şey danışacağım.
Gülsüm, gelirken yolda hastaneden telefon geldi.
Gerçekten acil gitmem lazım ama şey olmazsa akşam konuşsak olur mu?
-Olur tamam, hı hı. -Tamam.
Ara beni bir şey lazım olursa.
(Kapı açılma sesi)
-(Zeynep) Hoş geldiniz. -Sağ ol Zeynep.
Gel canım.
Oh şükürler olsun Namıkcığım. Çok korkuttun bizi çok.
Hoş geldin dayıcığım.
Sağ olun, sağ olun.
Namık'ın dinlenmesi lazım. Gel hayatım.
Yeter nerede?
Namık bunu sana kim yaptıysa bul, hesabını da sor.
Yapanı da birlikte bulur cezasını keseriz.
Ee, sen yat dinlen de. Biraz uzun bir mevzuu. Gel canım.
(Müzik - Gerilim)
Uf!
Dayım Gülsüm olayını öğrenince ne yapacak acaba?
Gel, gel Namıkcığım gel.
-Ben şu yastığı da hemen... -gerek yok abla gerek yok. Böyle iyi.
Ih.
-(İdil) İyisin değil mi canım? -İyiyim iyiyim.
Çıkabilirsiniz ben Cüneyt'le biraz iş konuşacağım.
(Müzik - Gerilim)
Anlat bakalım, buldun mu adamı?
Yok.
Otelin kamera kayıtlarına kim müdahale etmiş bilen yok.
(Cüneyt) Ama bu adam bir şekilde bu otele geldi, arabayla ya da taksiyle.
Giriş çıkışlardan bulacağım merak etme. Bu herifin peşini bırakmayacağım.
Çık!
-Dayı bak-- -(Namık) Cüneyt...
...gözüme girmen için bu son şansın biliyorsun değil mi?
(Namık) O adamı bulacaksın. Kimi var kimi yok, ne yapıyor ne ediyor?
Aldığı nefesten haberim olacak.
Bu sefer sakın bir yanlışlık yapma.
Ben dersimi aldım dayı.
Merak etme.
İyi. Hadi bakalım göster kendini.
(Müzik - Hareketli)
(Cüneyt) Sağ ol dayı.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Teyzeciğim iyi oldu böyle vallahi ya. İyi ki gitmedin bak.
Öyle kolay kolay pes etmek bana göre değil.
Tabii ya. Sen annemi falan da takma sakın ha.
O sana kolay kolay diş geçiremez.
Merak etme kimseye pabuç bırakacak değilim.
Orası benim evim. Herkes yerini de haddini de bilecek.
Hem ben de varım teyze. Size laf söyletmem öyle kolay kolay.
Bir de...
...ben bir şey düşündüm de teyze.
Neyse ben önce bir Ferhat'la konuşayım da.
-Ne konuşacaksın Ferhat'la? -Yok bir şey teyze.
(Müzik - Duygusal)
-Seminere katılacak mısın? -Bilmiyorum Dilara, sanmıyorum.
Ay önemli bir seminer ne yap ne et katıl bence Aslı.
Olabilir aslında. Niye olmasın? Geçen sene çok eğlenmiştim.
(Dilara) Ay hah şöyle ya.
Konuşuruz tamam mı?
Tamam, ben kayıt zamanı haber vereceğim sana.
-Tamam. Görüşürüz. -Hadi görüşürüz.
-Hayırdır doktor nereye yolculuk? -İşle alakalı boş ver.
-Allah Allah! Nasıl boş verecekmişim? -Bilmem.
Benimle alakalı her şeyi boş verdiğin gibi bunu da boş veririsin herhalde.
Bana bak doktor, eğer söylemek istediğin bir şey varsa söyle yani dök içini.
Bana böyle şekil şükül yapıp durma.
Ben de sana tam olarak bunu soracaktım Ferhat.
Bana söylemek istediğin bir şey mi var senin?
Niye geldin buraya?
Dilsizi aradım yolda.
-Gülsüm evde değilmiş, nerede? -Benim evde.
-Neresiymiş senin evin? -(Aslı) Babamın evi.
Götürdüm ya seni hatırlamıyor musun?
Kıza ne yapacağını nasıl davranacağını bilmediğim için...
...tuttum kolundan eve götürdüm.
İyi söyle ona geri dönsün.
Yakınımda olsun ama yanımda olmasın hikâyesi.
Kardeşin için de geçerliymiş meğer. İyi.
Ben sıkıldım bu laflardan yalnız biliyor musun sen?
Sıkı can iyidir Ferhat Efendi, kolay çıkmaz.
Kimden öğreniyor bu lafları acaba? Kimden?
Hayırdır sen...
(Araba sesi)
Teyze sen eve geç, ben bir yere kadar gidip geleceğim olur mu?
(Araba sesi)
-Kızın nerede? -Sana ne? Tasası sana mı düştü?
Ne oldu, Ferhat duyunca topuklamışsınız. Gazabından mı korktunuz?
(Cüneyt) Hangi rüzgâr attı seni buralara?
-Bana bak aşağılık pislik. -Buyurun.
Dua et daha kimse senin adını okumadı.
Bir de okusaydı, ben cennete oğlun cehenneme, yanlış mıyım?
Merak etme, sırrınız bende saklı.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
-(İdil) Ne işin var senin burada? Sen gitmiyor muydun?
Vaz geçtim. Ne işim var dedim benim Bolu'da falan?
Kendi kendime dedim ki, Yeter burası senin evin.
Geldim. Hiçbir yere gitmiyorum.
Sen ne yüzsüz bir kadınsın ya? Hayır, utanmıyorsun da.
-Neden utanacakmışım? -Aptal numarası yapma bana.
-Namık seni ele vermediyse... -(Yeter) Hım?
Devamını getiremediğin laflara başlama İdil.
Diyelim ki Namık'ı ben vurdum. Bu da ortaya çıktı.
Ne olacağını sanıyorsun ha?
Ben hapse gideceğim sen mutlu mutlu yaşayacak mısın?
Hayır.
Herkes peşine düşecek olayın neden diye?
Ortalık yangın yerine dönecek.
Ve sen yangına körükle gittiğim için...
...Namık seni iki günde kapının önüne koyacak. Böyle olmasını mı istiyorsun?
Eğer öyle istiyorsan çık ortalığa bağır Yeter yaptı diye.
Hem sana kim inanacak ki?
Sen er geç cezanı çekeceksin Yeter.
Hım. Ne zaman acaba?
-Hadsizsin biliyorsun değil mi? -Şuursuzsun farkındasın değil mi?
Ne yüzle geldin buraya? Kızın yüzümüzü önümüze eğdirdi.
Hiç gurur yok mu sende?
Rahat bırakın beni.
(Müzik - Gerilim)
Ger şeyi bildiğini sanıyorsun değil mi? Ama abilik yapmayı bilmiyorsun işte.
-Sen de birden abla mı oldun? -Olabilir.
En azından Gülsüm'ü anlamaya çalışıyorum.
Bana bak ikiniz de bana yalan söylediniz ha, duydun mu ikiniz de.
Gülsüm bebeği sakladığını sen de doğumu yaptırdığını.
Sen hep doğru mu söylüyorsun Ferhat ha?
Sütten çıkma ak kaşık mısın sen? Doğrucu Davut musun?
Sen şimdi geç beni geç. Konu ben değilim.
Konu tam da sensin. Her şeyin merkezindesin.
Ya da öyle sanıyorsun.
(Telefon zili sesi)
Efendim.
Şimdi söyle.
Neredesin?
-Seninle konuşacağız doktor. -Konuşuruz, sıkıntı yok.
(Müzik - Duygusal)
Hayırdır ne bakıyorsun oğlum?
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
Sen Namık'la uğraşırken burada neler oldu neler.
Anne çok ayıp ediyorsun gerçekten.
Ayıp eden ben miyim?
Anlatın siz.
Bu bebek var ya Abidin'le Şadiye'den olan.
Evet.
-Meğer Gülsüm'ünmüş. -Aa!
İnanmıyorum, nasıl olur?
(Müzik)
Anasına soralım bakalım, kızı nasıl çocuk peydahlamış.
Sonra da nasıl herkesten saklamış. Maşallah vallahi. Ha Yeter?
Yeterciğim evde gündem çok kalabalıkmış hiç bahsetmiyorsun.
Seni alakadar etmediği için.
Bu evde olan her şey herkesi alakadar ediyor.
(İdil) Ben bir de şeyi çok merak ediyorum.
Namık'ı kimin vurduğunu.
(Müzik - Gerilim)
(İdil) Hayatım sen neden kalktın? Dinlenmen lazım senin.
Ah! Yatmak bana göre değil.
Mademki geldin...
...Yeter'in sana bir diyeceği var. Değil mi Yeter?
Ne oluyor burada?
Yeterciğim, çekinme söyle. O senin abin.
(Müzik - Gerilim)
Birisi konuyu anlatacak mı?
Büyük rezalet.
Yalnız çok kızmayacağına dair bana söz vereceksin, o zaman anlatacağım.
Hastasın daha iyileşmedin. Yüreğine inmesin.
Saadete gel abla.
(Handan) Abidin'le bizim ölen gelinin oğlu var ya...
...meğer Gülsüm'ünmüş.
Ne?
(Müzik - Gerilim)
Ee Gülsüm, bir şey demedin?
Yani tabii istemiyorsan olmaz böyle bir şey ama...
Ben ne diyeyim ki Abidin abi.
Ben bunu hak edecek ne yaptım diye soruyorum kendi kendime.
-Ee, kızmadın yani bana, değil mi? -Kızar mıyım hiç, deli misin?
Allah çıkardı seni benim karşıma.
Ama...
Ama?
(Müzik - Duygusal)
-Abinden çekiniyorsun değil mi? -Yani.
Ben konuşacağım Ferhat’la.
Kabul etmez, hayatta olur demez. Bak ne olur, sana da kızacak.
Daha fazla ne olur başını belaya sokma benim için.
Bak Gülsüm.
Ben seni bir abi olarak koruyacağım kollayacağım.
Yani şey işte...
...ortada yanlış bir durum yok.
Ferhat da olur diyecek.
Yani.
Herhalde.
Gülsüm...
…eğer sen de tamam dersen ben kararımı verdim.
(Abidin) Necdet'le seni ortada bırakmam. Sen olur de yeter.
Karşıma kim çıkarsa savaşırım.
Ben her şeye kabulüm.
Korkma bana bir şey olmaz.
Bunu gerçekten neden yapıyorsun?
Hı, Necdet için mi?
(Müzik - Duygusal)
Yani sen de istersen.
Nüfus cüzdanını ver ben gidip işlemleri başlatayım.
Yıldırım nikâhı kıyalım olur mu?
(Telefon zili sesi)
Abim, kesin duydu kesin biri bir şey söyledi, ne yapacağız?
Dur bir sakin ol Gülsüm. Kim ne söyleyecek?
-Söyle teyzemin oğlu? -Neredesin Abidin?
Ben biraz dışarı çıktım işim vardı. Ne oldu, bir şey mi oldu?
(Ferhat) Bak bu Cüneyt benim iyice canımı sıkmaya başladı ha.
Hafriyat işini yarım bırakmış. Toplantı iptal oldu peşine düş bakayım.
Tamam teyzemin oğlu, ben hallederim.
(Bebek ağlama sesi)
Neredesin oğlum sen?
Biraz kalabalık burası.
Ben de seninle bir şey konuşacağım zaten ararım.
O Cüneyt işini de merak etme ben halledeceğim tamam mı?
İyi tamam.
Yok vurur, ikimizi de vurur ya.
Gülsüm, Gülsüm bir sakin ol bir dakika bir şey olmayacak.
-Bana güveniyor musun? -Ee, güveniyorum tabii.
Tamam, kimliğini ver.
Uf!
-Kıyamet kopacak. -(Abidin) Koparsa kopsun.
Koparsa kopsun Gülsüm.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı vurma sesi)
Senin ne işin var burada? Nasıl buldun burayı?
Vallahi zor olmadı be güzelim.
Abidin öyle ateş almış gibi düşünce yollara takip ettim.
Bingo! Beni sana getirdi.
-Kimin evi burası? -Sana ne?
Şişt, atarlanma hemen.
-Defol git! -Şişt! Ayıp oluyor ama Gülsüm, ayıp!
İnsan oğlunun babasına böyle mi davranır ha?
Ben onun babasıyım.
Çok özledim. İkinizi de.
Nerede oğlum?
(Kapı kapanma sesi)
Ne yapıyorsun sen?
Oğlum.
(Müzik - Duygusal)
(Cüneyt) Ağlama.
Senin de foyan meydana çıktı hâlâ havalardasın...
...dikkat et başına iş gelmesin ha.
Derdi sana mı düştü?
(Gülsüm) Korkuyorsun değil mi seni söylerim diye?
(Müzik - Gerilim)
Söyleyemezsin, aklını alırım senin.
Senin de o cadaloz annenin de.
Allah senin belanı versin.
Sen sinirlenince çok güzel oluyorsun.
Dokunmabana dokunma.
Şişt!
Dokunmayalım bakalım.
Ama şimdilik.
Büyümüş ama. Oğlum gel bakalım.
Dokunma oğluma da. Defol git dedim sana.
Nefret ediyorum senden. Yalvardım sana be!
Gidelim, kaçalım dedim.
Para lazım dedin, kılını kıpırdatmadın. Bıraktın gittin öyle.
-Şimdi mi aklına geldi oğlun olduğu? -Benim tepemin tasını attırma.
O abine de güvenme ha. Bak kapının önüne koymuş seni.
Bana adam gibi davran.
Bana hiçbir şey yapamazsın anlıyor musun? Hiçbir şey yapamazsın.
Defol git şimdi, defol git yoksa polis çağıracağım.
Peki, gidelim bakalım.
Ama bu iş burada bitmez ha.
Benden sana rahat yok. Bunu aklına sok.
Oğluma iyi bak.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi) (Kilit sesi)
(Müzik - Gerilim)
Kepazelik bu canım. En iyisi sesini kesebileceğimiz birisini bulalım...
...evlendirelim Gülsüm'le gitsin.
Eline üç beş kuruş para da veririz. Çocuğa soyadını verir...
...sonra da boşanırlar.
Bence de bu saatten sonra en doğrusu bu.
Siz kendinizi ne zannediyorsunuz?
Benim kızım hakkında ahkâm kesiyorsunuz?
Kızını zapt etmeyi bilseydin de fingirdeyip çocuk peydahlamasaydı.
-Sen kendi kızına bak! -Ne varmış benim kızımda?
Namık, bir şey desene. Ev ev olmaktan çıktı.
(Handan) Oğlu koltuğuna gözünü diker, kızı namusunu beş paralık eder...
-...bir şey de. -Susun hepiniz!
Bu konu böyle konuşulmaz!
Hale yola girmesi lazım Namık, böyle mi yaşayacağız?
-Sen karışma! -Kesin hepiniz.
Yeter, sen odana çık.
Bana bakın, kızıma dokunanı yakarım!
Hiç kimsenin de gözünün yaşına bakmam.
(Handan) Bak, bak, bak şuna bak.
-(Handan) Hem suçlu, hem güçlü. -Abla, sen de sakin ol biraz.
Kör müsün Namık! Sen böyle yapa yapa bunlar tepemize çıktı.
Yıllar önce üveyliğim dedin, kapımıza getirdin, kabul ettik.
(Handan) Bu... Bu büyük kepazelik canım! Nasıl susayım?
Senin bu evde artık hükmün kalmadı, demedi deme!
-Sen hâlâ-- -Ben hâlâ bu evin reisiyim, abla.
Yerime de kimse göz dikmedi.
Dikemez de, anladın mı?
(Müzik - Gerilim)
(Müzik)
Karın galiba.
O da Ayhan'ın küçüklüğü ha?
(İç çekme sesi)
Ayhan burada beş yaşında.
Buyur.
(Müzik)
(İç çekme sesi)
(Azad) Sene 95...
(Azad) Kumarhaneler var o zaman.
Ben daldım bir kumarhaneye.
Ve...
...kısa zamanda da büyüdüm.
(Azad) Kör İsmail diye bir herif var. On tane kumarhane varsa...
...altısı bunun.
Ben öyle hızla büyüyünce...
...bunun hiç hoşuna gitmedi.
(İç çekme sesi)
Bir gün ben evde yokken...
...karımı öldürdüler.
Eve döndüğümde...
...kapının önü polis kaynıyordu.
Ayhan...
...daha küçücük.
(Azad) Her şey onun gözlerinin önünde olmuş.
İki sene...
İki sene hiç konuşmadı.
Bulamadın mı yapanı?
Buldum.
Oo...
...Kör İsmail denen herifi vurdum.
(Azad) Ee, vurunca da hapse tabii.
(Azad) Senin o Cigal'i de orada tanıdım işte.
Kör İsmail'i vurdum, vurmasına da...
...karıma sıkan tetikçiyi bulamadım.
Onu bulmadan ölürsem, kabirde bana rahat yok evlat.
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Anne.
Ben geldim.
Seni o kadar çok özledim ki.
(Müzik - Duygusal)
-Ayhan gir, çabuk. Çabuk dolaba gir. -Anne sen?
Gir çabuk. Sesini çıkartma, sakın çıkma oradan. Sakın.
-Korkuyorum. -Korkma. Gir çabuk, gir.
(Kapı zorlama sesi)
(Kapı kırma sesi)
(Bağırma sesi)
(Albina) Yapma. Yalvarırım, kurban olayım yapma. Yapma, yapma, yapma.
(Silah sesi)
(Düşme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Seni o kadar özledim ki.
(Burun çekme sesi)
Keşke yanımda olsaydın.
(Ayhan) Keşke yine öperek uyandırsaydın beni.
Sana o kadar ihtiyacım var ki.
Seni o kadar özledim ki.
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Hoşça kal.
(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesleri)
(Azad) Eyvallah.
Bugün...
...23 sene oldu Albina'yı kaybedeli.
Ayhan...
...her sene onun kabrine gider...
...beyaz çiçekler bırakır.
(Azad) Her sene!
(Ferhat) Başın sağ olsun.
Tamam.
Beni bırakalım şimdi.
Hadi bakalım, anlat.
(Azad) Yine ne fırtınalar kopuyor senin yüreğinde?
Bizde fırtına hiç dinmiyor ki be Azad Baba.
Ayhan söyledi.
Bizim, doktordan boşanıyormuşsun.
Dava aç demişsin.
Öyle işte. Öyle yani.
Peki, ne için?
-Aslı'nın iyiliği için. -(Azad) Ha...
Peki, ona sordun mu, söyledin mi yani?
Ben senin iyiliğin için seni...
...yolun ortasında bırakıyorum diye.
Bu sessizliğin diyor ki...
"Ben karanlık bir yolun yolcusuyum...
...onu da mahvederim."
(Azad) Sevmediğimden değil, sevdiğimden terk ederim.
Öyle mi diyorsun evlat?
-Kelimesi kelimesine bu işte. -(Azad) Yanlış.
Yanlış diyorsun!
Kuru...
...dikenli bir dalın üstüne...
...gül konduranın bir bildiği var herhalde değil mi?
Hem o dikenin zararı, güle değil ki.
Güle uzanan o namert ele!
(Azad dış ses) Kadın topraktır, evlat.
(Azad dış ses) Sen, güneş olacaksın. Kendin yanıp, onu ısıtacaksın.
(Azad dış ses) Yağmur olacaksın, üstüne yağacaksın.
(Azad dış ses) Bak o zaman seni nasıl bin çiçekle karşılıyor.
(Azad dış ses) Ten sevene erkek...
...can sevene adam denir.
(Azad dış ses) Sevdin mi...
...adam gibi seveceksin.
Yok, öyle şimdi aldım, şimdi bıraktım falan.
Bir yandan...
...korku...
...bir yandan...
...ümidin varsa çift kanatlı olursun.
Tek kanatla uçamazsın zaten.
Taş...
...taşlıktan geçmedikçe...
...parmaklara yüzük olmaz.
(Azad) Yüzük olmak isteyen taş...
...ezilmeyi...
...yontulmayı göze alacak.
(Azad dış ses) Bırak...
...bırak seni iyileştirsin.
(Azad dış ses) Sen, ondan değil...
...kendinden kaçıyorsun.
(Azad) Sen, onunla değil...
...kendinle savaşıyorsun be oğlum.
(Azad) Sen sadece...
...sözünün eri...
...sevdanın neferi ol.
Gerisini ona bırak.
(Ferhat) Bu yolda onu mahvetmekten korkuyorum ben, Azad Baba.
Başka bir sıkıntı yok yani.
Peki, o böyle daha mı iyi sence?
Sevdayı bulmuş...
...ellerinde sımsıkı tutmuş...
...düşürmemek için neler çektiğinin farkında değil misin?
(Müzik - Duygusal)
Uff...
(Odun yanma sesi)
(Ayak sesi)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
Alo.
-Anne ne yapıyorsun? -(Yeter ses) Ne yapacağım!
Başımıza açtığın belanın derdini çekiyorum.
-Uff anne ya. -(Yeter ses) Ne ufu!
İşitmediğim laf kalmadı. Handan bir taraftan, İdil cadısı bir taraftan.
(Yeter ses) Yok Gülsüm'ü evlendireceğiz...
...yok Gülsüm'ü şöyle yapacağız, böyle yapacağız.
Hakaretin bini bir para.
-Dayın da öğrendi. -Ne?
-Ne dedi peki? -Ne diyecek? Kızdı tabii.
(Yeter ses) Hadi sen de oyalanma artık orada, çık gel.
Ya da gelsin biri alsın seni.
Anne...
...ben sana bir şey söyleyeceğim.
Deme artık bana bir şey Gülsüm! Çık, gel gözümün önünde ol!
-Anne, ben evleniyorum. -Ne?
Ya evleniyorum işte. Kökünden halledeceğiz bütün sorunu.
Ne diyorsun kız sen? Ne evlenmesi? Ne saçmalıyorsun?
Kiminle evleniyorsun?
(İç çekme sesi) Abidin abiyle.
Gülsüm...
Gülsüm, sen beni ölmeden mezara mı koyacaksın, Gülsüm?
(Yeter ses) Kızım ne saçmalıyorsun sen? Ne Abidin'i, ne evlenmesi?
Nerede o ev, ha? Delirtme beni, nerede o ev Gülsüm?
(Ayhan) Balistik sonuçları gelmiş.
(Ayhan) İfadeyle bayağı tutarlılık gösteriyor ki bu çok iyi.
-Güzel. Fazla uzun sürmeyecek demektir. -Öyle görünüyor.
(Ortam sesi)
Beni hatırlamadınız değil mi?
Hayır. Yani, adliyeden falansa...
Yok, fakülteden. Siz dörtken, ben birdim.
Ha, öyle mi?
Kusura bakmayın, çok kalabalıktı.
Öyleydi. Siz üst sınıftınız zaten. Ama notlarınız efsaneydi.
-Fotokopici Remzi abi vardı. -Vardı, tatlı adamdı.
Yiğit Aslan'ın Roma notları var mı? Anayasaya giriş var mı?
Ticaret notları var mı? Sizi hoca zannediyordu.
Ama siz de inci gibi yazılmış düzenli notlarınızla...
...hepimize bayağı yardımcı olmuştunuz.
-Yok canım, o kadar da değil. -Öyleydi, öyleydi.
Ama...
...çok kantine uğraşmazdınız. Bir iki kez gördüm sizi.
Kütüphanedeydik.
Neyse, durum bu. Davayla ilgili çok sıkıntı yaşamayacağız anlaşılan.
Sağ ol.
Yine haberleşiriz.
Tamam, gideceğiniz yere kadar götüreyim isterseniz.
Yok, arabam var. Teşekkür ederim.
-Tamam. Görüşmek üzere. -Hoşça kal.
(Müzik)
(Sokak ortam sesi)
(Sessizlik)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı vurma sesi)
Ayhan? Gel, gel. Gel içeri.
(Aslı) Hayırdır, ne işin var burada? Hangi rüzgâr attı seni?
Hoş tahmin edebiliyorum ben ama neyse.
(Aslı) Lütfen otur.
Yok, bir müvekkilim vardı burada. Gelmişken sana da uğrayayım dedim.
Anladım.
Nasılsın?
Fena değil, eh.
(Ayhan) Ferhat'la konuştunuz mu?
Boşanma meselesini.
Hayır, konuşmadık.
Enteresan.
Niye?
Dün gece bana mesaj attı. "Aslı'ya boşanma meselesini söyledin mi?" diye.
Söylemedim dedim.
İyi demişsin.
Ne ikram edeyim sana?
Gerek yok, gerek yok. Zaten adliyeye gideceğim. İşlerim var.
Sadece bu durum çok hoşuma gitmiyor.
Bazen hoşumuza gitmeyen şeyler yaşamak mecburiyetinde kalıyoruz Ayhan.
Yapacak bir şey yok.
Ama ben Ferhat'ın senden boşanmak istediğini...
...yani gerçekten istediğinin bu olduğunu düşünmüyorum.
(Ayhan) Arıyor gece, dava aç diyor. Sonra sana ben bu işe kalkıştım demiyor.
Ne bekliyor yani, eline tebligat ulaşmasını mı?
Onun ne beklediğini bilmiyorum açıkçası.
Bildiğim tek bir şey var benim.
O da ondan daha cesur olduğum.
Hep öyledir zaten.
Erkekler sevdikleri kadından kaçarlar.
(Müzik - Duygusal)
Ölüsünden de dirisinden de kaçarlar.
-(Ayhan dış ses) Günaydın babacığım. -(Azad dış ses) Günaydın.
-Annene mi gidiyorsun? -Her yıl olduğu gibi.
(Müzik - Duygusal)
Ver ellerine bir silah...
...ortalığı yakıp, yıksınlar sevdikleri kadın için dünyaya kafa tutsunlar...
...ama gel söyle. Sevdiğini söyle, elimden tut dersin...
...kaçacak delik ararlar.
(Aslı) Öyle.
Ben yorgunum artık.
Yoruldum yani.
İşte bu yüzden daha güçlü olman lazım Aslı.
Bakacağız.
(Müzik - Duygusal)
(Azad dış ses) Bırak seni iyileştirsin.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Azad dış ses) Sen ondan değil...
...kendinden kaçıyorsun.
(Azad dış ses) Sen onunla değil, kendinle savaşıyorsun be oğlum.
(Müzik - Duygusal)
(Araba sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı vurma sesi)
Burcucuğum, az önce gönderdiğim hastanın...
...kan tahlili sonuçlarını hızlandıralım, olur mu?
Tamam, sağ ol.
(Kapı vurma sesi)
Gel!
-Aslı'm. -Abi?
(Kapı kapanma sesi) Hoş geldin.
Hoş bulduk. Abisinin bir tanesi.
Sen iyi misin?
İyiyim. İyiyim abi.
İşte her zamanki yoğunluk, bizim evin halleri. Aynı işte.
Bana bak bir polise yalan söylemeye kalkışmak yürek ister ha.
Ben de bir polisin yürekli kız kardeşi olamaz mıyım?
Yok bir şey, merak etme. Geç otur, hadi.
Yok, yok. Benim de böyle bir içim darlandı.
Kapıdan, bacadan da olsa bir göreyim seni istedim.
Geçen günkü sohbetimiz çok da...
Kırılmadım.
Ben sana hiç kırılabilir miyim?
Ohh... Canım.
(Kapı vurma sesi)
Gel.
-(Aslı) Gel. -Hocam, bir bakabilir misiniz?
-Acil mi? -Evet hocam, ağır yaralı.
Anladım.
Hadi hadi sen bak işine, ben de seninle gurur duyayım olur mu?
Tamam. Sağ ol.
Ahh.
Ah Gülsüm ah!
Kız sen beni öldürmeye yemin mi ettin, kız?
Ha? Ne Abidin'i, ne evlenmesi? Delirdiniz mi siz?
Anne başka çarem yok. Ne yapayım oğlumla ortalıkta mı kalayım?
Ya bak sen de dedin. O Handan cadısı, sana koca aramaya başladı bile dedin.
O Handan cadısı var ya o Handan cadısı...
...asıl bunu duyduğunda kıyameti kopartacak.
Oğluma yamanmaya çalışıyor diyecek.
Ne derse desin.
Bana bak kız...
...sen mi soktun Abidin'in kafasına bunu ha?
Abidin saftır, merhametlidir.
Sen mi girdin onun aklına?
Anne vallahi billahi kendi söyledi.
Uff... Uf Allah'ım ya Rabbim. Delireceğim!
Delireceğim! Nasıl olur?
Sen... Sen, Abidin'le nasıl evlenirsin Gülsüm!
Anne... Anne, gerçek bir evlilik olmayacak. Bak Abidin abi dedi ki...
..."ben, seni bacım olarak görüyorum" dedi. Yani sadece kâğıt üstünde olacak.
Ya Necdet babasız büyümesin diye.
-Ha sadece kâğıt üstünde. -Evet.
-Herkes de bunu yiyecek. -Ya ne yapayım?
-Ne düşünürlerse-- -Abin ne diyecek, abin?
Ha? Handan'a falan bırakmaz...
...Abidin'i de seni de gebertir Gülsüm!
Bana bak, al şunu.
Ara Abidin'i "ben vazgeçtim, yapamayacağım" de. Çabuk!
Artık çok geç.
Nüfus cüzdanımı verdim. Yıldırım nikâhı için gün alacak.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
Hayırdır oğlum bu sote yerlerde gizli gizli buluşmalar, ne oldu?
Ferhat, benim sana söyleyeceklerim var.
Söyle.
Ne oldu, o Cüneyt yine bir halt mı karıştırdı?
Yok.
Sorun Cüneyt değil.
Mesele Gülsüm.
Ne olmuş Gülsüm'e? Yok, elimde kalacak bu kız benim.
Söyle bakayım.
Ferhat, ben Gülsüm'le evlenmek istiyorum.
(Müzik - Gerilim)
Anlamadım.
Doğru duydun teyzemin oğlu.
-Ben Gülsüm'le evlenmek istiyorum. -Ne dedin, ne?
Senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu ulan?
Ha?
Duyuyor mu?
Niyetin ne ulan, ha?
Niyetin ne oğlum senin? (Tokat sesi)
Niyetin ne ulan senin!
-Ne diyorsun ulan sen, ha? -Ya abi bir dur, teyzemin oğlu--
Niye dinleyeyim ulan seni?
Ya teyzemin oğlu bak amacım kötü değil.
-Niyetim yardım etmek. -Sayıyla mı verdiler ulan sizi bana?
Sayıyla mı verdiler oğlum. Ne Gülsüm'ü ulan!
-Ha? Ne evlenmesi ulan? -Ya Allah aşkına bir dinle Ferhat!
Bir dinle!
Ya amacım ona sahip çıkmak. Vallahi kötü bir niyetim yok.
Oğlum siz bana kafayı mı delirteceksiniz ulan? Ha?
Kız elimden zor kurtuldu, şimdi ikinizin kafasına mı sıkayım oğlum?
Ha? Kafanıza mı sıkayım oğlum ben sizin?
Al sık. Al sık Ferhat, sık! Sık!
Sıkamıyorsan ben sıkayım Ferhat. Ha!
(Abidin) Ya gidecekler başka bir herifle nikâhlayacaklar kızı.
(Abidin) Tanımadığı bir herifle. Daha mı iyi?
Ya teyzemin oğlu...
...Gülsüm benim bacım. Öyle olmaya da devam edecek.
Ben ona sadece yardım etmek istiyorum, yardım etmek istiyorum Ferhat.
Yardım etmek istiyorum ya.
Kolay mı sanıyorsun?
Kolay mı sanıyorsun senin karşına çıkıp bunları söylemek, ha?
(Abidin) Kolay değil.
Kolay değil Ferhat.
Evdekiler...
Evdekiler bizi topa tutacak, bilmiyor muyum mu sanıyorsun ha?
Biliyorum.
Ama yapamıyorum işte. Gülsüm o haldeyken sırtımı dönemiyorum.
Yapmış bir hata tutsun, cezasını çeksin diyemiyorum.
Çeksin oğlum, çeksin. Çeksin ulan ne çekecekse.
Neden yapamıyorsun ha? Neden? Neden!
Diyemiyorum işte!
(Müzik - Gerilim)
Safiye'ye otogara bıraktığımda ne dedim biliyor musun?
Ben buyum dedim, başkası olamıyorum dedim. Olamam!
Sevdiklerime karşı körüm, sağırım, aptalım dedim.
Sevdiklerime başına bir şey gelmesin. Varsa dünya benim başıma yıkılsın dedim.
Onlar üzülmesin, varsın ben üzüleyim dedim.
Ya...
...anlamıyorsun değil mi?
Bu niye bunu yapıyor...
...aptallık bu diyorsun değil mi?
Anlamıyorsun değil mi? Anlamayacaksın!
Bu adamın yaptığı aptallık diyorsun, aptallık.
(Araba sesi)
Anlamıyorsun.
(İç çekme sesi)
Ortalık durulmuyor bu evde. Her gün bir şey.
Gülsüm döner mi acaba?
Ferhat abi kıyamaz, affeder.
Görmediniz mi zaten gönderdi. Aslı Hanım yengeyle, Abidin'i.
İnşallah.
-Sen hastaneye gidecek misin bugün? -Yok.
-Nasıl yani? -Bilmiyorum. Bir şey demedi Ferhat abi.
Ferhat Bey'le gelin hanımın arası bozuk, ben diyeyim.
Bu sabah birbirlerinin suratlarına bile bakmadılar.
Onlar ayrılırlar yakında.
Allah korusun.
Ayrıca araları bence gayet de iyi.
Aslı Hanım olmasaydı Gülsüm, Ferhat Bey'in elinde kalırdı.
Aslı Hanım değiştirdi bence Ferhat Bey'i.
Değişmiştir herhalde.
Hayırlısı.
Sen niye sordun demin hastaneye gidecek misin diye?
Bir yere gideceksen götüreyim ben.
Yok.
Gitseydin olurdu, boş ver.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Sokak ortam sesi)
Gülsüm...
Niye ağlıyor, niye ağlıyorsun?
Gülsüm Hanım'ın ettikleri yetmemiş şimdi Abidin'le evlenecekmiş.
Ne?
-(Yeter) Yaa! -Ne yapayım Aslı?
Başka çarem mi var?
Ya Abidin kendisi söyledi. Aradı "evlenelim" dedi.
Necdet için. Gerçek bir evlilik değil ki, bunun nesi kötü?
(Kapı vurma sesi) (Ferhat) Açın kapıyı.
-Abi. -Tamam dur.
(Ferhat) Kapıyı açın bakayım siz!
Tamam sakin olun, ben halledeceğim. Tamam.
(Kapı vurma sesi)
-(Ferhat) Çekil bakayım önümden. Çekil. -(Aslı) Dur bir!
-Dur. -(Ferhat) Çekil bakayım önümden.
-(Aslı) Ya bir saniye. -Siz neyin peşindesiniz ha?
Ha, neyin peşindesiniz siz?
Ne evlenmesi, ne Abidin'i söyleyin bakayım bana!
Ne evlenmesi, ne Abidin'i diyorum size!
-Bak oğlum-- -Bana oğlum moğlum deme!
Bana bir daha sakın oğlum moğlum deme! Ben senin oğlun falan değilim.
-Ya bir sakin olur musun? -Sen karışma.
-Ne demek-- -Sen karışma!
Sen karışma! Beni, kardeş katili mi yapacaksın ulan sen?
Ha, konuşsanıza!
-(Ferhat) Konuşsana Gülsüm. -Ferhat, bir sakin olur musun diyorum!
-(Ferhat) Sen karışma. -(Aslı) Ne demek karışma!
Karışırım. Ben senin karınım, Gülsüm de benim kardeşim. Oldu mu?
(Aslı) Tek anladığın zorbalık değil mi bu hayatta?
Hiç düşünmüyorsun insanlar ne hissediyor!
(Ağlama sesi) Tamam kızım, otur.
Benim Abidin'i aramam lazım.
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
Alo. Alo iyi misin?
Sana bir şey yapmadı değil mi?
Yok Gülsüm. İyiyim, iyiyim.
-Konuştuk Ferhat'la. -Ya çok sinirli.
-Mahvedecek bizi, öldürecek. -Ferhat bu, kızdı tabii biraz.
(Abidin ses) Ama her şey düzelecek, merak etme.
Bana güven.
Tamam mı?
(Ağlama sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Ferhat) Gel buraya sen, gel.
(Ferhat) Nereden çıktı bu olay, ha?
Nereden çıktı bu olay, senim haberin var mıydı?
Vallahi haberim yoktu oğlum. Bana da telefon açtı, "ben evleniyorum" dedi.
-Bir kızına sahip çıkamadın değil mi? -Bıktım artık Ferhat.
Bıktım! Yıllardır suçlanmaktan, ayıplanmaktan bıktım!
Ben sana ne yaptım ha! Ne yaptım!
Bir kere de destek ol, bir kere de anlayış göster.
Sen nasıl böyle bir insan oldun ya? Sen nasıl böyle oldun?
Ben nasıl bir insan oldum ha? Sen mi soruyorsun bunu bana?
Bak benim hâlâ buramda. Hâlâ buramda.
Ben genç olmadan, adam oldum ha! Ben 12 yaşında adam oldum!
Duydun mu beni sen?
Duydun! Şimdi çıkıp karşıma sakın ben sana ne yaptım deme.
Bana bunu diyemezsin çünkü.
Kızını da kendine benzetmişsin. Aferin.
-Yalanı dolanı çok. -Böyle konuşma oğlum.
Daha dur, daha çok şey konuşacağım ben. Daha dayımın vurulma işi var.
Şu iş bir bitsin...
...onun da açıklarını çıkartacağım, merak etme sen.
Çok açık hesap var, çok.
Sen Ferhat Aslan'sın.
Sen o açık hesapların hepsini kapatırsın.
Ama şunu unutma. Bir gün gelir...
...biri de senden hesap sorar.
Benim için sıkıntı yok.
(Müzik)
Ne yapacağım ben Aslı?
Allah'ım keşke ölsem ya. Onu bile beceremedim.
Ya bu nasıl söz?
Saçmalama. Bir, o senin abin.
Tamam kızabilir, bağırabilir, sövebilir.
Ama abin, sana kötü bir şey yapmaz. Sevdiğine zarar vermez.
Yapma. İki, lütfen artık başını dik tut.
Yok yapamıyorum. Ben yapamayacağım.
Ne demek yapamayacağım? Bal gibi de yaparsın.
İnadına insanların gözünün içine bakacaksın. Ne demek?
Ya Abidin, bak senin elini tutmuş. Elini uzatmış, buna cesaret etmiş.
İki el böyle birbirine kenetlenirse kimse sizin karşınızda duramaz Gülsüm.
Ne Ferhat, ne Handan Hanım!
Lütfen, hadi kendine gel. Sakin ol biraz.
Ben tamam, ben Ferhat'la da konuşacağım, annenle de konuşacağım. Tamam?
Hadi sakin ol.
Güzelim benim.
Hadi sakin ol.
İkinize de bunun hesabını soracağım ha.
Yeter artık, kavga etmeyin. Lütfen!
Yeter Hanım, bence bir Gülsüm'ü dinlemeniz lazım.
(Ferhat) Aslı...
Yeter Hanım lütfen.
Ne yapıyorsun sen ya anlamadan, dinlemeden?
Ya neyini dinleyeceğim!
Ben bunların neyini dinleyeceğim ha?
Ben bunların neyini dinleyeceğim!
-Sen Abidin'i tanımıyor musun-- -Tanımıyorum tamam mı? Tanımıyorum!
Bu kadar paranoyak olmak zorunda mısın Ferhat?
Bence edenlere sormak lazım, değil mi?
-Edenlere sormak lazım. -Böyle devam et oldu mu?
Kır, dök herkesi.
(Ferhat) Bunlar şimdi içeride neyin planını yapıyorlar?
Hayır, bunlar neyi konuşuyorlar yani? Neyin planını yapıyorsunuz siz?
Ya bir kere anlamaya çalışsan...
...ölür müsün Ferhat!
Ölürüm, duydun mu? Ölürüm!
Yok ya. Sen gerçekten adamı öldürürsün.
Doğru, öldürürüm de.
Yürü, yürü.
Hep sen mi sürükleyeceksin beni oradan oraya!
Ha? Sen mi sürükleyeceksin beni!
Eğer bana söylemediğin, ötelediğin bir şey varsa...
...gidiyoruz, bana söyleyeceksin. Anladın mı?
Yürü.
Yürü!
(Müzik)
(Aslı) Konuşacağız seninle.
(Araba sesi)
(Handan dış ses) Kepazelik bu canım!
(Handan dış ses) En iyisi sesini kesebileceğimiz birini bulalım...
...evlendirelim Gülsüm'le gitsin.
(Handan dış ses) Eline üç beş kuruş para da veririz.
(Handan dış ses) Çocuğa soyadını verir, sonra da boşanırlar.
(İdil dış ses) Bence de bu saatten sonra en doğrusu bu.
(Müzik)
Gülsüm, kalk toparlan gidiyoruz. Hadi.
-Buradan geri dönüşümüz yok artık. -Anne...
...ben böyle olsun istemezdim.
Dertlenmek için de, özür dilemek için de çok geç.
(Kapı zili sesi)
(Abidin) Gülsüm!
(Burun çekme sesi)
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
-İyisin değil mi? -İyiyim Gülsüm, iyiyim.
Bir şey yok.
(Ayak sesi)
-Ben bir buz muz bir şey getireyim. -Yok, gerek yok Gülsüm.
Senin fikrin miydi?
(Saat sesi)
Evet teyze.
Neden?
Ferhat'a da anlattım.
Anladı mı bilmiyorum.
Ama başka çarem yoktu.
Ne olur bana öyle bakma teyze.
Sanki bir suçum varmış da özür dilemem gerekiyormuş gibi bakma.
Senin suçun değil.
(Müzik - Duygusal)
Gülsüm'ün de değil teyze.
Aslında ortada bir suç da yok.
Bir yanlış var.
Bu yanlışa inanan bir kız var.
Koca bir yalanı sırtlanmak zorunda kalan...
...bebeğinden başka sığınacak hiçbir şeyi olmayan bir kızcağız var.
Gerek yok Gülsüm.
Hata da...
...günah da ayıp da...
...insana ait be teyze.
Belki senin başına böyle bir şey gelmemiş olabilir.
Onun için bu durumu kabullenmekte...
...anlamakta zorluk çekiyor olabilirsin ama...
...şimdi...
...ver o mübarek elini öpeyim desem...
...uzatır mısın be teyze?
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)
Hadi kalkın gidiyoruz.
Ne olacaksa olsun.
Bebeği de hazırlayın.
(Müzik)
(Ayak sesi)
(Aslı iç ses) Belki de seninle çıktığımız son yolculuk bu.
(Aslı iç ses) Daha önce çok yola çıktık seninle; bilinmeze, karanlığa doğru.
(Müzik - Duygusal)
(Aslı dış ses) Ama şimdiki kadar korkmuyordum.
(Aslı dış ses) Nereye gittiğimizi bile bilmediğim yollarda...
...korkmuyordum.
(Aslı dış ses) Şimdi çok korkuyorum.
(Müzik)
(Abidin) Zeynep...
...Necdet'i odasına götür.
(Müzik)
Elimi bırakma ne olur.
(Müzik - Gerilim)
Güçlü ol Gülsüm.
(Abidin) Güçlü ol.
(Müzik - Gerilim)
Giden de hep geri geliyor maşallah.
Herkese iyi akşamlar.
Bizim size söyleyeceklerimiz var.
Neymiş o?
Biz...
...Gülsüm'le...
...evleniyoruz.
-Ne? -Ne?
Şaka mı bu ya?
Ne diyorsun Abidin sen?
(Müzik - Gerilim)
(Martı sesi) (Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesleri)
(Martı sesi) (Dalga sesleri)
(Ayak sesi)
Üşüdün mü?
Yok, zahmet etme. İyiyim ben. Üşümüyorum artık.
İyi! Ben senin için söylemiştim.
Sağ ol, çok iyisin.
(Ferhat) Sen şimdi söyle bakayım bana.
Bu Gülsüm'ün hikâyesini biliyor muydun?
Ne de olsa benden çok dertleşiyorsun ya Gülsüm'le?
(Gülme sesi)
Yok, hayırdır yani, sen ne gülüyorsun ki şimdi? Ha?
Söyle!
Söyle, komik bir şey varsa biz de gülelim.
Ağlanacak halime gülüyorum, oldu mu?
Söylesem de gülmezsin ki zaten.
Komik bir şey söylesem de gülmezsin.
Gülmeyi bilmiyorsun çünkü.
Doğrudur.
Doğrudur. Benim için sıkıntı yok.
Sen şimdi lafı uzatma da soruma cevap ver.
Bu mu?
Abidin'le Gülsüm'ün hikâyesini biliyor muyum...
...bilmiyor muyum?
Aynı nakarat. Ferhat Aslan sorsun, Aslı cevap versin.
-Biliyor muydun, bilmiyor muydun? -Bilmiyordum.
-Oldu mu? -Olmadı.
Yeni öğrendim.
Ama ne dedim biliyor musun içimden, öğrendiğim zaman.
Helal olsun Abidin sana dedim.
O kızın elinden tutacak...
...herkesi karşına alacak cesaret var sende, sana helal olsun dedim.
Bu kızın oğluna babalık etmek sana mı düştü Abidin?
Bu kadar aptal mısın? Kör müsün?
(Vildan) Anne, tamam!
Sen karışma.
Namık, bir şey desene.
(Abidin) Anne, biz...
...kararımızı verdik.
Ay, resmen rezalet.
Ne demek kararımızı verdik?
Saçmalamayın!
Gülsüm bir bebek doğurmuş. Bir hata yapmış.
(Abidin) Ee? Ne yapacaktık?
El birliğiyle kapı dışarı mı edecektik?
Ne gerekiyorsa o yapılacak?
Ben de buna izin vermeyeceğim anne.
O bebeği ben bağrıma bastım.
Evladım bildim.
Meğer değilmiş.
Safiye annesi, ben de babası değilmişim.
Ne fark eder?
Kamil bebek ki Gülsüm ona Necdet diyor...
...Necdet benim hâlâ oğlum.
O babasız büyümeyecek.
Ben Gülsüm'e abilik yapacağım.
Evlenelim dedim, Gülsüm de olur dedi.
(Handan) Olur diyecek tabii.
Bulmuş senin gibi dünyanın en saf adamını...
...çocuğunu kakalayacak.
Hatta bu işi analı kızlı yapıyorlar.
Buna ben karar verdim anne.
Teyzeme de, Gülsüm'e de laf ettirmem.
Gülsüm'e abilik yapacağım ama kâğıt üstünde karım yazacak.
Ay hayret bir şey ya. Namık, bir şey demeyecek misin?
Olmaz demeyecek misin?
Tabii ki böyle bir şeye izin vermeyeceğim.
Kimseden...
...izin almıyorum dayı.
Hadsizlik etme Abidin.
Kızına mukayyet olamadın değil mi?
Yapacağını yaptı, şimdi de bu!
(Handan) Bir şey söylesene Namık.
Bunları tepemize sen çıkardın.
Senin haberin var mıydı Yeter?
Tabii ki vardı. Şu haline bak.
Birlikte planladılar. Herkesi aptal yerine koyuyorlar.
Sana mı düştü tasası?
(Handan) Böyle bir şey olmayacak.
Bu işe asla izin vermem.
Yeter!
Yeter.
Ben Abidin Adaklı...
...Gülsüm Aslan’ı eşim olarak aldım, kabul ettim!
Başıma taç, yoluma yoldaş yaptım!
Evladı evladımdır!
Ona abilik, evladına babalık yapmaya devam edeceğim!
Neşesi neşem, kederi de kederimdir.
Her kim buna engel olmaya kalkıyorsa...
...buyursun, bizi gönül rahatlığıyla silsin.
Gülsüm, elini ver.
(Müzik)
(Abidin) Dayı.
Ya şimdi beni çek vur, Ferhat kıyamadı.
Ya şimdi beni çek vur...
...ya da sen dâhil herkes yolumuzdan çekilsin.
(Nefes sesi)
(Müzik)
Hadi dayı.
Dayı hadi.
(Abidin nefes sesi)
Ben Abidin'im.
Sevdiklerime sırtımı dönemem.
(Müzik)
(Müzik)
(Vildan) Anne!
(Vildan) Anne!
(Üst üste konuşmalar)
(Müzik)
(Alarm kapanma sesi)
(Kapı açılma sesleri)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı kapanma sesi) (Nefes sesi)
Acıyor mu?
Acıyordu...
...şimdi geçti.
Dedim ben sana.
Benim yüzümden neler oldu, baksana şu haline.
Ya bugün...
...Aslı kurtardı abimin elinden beni.
Gülsüm.
Abin seni çok seviyor.
Sana kıyamaz. Kıyanı da yakar biliyorsun.
Hepsi benim yüzümden oldu.
Her şey benim yüzümden oldu.
(Abidin) Geçecek Gülsüm.
Bu yaralar da, bugünler de hepsi geçecek Gülsüm.
Ama şimdi bir şey yapmamız lazım.
Daha doğrusu benim yapmam lazım.
Ne?
Yiğitlere gidiyoruz.
(Gülsüm) Neden? (Araba çalışma sesi)
Gülsüm'ü de ben doğurttum. Zaten söyledim bunu sana.
-İş işten geçtikten sonra değil mi? -Evet, iş işten geçmişti.
O kız, kalorifer dairesinde doğurmaya çalışırken, ıstırap çekerken...
...birinin onu doğurtması gerekiyordu. Sen neredeydin?
İnsanlar senin gözünün içine bir cümle için bakarken sen neredeydin?
Ben onlar için kendimi ateşe attım.
Ben onlar için kendimi ateşe attım, ateşe!
Ama sen bunu anlayamazsın.
Anlatsaydın anlardım biliyor musun?
Ben seni anlardım.
(Aslı) Dinlerdim seni.
Acını da paylaşırdım.
Ama sen hep kaçmayı tercih ettin.
Seni seven insanların hayatında o kadar yoksun ki.
O kadar uzak, o kadar mesafelisin ki! Tek bildiğin...
...bitmek tükenmek bilmeyen öfkeni...
...boğazımıza dizip, hesap sormak.
Ne bekliyorsun ki?
Bugün abim geldi hastaneye biliyor musun?
Geçen gün konuştuklarımızdan içine dert olmuş, daralmış...
...kardeşim iyi misin, seni kırdım mı dedi.
Ayaküstü uğramış. Çünkü abilik böyle bir şey.
Bugün Abidin de Gülsüm'ün elinden tutuyor.
Dünyayı karşısına alıyor, neden?
Çünkü sevgi böyle bir şey.
Ama sen bunu bilmiyorsun.
Aynen.
Ben senin o abin gibi bilmiyorum abilik yapmayı.
Doğru söyledin.
Doğru.
Bilmemen ayıp değil ki.
Sen öğrenmeyi seçmiyorsun.
Sorun da bu.
Yaralı bir hayvan gibi, sana yardım etmeye uzanan bütün elleri...
...ısırmaya çalışıyorsun sen.
Abidin'le Gülsüm evlenmeyecek, anladın mı?
Abidin'le Gül... A -Abidin'le Gülsüm evlenmeyecek!
Nokta! Ne oldu?
Zeki Ferhat Aslan, istemediğin bir şey oldu, şimdi ahkam mı kesiyorsun...
...evlenmeyecekler diye apar topar. Sen ne yaptın bana?
(Aslı) Ha? Sen bana ne yaptın?
Söyle bana.
Söyle sen benden ne istiyorsun? Söyle bakayım.
Senden artık hiçbir şey istemiyorum.
Senden artık hiçbir şey istemiyorum.
Anladın mı?
Ne istiyorsun benden?
Ne? Ne söyleyeceksen söyle!
(Müzik - Gerilim)
(Nefes sesi)
Ne yaptılar acaba?
Kim?
Yapma Yiğit. Kim olacak, işte annenler.
Bakmışlardır başlarının çaresine.
Aramadın bile değil mi?
Yiğit.
Sen savcısın.
Önüne her gün bin tane olay geliyor.
Parçalanmış aileler...
...anasız babasız kalmış çocuklar...
...için sızlamıyor mu senin hiç?
Sızlıyor.
(Suna) Mesleğinin ilk yıllarında...
...bir şey olmuştu ve bana anlatmıştın hatırlıyor musun?
Evet.
Evden kaçan kızın hikâyesi.
(Suna) On yedi yaşında mıydı?
Kucağında bebeğiyle.
Öyle kalmış ortada.
Gözünün önünde kardeşini vurmuşlar, namus davası diye.
Devletin savcısısın koru beni diye, gelip sana sığınmıştı, hatırlıyor musun?
(Nefes sesi) Evet.
(Suna) Korudun onu, değil mi?
Neydi o kızın adı, oğlunun adı?
Nergiz.
Oğlunun adı da Ömer.
Bak.
Nergiz sana bunu göndermiş.
-Nergiz mi? -(Suna) Hı hı.
(Kâğıt hışırtı sesi)
(Müzik - Hüzünlü)
(Ağlama sesi)
(Nefes sesi)
Ömer okula başlamış.
Karnesi de çok iyiymiş.
Nergiz, oğluyla ikisini kurtardın diye...
...seni abisi, babası bilmiş.
Yiğit.
Gülsüm'le...
...Necdet için düşünürken bunu da hatırla, olur mu?
(Müzik - Hüzünlü)
(Nefes sesi)
(Nefes sesi)
(Ateş çıtırtı sesi) (Köpek havlama sesi)
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
Alo?
Yeter, merhaba.
Kimsiniz?
Nasılsın?
Geçen de aradınız. Kimsiniz diyorum.
Yakında öğreneceksin.
(Azad ses) Ama bu senin korkmanı gerektirecek bir şey değil.
Yani senin...
...nasıl olduğunu merak ettim o kadar.
Siz...
...otelde-- -(Azad ses) İyi geceler.
(Müzik)
Uff!
Ah Handan Hanım, ah!
Şu kadının lafına uyup, bana cephe aldınız ya...
...aşk olsun size.
(İdil) Gördünüz bakın neler oldu.
(İdil) Oysa biz sizinle aynı dili konuşuyorduk.
Bu kadının neler yaptığını, neler yapabileceğini gördünüz.
Yok Safiye'yi ayarlamalar...
...yok Abidin'in iyi niyetinden yararlanmalar.
Pes vallahi.
Şeytanın aklına gelmez.
(İdil nefes sesi)
(Bardak sesi)
(İdil) Siz için suyunuzu.
(Müzik - Gerilim)
Ben sana söyleyeyim mi?
Senin ne söyleyeceğini ben sana söyleyeyim mi?
Ben karanlığım...
...ben bataklığım...
...ben çirkinim!
Sen dedin.
Ben dedim, evet. Ama sen...
...bunu kabul etmeyi seçtin.
Seçmedin mi? Neden?
Çünkü böylesi daha kolay değil mi?
En basiti bu!
On iki yaşında bir insanın canını almış olabilirsin...
...hayat seni ummadığın bir yere sürüklemiş olabilir.
Hepsi benim kabulümdü.
Ama sen oradan çıkmak istedin mi hiç?
Denedin mi o karanlıktan çıkmayı?
Uğraştın mı bunun için?
İtiraf etsene kendine.
Ben sana söyleyeyim, hayır.
Hayır!
Yapmadın!
Karanlık senin sıkıştığın bir yer değil.
Sen bile isteye seçiyorsun oraya saklanmayı, sığınmayı.
Neden? Çünkü kendini orada daha kuvvetli hissediyorsun.
Hatta bu hayatta kendini tek kuvvetli hissettiğin yer orası!
Yalan mı?
Ve ben bunların hepsini...
...senin gözünün içine baka baka gördüm!
Seni aldım...
...doğup büyüdüğüm eve götürdüm ben. Niye? Belki bir şey anlarsın diye.
Ne yaptım ben biliyor musun?
Liseden sonra bütün arkadaşlarım gitti evlendi.
Birçoğu gitti, iki sene sonra anasının hırkasını giydi, bir köşeye oturdu...
...öyle yaşadı. Ben?
Üniversitedeki abilerimin, ablalarımın...
...kitaplarını aldım, kullanılmış kitaplarını.
Hepsini sildim, sildim, sildim, tekrar yazdım.
Senin bu hayatta silip yeniden yazmaya cesaretin var mı Ferhat?
Eline silgi alıp yeniden silmeye...
...kalemi alıp yeniden yazmaya?
Ben sana söyleyeyim. Yok!
Senin benim gözümün içine bakıp...
...iki kelimeyi bir araya getirmeye cesaretin yoktu!
Hadi söyledin...
...onun arkasında durmaya cesaretin yok!
Yok!
Yok!
Anladın mı? Yok!
Bırak! Bırak, bıraktın zaten, bırak.
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal) (Ağlama sesi)
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Bırak.
Bırak. Bırak.
(Müzik - Duygusal)
(Nefes sesi)
(Nefes sesi)
Hadi...
...bırak.
(Müzik - Duygusal)
(Aslı ağlama sesi)
(Aslı ağlama sesi)
(Kapı açılma sesi)
Gir demedim sana.
Ben de sormadım zaten.
Seni hiç çekemeyeceğim İdil. Git başımdan.
Bravo Yeter.
Senden korkulur.
Git başımdan İdil!
Hamile kal...
...git berber Necdet’le evlen.
Kızın hamile kalsın, evde doğurt.
Sonra bir de bebeğe ana baba bul.
Numaran ortaya çıksın...
...şimdi de Abidin’le evlendir.
Pes. Bravo. Senden gerçekten korkulur.
Her şeyi bir tarafa bıraktım, sen resmen katilsin ya.
Sen Namık’ı öldürmeye çalıştın. Ben bundan adım gibi eminim.
Ama o da yanına kaldı.
Ben senin gibi sahtekârını, senin gibi şanslısını görmedim.
Ama bunun bir sonu olacak, biliyorsun değil mi Yeter?
Kork o zaman benden!
Yapacaklarımdan kork!
Gazabımdan kork! Anladın mı?
Şimdi çık, defol git buradan!
Ayağımın altında dolaşma...
...kızımdan da benden de uzak dur! Anladın mı?
(Kapı kapama sesi)
(Nefes sesi)
(Nefes sesi)
Ahh!
(Nefes sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Namık) Her şey çok güzel olacak.
İnan bana.
(Müzik - Gerilim)
Yeter ne yapıyorsun?
Yeter dur, ne yapıyorsun?
Yeter!
(Müzik - Gerilim) (Düşme sesi)
(Ayak sesi)
(Araba sinyal sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Abla!
Ayhan abla sen misin?
Sen nereden biliyorsun benim ismimi bakalım?
Bu seninmiş.
Ne bu?
Kim verdi sana bunu?
(Ayhan) Nereye gidiyorsun?
Kim verdi sana bunu?
(Müzik - Gerilim)
(Ayhan dış ses) Annenin ölümünün arkasındaki gerçek hikayeyi...
...bilmek ister misin?
(Ayhan dış ses) Tekrar başın sağ olsun.
(Müzik - Gerilim)
(Sessizlik)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Yiğit) Anladım.
(Abidin) Sağ ol Suna yenge.
-(Suna) Afiyet olsun. -(Gülsüm) Eline sağlık.
(Yiğit) Sağ ol.
Yani şu saatten sonra...
...çok fazla yapacak bir şey yok.
Umarım her şey yoluna girer.
Aslında yapılacak bir şey var.
(Abidin) Yani... (Nefes sesi)
Ben Ferhat’la konuştum.
Konuşabildiğim kadarıyla tabii.
Ne konuştun?
Yiğit...
...biz buraya şey için geldik...
Yani ben şey için geldim...
Allah'ın emri peygamberin kavliyle Gülsüm’ü senden istemeye.
(Müzik)
(Sessizlik)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Aslı dış ses) Çayın da derdi var ateşte yandığına göre.
(Aslı dış ses) Bekleye bekleye karardığına göre.
(Aslı dış ses) Çay soğudu.
(Aslı dış ses) Ben yoruldum.
(Aslı dış ses) Hoşça kal.
(Aslı dış ses) Geceyi kafana takma.
(Aslı dış ses) Anlık bir şeydi.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Ferhat iç ses) Çay söyle doktor. Tavşan kanı olsun.
(Ferhat iç ses) Geliyorum.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Gerilim)
Aslı!
(Müzik - Gerilim)
Aslı!
(Müzik - Gerilim)
Aslı!
(Müzik - Gerilim)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Emine Kolivar
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Gülay Yılmaz - Ece Naz Batmaz - Özgür Deniz Türk - Feride Tezcan
İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat
Son Kontroller: Dolunay Ünal - Fulya Akbaba - Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.