Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bakma bana öyle.
Benim bu defterin içine yazdığım her şey Senin beni
çıkardığın o mezenin içinde kaldım.
Ben sana bir teşekkür borçluyum. Sırf benim hayatımı
kurtarmak için kendi hayatını hiçe saydın. Ben Ben bu yüzden
döndüm çiftliğe.
Aklına başka bir şey getirmeni istemem. O elindeki defterin
hiçbir anlamı yok.
Zeynep.
Yapma. Gözlerine bakınca kalbim bedenimden çıkmak istercesine
çarpıyor. Ama vasiyet meselesini bilirken sana gerçek
duygularımı açamam. Yapamam.
Ben seni niye böyle davrandığını biliyorum. Vasiyet
konusunu öğrendiğimi biliyor muyum yoksa? Ben sana bi laf
ettim. Hem de hiç edilmeyecek bir laf. Sana
ve sana kimsin dedim. Ahali keşke o kadarla kalsaydı. Bir
laf der salardım Rüzgar'a, unuturdum. Ama vasiyet aklıma
geldikçe yapamıyorum.
Ama şimdi buradasın. Evimize. Yuvamıza dön. Şimdi sen benim
böyle karşımdasın ya.
Ben her şeyi telafi edeceğim.
Elbet o kırgından geçecek Elimden ne geliyorsa yapacağım.
Allah'ım ne yapacağım ben? Bana bir yol göster.
Sen Halil'le ol diye elimden geleni yaptım ben İnan.
Yapmışmış. Ne yaptın? Halil'in öfkesini Aslanlılara karşı
bıçak gibi bile değilsen Halil gidip nasıl bir aslan diye aşık
oldun? Çünkü ne yaptıysam olmadı. Halil'in aşkına engel
olamadım. Ve kenara çekildin. Evlenmelerine izin verdin.
Ağlasaydın bir de mutluluktan. Nikah şahitleri olsaydın. Olur
mu öyle şey? Bir anda biz evlendik diye çıkıp geldiler.
Hatta o gün ben Zeynep'e bir mektup bıraktım. Her şeyi
anlattım. Halil'in buraya intikam için geldiğini, tek
derdinin aslanlılar olduğunu söyledim. Ama nafile. Eski
çiftliğine gelin olarak gelme fırsatım tepmedi tabii.
Besbelli aşık haline.
Öğrendiklerinden sonra bırak Halil'in yanında kalmayı yüzüne
bile bakmazdı yoksa. Sadece Zeynep'le kalmadım ki ben.
Halil'i de işledim inan. Her gün ince ince. Bu kız seni
sevmiyor dedim. Bu kız senin paranın peşinde. Yoksa bütün bu
bildiklerine rağmen niye hala seninle olsun dedim. Madem
elinden geleni yaptın. Halil ne demek kasabalı kızı bu konaktan
defedip göndermedi? Hı? Halil başka türlü Davranamazdı.
Babasının vasiyeti var çünkü. Ne vasiyeti? İhsan eniştem.
Hapishanedeyken bir vasiyet yazmış. Ben sizi ve annenizi
bıraktım. Ama sen ileride bir yuva kurduğun zaman asla eşini
terk etmeyeceksin demiş. Ve maalesef bu vasiyet evlendikten
sonra Halil'e ulaştı. Halil için babasının ne kadar önemli
olduğunu biliyorsun değil mi? Halil'in bu evliliği
sürdürmesinin tek sebebi bu vasiyet. Planın madem Halil'de
işe yaramadı. O zaman sen de gidip Zeynep'i işleseydin.
Halil'i bırakması için onu doldursaydın yapmadın mı
zannediyosun? Halil herkesin önünde Zeynep'e sen kimsin diye
bağırdı. Zeynep o gün bu konağa terk etti. Ama Halil durur mu?
Ne yapıp ne edip Zeynep'i geri getirdi. Ben de Zeyne
Vasiyetten bahsettim. Halil seni sevmiyor. Sadece babasının
vasiyetini yerine getirmek için seninle birlikte dedim. Sen
elinden geleni yaptıysan ben ne gördüm Songül teyze? Ben ne
gördüm söyler misin bana? Ben hayal mi gördüm? Bu evcilik
oyunu çok daha önce güdebilirdi. Bu kadar
uzamasının tek sebebi Tülay Aslan'la.
O yılanın başına daha çok küçükken ezmem lazımdı benim.
Zamanında. Ömer'le aşkımın arasındaki tek engel de oydu.
Nasıl Ömer'le bizim kavuşmamıza mani olduysa Şimdi desin
Halil'le bir araya gelmenize engel olacak. Gözle bak.
Tülay'ın bu çiftlikte sefa sürmesi, bu evliliğin devam
etmesine bağlı. O yüzden kızıyla Halil ayrılmasın diye
elinden ne geliyorsa yapıyor. Eğer Tüla'yı buradan
gönderebilirsek Zeynep'ten kurtulmamız çok kolay.
Zeynep bitti bir de Tülay çıktı başımıza.
Bana her şeyi en başından anlat. Her şeyi bilmek
istiyorum. Bu kasabalı kızla ilkini her şeyi bilmek
istiyorum.
Içinde lavanta var. Bunun rahatlatıcı etkisi varmış. En
azından bugün güzel bir uyku çekersin.
Ne kadar da düşünceli davranıyorsun Ali? Sen böyle
yaptıkça aklım daha çok karışıyor.
Sağ ol.
Bana bırak arkalarını ben Aliciğim.
Sen zahmet etme benim için. Zaten elinden gelen her şeyi
yaptın. Zeynep.
Kırgın sıkanı biliyorum.
Ama şimdilik olanı biteni bir kenara bırakalım. Senin
dinlenmen gerekiyor.
Güzel bir uyku çekmen gerekiyor. Onun için de onun
yardımına ihtiyacımız var. Sen bilirsin.
Ne kadar kırgın olsam da fark etmiyor. Sana olan aşkını engel
tanımıyor.
Şu gönlüm seni sarıp sarmalamak için nasıl sabırsızlanıyor bir
bilsen. Özenli dokunuşların, dikkatin kalbim sana bir yıldız
gibi kayıyor.
Biliyorum. Kırgınsın beni. Ama geçecek. Seni nasıl sevdiğimi
yeniden hatırlayacaksın. Ama önce izin vermen gerek. Hissiz.
Bitkinsin. Güneşten mahrum bir çiçek gibi solup gidiyorsun
ellerimin arasında. Ama söz güneşin de, toprağın da,
suyunda ben olacağım gerekirse.
Gel Umut Beyciğim gel. Tuvalet şu tarafta.
Doktor ne dedi? Beyin tomografisi temiz çıktı. Çok
şükür. Hafıza kaybı da geçiciymiş zaten. Biraz
toparlandı şimdi. Hafıza biraz gidiş. Ama konuşması düzeldi en
azından. Doktor düzelecek dedi. Yani. Ne zaman bilmiyoruz ama
düzelecek. Şikayetin de hala geri almamış. Mahkemeye üç gün
kaldı. Bendeki şansa bak ya. Adam sahile teyzemin gönlünü
almaya gitti. Kafasını yardılar. Vallahi darbeyi
almadan önce şakıyordu. Bana aşıkmış da yıllardır beni
unutamıyormuş da. Ay bir an önce iyileşip söylediklerini
hatırlasa bari. Teyzoşum. Sen değil miydin bu adamdan
kurtulmak isteyen? Peşimi bıraksın diyodu. Köle,
yakışlara bak hele. Sen anca çocukları kandırırsın gerçek.
Baktın adam paralı, fırıldak gibi döniyi.
Hareketlerin. Tıpkı bu koku gibi. Öyle yumuşak. Öyle
rahatlatıcıydı ki.
En çok da bu hallerine bayılıyorum. Suçüstü yakalanmış
çocuk gibisin.
Teşekkür ederim Levanta için. Çok güzel kokuyor.
Rica ederim.
Ali! Ali yardım et! Yok. Kapatamayacağım gözlerimi.
Üstüme geliyor her şey sanki.
Işığı kapatsam senin için sorun olur mu? Karanlıkta kalamam.
Ama senden de fedakarlık bekleyemem.
Sen bilirsin. O lafa kırgınsın hala. Ama aslında o olmaz olası
tabuttan sonra korkuyorsun. Istemiyorsun karanlıkta
kalmayı.
Halil. Zeynep. Halil. Halil bırakma beni.
Çok korkuyorum ben. Bırakma beni. Tamam sakin sakin korkma.
Ben seni hiç bırakır mıyım?
Çok korkuyorum. Korkma sadece elektrikler gitti. Tamam mı?
Bir şey yok. Ben yanındayım. Çok öğrendim.
Zeynep. Öp bana bir. Biraz balkona çıkalım mı abi?
Alırsın. Iyi gelir.
Tamam, tamam.
Gel şöyle dur.
Seni böyle görmeye dayanamıyorum Zeynep. Iyi olman
için elimden gelen her şeyi yapacağım.
Umut Bey durum anlattığım gibi. Size karşı bir alp niyetim
yoktu. Ben siparişlerini Eren zannettiğim için öyle saçma bir
kargo gönderdim. Aferin beni efendim ama şikayetimi geri
alamam. Yani sonuçta mağdurum. Belki de beni kandırıyorsunuz.
Müsaade edin. Önce bir iyi olayım. Neyin ne olduğunu bir
hatırlayayım. Sonrası anlattığınız gibiyse zaten
gerisi kolay. Hay Allah. Oldu mu şimdi? Yakışmadı size yani.
Bana müsaade. Malum nereye gideceğimi de bilmiyorum ama
burası sizin eviniz. Daha fazla rahatsızlık vermek istemem.
Buna izin veremem. Daha toparlanmadın, iyileşmedin.
Nereye gideceğin de belli değil malum. Şimdi başına bir şey
gelir, bir şey olur. O da bana uymaz. Anlaştık mı? Iyileşene
kadar burada kalacaksın. Ben o zaman size henüz çarşaf falan
çıkarayım.
Geçti Tamer. Şimdi sakinleşmeye çalış. Nefes al. Derin derin.
Tamam.
Güzelim.
Elektrik gelinceye dek odaya gitmeyeceğiz.
Yanındayım ben.
Hem burada arayışı da var.
Ben senin yanındayım. Sakın korkma. Sadece biraz
rahatlamaya çalış.
Cemil hemen şu elektriği kesintisiyle ilgilen. Haber
bekliyorum senden.
Şunu da örtelim üstümüze.
Nerede bunlar?
Songül teyzenin anlattıklarından sonra bir şey
yapmadan duramayacağım. Halil'le benim arama hiç kimse
giremez.
Tamam.
Zeynep bak korkacağın hiçbir şey yok.
Ben hiçbir karanlığın seni boğmasına izin vermem. Hep
yanında olacağım senin. Seni hiç bırakmam. Korkma tamam mı?
Ne bir zorunluluk ne de bir vasiyet insanı böyle
bağlayamaz.
Bu resmen aşk.
Ama dünya kaç bucakmış göstereceğim sana.
Bir şeye ihtiyaç mı var Gözde?
Ah! Yok.
Oy yok. Bir şeye ihtiyaç yok. Ben bir şeye ihtiyaç var mı
diye öyle elektrikler gitti ya. Sizi merak ettim. Yoksa Cemil
ilgileniyor.
Söyle Cemil.
Hattı kontrol ettim ama bizim çözebileceğimiz bir durum değil
Halil Bey. Usta çağıracağız. Iyi tamam.
Bak Cemil hallediyormuş. Elektrik gelir.
Tam kasabalı kız numaraları. Ahtapot gibi sarmış sarmalamış.
O iyi mi?
Iyi geceler.
Bu şefkatli ve sevgi dolu adam sen misin? Nasıl olur bu?
Ama bitecek. Bu aşk meşik işlerine son vereceğim.
Korkmayın hemen.
Gece gece odalarımı karıştırdınız. Ben elektrikler
gidince merak ettim onları. Yormasaydınız kendinizi.
Neticede misafirimizsiniz. Onlar karı koca. Ilgilenirler
birbirleriyle. Üçüncü bir şahsa ihtiyaçları yok.
Ben de kayınvalideme baktım, evime gidiyorum. Isterseniz siz
de artık odanıza gidin. Hı? Ama dikkat edin de karanlıkta
yanlış odalara girmeyin olur mu? Senin sesin çok çıkıyor
Tülay Hanım.
Tülay Hanım
Halil benim olacak.
Karanlıkta kalan.
Ve yalnız olan.
Sizsiniz.
Sanki anlamıyorum ben senin nelemeye çalıştığını. Ucuz
kadın.
Alo Şahin. Yeşilpınar'da mısın? Evet Gözde Hanım. Buradayım.
Siz söyler söylemez yola çıkıp geldim. Tülay Aslan mı? Bu ismi
aklına çok iyi kazı. Üzerine toz tanesi konsa haberin
olacak. Duydun mu?
Çok sessiz burası korkuyorum ben.
Türkü söyleyeyim mi sana?
Senin sesin benim bütün korkularıma ilaç olur Halil.
Sen bilirsin.
Hala kırgınsın öyle yapma. Ne olursa olsun aramızdaki tüm
kırgınlıkları silip atacağım.
Zeynep bugün
Var mı hey
Bayrama
Zeynep
Altında.
Zeynep.
Üflerim bir yanında durarak
zeynep
Zeynep'im Zeynep.
Tüm masumiyetin de o kadar güzelsin ki.
Biz bir karanlık.
Sevdamızı boğmasına izin vermeyeceğim.
Aaa ne oluyor?
Az önce bu gözler neler gördü biliyor musun? Halil.
Zeynep'im. Saçlarını okşuyordu.
Aşık. Aşık. Halim Zeynep aşık.
Sen kandırıyor musun beni? Aklımla mı oynuyorsun sen
benim? Her şeyi yanlış anlıyorsun. Belli ki Halil
babasının vasiyetini yerine getirmek için Zeynep'i iyi
etmeye çalışıyor. Kocası onun sonuçta.
Kocası mı? Hı hı. Kocası. Kocasıymış. Halil benim. Duydun
mu bunu? Halil benim. Bunu herkes anlayacak. Bunu sen de
anlayacaksın. Bak Falin benim diyorum. Bunu o tülaylerinizi
de almayacağım. Duyuyor musun beni? Herkes anlayacak bunu.
Benim olduğunu anlayacaksınız.
Ne varmış orada?
Gerdanlık. Sen dua et. Ben Halil'im o kasabalı kızın
elinden alabileyim. Yoksa yaptığın bu hırsızlığın
bedelini çok ağır ödersin.
Gözde kaybederse. Kimse kazanamaz.
Hırsız mı?
Peki Gözde Maya. Istediğin olacak. Halil'i alacaksın. Ama
ondan sonra her gün ayaklarıma kapanıp, hali sırrımı
öğrenmesin diye bana yalvarıcaksın. Çünkü ben bu
gerdanlığı çalmış olabilirim. Ama sen de sırrın ortaya
çıkmasın diye sessiz kaldım. Sen benden çok daha suçlusun.
Günaydın. Günaydın. Daha iyi misin?
Iyiyim sağ ol.
Ama seni de uykundan ettim. Kusura bakma. Ne kusuru?
Sayende gecem çok huzurlu geçti.
Zeynep.
Benim sana bir sürprizim var.
Biraz uzaklaşmak ikimize de çok iyi gelecek. Ağva'da
rezervasyon yaptırdım. Bir yere gitmeseydik de sevdanı sevdamı
ekleyip içimi ısıtsaydın keşke.
Sen istiyorsan gidelim. Ben istiyosam.
O zaman şu yakınlarda bir serpme kahvaltı yapalım. Hem
açık hava diye gelir sana. Ben uyarım sana. Uyarsın.
Tamam o zaman şöyle yapalım. Sen biraz dinlen. Enerjini
topla. Ben Arzu'yla kahvaltını gönderttireyim.
Herkese günaydın. Günaydın. Günaydın. Günaydın. Günaydın.
Ben istemiyorum. Sağ ol. Arzu. Bir sen ablamı dinleme, koy.
Iki can taşıyor neticede. Yemesi lazım.
Maviş'i mi nerede? Bir şey mi oldu yoksa? Yok Zümrüt Sultan.
Dinleniyordu aslında. Uykusunu alamamış.
Tamam çocuğum. Uyusun tabii. Gücünü toplar.
Zeynep Hanım kahvaltı sodasına götürülecek. Bu arada
elektrikçiler geldi Halil Bey. Arıza giderildi. Cemil onlarla
ilgileniyor. Tamam.
Günaydın herkese. Günaydın. Günaydın. Martı görünüyorsun.
Ah teşekkür ederim İstik sen de çok güzelsin. Vallahi saatleri
karıştırdım. Allak bullak oldum. Jetlok olmuşum. Yoksa
geç kalmak hayatta adetim değildir. Kusura bakmayın ne
olur.
Zeynep yok mu? Geç mi uyanıyor böyle? Bugün dinlenecek
odasında. E ben öyle geçeyim o zaman. Boş kalmasın orası.
Değil mi?
Vallahi Zeynep'in dinlenmesi lazım tabii. Yani Songül teyzem
biraz bahsetti başına gelenlerden. Çok çok üzüldü.
Ne diyor bu kız? Maviş'ime bir şey mi oldu? Niye benim haberim
yok? Zeynep biraz yorgun ya ondan bahsediyor misafirimiz.
Zeynep neden burada değilsin? Senin yerinde başkasını görmek
canımı sıkıyor.
Hadi afiyet olsun herkese. Afiyet olsun.
Uncalaman gereken evlatları getirdim. Bir de bu akşam
Kaymakam Bey'in oğlunun nikahı var. Zeynep'le birlikte devam
etmişsiniz. Eee kaymakam bey mutlaka nikah şahidi olmanızı
istiyor.
Eyvallah Hakan. O tamamen aklımdan çıkmış benim. Sana
zahmet bu dosyalarda çalışma odasına koyar mısın? Tabii.
Başka? Yok. Eyvallah. Tekrar afiyet olsun.
Halilciğim.
Kaymakamın nikahına gideceksin değil mi? Gitmezsen çok ayıp
olur. Yani durumlar ortada aslında. Zeynep de haklı olarak
dinlenmek istiyor ama yalnız da gidilmez ki.
Eee şöyle yapalım. Sen Gözde'yle git. Yalnız kalmamış
olursun. Eşiyle gitmesi daha uygun olur. Eee yani şimdi
uygunluğu düşüneceğiz diye Zeynep'i de daha çok yormayalım
ama değil mi? Dinlenmesi lazım. Sonuçta davetten çok Zeynep'in
iyiliği önemli. Ben bir Zeynep'e bakayım.
Mutlaka konuşmamız gerekir. Konağa gelmek üzereyim. Kapı
dışında buluşalım. Beni fazla bekletme.
Akşama nikah davetliyiz. Kaymakamın oğlu evleniyor.
Sözüm vardı ona. Ya
Ben aç değilim Arzu. Sen onu oraya koyarsın.
Bir tek lokma girmedi bu aslında. Aç değilim Can bir de.
Kaymakam bizim nikah şahit olmamızı istiyor. Sen
istiyorsan gidelim. Peki sen Zeynep? Sen ne istiyorsun?
Ha bu arada aklımdayken söyleyeyim. Çiçeği de odadan
çıkartalım diyorum. Geceleri olur olmadık ötüyor rahatsız
ediyor. Sen öyle diyorsan,
Bu kadar mı kırgınsın beni? Hep ölüm olacak Zeynep. Sen
bilirsin. Sen öyle istiyorsan. Sen nasıl istiyorsan. Olmaz. Bu
böyle olmayacak. Olamaz.
Yemeyeceğim, aç değilim. Diyeceksin Zeynep, itiraz
istemiyorum. Al şunu.
Güzelce karnını doyur. Sonra da hazırlan. Seni atölyede
bekliyor olacağım.
Afiyet olsun.
Baş belası. Söyle ne istiyorsun? Yapmayın Tülya
Hanım. Zeynep'in tarlasına kimyasal attırırken iyiydi. Bu
olaydan sonra Halil hesabımı kesti. Yeşilpınar'da iş bulamaz
oğlum. Sana bir sürü para verdim. Yetmedi mi? Bitti.
Bağırma. Açım. Bağırma. En azından içeri girsem.
Boğazımdan iki lokma bir şey geçer. Azmettiren sen olduğunu
da söylerim. Içeride beraber paşa paşa yatarız. Ha? Ne
dersin? Cengiz. Ha. Bu arada Zeynep'in Tarlat'ın senin
mahvettiğinden haberi var mı? Tamam. Uzatma. Ne yapıp yapıp
çözeceğim? Ama sakın beni arama. Ben sana ulaşırım. Ne
işler çeviriyorsun acaba?
Şu adamın fotoğrafını bir çekeyim de Şahin'e atayım.
Hadi Cengiz, bas git seni kimse görmeden, hadi. Dediklerimi
unutma. Buysa kötü olur.
Gördü mü acaba?
Tülay Hanım, burada mıydınız? Yürüyüşten mi? Evet.
Yürüyüşten. Konak çok kalabalık oldu da bastı biraz. Sizin
çektiğim tadilatı birkaç güne biter inşallah. Koskoca çiftlik
canım. Iki güne nasıl bitsin? Müştemilatta yaşamıyoruz ya.
Hem burda keyfim çok yerinde. Hiç düşünmüyorum.
Bir koku var. Siz de alıyor musunuz?
Bir rutubet kokusu
Ay resmen sizden geliyor. Müştemilatta yaşıyorsunuz ya
ondan herhalde. Ay ama sakın üzülmeyin. Neyse kapatalım bu
konuyu. Ben şimdi alışverişe gidiyorum. Nikah için bir
şeyler alacağım. Isterseniz siz de benimle gelin. Sizin
üstünüze de bir şeyler alırız.
O rutubet kokusu sizin parfümünüz olmasın. Ayrıca
kıyafet konusunda hiç sıkıntım yok. Bazılarının aksine nerede
ne giyeceğini, ne zaman ne söyleyeceğimi çok iyi bilirim.
Umarım en kısa zamanda çektiğin tadilatı biter. Yoksa burada
çok canınız sıkılır.
Kendisini hatırladın mı?
Birlikte buraya dağıttınız.
Işte o gün burayı dağıtan kadın benim karımdı. Benim asi
sevdamdı.
O kazan önüne çıkan hiçbir engeli tanımaz da.
Onun kalbindeki savaş dünyadan büyüktü.
Benim karıma rahat Hüseyin.
Ne oldu da şimdi kendini hiçe sayıyor? Bir hiç olarak
görüyor. Görmüyor musun? Sen hala benim karımsın. Bak sopa
da aynı sopa. Al şimdi bunu eline. Kuş dök, parçala. Bağır
çağır, haykır. Ama her neyse sevinme. O öfkeni içinde tutma.
Kırgınlığına haykır Zeynep. Ama sonra nefes al seni. Yaşa.
Gerçekten yaşa. Şu güzel yüzün, şu güzel gözleri yeniden
küssün.
**** sevdamı keşif
Hadi seni.
Kimyasal ilaç bu.
Demek ailemin topraklarını satmayacaktın. Bana boyun
eğdirmek için oynadın benimle.
Ellerin
Bunlar küçük sıyrıklar senin.
Ama sana bir şey olsaydı
Işte o zaman paramparça olurdu kalbim.
Ne yapmış olursan ol defalarca hayatımı kurtardın Ali. Sana
öfkelenemem ki. Yok.
Bir faydası yok. Ben öfkeli değilim.
Ben sana kırgın değilim. Kızgın değilim, öfkeli değilim. Ben
artık sana hiçbir şey yemedim.
Ne olursa olsun sen benim karımsın.
Akşamda nikahı var.
Sırf ben istiyorum diye değil. Içinden gelerek yanımda olmak
istersen Ben seni yedi buçukta bahçede bekliyor olacağım.
Acaba bütün mü söylediklerin gerçek hislerin mi Ali?
Vallahi iyi ki geldin Gözdeciğim. O kadar özlemişim
ki dost sohbetini. Canım benim. Ama bak sohbetle kurtulamazsın.
Alışverişe gideceğiz birlikte. Ben gittim. Hiçbir şey
bulamadım. Her şeyin yerini unutmuşum. Senden başka kiminle
gideceğim ki zaten? Songül teyze de pek isteksiz. Zeynep
desen onu tanımıyorum henüz. Ama sanki böyle Zeynep'le
Halil'in arasında bir problem mi var? Bana öyle geldi.
Biliyorsun benden kaçmaz hiçbir şey. Sen hep böyle meraklıydın.
Nereden başlasam anlatmaya? En baştan. Her şeyi ama her şeyi
anlat.
Onlarınki öyle büyük bir aşk ki kaç defa yer yerinden oynadı.
Bazı aşklar fırtınalıdır. Ama fırtına denince en güzel
zamanlar ortaya çıkar. Öyle işte. Hıh. Halil. Zeynep'e o
kadar aşık ki. Her şey en ince detayına kadar düşünür oldu.
Mesela en son Zeynep'in doğum gününde ben hediye almayı
unutursam diye benim yerime hediye seçmiş. Düşünebiliyor
musun?
Baksana şu Halil'e. Böyle çok zarif, çok şık bir broş. Yaprak
gibi şekillendirilmiş. Görsen tam Zeynel'in seveceği tarzda
bir şey. Halil her zaman çok zevkliydi zaten. Evet,
gerçekten. Zeynep'i de çok iyi tanır. Karısını bilir. Gerçi
Zeynep biliyor Halil'in aldığını ama yine de
hassasiyetini anlamasına daha çok sebep verdi.
Gözdeciğim, ben müsaadeni isteyeyim. Ilaçlarımı almam
lazım. Canım benim, sen keyfine bak, ne olur. Zaten bol bol
sohbet edecek vaktimiz olacak. Tabii.
Efendim Şahin. Gözde Hanım adamı buldum. Ismi Cengiz.
Hatta gidip konuştum kendisiyle. Tülay Hanım kendi
kızının tarlasını buna zehirletmiş. Ne? Zeynep biliyor
mu peki bunu? Yok bilmiyorum. Cengiz söyleyeceğim deyip
şantajla para koparmaya çalışıyor Tülay Hanım da.
Tamam. Tülay'da para yok. Söyle Cengiz'e parasını ben
vereceğim. Ama dediğim her şeyi bir bir yapacağım.
Anlaşılmıştır.
Hadi bakalım Tülay Hanım. Defterini dürmeme çok az kaldı.
Tabii Zeynep'e de sıra gelecek ama seni bir aradan çıkaralım
bakalım.
Akşam nikah var. Ben de çok isterdim eşin olarak yanında
bulunmayı ama olmuyor işte. Olmuyor.
Gel.
Zeynepçiğim.
Sana geçmiş olsun demek için uğradım. Akşam hiç iyi
görünmüyordu. Şimdi nasılsın? Daha iyisindir umarım. Sağ ol.
Toparladım biraz. Aman sen iyileşmene bak. Kendini iyi
hissetmeden de sakın dışarı falan çıkma. Halil de hiç merak
etme. Onu akşam ben eşlik edeceğim. Ama bir aksilik oldu.
Takılarım hala gelmedi. Senden bir kız yardımı rica etsem. Ya
birkaç güzel parça yeter aslında. Tabii. Takılarım
orada. Istediğini alabilirsin. Çok iyisin. Teşekkür ederim.
Burada değil mi? Hı hı.
Şu meşhur broşü görelim.
Bu ne kadar güzel bir şeymiş. Bayıldım. Çok zevkli. Eee aldım
bunu öyleyse.
Halil'in hediye ettiği broş alma desene Zeynep.
Teşekkür ederim. Ne demek?
Babanızın arkadaşı Metin Bey geldi siz yokken. Numarasını
bıraktı.
Afiyet olsun.
Az aza.
Aradığınız numarayı şu anda telefon kapalı. Mühim bir şeyse
araştırayım hemen. Yok şimdilik gerek yok.
Bu tek müsait zaten değil mi? Evet evet hepsi bu. Iyi. Başka
bir şey yoksa? Yok.
Ali sen pek iyi gözükmüyorsun. Zeynep. Çift aynaya geri döndü
biliyor musun? Hayatını kurtardığım için. O ağzımdan
çıkan laf. O lafı hala kırgın. Kerçakla. Ben ona sen kimsin
dedim. Bir de herkesin önünde. O da şimdi can borcu olduğunu
düşündüğü için sen bilirsin. Tamam sen haklısın. Sen nasıl
istersen diyor.
Ben o iyi olsun. Kendine gelsin diye uğraşırken, çabalarken de
onun yüzünden boşa düşüyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum Hakan.
Vallahi. Bir çıkış yolum yok. Kendi açına bakmasın Halil. Ama
ödeyeceğini bir düşün. Saatlerce tabutun içinde.
Toprağın altında ölümlerden döndü. Kendini toparlaması için
ona biraz zaman tanı. Seni de anlıyorum. Sevdiğin kanın sana
kırgın. Dayanamıyorsun. Ama biraz üstüne gitme. Bence.
Doğru söylüyorsun. Onu biraz kendi haline bırakacağım.
Kırgınlığının geçmesini sabırla bekleyeceğim.
Müsaadenle.
Erkek dediğin evde boş durmaz. Ha şöyle işe yara bakayım.
Sizsin iyicesin. Hayat.
Bir kıymık operasyonuyla karşı karşıyayız. Vallahi abartma
diyeceğim de. Haklısın galiba. Bütün planlarımız sabote
ediyor. Üstelik keyfi de pek yerinde. Geri gidip kaldık dur
da. On yıl botoksa gitmesem yerim vallahi. O derece yani. E
ne yapacağız peki? Eski bir Türk filmini izlemiştim. Bir
adam aynı Umut Bey gibi hafızasını kaybediyordu. Sonra
aynı yere tekrar vurunca hafızası yerine geliyordu.
Teyze. Ne oldu? Ne oluyor yahu? Ne olacaktı? Teyzeciğim.
Elini. Kız teyzeciğim. Hayır. Ya bırak beni Selmaşım bırak da
hani ne diyeyim şu işi? Sen de kurtul ben de. Rize hayır. Gel.
Hey ne oluyor burada? Yetti artık çocuklar yetti.
Hatırlayacaksa hatırlasın. Yeter beklediğimiz ya. Herkes
bir sakin olsun. Sakin.
Ben ne yapacağımızı buldum.
Inşallah Cengiz başıma bir bela açmaz. Amerika'da her şehrin
büyük olmasına alışınca Avrupa şeyleri ufacık geliyor insana.
Ben de bir yurt dışına çıkmak istiyorum ya. Benim de hakkım
değil mi gezmek? Nerede?
Sen ablana baktın mı bugün? Bir evet anne. Az önce yanındaydım.
Durumu iyiye gidiyor merak etme. Bu Cengiz denen adam seni
gerim gerim germiş. Çok güzel.
Hah yaptın mı kahveleri? Alayım ben onları. Halil'le karşılıklı
çardakta içeceğiz.
Arzucuğum ııı bir de
Konuşmuştuk dün. Şunları kaldıralım şuradan. Ben
yenilerini sipariş ettim. Daha uygun olacağız. Nasıl
isterseniz. Kalsın. Onlara aşığım. Bu tip kararları konan
hanımı yani Zeynep verir. Gerçekten mi ama ya? Böyle
küçük detaylar için Zeynep'i yoracak mıyız? Ay! O zavallı
kız çok kötü görünüyordu. Ama çok tatlı. Ay çok tatlı
gerçekten. Ben akşam takmak için takılarım yetişmedi
deyince bana Halil'in ona hediye ettiği broşüverdi.
Nikahta takayım diye. Siz tekrar çok teşekkürlerimi
iletin kendisine. Canım benim. Şöyle pardon.
Zeynep bu ne hal? Sen bir aslanlı kadınısın. Yakışıyor mu
hiç sana?
Tamam, anlıyorum. Yaşadığın şeyler çok ağırdı, kabul. Ama
sen burada hışır pusula yatarken Gözde orada Halil'in
etrafında tilki gibi dolanıyor.
Üstelik evin hanımı gibi davranıyor. Akşam Halil'le
nikaha gidecekmiş. Sen de Halil'in sana hediye ettiği
broşu ona vermişsin. Delirdin mi Zeynep sen? Aklını başına
topla. Kendine gel. Azıcık aklın varsa, evliliğini
kurtarmak için çaba gösterirsin Zeynep.
Anne. Bilmem farkındaymışsın ama ben tabuttan çıktım. Tabut.
Karanlığın içinde yitip gidiyordum ben.
Seni o karanlıktan çekip alan, tabuttan çıkaran Halil'di.
Onu sakın unutma.
Hadi gel benimle. Anne. Hadi Zeynep.
Gördün mü?
Anladın mı şimdi Zeynep?
Eğer kocanın yanında olmazsam yakında yanında bir koca
bulamayacaksın kızım.
Annem haklı. Yanılmam lazım.
Benim bir canım var. O da seni kaybetmeye dayanmaz.
Son bir teyzeye müjdeli haber vereyim. Nikaha gidiyorum.
Nasıl oldu anneciğim küpeler? Yakıştı mı? Rengi çok güzel.
Ayrıca sana ne yakışmaz ki dünya güzeli kızım. Aferin
güzel kızım. Böyle dimdik ol. Eşine sahip çık.
Demek sen ikna ettin kızını.
Nasıl olur da bu kasabalı kız böyle güzel, böyle zarif
göründü ki.
Gelemeyeceksin nikah. Izin vermeyeceğim ona.
Umut Beyciğim, kuru yemişinizi ben de yiyin, buyurun. Olur
efendim. Ondan da yerim. Umut abi. Ben bu konuyu biraz
araştırdım. Tat insan hafızasının en büyük
tetikçilerinden biriymiş. Insanın sevdiği yemekler
hafızanın geri gelmesine yardımcı oluyormuş. O yüzden
lütfen devam et.
Umut beyciğim. Umut abi. Hikayeler. Adamın aklını
getiricem derken hile fesadından götürüceniz.
Alerjisi olan bir şey mi yedirdik acaba? Şişli adam.
Aaa anam şişiyor bu.
Abartılma oldu biraz makyajın.
Ne oluyor?
Nasıl ya? Kimse var mı orada? Açın kapıyı lütfen yardım edin.
Halil anne yardım edin biriniz.
Nefes alamıyorum.
Yardım et bana nasıl çıkacağım buradan?
Sesimi duyan yok mu? Yardım edin.
Şimdi oradan nasıl kurtulacaksın bakalım. Korkudan
delirmez seni. Sesimi duyan yok mu? Açın kapıyı yalvarırım.
Istediğin kadar bağır kasabalı kız. Seni kimse duyamaz.
Anne!
A aaa. Gözdeciğim, ne kadar şık olmuşsun? Mersin iyi ki Zeynep
fikrini değiştirmede. Halil'in yanına çok yakışacaksın.
Aslında Zeynep nikaha gelmek için hazırlanıyordu. Ama çok
korkuyor zavallıcık. Bence korkularını yenip gelemeyecek.
Bir de tabii onu kilitlediğim banyodan kurtulabilirse.
Gerilme. Rahat ol. Keyfine bak Çok yakında o Zeynep'in yılan
annesi var ya, ondan da kurtulacağız merak etme. Nasıl
olacakmış bu? Tülay. Yaramazlık yapmış. Ya insan kızının
tarlasına kimyasal ilaç attırır mı hiç? Ne diyorsun sen? Demek
Tülay bunu da yapmış. Peki ne yapacağız şimdi? Planın ne? Var
aklımda bir şeyler. Ama önce bu gecenin tadını çıkarmayı
düşünüyorum. Bu gece Halil ve benim kaderimi sonsuza dek
değişebilir. Baş başa kalacağız. Bu gece bütün
sürprizlere gebe olabilir.
Nefes alamıyorum.
Gözde Halil'in etrafında tilki gibi dolanıyor. Üstelik evin
hanımı gibi davranıyor. Akşam nikahı Halil'le beraber
gidecekmiş. Halil de hiç merak etme. Onu akşam ben eşlik
edeceğim.
Hayır. Hayır. Ali'yle de aşkıma da sahip çıkacağım. Halil'in
verdiği cesarette nasıl köpek korkumu yendim? O zaman sevdama
tutunup o cesaretle buradan da çıkarım. Halil yedi buçuğa
kadar bekleyip bitecek. Hem de göz değilim.
Çok zamanım yok. Bir şey yapmam lazım.
Saat yedi buçuğa gelmek üzere. Gelmeyecek misin Zeynep?
Halilciğim. Halilciğim. Seni tek göndermeye gönlüm razı
gelmedi.
Eh Zeynep eh çok tatlı biri. Ben takılarım Amerika'da kaldı
deyince takmam için bana verdi. Yakışmış mı? Zeynep gelmeyecek.
Vuruşu da bunu heyecanlıyım diye vermiş Gözde. Güzel broş
tabii.
Çok şükür geldim.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.