All language subtitles for Siyah beyaz ask 13

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese Download
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Müzik - Jenerik)

(Müzik – Hareketli)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik – Hareketli)

(Ferhat) Hayırdır kayınço?

Ferhat Aslan.

Seni, Aslı Çınar Aslan'ı...

...öldürmeye azmettirme suçundan tutukluyorum.

Anlamadım?

(Aslı) Abi?

Ne oluyor?

Sen de benimle geliyorsun bacım.

Sana bir soru sordum. Ne oluyor diyorum, anlatacak mısın?

(Cem) Ne olduğunu söyleyeyim Aslı.

Ferhat Aslan'ı, seni öldürmeye azmettirme suçundan tutukluyorum.

(Cem) Anlaşıldı mı?

Ne?

(Müzik – Duygusal)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Götürün.

Saçmalama abi, bunun doğru olmadığını sen de biliyorsun.

Ferhat kurtardı beni.

O yetişmeseydi, ben şu an ölmüş olacaktım. Ne yapıyorsun?

(Müzik – Duygusal)

(Müzik – Duygusal)

Yakaladığımız adam öyle demiyor.

Ferhat yaptı diyor.

Bu saçmalık.

Ferhat!

(Müzik – Duygusal)

Ferhat!

(Müzik – Duygusal)

(Müzik – Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik – Duygusal)

(Nefes sesi)

Aslı.

Ki kabul et bacım bak. Ferhat senin canına kast etmiş iste.

Ferhat bir şey yapmadı abi.

Bak her şey ortada.

Bu şimdi adalete teslim olacak.

Cezasını çekecek. Sen de benimle geleceksin anlaşıldı mı?

Eğer Ferhat, gelip beni...

...bulmasaydı. Ben şu an ölmüş olacaktım haberin var mı?

(Aslı) Yok.

(Nefes sesi)

Canımın içi...

...seni kaçıran adamı yakaladık.

Sorguya çektik.

(Cem) Önce babamın katili falan dedi.

(Cem) Azıcık köşeye sıkıştırınca da yumurtladı.

Ferhat ona söylemiş. Böyle böyle söyleyeceksin diye.

- Ferhat öyle bir şey yapmaz. - Uf! Sabır ver.

Canımın içi, bak sen bu dünyayı bilmezsin...

...bu insanlar birini indirmek için bir adam tutarlar.

Sonra işleri bitince de o adamı gidip kendileri indirirler.

Oraya seni kurtarmaya mı geldi? Yılmaz'ı indirmeye mi? Ha?

Hem nereden biliyordu senin orada olduğunu, içine mi doğdu?

Aslı, benim güzel kardeşim.

Bak neler hissettiğini biliyorum.

Hayır, bilmiyorsun.

Hiçbir şey bilmiyorsun.

Bak, Ebru bana her şeyi anlattı.

Seni havaalanına bırakmış. Sen de Ebru'ya gitmişsin.

(Cem) Ebru mesaj attı bana. Bir saat sonra kapıdaydım.

Yılmaz da oradaydı.

Motoruna yaslanmış, kafasında kask.

Belli ki havaalanından beri takip etmiş seni.

(Müzik – Aksiyon)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Nefes sesi)

(Cem) GBT'sine baktırdım.

Ama her ne hikmetse...

...seni havaalanına bırakıp, arkasına bile bakmadan giden Ferhat Efendi.

Sabahın körü kapındaydı. Hem de kaçırılacağın gün.

Allah Allah tesadüfün böylesi.

Eşek kafam ben de inandım.

Kendi ağzımla söyledim. Ebru'da diye.

(Cem) Ama söylesen ne? Söylemesen ne?

Bak Yılmaz genç çocuk. Suç dosyası kabarık.

Belli ki havaalanı önünde yemedi. Buraya kadar da takip etmiş seni.

Ama sen hâlâ inanmıyorsun bana değil mi Aslı?

İnanmıyorum.

İnanmayacağım da.

Neden Aslı? Neden?

Nedeni bende.

(Aslı) Gel.

Zeynep Hanım inin. Hülya bana içeriden koş çantamı getir hemen.

Abi sen de bana bir iyilik yap...

...nereye gittiklerini söyle.

(Müzik – Aksiyon)

Hadi.

(Nefes sesi)

En yakın karakola...

...dosyası açılacak.

Sağ ol.

Koş Hülya

Sağ ol.

(Aslı) En yakın karakola gidiyoruz, Dilsiz.

(Vurma sesi)

(Öksürme sesi)

(Namık) Sen tam bir salaksın!

Sen tam bir asalaksın!

(Öksürme sesi)

Kendi kafana göre işler yapıyorsun ha?

Sana verdiğimi doğru dürüst yaptın da bu mu kaldı. Ha?

Ah ne demek Ferhat’ı söyleyecek!

Ha?

Gözümde şu mendil kadar değerin yok, Cüneyt.

Bu mendil senden daha kıymetli anladın mı?

(Öksürme sesi)

(Nefes sesi)

Nerede tutuyorlar çocuğu?

(Namık) Ha?

Adalet sarayının nezaretinde.

Şimdi kaybol...

...gözüm görmesin seni.

İki gün sonra gel eve.

Ağzını burnunu düzelt sonra gel.

Bir daha...

...benden habersiz nefes bile almayacaksın ha!

(Müzik – Aksiyon)

(Namık) Adliyenin nezaretinde Yılmaz diye bir çocuk varmış.

Hâkim savcı karşısına çıkmayacak anladın mı?

Ne yap et engelle.

(Müzik – Aksiyon)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik – Aksiyon)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Polis) Geri çekil kardeşim geri...

...özür dilerim sayın savcım.

Sen yapmadın.

Biliyorum.

(Müzik)

Bırakın abimi.

(Müzik – Duygusal)

(Kapı kapanma sesi)

Bırakın abimi. (Araba motor sesi)

Bırakın abimi.

Bırakın abimi.

(Ağlama sesi)

Abiciğim.

(Müzik – Duygusal)

Burada çok kader kurbanı var, Sayın Savcım.

Ha bir fazla, ha bir eksik. Sıkıntı yok.

Sen ve Namık Emirhan...

...bir sürü pis işler çevirdiniz.

Ama delilim yok.

Ama bu işte var.

Neymiş o?

Aslı’yı öldürecek emri sen vermezsin.

Öyle mi?

Delilin mi var?

Bir his diyelim.

Senden iki şey isteyeceğim.

Söyle.

Bir daha arabamın lastiklerini patlatıp durma ha!

Seni şikâyet edeceğim bak.

İkincisi?

Aslı sana emanet.

Sana.

Bir delil istiyordun ya?

Al sana delil.

(Polis) Müsaade eder misiniz sayın Savcım?

(Müzik – Duygusal)

(Araba motor sesi) (Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Yiğit.

- Ferhat mıydı o? -Aslı.

(Aslı) Nereye götürüyorlar?

- İçeri aldılar. - Yiğit bak bu saçmalık.

Ferhat beni kurtarmaya geldi. Suçsuz o gerçekten.

Aslı...

...yeter.

Ne yeter!

Ferhat suçsuz diyorum. Niye inanmıyorsunuz bana.

(Cem) Canımın içi.

Bu iş bitti artık. Tamam mı?

Öyle değil mi savcım?

Adalet yerini bulacak komiser.

(Cem) Bulacak. Bulacak.

Olaya duygularımızı karıştırmazsak. Adalet yerini bulacak.

(Aslı) Ben olaya duygularımı karıştırmıyorum.

Gerçek neyse onu söylüyorum, dosdoğru.

- (Aslı) Ferhat suçsuz. - Aslı eve git.

Sen?

Adliyeye gideceğim.

Bak bir şey olursa da ben sana haber vereceğim, tamam mı?

Tamam, ben de seninle geliyorum.

Dilsiz, sen git.

Herkese de söyle ben elimden geleni yapacağım. Sen de üzülme tamam.

(Aslı) Hadi.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik)

(Kapı kapanama sesi)

-Abla. -Hı?

Arasa mıydık Ferhat Bey'i söylemek için.

Aa, yok. Gelirler zaten birazdan.

Öyle şeyler telefonda söylenmez.

Yeter Hanım kızacak ama ben diyeyim.

(Hülya) Niye haber vermediniz diyecek.

(Geniz temizleme sesi)

Ne oldu? Neye kızacakmışım?

Hoş geldiniz.

Şey Ferhat Bey'i götürmüşlerde.

Nereye götürmüşler?

Ne diyorsun kızım sen?

Karakola götürmüşler.

(Zeynep) Biz geldiğimizde gitmişti.

Polisler gelmiş, Cem komiser buradaydı.

Niye götürmüşler peki?

Sözüm ona Ferhat Bey, Aslı Hanım'ı öldürtmek için birini tutmuş.

Dilsiz öyle söyledi telefonda.

Yani suçlama buymuş.

(Yiğit) Bizi yalnız bırakın.

(Ayak sesi)

(Müzik)

(Cem) Sana söylemiştim değil mi Ferhat seni içeri tıkacağım diye?

Ama Aslı'ya bunu yapacağın benim de aklıma gelmezdi.

Beni de kandırdın yani.

Helal olsun.

(Cem) Yolun sonuna geldik Ferhat Aslan.

Seni içeri tıktım bir.

Aslı'yı senden söküp alacağım iki.

(Cem) Sen de bu demir parmaklıkların arkasında çürüyeceksin...

...bu da üç!

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Efendim Yeter?

Ferhat'ı karakola götürmüşler, neler oluyor Namık?

Karakola mı götürdüler benim bir şeyden haberim yok.

(Yeter ses) Bana pek öyle gelmiyor.

Birisi Aslı'ya bir şey yapmaya kalkışmış.

Suçu da Ferhat'ın üstüne atmış.

Her şeyden haberin var da bir tek bundan mı yok?

Olsa söylerim Yeter, saçma sapan konuşma.

(Nefes sesi) Hem de o Cem alıp, götürmüş oğlumu.

Sen kardeşimi öldürtmeye kalktın demiş.

Madem bilmiyorsun bir şey öğren!

NE yap, ne et oğlumu kurtar.

Tamam, Yeter!

Bunu Ferhat'a kim yaptıysa bulacağım merak etme.

Yanına kalmayacak.

İyi edersin.

Maazallah, töhmet altında kalırsın Namık!

Temizle bu işi.

İşin rengi değişti Ebru Hanım!

Seni Şahin'e karşı kullanacaktım, nasip değilmiş.

Ama Ferhat için kullanacağımı da tahmin etmezdim doğrusu.

Bir taşla iki kuş.

Ferhat'ı içeriden kendimi de Ferhat'tan kurtaracağım.

Sayende.

(Müzik - Gerilim)

Ferhat'ı hangi cezaevine tıkacaklar öğrenin.

Yarın savcılıktan sonra belli olur.

İyi, tamam.

İşini orada göreceğiz.

Girişi olacak.

Çıkışı olmayacak!

Anlaşıldı mı?

Babamı öldürmenin cezasını çekecek.

İçeride ipini çekecek bir adam buluruz.

Yalnız siz de dikkatli olun.

Bana bir şey olmaz merak etme.

Daha Namık var.

Onun da hesabını göreceğim.

Çık!

(Müzik - Gerilim)

İyi oldu bu iş.

Ferhat Efendi avucumun içine düştü.

(Gülme sesi)

(Ayak sesi)

(Müzik)

(Ferhat) Hoş geldin dayı.

Nasılsın?

Gördüğün gibi.

Beni boş yere suçlamışsın.

(Müzik)

Hangi konuda?

Aslı'ya zarar vereceğimi düşündün.

Ama bak boşunaymış.

(Namık) Sana kumpas kurmuşlar.

Şahin'in adamlarının derdi seni içeri tıkmak.

Sana daha evvel de söyledim.

Şahingiller olsaydı gelip sıkarlardı dedim.

(Ferhat) Benim fikrim değişmedi.

Hem sen demedin mi bana?

Onların derdi bizi içeri tıkmak değil mezara sokmak diye.

(Ferhat) Ne değişti?

Ne değişti dayı?

Davasını güdenler gelip bitirmez mi işimizi?

(Namık) Bitirmez.

Şahin2in günleri sayılıydı.

Ama sen illaki beni suçlu görmek istiyorsan.

(Namık) Tabii, sen bilirsin.

İstediğini düşün.

Ben yine de varımı, yoğumu ortaya koyup, seni buradan çıkaracağım.

Geçen gün Abidin bir hikâye anlattı bana.

Güzel bir hikâye.

En güzeli de sonu.

Ne diyor biliyor musun?

Seni her (...) sokanı düşmanın...

...her (...) çıkaranı da...

...dostun sanma.

(Ferhat) Ne güzel hikâye değil mi?

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Peki, ne olacak şimdi Yiğit?

Kanuni kural neyi gerektiriyorsa o olacak Aslı.

Çocuk, azmettiren Ferhat Aslan demiş.

Sen de bana inanmıyorsun değil mi?

Ferhat bana bir şey yapmadı, yapmaz.

Ferhat'ın suçu neyse...

...onun cezasını çekecek Aslı.

Nezarethaneden Yılmaz Şahan'ı getirin.

Yalnız Sayın Savcım sağlık kontrolü için hastaneye götürüldü.

Bu kadar erken?

(Erkek) Evet.

Tamam.

(Müzik)

Yiğit.

(Kapı kapanma sesi) Adım gibi eminim.

Bu işin arkasında Şahin var.

Ferhat'ın suçu o.

Şahin Cigal yok! yok edildi.

Ya da onun davasının peşinde olan başka biri.

(Aslı) Kim bu adam bana söyler misin?

Eski bir suçlu, karanlık bir adam.

Bu mu? Başka bir şey bilmiyor muyuz bu adam hakkında?

Yiğit, yapma lütfen.

Bak, ne biliyorsan bana anlat.

Ferhat'ı kurtaralım ne olur?

Aslı, ortada senin yapabileceğin bir şey yok!

Ne demek senin yapabileceğin bir şey yok?

Nasıl buna tek başına karar verebiliyorsun?

(Aslı) En azından şansımı denerim.

Ferhat, benim yüzümden bu halde Yiğit.

O gün niye gittiniz havalimanına?

Bilmiyorum, aslında ben gidecektim.

Ferhat beni götürdü, bir şeyden korumak istedi beni ama niye bilmiyorum.

Yiğit!

Lütfen bana bir şey söyle.

Bak, tamam, biliyorum abine kızgınsın.

Evet, bir sürü suç da işlemiş olabilir.

Ama ben eminin bana zarar vermez o.

Bırak, lütfen ben de onun için bir şey yapayım.

Hadi.

Şahin Cigal'in kaldığı oteli biliyoruz sadece.

(Aslı) Ne?

Çok fazla bildiğimiz bir şey yok.

1999 depreminde bir kızı varmış, kaybolmuş.

Öldü mü? Kaldı mı? Kimsenin bildiği yok.

Otel kayıtları da burada.

Hangi otel bu?

Silver Lemon.

Otelin 200 saatlik kamera kayıtlarını inceledik.

Adamın girişi bile yok, sadece çıkışı var.

(Yiğit) ana kapıdan yaptığı ilk ve son çıkış.

Bizim Ağva'ya menemen yemek için gittiğimiz günün sabahı.

Tamam.

Kamera kayıtlarını baştan tarayalım o zaman belki bir şey buluruz.

(Gülme sesi)

Aslı, 200 saat diyorum, emin misin?

Evet.

Niye yani? Yapabilirim ben bunu.

(Aslı) Hadi.

Tamam.

Ama önce yapmamız gereken daha önemli bir şey var.

Ne?

(Müzik)

-Nereye? -Yürü, gidiyoruz.

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Aslı) Ferhat?

(Müzik - Duygusal)

(Aslı) Çok soğuk burası.

Sıkıntı yok.

(Ferhat) Alışkınız biz.

Yatacak yer de yok burada..

Beş yıldızlı değil ne yapalım?

Sen yapmadın biliyorum.

Savcı Bey mi soktu seni buraya?

Ferhat, niye böyle yapıyorsun?

Hadi gidin buradan.

Hadi!

Yatıp, uyuyacağım ben hadi!

İyi.

Ama şunu unutma çıkaracağım seni buradan.

(Ferhat) Zahmet etme doktor.

Ben ne diyorsam onu yap.

Hadi, git!

Buradan emir verme istersen.

Pek hükmü olmuyor.

-(Ferhat) Laf dinle! -Uyuz oluyorum sana!

Oluyor öyle bazen.

Ben de kendime uyuz oluyorum, sıkıntı yapma.

Savcı Bey, bakar mısın?

(Müzik - Duygusal)

Aslı casusçuluk oynamayı çok sever.

Bulaştırma.

Herkes kendi yaptığından kendisi mesul.

Sana emanet dedim, değil mi?

Duyduk!

(Müzik - Duygusal)

Hâlâ masum diyor.

İyice delirtecek bu kız beni ya!

Tamam, sakin ol.

Ferhat'ın suçlu olduğunu anlayacak nasılsa.

Eğer bu itiraf olmasa bunu yaptıran Şahin Cigal'di diyeceğim.

(Cem) Ama Ferhat, Şahin'i öldürdü.

(Cem) Nasıl yaptı, nasıl etti bilmiyorum ama öldürdü.

Of!

Bir an olsun sevdiğini düşünmüştüm, bir an.

Meğer derdi öldürmekmiş.

O adam kimseyi sevemez Cem!

(Nefes sesi)

Aslı'yı bir arasana bana tavır yaptı.

Bugün telefonu suratıma kapattı, açmaz.

(Müzik - Duygusal)

Açmıyor.

(Müzik)

(Namık) Al bunu. Yarın adalet sarayına gideceksin.

Orada bir avukatla mı dalaşırsın?

Birisiyle mi hırlaşırsın, bir şey yaparsın.

Seni adliye nezaretine atacaklar.

Tamam, Namık Bey.

Orada Yılmaz diye bir oğlan var.

Bu resmi ona ver.

(Namık) Adı Ebru.

(Namık) Doktor.

(Müzik)

(Nefes sesi)

Biraz ara verseniz hı?

Ay yapamayız vallahi o kadar çok işimiz var ki.

Benim yapabileceğim bir şey var mı?

Yok kuzum, biz de ne yaptığımızı bilmiyoruz ki bir işaret.

Bir şey arıyoruz ama.

(Aslı) Yiğit?

Hani sen o gün Suna'yla Özgür'ü almaya bize gelmiştin ya?

(Aslı) Kapının önünde kavga etmiştiniz Ferhat'la.

Sen gittikten sonra ne dedi biliyor musun?

Ne dedi?

Çok sert vurdu.

Eli acımıştır dedi.

(Müzik - Duygusal)

Ben Özgür’ü yatırayım.

(Müzik - Duygusal)

O gece sabaha kadar uyumadı biliyor musun?

Niye böyle oluyor, niye böyle yapıyoruz acaba?

(Nefes sesi) Nasıl?

Ne bileyim insan kardeşi olunca daha mı acımasız oluyor nedir?

Ya da sevmek insanı acımasızlaştırıyor mu sence?

Sevmek...

...bazen bunu gerektiriyor bilmem?

(Nefes sesi)

(Suna) Bak, merak etme.

Yiğit, Ferhat'ın suçsuz olduğunu düşünüyor.

Yani hem de en az senin kadar.

Eğer inanmasaydı bu kadar uğraşmaz, sana yardım etmezdi bile.

Ne yapıp, edip onu çıkaracak tamam?

Biliyorum.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

Sen yapmadın biliyorum.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Suna) Günaydın.

-Günaydın canım. -Günaydın.

Siz hiç uyumadınız mı?

Cık! Bunu bitirdik.

Da biz de bittik yani.

(Nefes sesi)

Ben şimdi hemen bir çay suyu koyayım. Kahvaltıyı da hazırlarım hemen.

-Tamam. -(Yiğit) Yok, yok, yok çıkmamız lazım.

Ferhat'ı savcı karşısına çıkarırlar.

Ben bir üzerimi değişeyim, çıkalım.

Tamam.

Yiğit, sağ ol.

Her şey için.

(Müzik - Duygusal)

(Abidin nefes sesi)

(Müzik - Duygusal)

Geldiler.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı kapanma sesi)

-Ferhat, iyi misin? -(Polis) Rahat durun bayan.

-Ya bir saniye-- -(Yiğit) Aslı, yasak.

(Yiğit) Prosedür.

(Müzik - Hareketli)

-Alo? -Var mı bir haber abi? Ne yaptınız?

Birazdan Savcı karşısına çıkacak.

Tutuksuz yargılanacak inşallah.

Tamam, abi sağ ol.

Ne olmuş? Ne diyor?

Şimdi hâkimin karşısına çıkacakmış.

Ama Dilsiz abi tutuksuz yargılanır diyor, bırakacaklarmış.

Ay hadi inşallah.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik)

(Handan) Ne bu halin kızım? Saçı başı dağıtmışsın.

(Vildan) Ferhat tutuklandı anne.

(Vildan) Ne yapayım? Gülüp, oynayayım mı?

Ferhat'tan sana ne?

-Ne demek sana ne anne? -Ne demekse o!

Bana bak!

Eski defterleri açma! Fena olur yoksa.

(Handan) Bana bir söz verdin, sana inandım.

Cıvıtma!

Ferhat bir şekilde çıkar.

Onu düşüneceğine, kocan nerede? Onu de bana.

Akşam yine eve gelmedi.

Dayım iş vermiş.

-O yüzden gelmedi. -Hadi bakalım.

Öyle olsun.

(Ayak sesi)

Zeynep Hanım, çayımı buraya getirebilir misiniz lütfen?

Ah, soğukmuş dışarısı.

Şu ee...

...kapalı havuza baktım da çok gereksiz büyük.

Namık'la konuşacağım, yazın yıktıralım orayı.

Ne dersiniz Handan Hanım?

Sana niye dert oluyor havuzun kapalısı, açığı?

-Pardon? -(Handan) Dediğimi duydun.

Evin düzenini bozmaya gerek yok.

Siz biraz gerginsiniz galiba Handan Hanım.

Ferhat'ın tutuklanması size de sirayet etmiş zannediyorum.

(Handan) Alakası yok!

Biz evde bir değişiklik icap ederse Namık'a deriz.

Senin fikrine hacet yok.

(İdil) Olur, siz bilirsiniz.

(Müzik)

Zeynep, çayımı bekliyorum.

(Kapı açılma sesi)

(Aslı) Ferhat.

(Yeter) Oğlum, oğlum niye bırakmadılar seni hâlâ?

(Namık) Anlarız şimdi.

Sana emanet.

Avukat Bey.

Ne oluyor? Neden bırakmadınız Ferhat'ı?

(Avukat) Maalesef tutuklu yargılanma kararı çıktı.

(Avukat) Ama merak etmeyin, bu karara itiraz edeceğiz Savcı Bey.

Demek öyle.

(Avukat) Sözlü itirafı var Savcı Bey.

Elimden gelenin en iyisini yapacağım Ferhat Bey için.

Müsaadenizle.

Ne demek oluyor bu şimdi?

Oğlum, hapse mi girecek?

(Yeter) Bir şeyler yapsanıza!

Ya ne olacak şimdi gerçekten?

Cezaevine girecek.

Sen kanun adamı değil misin?

Niye kurtarmadın abini ha?

(Namık) Yeter, tamam.

(Yeter) Kılını kıpırdatmadın değil mi?

O senin abin!

Senin için canını verir.

(Yeter) Sen bir avukatı, hâkimiyle konuşamadın mı?

(Yeter) Abim yapmamıştır diyemedin mi?

(Namık) Yeter, hadi.

Üçünüzü de ben doğurdum.

Kardeş diye.

(Yeter) Düşman diye değil.

(Yeter) Ne yap, ne et kurtar abini!

Hadi, Yiğit.

(Aslı) Pardon, bir saniye bekler misiniz?

Pardon, bir saniye lütfen.

Tamam, iki dakika bırakın.

Ferhat, neden konuşmuyorsun?

Sen yapmadın.

Bir seferinde az daha yapıyordum doktor.

Yapmadın ama.

(Aslı) Ve biz bir anlaşma yaptık.

Anlaşmayı bozdun.

Ben mi bozdum?

Ne yaptım ben?

Ben kimseye bir şey söylemedim Ferhat.

Yapma ne olur? İkimiz de Şahin olduğunu biliyoruz, lütfen konuş.

Bir şey söyle ne olur? Niye susuyorsun?

(Ferhat iç ses) İkimizin de bildiği başka şeylerden susuyorum ben.

Neden korkuyorsun? Ban bir şey...

...bana bir şey olacak diye mi korkuyorsun?

Aynı dili konuşmuyoruz.

(Aslı iç ses) Aynı şeylere susuyoruz, ondandır.

Hoşça kal.

(Müzik - Duygusal)

(Aslı iç ses) Ben sana, nasıl güle güle diyeyim...

...hoş geldin diyemedim ki.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı kapanma sesleri)

Merak etme kızım.

Kısa zamanda çıkartacağız.

Hadi evimize gidelim.

Ben Şahin deyip duruyorum ama...

...içimden böyle cılız bir ses...

...nedense, bana başka bir isim fısıldıyor.

Hadi gidelim.

(Telefon zili sesi)

(Erkek ses) Ebru Hanım, Ferhat tutuklandı.

(Erkek ses) Paşakapısı'na götürüyorlar.

Tamam.

Paşakapısı'na haber uçurun hemen.

Akşam bu iş çözülsün.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Mahkûm iç ses) Yeni geleni hallet.

(Müzik - Gerilim)

Alo Gölge, senden birini bulmanı isteyeceğim Gölge.

Şahin Cigal. Aynen.

Şahin Cigal, 95’de Paşakapısı'nda yatmış, dolandırıcılıktan.

Benim dayının da eski ortağı.

Bana bu herifi bul Gölge.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

(Tavla oynama sesi)

Vızvız, yardımcı ol arkadaşa. Hadi Allah kurtarsın.

-Hangisi? -Daha dur bakalım.

Azat Baba'ya görüneceksin önce.

Görelim bakalım.

(Müzik - Gerilim)

Ne yazıyor orada?

Lâ Tahzen!

(Azat) Yani?

Üzülme.

Doğru.

Kuyunun dibindeki Yusuf...

...Mısır'a sultan olmuş.

(Azat) Üzülme.

Adın ne evlat?

(Burun çekme sesi)

Ferhat.

Seninki?

Benimki kimine göre Azap, kimine göre Azat.

Sen hangisini istersin?

Delikanlıya yerini göster.

Bir soluk alsın. Bir de çay ikram edin...

...Azap abisinden.

Eyvallah.

(Vızvız) Gel.

(Müzik - Gerilim)

(Yeter dış ses) Üçünüzü de ben doğurdum, kardeş diye...

...düşman diye değil.

Kayıp dosyası bu kadar çoksa, gerçekten işimiz var.

-Yiğit. -Hı?

-İyi misin? -İyiyim, iyiyim.

Ay!

(Aslı nefes sesi)

Yeter Hanım'la kocanın arası nasıl?

Annenle abinin demek istedin herhalde.

(Nefes sesi)

Araları yok, yani yok gibi.

Ferhat asla anne demiyor.

(Aslı) Yeter Hanım da ne yapsa boş, olmuyor.

Böyle Ferhat aralarına camdan bir duvar örülmüş sanki.

Adım atsalar yıkılacak.

(Aslı) Hoş, yıkılsa iyi de olur bence.

Korkuları ne kadar büyükse artık.

Belki.

Bunları keşke evvelden sisteme geçselermiş.

Maalesef.

O zamanlar imkânlar biraz sınırlıydı.

Bunlar da esirgeme kurumunun kayıtları.

Elimizdeki bilgilere göre, Şahin'in kızının adı Melisa.

17 Ağustos depreminde kaybolmuş. Gölcük'te.

Söylemiştin.

Tamam o zaman, bunlara bakmayalım.

Deprem sonrası kayıtlara bakalım bence. En doğrusu o.

Şunları ben alayım. Al sen de bunları.

Hay Allah'ım ne kadar çoklar!

(Yiğit) Evet, bir o kadar da Gölcük dışındaki kurumlara gönderilenler var.

Ah ne kadar küçükler ya Rabbim.

(Müzik - Duygusal)

-Aslı. -Hı?

(Yiğit) Hadi, yarın devam ederiz.

Zaten bu yorgunlukla, bir şey bulacağımız da yok.

Suna da bekliyordur.

Tamam.

Gel, bizde kal istersen.

Yok, ben Ebru'ya gideyim. Zahmet olmasın size artık.

Suna şimdi bir sürü hazırlık da yapmıştır.

-Gelecekti dedim senin için. -Eminim ama ben gideyim.

-Tamam. Gel hadi bırakayım seni. -Tamam.

(Müzik - Gerilim)

Iı ıh, çok güzel olmuş yemekler.

(Nefes sesi)

Aileye katılmak, öyle kıytırık bir imzayla olamıyormuş demek ki.

(İdil) Öyle mi?

Nasıl oluyormuş Yeter Hanım?

Sevinciyle neşelenmek, derdiyle tasalanmak gerekiyor.

(İdil) Hı.

Namık abiniz nişanlandı, sizin pek keyfiniz yoktu ama.

Yanlış mı hatırlıyorum?

Yeter haklı Namık. Başımızda bir musibet var.

Yakıştığı gibi davranmamız icap eder.

Sizin benimle bir derdiniz mi var?

(Handan) Yo. Niye olsun?

Pek bir alıngansın nedense.

Cüneyt nerede dayı?

(Vildan) Şehir dışında mı işleri var?

Evet, işi bitince gelecek.

Ferhat'a ne olacak dayı?

En kısa zamanda çıkacak. Merak etmeyin, çözeceğim meseleyi.

Hep çözeceğim, çözeceğim!

(Yeter) Benim oğlum içeride.

Çabuk çöz.

(Kapı açılma sesi)

(Nefes sesi) (Kapı kapanma sesi)

Neredesin Yiğit? Aradım, aradım açmadın.

(Yiğit) Açamadım Suna.

Aslı nerede, niye gelmedi?

Bilmiyorum, gelmedi.

Ferhat, çıkmadı galiba. (Yiğit nefes sesi)

(Yiğit nefes sesi)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

-Efendim. -Merhaba kızım, ben Yeter.

(Suna ses) Merhaba. Telefonunuz kayıtlı. Şey, geçmiş olsun bu arada.

-Yani Ferhat için. -Sağ olasın yavrum.

Ben, Yiğit'le konuşacaktım.

(Yeter ses) Çok kalbini kırdım bugün oğlumun.

(Suna) Bir saniye.

Yiğit. Annen.

Yeter Hanım, Yiğit uyuyakalmış da.

Peki yavrum.

-Aradığımı söylersin. -Tamam. İyi geceler.

(Aslı dış ses) Böyle Ferhat aralarına camdan bir duvar örülmüş sanki.

(Aslı dış ses) Adım atsalar yıkılacak.

(Aslı dış ses) Korkuları ne kadar büyükse artık.

(Müzik - Duygusal)

(Ebru) Helak ettin kendini.

Ne yapayım Ebru?

Ne yapayım? Böyle elim kolum bağlı duramıyorum.

-(Ebru) Ya çocuk itiraf etmiş. -Ay!

Ferhat suçlu işte. Kabul et artık.

(Ebru) Ya bu adamın sana yapmadığı kalmadı.

-Niye inat ediyorsun? -İnat etmiyorum Ebru!

İnat değil bu, diyorum sana. Niye anlamak istemiyorsun arkadaşım?

Ferhat suçsuz.

Aşk senin gözünü kör etmiş Aslı.

Ya sen değil misin, bu adam görmemem gereken bir şey gördüm diye...

...beni öldürmek istiyor diyen? -Evet, dedim.

Dedim ama değişti.

Adam değişti.

O değişmedi, sen değiştin Aslı.

Sen, katiline âşık oldun.

Bak, çok acıttığını biliyorum.

Haklısın da.

-Ama Ferhat bir katil. -Değil!

Değil!

Şahin Cigal diye bir adam var.

(Aslı) Tamam mı? Bu adam, sebebini bilmiyorum...

...bu aileden bir şekilde intikam almak istiyor.

(Aslı) Bu işin içinden de bu adam çıkacak.

Ya da bu adamın ailesi. Demişti dersin.

Sen öyle inanmak istiyorsun Aslı.

(Ebru) Neyse.

Zeytin, peynir falan çıkarayım ben. Sen de çay koy hadi.

Başka bir ihtimal yok.

(Köpek havlama sesi)

Buyur.

Sağ ol bülbül. (Gülme sesi)

(Dilsiz) Afiyet olsun.

Senin de aklın almıyor değil mi Dilsiz?

Yapmadığı bir şey olacak...

...suçlu ilan edilecek...

...ve Ferhat Aslan ortalığı yakmayacak.

Hiç konuşmuyor vallahi, öylece susuyor.

(Abidin) Sanki alın beni içeri tıkın...

...içerisi dışarıdan daha iyi der gibi.

Vardır bir bildiği herhalde.

Ya da kaçtığı bir şey.

İçinde çözmeye çalıştığı.

Bazen insan, olmam dediği yerde oluyor be Dilsiz.

Yapmam dediği şeyi yapıyor.

Ferhat Aslan'ınki de o hesap herhalde.

Bazen susmak, en iyi çare be abi.

(Müzik - Duygusal)

Tazeleyeyim mi çaylarınızı?

Yok, ben almayacağım Hülya sağ ol.

Sağ ol.

Ferhat Bey, çıkar tez zamanda değil mi?

(Abidin) Tez zamanda hak yerini bulur, suçlu elbet ortaya çıkar.

Teyzemin oğlu da içeriden çıkar.

-Değil mi Dilsiz? -Çıkacak tabii.

Merak etme sen.

(Abidin) Benim bildiğim Ferhat Aslan da bunu ona yapandan...

...er geç hesabını sorar.

İnşallah Allah'larından bulurlar! (Köpek havlama sesi)

Neyse, ben geçeyim içeri. Afiyet olsun size.

(Abidin) Sağ ol Hülya.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

(Şiş batırma sesi)

(Ferhat) Pişt!

(Kavga sesleri)

(Kavga sesleri)

(Ferhat) Bırak ulan bırak bırak, bırak!

(Azat) Durun, dur bakalım. Dur bakalım derdi neymiş bunun.

İtiraz yok, bu gece salonda ben yatacağım. Tamam mı?

-Ebru, ne gerek vardı? -(Ebru) Aa, olur mu öyle şey?

Doğru düzgün uyursun işte. Uyumadın zaten hiç.

Bak, burada da battaniye var.

(Şapka düşme sesi)

-Üşürsen. -Tamam.

-Alırsın tamam mı? -Tamam kuzum.

Hadi iyi geceler. Bana bak, çok da düşünme. Hadi.

-Kim gönderdi lan seni? -Dur, dur konuşmaz bu.

Bana bak, benim bulunduğum ortamda böyle kalleşlik yapmak yasak.

(Azat) Anlaşıldı mı?

Sen konuşmayacaksın değil mi, hı?

(Azat) E alın götürün bunu bakayım hadi.

Bir elini yüzünü yıkasın, kendine gelsin. Hadi.

(Müzik - Duygusal)

Balık kız seni.

(Müzik - Gerilim)

(Azat) Yazık, dayanamamış ha.

Asmış kendini garibim.

(Azat) Ölümlü dünya işte. Sultan Süleyman'a bile kalmamış.

Ferhat, gel.

(Azat) Gel otur şöyle, gel.

(Ferhat nefes sesi)

Sen, birilerinin ayağına fena basmışsın galiba ha?

Senden önce, idam fermanın gelmiş.

Ayakaltında dolaşan çok dayı. Bazen mecbur kalıyorsun işte.

(Azat gülme sesi) Dilin de sivri.

Fıtratımız bu ne yapalım, değişmiyor.

Öyle diyorsan öyledir.

Peki, seni hangi rüzgâr attı buraya?

Misafiriz diyelim.

(Azat) Misafirlikten de pek şikâyetin yok gibi ha?

Bak, genelde dışarıda derdi tasası olanlar böyle olur.

(Burun çekme sesi)

Doğrudur.

Bak ben sana bir şey söyleyeyim delikanlı.

Eğer bu dört duvar arasında ben derdimin dermanını bulurum diyorsan...

...ben de Allah sana kolaylık versin diyorum.

Zor diyorsun yani.

Bakacağız artık.

Sen ev sahibi gibi duruyorsun.

Uzun zaman oldu herhalde.

Çok uzun zaman oldu.

(Ferhat) Kaç sene?

Saymayı bırakacak kadar.

Belki Şahin Cigal'i de tanıyorsundur.

-(Ferhat) O da burada yatmış. -Cigal mi?

Tanımam mı?

Hayırdır, niye sordun?

Arkasından dua etmeye değer mi diye?

Yok, değmez.

İyi tanır mıydın dayı?

Ne şerefsiz olduğunu bilecek kadar.

Bu, yani bu Cigal'in böyle akrabası falan filan var mıydı?

Davasını güdecek birileri.

İtleri vardı öyle işini, gücünü gören.

Bir kızı vardı.

(Azat dış ses) Ziyarete gelirdi sık sık.

(Azat dış ses) Doktor, doktor diye övünür...

...uzun uzun kızını anlatırdı.

Bu Gölcük depreminde kaybolmuş kız.

(Azat) Sonra, esirgeme yurdunda büyümüş.

(Yiğit dış ses) ‘99 depreminde bir kızı varmış kaybolmuş.

(Yiğit dış ses) Öldü mü, kaldı mı kimsenin bildiği yok.

Bak, bu arada evden çıkacak olursan bana haber ver. Olur mu?

Alarmın şifresi de 1708

Kızı gördün mü dayı sen hiç?

(Azat) Bir kere, bir açık görüşe gelmişti.

Böyle açık kahverengi saçlı bir kız.

(Müzik - Gerilim)

(Yiğit dış ses) Şahin Cigal'in kaldığı oteli biliyoruz sadece.

(Yiğit dış ses) Silver Lemon.

Ha gazetelerde resmi falan da çıktı bir ara.

-Niye yani ünlü biri mi? -(Azat) Yok canım.

Sözde, hayırsever bir iş adamı...

...bu kızın çalıştığı hastaneye yardım etmiş.

(Azat) Aynı iş adamı bunu o yurttan alıp, bursla okutmuş.

Doktor yapmış.

Kızım benim veliahdım der dururdu şerefsiz!

(Müzik - Gerilim)

(Azat) Evlat hayırdır?

(Azat) Evlat!

Gardiyan, gardiyan kapıyı aç! (Kapı vurma sesi)

(Ferhat) Karımı arayacağım lan, karımı arayacağım oğlum, kapıyı açın!

(Kapı vurma sesi) Gardiyan aç kapıyı!

-(Gardiyan) Ne oluyorsun gece gece? -Aç lan kapıyı, kapıyı aç lan!

Aç lan kapıyı, kapıyı açın lan! Kapıyı açın lan (...)!

(Dayak sesleri)

(Dayak sesleri)

(Gardiyan) Belanı buldun belanı, yürü! Hücrede kal da, aklın başına gelsin!

(Kapı kapanma sesi) (Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Yiğit! Allah'ım!

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Yiğit aç telefonu, Yiğit aç telefonu!

(Telefon arama sesi) (Nefes sesi)

(Aslı iç ses) Ebru, Şahin Cigal'in kızı.

(Mesaj zili sesi)

(Kapı açılma sesi)

Gel bakalım Yılmaz Efendi.

(Dosya atma sesi)

Arkadaşlara ifademi değiştireceğim demişsin.

(Cem) Öyle geldi kulağıma. Ben de merak ettim haliyle.

(Cem) Yılmaz Efendi ne diyecek diye.

Dur, dur, dur. Ben bir tahminde bulunayım.

Beni azmettiren kişi Ferhat değildi.

Ama onun adını söylememi istediler diyeceksin. Doğru mu?

(Cem gülme sesi)

Hiç şaşırmadım.

Ah Namık Efendi ah! Elin, kolun uzun tabii.

(Cem) Bak koçum, bak aslanım.

Aç kulaklarını beni iyi dinle.

Bacım, senin babanın ameliyatına girdi. Doğru mu?

Bundan beş yıl önceydi. Seni bu konuda gazladılar ha?

Öyle. Şimdi, önce karşıma geçtin dedin ki...

...babamın intikamını almak için yaptım, dedin.

Sonra birden fikir değiştirdin, beni azmettiren kişi Ferhat, dedin.

Şimdi de karşıma geçmiş bambaşka bir şey söylüyorsun.

(Cem) Oğlum, yavrum, koçum.

Bak bana, benim bile ulan acaba mı diyebileceğim bir şey söyle.

Anlaştık mı aslanım? Hadi bakalım. Buyur öt!

-Bir kadın geldi. -Hı.

Babamın ameliyatını Aslı'nın yaptığını söyledi.

(Yılmaz) Zaten, onun da babasının hayatını mahvetmişler.

Şahin Cigal'in kızıymış herhalde.

-(Yılmaz) Dedi ki-- -Dur, dur, dur!

Kimin kızı dedin?

Şahin Cigal.

Evet.

Dedi ki; sen bu işi yapacaksın.

Yaptıktan sonra da seni azmettirenin Ferhat Aslan olduğunu söyleyeceksin.

(Yılmaz) Ben de yaptım.

-O kız da doktormuş zaten. -Hı.

Aslı da ağlayarak ona, benim hatam demiş.

Doktor mu dedin?

Evet öyle.

Adını biliyor musun?

Ebru.

Ebru mu dedin?

Ebru.

Dışarı çıkar!

Dışarı çıkar!

Çık lan!

(Müzik - Gerilim)

Allah'ım ben ne yapacağım?

Ebru, Şahin'in kızı mı?

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

Yiğit, hayatım. Aslı arıyor, bir bak istersen.

-Aslı mı? -Hı hı.

-Aslı, efendim? -(Aslı ses) Alo Yiğit.

Ebru, Şahin'in kızı.

Ne? Emin misin?

Eminim. Kamera görüntülerinde otelin önünde bir kız vardı.

Kızın kafasındaki şapka, şu an biraz önce gördüm.

(Aslı) Yetimhanedeki fotoğrafın neredeyse bire biri, şu an karşımda duruyor.

Ve Şahin'in kaldığı otelin kibriti şu an elimde Yiğit.

(Aslı ses) Başka bir ihtimal yok.

Aslı, hemen oradan dışarı çık. Bir yolunu bul ve dışarı çık.

Tamam, tamam, tamam deneyeceğim.

-Yiğit ne oluyor? -Anlatırım!

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

-Aslı'ya bir şey mi olmuş? -Suna, anlatırım!

Yiğit ne olur dikkat et. Bak nereye gidiyorsan, ne olduysa.

Haber ver bana tamam mı?

(Kapı kapanma sesi)

Allah'ım sen yardım et. Ben nasıl çıkacağım buradan!

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Ebru) Nereye Aslıcığım?

E benim, biraz daraldım Ebru.

Dışarı çıkıp, hava alacağım.

Bu saatte?

Uyandırdım mı seni ben?

Yo, hiç uyumadım ki.

Anladım. Ben bir çıkayım, gideyim hava alayım.

-(Aslı) Geleyim olur mu? -Hiçbir yere gitmiyorsun Aslı!

O ne demek Ebru? Alt tarafı bir hava alacağım, geleceğim.

Ben sana gidebilirsin dedim mi?

Ebru ne yapıyorsun?

Madem gerçeği öğrendin...

...madem kim olduğumu biliyorsun...

...biraz sohbet edelim. Ne dersin?

(Ebru) Geç içeri!

Geç!

(Kapı açılma sesi)

(Ferhat inleme sesi)

(Ferhat inleme sesi)

(Tekme atma sesi)

(Ferhat inleme sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Aslı! Aslı!

Aslı!

(Ferhat inleme sesi)

Aslı!

Ebru, lütfen bak yapma.

-İndir şu silahı konuşalım. -Kapa çeneni!

Ya sen nasıl böyle bir şey yaparsın? Sen benim arkadaşımsın, sırdaşımsın.

En yakınımsın Ebru, yapma lütfen!

Ne arkadaşından bahsediyorsun sen be! Yalan söyledim anladın mı?

(Ebru) Yıllarca hepinize yalan söyledim!

Bir tek arkadaşım yok benim bu dünyada! Hiç olmadı!

Ne yetimhanede ne de başka bir yerde!

Bir tek babam vardı, onu da siz aldınız!

-Ebru ne olur bak, acını anlıyorum. -Neyi anlıyorsun be, neyi anlıyorsun?

Hiçbir şeyi anladığın yok senin!

Bak Ebru, ne olur indir şu silahı. Bak, pişman olacağın bir şey yapma.

Sorun neyse konuşalım.

Hıh, bana babamı geri getirebilir misin Aslı ha?

Bana hayallerimi geri getirebilir misin?

Ben ne yaptım sana?

Benim suçum ne, benim kabahatim ne? Ben ne yaptım sana Ebru?

Doğru.

Sen bir şey yapmadın. Hıh.

Sadece yanlış zamanda, yanlış yerde bulundun.

Namık ve Ferhat'ın senden istediği ameliyatı yaptığın gün...

...kaderin değişti.

-Biliyor muydun? -Tabii ki biliyordum.

Seni ben gönderdim unuttun mu?

Hasta numarası yaptım, herkes yedi.

(Ebru) Namık oraya kim gitse indirecekti zaten.

Ama Ferhat sana âşık oldu. Canını bağışladı...

...ama buraya kadarmış.

(Gülme sesi)

Delisin sen.

Deli mi? Yok, gayet aklım başımda.

Sadece babamın intikamını almaya çalışıyorum ben. Ferhat'tan, Namık'tan.

Ama önce en sevdiklerini alacağım bir bir.

Babam en büyük acı insanın sevdikleriyle sınanması derdi.

Ha, bir de sabredeceksin.

Ebru ne olur yapma.

(Aslı) Lütfen.

-Beni öldürmen çare değil. -Aa?

Aslıcığım, seni en sona saklayacaktım. Ee ama rahat durmuyorsun.

(Ebru) Akıllı kızsın. Ama tedbirsizsin.

O yüzden önce sen öleceksin.

Cem'in çoktan haberi olmuştur değil mi?

Ay acaba onu mu beklesem? Ne dersin?

Ay keşke Ferhat'ın gözünün önünde öldürseydim seni.

(Gülme sesi)

Ama kısmet.

Yapma. (Silah kurma sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Araba sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Ferhat'a çok canın sıkılıyor biliyorum.

Böyle bir şey yapmış olamaz değil mi Namık?

Hayır.

Şahin öldü ama onun davasını bilen her kimse o yaptı.

Bizim canımızı acıtmak için. Ama kim bulamıyorum.

Bulursun sen.

Sıkma canını.

İdil.

Şu Ferhat işi çözülene kadar...

...evlilik meselesini...

Tabii canım.

-Saçmalama onu düşünecek halimiz yok. -Çok anlayışlısın.

(Bebek ağlama sesi)

"Piş piş piş"

(Bebek ağlama sesi)

(Kapı vurma sesi)

Bir dakika.

(Gülsüm) Hadi güzel oğlum.

Girin.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Burun çekme sesi)

Gülsüm?

-Ne oldu, ne bu ha? -Abime ne olacak?

Ya çıkacak, bir şey olmayacak.

-Dayım onu içeride bırakmaz, biliyorsun. -Ya çıkmazsa?

Ne olacak orada kalırsa? (Ağlama sesi)

Hişt, yapma böyle. Allah Allah!

-Her şey çözülecek merak etme. -Yeter ya.

(Ağlama sesi) (Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Handan) Abidin!

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi)

(Bebek ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

Aslı.

(Araba sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Telefon zili sesi)

(Ebru) Bak bak, kim?

(Telefon zili sesi)

Oo! Savcı Bey arıyor.

Açmayacak mısın? Aç.

Şahin Cigal'in intikam meleğini buldum de.

Aç aç! Aç açabiliyorsan!

(Kapı vurma sesi)

Hangisi geldi acaba ha?

Savcı Bey mi yoksa müstakbel eşim mi?

Senden sonra hangisini göndereyim arkandan Aslı, ha?

Seni çok seven abini mi?

Açık kapıyı!

Yoksa kayınbiraderini mi, ne dersin?

Ebru yapma.

(Silah kurma sesi)

(Silah sesi) (Tekme sesi)

-(Aslı) Ah! -Kalk!

(Müzik - Gerilim)

-Uzak dur. -Tamam.

-Aptalca bir şey yapma sakın! -Kes sesini be!

Saçmalamayı bırak Ebru, etraf polis kaynıyor, bırak silahını.

Polis kim, kim polis? Sevgili nişanlım mı?

Savcı Bey, ikimiz de ateş edemeyeceğini biliyoruz, öyle değil mi?

(Ferhat dış ses) Aslı sana emanet.

Ama ben yapabilirim.

Ebru bak buradan çıkamazsın.

-At silahını teslim ol. -Hayır.

Ben babama bir söz verdim ve onun intikamını alacağım anladın mı?

Tüm Emirhanları ve onlara yakın kim varsa hepsini bir bir geberteceğim.

At silahını!

Hatta şimdiden Ferhat'ın işi bitmiş bile olabilir.

Şimdi sıra sende.

At silahını!

(Ebru) Hepinizi bitireceğim.

(Boş tetik sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesi)

Ah ah ah!

Ih!

(Silah sesi)

Ah!

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Ayak sesi)

(Köpek havlama sesi)

Gecenin körü ayakta kalsan ne?

Bir faydan olmaz ki Ferhat'a.

Uf!

Yatınca da gözüme uyku girmiyor.

Biliyorum.

Biliyorum canın çok sıkkın.

Ama çok önemli bir mevzuu var.

-Daha önemli ne olabilir ki? -Gülsüm.

-Ne olmuş Gülsüm'e? -Bir sütanne bulmuşlar.

Abidin’le gezip duruyorlar.

-Ee? -Ben bu Abidin'e...

...Ferhat'a yardımcı ol, onun sağ kolu ol deyip duruyorum.

Onun derdi oğluna kim meme verecek.

Ah ablacığım ah! Allah başka dert vermesin sana.

Hayır, endişem bir laf çıkar.

(Handan) Bir duyan olur, yanlış anlaşılır.

Yeni öldü karısı, evin genç kızıyla dolanıp duruyor derler Abidin için.

Sen Gülsüm'le bir konuşsan ha?

Ben şoförle geleceğim falan der. Değil mi?

Abidin'in peşinde pek fazla koşturmasın.

Anladım ablacığım tamam. Ben konuşurum Gülsüm'le.

Olmadı ben giderim onunla.

Hayır, ben de giderim arada.

(İç çekme sesi)

İyi madem.

Hadi, iyi geceler.

Sana da.

(Müzik - Gerilim)

Ah Gülsüm ah!

(Telsiz sesleri)

(Sedye tekerlek sesi)

Hapishaneyi aradım şimdi. Ferhat iyiymiş.

Oh! Çok şükür.

Sayın savcım silahınızı almak zorundayım, mecburum.

Tabii.

(Telsiz sesleri)

Çok üzgünüm abi. Çok.

Sen iyi misin bacım?

Sen beni bir bırakır mısın? Lütfen beni bir bırakır mısın şu an?

Ya ben anlamıyorum biz nasıl?

Bunca zaman nasıl anlamadık? Nasıl fark etmedik?

Kime güvenip kimden şüphe edeceğimizi bilemiyoruz bazen.

İnsanlık hali. Beşer şaşıyor işte.

Sen iyiysen ben de iyiyim ama...

...benim biraz yalnız kalmam lazım.

Emin misin? Abi!

Eminim.

Yılmaz Şahin ifadesini değiştirdi.

Bütün bunların sorumlusu Ebru'ymuş.

Ferhat'ın adını vermesini de o istemiş ondan.

Cem Komiser, başka çarem yoktu biliyorsun değil mi?

Yani gerçekten Ebru için üzgünüm ama silah tutukluk yapmasaydı--

Savcım, Allah yardım etmese, siz orada olmasanız...

...Aslı...

(Müzik - Duygusal)

Yıkıldı.

-Resmen yıkıldı. -Nasıl yıkılmasın ki?

(Yiğit) Nasıl dayanacak Allah bilir.

Hadi, gidelim.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

-Bıktım kız senden, bıktım artık. -Ne oluyor ya?

Bir bela daha acarsan canına okurum senin anladın mı?

Ben Abidin ha anladı ha anlayacak diye diken üstünde duruyorum...

...sen bir de Handan'ı musallat etin başıma.

-Ne Handan'ı ya, ne alaka? -Üstü kapalı kulağımı çekti benim.

Onun da gözünden kaçmamış Abidin'le gezmelerin tozmaların...

...fısıldaşmaların.

Deli mi bu kadın ya? Ne fısıldaşması ne diyor?

Ban ben anlamam Gülsüm, ayağını denk alacaksın.

Vallahi bir bela daha acarsan gebertirim seni anladın mı, gebertirim.

Sen hiç hata yapmazsın değil mi anne?

Gebertirim, öldürürüm, şunu yaparım, bunu yaparım.

Hata hep başkasında.

-Ne biçim konuşuyorsun kız sen? -(Gülsüm) Yetti çünkü.

Sen, sen sanki mükemmelsin ya?

Ferhat abim içeride, Yiğit abim nerede? Hayatımızda bile yok.

(Gülsüm) Vurulanlar, kaçırılanlar, hastanelik olanlar.

Dayımla, teyzemle sürekli hır gür.

Ben mi seçtim bu hayatı, biz mi seçtik?

(Gülsüm) Dağıldık hepimiz.

Anne, Ferhat abim yüzümüze bakmıyor.

Suç bizde mi?

-Ben ne yaptıysam sizin iyili-- -(Gülsüm) Bırak Allah aşkına ya!

Öyle sizin için yaptım laflarına tokum ben artık.

Bıktım anlıyor musun?

Azarlanmaktan, aşağılanmaktan, sürekli bir şey olacak diye...

...huzursuz olmaktan bıktım. Anlıyor musun?

Bize kurduğun bu hayattan da bıktım.

(Müzik - Hüzünlü)

(Kapı açılma sesi)

Yiğit nerede kaldınız?

-Ah Suna. -Hoş geldiniz.

(Suna) Kaç kere aradım açmıyorsun.

(Suna) Telefonda da anlatmadın doğru dürüst neler olduğunu.

(Yiğit) Aslı'nın arkadaşı Ebru vardı ya?

-Şu Cem'in nişanlandığı kız. -Evet.

Geç.

Şahin Cigal denen...

...adamın kızı Ebru'ymuş.

Olamaz!

Ama ne yazık ki oldu işte.

Yani bir dakika, bir dakika. Aslı o zaman seni öldürmeye çalışan...

...Ebru yani ben yanlış mı anladım, ha?

Doğru anladın Suna.

Beni öldürmeye kalkan...

...Ferhat'a da azmettirme suçunu atan...

...benim yıllar yılı en yakın arkadaşım sandığım Ebru.

(Aslı) Kimliğini gizlemiş yıllarca.

Hay Allah'ım inanılır gibi değil.

Ne yazık ki öyle ama.

Ee, Ferhat çıkabilecek şimdi değil mi? Şimdi yanı Yılmaz artık...

...her şeyi itiraf etti.

Çıkar. Onu bırakırlar.

Sen, sana bir şey olmaz değil mi?

Yiğit'e niye bir şey olsun ki? Yiğit?

Ebru'yu ben vurdum.

Ne?

Yiğit?

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

Evet.

(Erkek ses) Namık Bey burası çok karıştı. Ebru, Aslı’yı rehin almış.

Rehin mi almış?

(Erkek ses) Babamın intikamını alacağım falan demiş...

...Yiğit de Ebru'yu vurmuş.

-Vurmuş dedin, yaşıyor mu? -(Erkek ses) Yok, ölmüş.

Şahin'in kızı olduğunu biliyordu demek ki.

(Kapı açılma sesi)

Geç içeri.

Evlat, geçmiş olsun. İnlettin ortalığı.

-Senden bir şey isteyeceğim. -Söyle.

-Özel bir marka tercihin var mı? -Çalışsın yeter.

Refik!

Çalışır, merak etme.

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Bu kim şimdi?

Alo.

Alo, ben Ferhat.

Ferhat.

İyisin sen değil mi? Bir sıkıntı yok değil mi?

İyiyim, iyiyim bir sıkıntı yok.

-Ferhat, Ebru Şahin’in-- -(Ferhat ses) Biliyorum, biliyorum.

Burada öğrendim biliyorum ben.

Emanetin iyi.

Sağ ol.

-Sen koğuşta telefon mu kullanıyorsun? -(Ferhat ses) Bir mahsuru mu var?

-Yasak. -İyi.

Yani bir yasağı çiğniyorum işte yine her zamanki gibi.

Evet.

-Hâlâ konuşuyorsun. -Evet.

Ben seni o zaman tutmayayım yani. Suçuma ortak etmeyeyim değil mi?

-(Ferhat ses) Sağ ol. -Bir şey değil.

Uf!

(Müzik - Duygusal)

Eyvallah dayı sağ ol.

Bunu unutmam.

(Azad) Refik!

(Vurma sesi)

-Ben de geleyim mi seninle Yiğit ha? -Sen kal Aslı.

(Yiğit) Senin yapabileceğin bir şey yok gerçekten.

Ben bir gelişme olduğunda haberdar edeceğim seni.

Tamam. Peki ne olacak bu prosedür? Yani...

...çıkabilecek mi?

Yani ben salıverilmesi için müracaat edeceğim.

Çok fazla uzun sürmez. İki güne çıkar sanıyorum.

-Sağ ol. -Görüşürüz.

Sağ olsun.

Yiğit için de soruşturma açmazlar umarım.

Olabilir mi böyle bir şey? Gerçekten mi?

Adam bir şey yapmadı ki, beni müdafaa etti Suna.

Ebru kafama silah dayadı benim, tetiği çekiyordu az daha.

Olabilir mi böyle bir şey, beni müdafaa etti Yiğit.

Evet, haklısın ama...

Bilmiyorum, bir şey olmaz herhalde.

Hayda!

Tamam, bak biz bunların da üstesinden geliriz, tamam mı? Sıkma canını.

Sen biraz daha iyi misin onu söyle bana.

İyiyim kuzum, sağ ol. Sağ ol, iyi ki varsınız.

-Ne demek? Ben bir Yiğit'e bakayım. -Tamam.

(Müzik - Gerilim)

(Çanta açılma sesi)

(Kapı açılma sesi)

-Canım. -Ha?

-Bir şey mi arıyorsun? -Ha yok yok.

Bir şey yok, iyiyim ben de çıkıyordum zaten şimdi.

-Hadi görüşürüz. -Görüşürüz.

(Zar sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Evlat.

Davan erken çözülmüş ha?

Hadi gözün aydın, akşama kalmaz çıkarsın.

Eyvallah, eyvallah dayı.

Gerçi iyi mi oldu çıkman, kötü mü oldu? Orası meçhul. O ayrı dava.

-Pek bir şey anlatmadın da... -Beni az buçuk tanıdın be dayı.

Yani öyle pek bir şey anlatmayı sevmem ben, bilmem de.

Öyle.

Neyse, Allah tekrar düşürmesin.

Âmin diyelim.

(Azad) Her şerde bir hayır vardır derler.

-Biz de tanışmış olduk işte, fena mı? -Doğru.

-Senden bir iyilik istesem? -Elimden ne gelirse.

Bunu Ayhan'ıma götür.

-(Ferhat) Götürürüz. -(Azad) Adres üstünde.

-Sağ olasın. -Eyvallah.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı vurma sesi) Girin.

(Kapı kapanma sesi)

-Hayırlı mesailer. -Sağ olun, buyurun.

Geleceğini biliyordum, haberim var. Ferhat'ın yazısını yazdırdım.

Teşekkür ederim.

-Şüpheliyi vurmuşsun. -Evet.

Dikkatimi çekti, Ferhat Aslan, Yiğit Aslan soyadı benzerliği mi?

O benim abim.

Anladım. Dosya bende olduğu için takip etmek durumundayım.

Hâkimler, Savcılar Kanunu, 82 ve 89'u hatırlatmama gerek yok değil mi?

Tabii, biliyorum.

Olay mahallinde iki silah var. Biri senin savcım. Üç kovan var.

Kurşunlardan biri bulundu, diğer ikisi kurbanda.

-Balistik sonuçları gelene kadar-- -Anladım.

Ceza evine yazıyı gönderirsin değil mi?

Abin çıkacak sen gireceksin yani.

Kısmet.

(Müzik - Gerilim)

Memur arkadaşı gönderin odama.

(Kapı vurma sesi)

Buyurun. (Kapı açılma sesi)

(Müzik - Duygusal)

-Geçmiş olsun. -Sağ olun.

(Müzik - Duygusal)

(Telefon zili sesi)

-Efendim Yiğit. -Aslı, Ferhat çıkacak.

(Yiğit ses) Savcı yazısını yazdı.

-Gerçekten mi? -(Yiğit ses) Evet.

Oh çok şükür.

Akşama doğru salarlar en geç.

Yiğit çok teşekkür ederim.

Teşekküre gerek yok, kapatıyorum.

Çıkıyor.

-(Yiğit ses) Suna yanında mı? Onu da alabilir miyim?

Tamam, veriyorum.

Efendim Yiğit.

Suna, ben bir iki günlüğüne şehir dışına çıkıyorum haberin olsun.

Aa, nereden çıktı hiç giderken de söylemedin?

Bir dava için gidiyorum, şimdi belli oldu.

(Yiğit ses) Yalnız gittiğim yerde telefon çekmeyebilir, merak etme.

Müsait bir zamanda ben seni ararım.

-Suna, orada mısın? -Hım, buradayım, buradayım.

Tamam.

Yiğit, sen gerçekten iyi misin?

İyiyim iyi.

Tamam.

Bir şey soracağım, peki şimdi sen Ebru'yu vurdun ya, yani...

...ne olacak sana?

Bir şey olmayacak Suna. Endişelenme sen.

(Yiğit ses) Hadi görüşürüz, kapatıyorum. Ararım.

Suna, Özgür’ü öp benim için.

Tamam öperim. Yiğit bir şey söyleyeceğim.

Bak nereye gidersen git...

...biz hep senin yanındayız tamam mı? Görüşürüz.

(Müzik - Duygusal)

Ne oldu?

İşi çıkmış, şehir dışında olacakmış birkaç gün.

Telefonu da çekmeyecekmiş.

Allah Allah!

Ah!

Dur hemen kötü düşünme dur.

Ayol kadın yılan gibi evimize sızmış.

Namık, sen nasıl bu kadının gerçek yüzünü göremedin?

Kim iyi kim kötü bilmek mümkün mü abla?

Yıllarca bağrımıza bastık, okuttuk, iş verdik.

Şaka gibi değil mi? Çok daha kötü şeyler de olabilirdi.

Yani neyse, geçmiş olsun.

Ferhat'tan niye hâlâ haber yok? Madem azmettiren Ebru'ymuş?

(Telefon zili sesi)

İyi haber.

İyi haber Ferhat akşama kalmadan çıkıyormuş.

-Oh. -Çok şükür.

Bir musibetten daha kurtulduk.

Vallahi başka da bir şey gelmesin başımıza.

Ben böyle bir badireyi daha atlatacak durumda değilim.

Of, Aslı nasıl üzülmüştür kim bilir.

Her neyse tamam. Atlattık bitti gitti.

Üzülmez mi ya?

(Müzik - Gerilim)

Tekrar geçmiş olsun.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Aa!

Cüneyt, ne bu halin, ne oldu sana böyle?

Şişt, yok bir şeyim.

-Nasıl yok bir şey bir doktora gidelim. -Ya yok bir şey dedim, ne uzatıyorsun?

Allah Allah!

Yolda direksiyonu kırdı herifin biri üstüme...

...indik iki yumruklaştık o kadar.

Yatacağım ben.

İyi.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Duygusal)

-Abiler hep korur mu? -Nasıl yani?

Abiler hep korur mu işte? Hep korkusuz mu olur?

Mustafa'yı dövdün, bilyelerimi aldın. Hiç korkmadın.

-Hep beni koruyorsun ya? -Evet.

Ben de büyüyünce seni koruyacağım.

-Neyden? -Bilmem, bir şeyden korurum işte.

-Kurtarırım. -Tamam, kurtarırsın.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Korudum işte.

Kurtardım seni Ferhat Aslan.

(Gülme sesi)

-Niye çıkarmadılar hâlâ? -İşlemleri uzamıştır.

(Kapı açılma sesi)

Hah, kapı açıldı.

(Müzik - Duygusal)

(Yeter) Ferhat!

(Müzik - Duygusal)

-Korkuttun be teyzemin oğlu. -Sen korkmazsın be kardeşim.

-Geçmiş olsun abi. -Sağ ol.

(Namık) Ferhat oğlum.

-Geçmiş olsun. -Eyvallah.

İyi misin?

Tamam hadi, on sene yatmadık değil mi? Duygusala bağlamayın.

Sen iyi misin?

İyiyim.

Hadi, binin arabalarınıza hadi.

-Sen? -İşim var.

(Müzik - Duygusal)

-Kusura bakma. -Olur böyle şeyler.

Senin de başın sağ olsun.

Sağ ol. Dostlar sağ olsun.

Öyle, ölenle ölünmüyor.

Ee, Yiğit bir işi çıktığı için şehir dışına gitmek zorunda kaldı mecburen.

(Müzik - Duygusal)

Az bir gelsene.

(Burun çekme sesi)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Yiğit Savcı'yı gözaltına aldılar.

Kendisi öyle istedi.

Ebru'nun olayından dolayı mı?

Öyle.

Ailesine de ben şehir dışına çıkıyorum demiş.

Beni yanına sokabilir misin onun?

Tamam. Sen geç, ben hallederim.

(Ferhat) Anahtarı ver.

Nereye gidiyor?

Bilmem.

-Ne demek bilmem abi. Nereye gidiyor? -Bilmiyorum bacım.

(Müzik - Aksiyon)

(Bağlama sesi)

Ha.

Bak...

...ben sana birisini yolluyorum.

Heh.

He, pusula yanında.

Tamam işte.

Tamam. Ee, sen ne yapacağını biliyorsun işte.

Tamam.

Hadi bakalım, hadi.

(Bağlama sesi)

(Müzik)

-(Yiğit dış ses) Abi. -(Ferhat dış ses) Hıh?

(Yiğit dış ses) Çizgili pijama sıcak mı olur?

Bilmem, bütün pijamalar sıcak tutar herhalde. Niye sordun?

Çok soğuk ya hapisler...

...öyle demiş Ahmet'in babası.

Ee?

Bak burada da çizgili pijama giymişler.

Sıcak olsun diye mi?

Bilmem, belki öyledir.

Ben de üşürüm. Polisler beni hiç götürmez değil mi?

Girmem hapse.

I hı... Ben izin vermem.

(Öpme sesi)

(Müzik)

Sessizlik bazen ne kadar çok şey anlatıyor değil mi abi?

(Aslı) Koca bir boşluk.

Ama...

...ağzı o kadar kalabalık ki.

(Aslı) En çok da acı dolu.

(Müzik)

(Ebru dış ses) Allah'ım mucize mi bu?

(Ebru dış ses) Sabah nasıl bir güne uyandım...

...şimdi ne haldeyiz.

Bu... Şimdi...

...evet demek mi oluyor? Ben onu çok anlamadım.

Evet, tabii ki.

Öyle mutluyum ki.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Sessizlik)

(Kapı kapanma sesi)

(Sessizlik)

Geçmiş olsun.

Allah kurtarsın.

Kısmet.

Bakıyorum da sizin burası da yıldızlı ha?

Ee, biz de böyle.

Ne garip değil mi?

Ben burada, sen orada.

(İç çekme sesi)

Hayat, ne olacağı belli olmuyor.

Ebru'yu indirmişsin.

Başka çarem yoktu. Kıymetli bir emanetin vardı.

Eyvallah.

İyi mi herkes?

İyidir herhalde.

İyidir herhalde yani.

Aslı çok uğraştı seni kurtarmak için.

Ebru'yu o aydı.

O zaten dönsün hastaneye.

Ortalığı böyle ameliyat masası falan zannediyor.

Can kurtarma derdine düşüyor.

Çok cesur.

Gözü kara.

Teşekkürü hak ediyor.

Bu katil müsveddesi midir nedir...

...Ebru'nun ismini fısıldamış.

Öyle.

Babası sıkı miras bırakmış.

Hepinizi bitirmeye yeminliydi.

(Ferhat) Öyle olsun.

Senin bir miden bulanmış.

Sıkıntı yok.

Soğuk buralar öyle oluyor işte dikkat et sen de kendine ha.

Olabilir.

Rutubet dolu içerisi.

Ayağına dikkat et ha.

Sağ ol, önlemimi aldım.

İyi. Allah kurtarsın.

(Yiğit) Âmin.

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik-Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Ustura.

(Burun çekme sesi)

(Köpek inleme sesi)

Ne oldu?

(Köpek inleme sesi)

(Burun çekme sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Burun çekme sesi)

(Kapı açılma sesi)

Aslı.

Gülsüm gel. Gel kuzum.

(Kapı kapanma sesi)

Olanlara inanamıyorum.

Ben de.

Çok yakın arkadaşındı bir de.

-Çok üzgünüm gerçekten. -Ben de çok üzgünüm.

Yıllarımız geçti birlikte. Her şeyimi anlattım.

Her şeyini biliyorum sanırdım ya.

İnsan bu hayatta en yakın arkadaşına güvenmezse, kime güvenir ya?

Kime güvenebilirsin ki?

Bilmiyorum.

Gerçekten bilmiyorum.

Çok acı.

(İç çekme sesi) Sonu da çok acı olmuş.

(Nefes sesi)

O hali gitmiyor gözümün önünden.

Yapma dedim, ikna etmeye çalıştım.

Dinlemedi.

Öyle çaresiz kaldım.

Sen üzme kendini.

Ya, o da böyle bir hayat seçmiş demek ki.

Öyleymiş maalesef.

Maalesef.

Ya Yiğit abim yetişmeseydi? Ya sana bir şey olsaydı?

Olmadı işte.

Ayy... Ferhat abim delirirdi herhalde.

Delirir miydi gerçekten?

Onun duyguları var mı sence Gülsüm?

Yani abim biraz tuhaf kabul ama sever yani.

Belli etmez sadece.

Boş ver, klasik Ferhat işte.

O sana bir şey mi dedi? Sen ona da mı sıkılıyorsun?

Boş ver.

Yavrun nasıl? Sen onu söyle.

Çok tatlı.

Kocaman oldu, her gün büyüyor.

Özledim.

Getiririm, uyansın.

Olur vallahi, şifa gibi olur.

Ama sen hep gül tamam mı böyle.

Her şeyin en iyisini hak ediyorsun.

-Sağ ol Gülsüm. -Üzme kendini.

-Hadi ben kaçtım. -Tamam, tamam.

(Müzik - Duygusal)

Aslı Hanım, Ferhat Bey geldi.

(Bardak koyma sesi)

(Müzik)

Hoş geldin oğlum.

Vallahi hop oturup, hop kalktık Ferhat.

Daha iki gün oldu, çabuk özlemişsiniz.

-Özledik tabii. -Sen bizi özlememişsindir kesin.

Belki Aslı'yı.

(Abidin) Ya Aslı yengem de ne uğraştı ha. Canını koydu ortaya ya.

Vallahi güzel bir teşekkürü hak ediyor, teyzemin oğlu.

Bence yengemi al, güzel bir tatile çıkın siz.

Ben bir şey yapmadım.

Dayı, konuşalım.

(Namık) Tabii.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

-Bana bir özür borcun var demiştin-- -Bırak şimdi özrü, kusuru.

En iyi avukatları tutmamız lazım.

Oğlum her şey ortada. Senin mahkemen formalite olacak.

Benim için değil, Yiğit için.

-Yiğit mi? -Kimse bilmiyor bak dayı.

Öyle de kalsın. Ebru'yu vurduğu için gözaltına almışlar kardeşimi.

İş büyüyebilir anlayacağın.

Bizi içeri tıkmak isteyen birini kurtarmamı mı istiyorsun?

İstemiyorum.

Yap diyorum.

Yeterince açık değil mi?

Ebru meselesini de bir ara konuşacağız zaten.

Orada midemi bulandıran şeyler var benim.

Ne gibi?

Dedim ya bir ara konuşuruz diye, vaktimiz bol.

Avukat işini çöz.

(Müzik - Aksiyon)

(Kapı kapanma sesi)

(Kapı açılma sesi)

Hazırlan, çıkıyoruz.

Ferhat, Ebru--

Ben sana o kıza güvenme dedim, değil mi?

-Nereye gidiyoruz? -Arabadayım, acele et.

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

Dilsiz...

...canımı sıkan şeyler var!

Her zamankinden daha fazla gözünü dört aç.

-Burada pis şeyler dönüyor. -Tamam abi, merak etme.

(Ferhat) Bin!

(Müzik - Aksiyon)

Dilsiz...

...nereye gitti Ferhat?

Ne yapmaya çalışıyorsun Ferhat?

(Araba sesi)

(Aslı) Yine derin bir sessizlik, tam ihtiyacım olan şey.

Kasma kendini.

Ben anladım anlayacağımı.

Ne anladın doktor, ne anladın ha?

Bir anlıktı değil mi her şey?

Şimdi bu susmaların, uzak durmaların eskisinden de beter...

...yok saymaların, hepsi bir şey demek aslında.

Bir anlık gafletti bundan anlam çıkarma diyorsun bana.

Da merak etme, ben bir anlam çıkarmamıştım zaten.

-Beni havaalanına bırakan bile-- -Doktor, yine çok konuşuyorsun ha?

Evet konuşuyorum. Çünkü sen susuyorsun Ferhat.

Susuyorsun. Ya ben seni hapishaneden kurtarmak için...

...oradan oraya koşturdum, durdum.

Ebru beni neredeyse öldürecekti, sen bana bir tek soru bile sormadın.

İçeriden bir şekilde nasıl olduysa bir telefon buldun, aradın beni.

İyi misin diye sordun, sağ ol.

Ama sonra dışarı çıktın arabaya binip, basıp gidiyorsun.

Yüzüme bakmıyorsun eve geldiğinde. Ne yapmak istiyorsun?

Neden?

Ben sana nedenini söyleyeyim. Ben bundan bir anlam çıkarmayayım.

Bir şeyler başlıyormuş gibi düşünmeyeyim.

Bundan korkuyorsun, korkma.

Korkma, ben bunları düşünmüyorum. Korktuğun şey gerçek olmayacak.

Ve hâlâ taş gibi susuyorsun!

(Fren sesi) Evet susuyorum. Duydun mu beni?

Evet susuyorum. Çünkü Yiğit, seni kurtarmak için katil oldu ha!

Duydun mu beni? Şimdi içeride o adam. Savcı adam içeride!

Şimdi Suna'ya gidiyoruz en ufak kelime bile etmeyeceksin ona.

Sadece yanında ol ve orada kal.

(Fren sesi)

(Müzik)

-Al canım. -Ayy ellerine sağlık.

Afiyet olsun.

(Müzik)

Ne iyi ettin de geldin Aslı.

(Suna) Ferhat nasıl?

İyi.

Yiğit'ten haber var mı, Suna?

Yok, hâlâ aramadı. Bekliyorum.

(Martı sesleri)

-Aslı be... -Canım.

Biz ne kadar zor bir aileye gelin olmuşuz böyle.

(Gülme sesi)

Çok.

-Çok hem de, çok. -Ama biliyor musun Aslı.

Gerçekten çok yakışıyorsunuz.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Bu ne Cüneyt?

Neymiş o? Ne zırvalıyorsun sen yine akşam akşam?

Masaj salonu, ha! Özel seanslar.

Ne bu diye soruyorum sana? Ha! Ne bu?

Sen benim ceplerimi mi karıştırıyorsun?

Ne hakla!

-Ne hakla! -Bu ne diye soruyorum sana! Ne bu!

Sen kendini ne zannediyorsun, ha! Sen kendini ne zannediyorsun!

-Allah'ın cezası. -Ben sana hesap mı vereceğim!

Ha! Gelen hesap soruyor, giden vuruyor. Allah Allah!

Yok öyle yağma. Bana bak ayyaş kadın.

Çok mutlu, huzurlu bir evliliğimiz varmış da...

...bunu ben bozuyormuşum gibi davranma.

Senin o salak oyunların da yokum ben artık.

Ferhat'ın gözüne bakıp eriyen kadınla ben ne yapayım?

Ha!

Yalan mı?

Bak madem Özge için katlanıyoruz...

...o zaman Özge yanımızda yokken rol yapmak da yok, anladın mı beni?

(Burun çekme sesi)

Bak bir daha benim cebimi karıştırırsan...

...seni gebertirim.

(Ağlama sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Hayırdır anne?

Bu ara pek bir düştün peşime. Çocukken bu kadar ilgili değildin.

Dalga geçmeyi bırak.

Dinliyorum anne.

Şu sütanne işi yalan, değil mi?

-Yok anne. Ne yalanı? -Hadi hadi.

Karşında saf yok.

Sen şu işi bana doğru düzgün anlat bir hele.

Ya anlatacak bir şey yok.

Çocuk aç, ben de gittim buldum birini işte.

Her gün Gülsüm'le gezmelere gider gibi sütanneye gidiyorsunuz yani.

Ya o şeyden işte. Kadın rahatsız diye...

-...ya anlattım ya kaç kere anne. -Bana bak!

Sütanne bahanesiyle Gülsüm'e çok fazla yaklaşıyorsun.

Farkındayım!

Kör değilim, çok şükür.

Saçmalama anne ya.

Nereden çıkarıyorsun?

Kız benim çocuğumu sahiplenmiş...

...ben nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum...

...senin yaptığın yakıştırmalara bak.

Ayıp ya! Vallahi çok ayıp.

Ben bilmem, gözüm üstünüzde!

Hata yapayım deme!

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Aslı) Sağ ol.

-Görüşürüz. -Görüşürüz.

Bay bay.

(Araba sesleri)

(Kapı kapanma sesi)

-Bir şey söylemedin değil mi? -Söyledim.

Kocan beni kurtarmak için adam öldürdü, hapiste dedim.

-Sordun soruya bak. -Söylemedim de, uzatma!

Sen söyleme demeseydin de ben zaten söylemeyecektim.

İnsanları bile bile üzmek gibi bir alışkanlığım yok benim.

İyi, aferin.

Yiğit ceza alır mı?

Almayacak.

(Araba sesi)

(Müzik)

Ben boşanmak istiyorum.

Ne saçmalıyorsun sen ya sabah sabah?

Duydun.

(Müzik)

-Yok duymadım ya, bir daha söylesene. -Boşanmak istiyorum!

Öyle mi?

Niye?

Boşanırım giderim Ferhat'ıma mı kavuşurum diyorsun. Nasıl olacak o iş?

Öyle bir şey yok. Ferhat'ı karıştırma. Ben seninle yapamam artık.

Yok öyle bir şey.

Kes sesini otur aşağıya!

Benim canımı sıkma, sabah sabah tepemin tasını attırma.

Tak o yüzüğü parmağına.

Mutlu, tatlı aile fotoğrafımıza devam edeceğiz.

-Yoksa-- -Yoksa ne?

İmkânsız aşkını ziyarete gidersin ha!

-Ne demek bu şimdi? -Öğrenirsin.

Öğrenirsin ama biraz acı olur.

(Müzik - Aksiyon)

(Müzik - Aksiyon)

Artık işler yoluna girdiğine göre...

...bizim işlerimizi de biraz hızlandırabiliriz değil mi?

Evet, Şahin belasını başımızdan saldık.

-Sorun çıkaracak hiç kimse kalmadı. -Aynen öyle hayatım.

Neyse, ben kaçıyorum. Banka ziyaretlerini çok aksattım.

(Öpme sesi)

(İdil) Görüşürüz.

(İdil) Günaydın.

(Müzik - Aksiyon)

-Hâlâ dalgın mıyız? -Ben kimseye darılmam dayı.

-İşte en sevdiğim huylarından biri bu. -Kimmiş bu avukat?

Dedim ya oğlum, işinin ehli biri.

Merak etme, bizi içeri tıksın diye Yiğit'i çıkaracaktır.

Ben merak ederim dayı. Ben her şeyi merak ederim.

Bak Ferhat, ben yalnızca seninle ilgilenirim.

Evli mi kalacaksın, öldürecek misin...

...çoluk çocuğa mı karışacaksın paşa gönlün bilir.

Ben sadece seni yanımda istiyorum.

Yanındaki Aslı'ymış, bir başkasıymış umurumda bile değil.

Şahin meselesi de kökten çözüldüğüne göre...

Sen diyordun ya Şahin meselesi bitti...

...onun kızı falan benim elimde diye öyle boş atıp tutuyordun.

Kızı burnumuzun dibinde çıktı, dayı.

Ve sen bilmiyordun ha? Öyle mi?

Ebru benim koynumda beslediğim yılanmış. Bildiğim o.

Eminim Ebru'yu da benim yakınıma sokan Şahin'di.

İnsan bazen en yakınındaki belayı bile göremeyebiliyor.

Bak bunu doğru dedin işte.

İmanı anlıyorum.

Hâlâ benden şüpheleniyorsun.

Senin ikna olman için ne olması gerekiyor Ferhat?

Şahin'in bütün pisliklerini faturasını bana mı keseceksin?

-Benden mi bileceksin? -Şahin bitti.

Kız da bitti.

Değil mi?

Bakalım bundan sonra neler olacak?

Göreceğiz.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Aksiyon)

(Kapı vurma sesi)

Gelin.

Gel abi.

(Kapı kapanma sesi)

Günaydın.

Sana da günaydın...

...Gülsüm.

Gelsene.

Gel otur.

(Müzik)

Bir şey mi oldu?

Yok, yok. Bir şey olmadı da.

Ya dün gece annemle biraz konuştuk.

Yani o konuştu.

Bizim, bu dışarı çıkmalarımızdan...

...yani sütannesi olayından falan biraz şikâyetçi de.

Yani rahatsız biraz.

O da şey diye yani.

Hani seninle ben...

Ee, evet.

Yani...

...annem de bana bir şeyler söyledi.

Ama öyle bir şey yok ki.

Yok tabii canım. Yani yok da...

Yani bil diye zaten söyledim.

Yani annem sorarsa diye şey...

Ben gideyim.

(Müzik)

Tamam.

(Müzik)

-Ne haber abi? -(Cem ses) İyiyim Aslı'm, iyiyim.

(Cem ses) Daha da iyi olacağım, merak etme sen.

Ben bugün hastaneye gideceğim.

(Cem ses) Tamam, uğrarım belki yanına. Konuşuruz.

-Aklımı kurcalayan şeyler var. -İyi olur, benim de.

Tamam, orada görüşürüz o zaman.

Ben bugün hastaneye gideceğim.

-Dilsiz yanında olacak. -İyi.

Bir daha bana sakın dokunma, olur mu?

(Müzik - Duygusal)

-Bir daha olmaz! -Olmasın.

-Tutsak hayatımız devam etsin. -(Ferhat) Anlaşmamız böyleydi.

İyi.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

-Gözünü açık tut, tamam? -(Aslı) Dilsiz...

...hastaneye gidiyoruz, izin çıktı.

Bundan sonra artık herkes olması gerektiği yerde...

...olması gerektiği gibi olacak. Tamam?

-Sen ne diyorsan o yenge. -Yoo, ben değil.

Ferhat abin öyle istiyor.

(Aslı) Hadi.

(Müzik)

(Müzik - Aksiyon)

Nereye Ferhat?

-Küçük bir işim var. -Sonra şirkete gel.

Küçük işlerle uğraşma, büyük işlerimiz var.

-Benim de sana ihtiyacım var. -Gelirim.

(Müzik - Aksiyon) (Araba sesi)

Buyurun?

Ayhan Bey'i göreceğim.

-Azat Baba'dan mektup var. -Ayhan Bey mi?

Hayırdır aslan parçası?

-Komik olan ne? -Yok.

Buyur, arka bahçede.

(Müzik - Aksiyon)

(Araba sesi)

Buyurun.

(Müzik - Aksiyon)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Silah sesi)

(Müzik - Aksiyon)

Ayhan Bey nerede?

Ayhan benim. Siz?

Ferhat.

Azat gönderdi.

(Müzik - Aksiyon) (Kuş cıvıltısı sesleri)

Burada komik şeyler oluyor herhalde, herkes gülüyor.

Anlamadım?

Mektubu açmamışsın.

Başkasının mahremiyeti beni ilgilendirmez.

(Müzik - Aksiyon)

(Ayhan iç ses) Mektubu getireni öldür.

Ne yazdığını merak etmiyor musun?

Beni ilgilendirdiğini sanmıyorum.

Yanlış düşünüyorsun, seni ilgilendiriyor.

(Müzik - Aksiyon)

(Müzik - Aksiyon)

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Emine Kolivar

Seslendiren: Emine Kolivar

Alt Yazı: Feride Tezcan - Gülay Yılmaz Özgür Deniz Türk - Ece Naz Batmaz

İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat

Son Kontroller: Fulya Akbaba - Dolunay Ünal - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.