Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Cevap vermedin.
Toprağın altında da kalsan
dost duygular seninle kalıyor dedi.
Defterde o duygular mı yaşıyor Zeynep? Ne yazıyor?
Deftere yazmak kolaydı. Ama şimdi içinde kaybolduğum o
gözler derin derin bana bakarken sevdamı dillendirmek
çok zor Elif. Nasıl derim öresiye seviyorum seni diye.
Şart mı söyleme? Gözlerim sevdamı haykırıyor ya zaten.
Susmasaydın.
Susmak en fena cevap oluyor bazen.
Insan Sükunetin içinde gizlenmiş şeyleri daha çok
merak ediyorum.
Ne onlar Zeynep?
Tamam. Söyleyeceğim.
Günaydın.
Son bir ineğimiz kalmıştı. Ona yapacağım Zeynep Hanım şimdi.
Günaydın.
Yalnız maşallah çok iyi gözüküyorsunuz.
Iyiyim evet.
Geçmiş olsun. Sağ ol abi.
Ellerin
Bunlar küçük sıyrıklar seni.
Ama sana bir şey olsaydı seni
Işte o zaman paramparça olurdu kalbim. O zaman hiçbir şeyin
telafisi olmazdı.
Sen iyiysen ben de iyiyim. Deftere gelince
Sen ne zaman söylemek istersen Ben heyecanla merakla yanı
başını bekliyor olacağım.
Ve sen şimdi güzelce dinle. Ben de gideyim doktorumla bir
konuşayım.
Hazır.
O defterde
Her zerremin, her zerrenin aşık olduğu yazıyor.
Aylin.
Sen olmasaydın ben şu an burada olmazdım.
Vazgeçmediğin için sağ ol.
Insan hiç canından vazgeçer.
Kardeşim nasıl oldu Zeynep? Gayet iyi çok şükür. Kendine
geldi. Oh. Çok şükür. Gözümüz aydın.
Bizimkiler de yiyip bitirdiler kendilerini. Bunu duyunca
dünyalar onların olacak. Olmaz olur mu hiç? Herkes için çok
zordu. Zeynep şimdi istirahat ediyor. Ben gideyim doktoruna
haber vereyim. Sen burayı idare et. Tamamdır.
Meleğim. Hadi uyan. Eren.
Ha güzel bir haberim var. Zeynep, Zeynep mi uyandı yoksa?
Hem de durumun çok iyi. Çok şükür Eren çok sevindim.
Ne oldu lan? Zeynep uyanmış. Hem de durumu çok iyiymiş. Ha.
Biliyordum ya biliyordum. Benim ablam ki şu demiştim size.
Allah'ıma binlerce şükür yüzümüzü güldürdü. Halil mi
söyledi? Evet. Halil söyledi. O da şimdi doktorun yanına gitti
zaten. Bir doktor görsün istiyor. Zeynep de istirahat
ediyor şu an. Iyi hadi ne duruyoruz? Gidelim göreyim seni
bir. Tülay Hanım. Acele etmeseniz mi acaba?
Şimdi sizi görünce heyecanlanacak. Bir doktor
görse daha iyi olur sanki. Yaşadığı şeyler ağır. Çok
farmatik. Bildiğinizden daha fazlası var. Daha fazlası mı?
Ne olmuş kızıma? O psikopat bir şey mi yaptı yoksa kızıma?
Isterseniz bunu kantinde konuşalım. Hayır ben burada
öğrenmek istiyorum hemen şimdi. Ne olmuş kızıma? Tamam.
Kaçırılmaktan daha fazlası var.
Sadık pisliği seni bir tabuta kapatıp toprağın altına gömmüş.
Tülay Hanım Yavrum yavrum ay yavrum. Halil Zeynep'i deli
gibi aramış olmanda. Bulunca da Kendi eliyle kazımış toprağım.
Ya bulamasaydın. Lütfen söylemeyin böyle. Ya öz hadi
kızım. Benim içimde mi öyle?
Tamam. Tamam. Kötü bir olay yaşandı. Ama iyi bitti. Ablam
iyi. Sapasağlam yanımızda. Hani her şerde bir hayır vardır
derler ya. Öyle baksa kolaya. Olmaz mı? Ya birbirlerini tam
kaybetmek üzereyken yeniden buldular. Artık aralarında ne
kavga kalmıştır ne dargınlık. Bence bu yaşanan olay onları ay
Ayrılığın kenarından döndürdü. Bu saatten sonra kopamazlar
birbirlerinden. Doğru söylüyorsun. Hani Zeynep'in
hayatını kurtardı?
Bundan başka edilecek laf dahi olamaz artık. Ayrılan eşiğinden
derken ablam kısa bir zaman önce evi terk etmişti. Hadi bu
kaçırılma konusunda bana üzülmeyeyim diye söylemediniz.
Peki ya bu ne? Bunu niye söylemediniz?
Gel otur böyle. Tülay Hanım, gelin otur.
Güzel kız.
Şimdilik her şey yolunda gözüküyor. Birkaç saat
istirahat etsin. Öğlen gelip tekrar kontrol edelim.
Tamamdır. Çok sağ olun doktor hanım.
Evet şimdi kahvaltı zamanı. Hadi bakalım.
Bence benimle yeterince uğraştın. Kahvaltımı kendim
yapabilirim. Iyiyim hallederim. Daha değil.
Yalnız böyle olmaz. Seni biraz dikleştirmemiz lazım.
Gel bana.
Iyi mi böyle? Hı hı. Yani sanki benim için yaptığın şeyler
azmış. Benim için küçük şeyler yapıyormuşsun gibi hala
kendimle uğraştırıyorum seni. Ben senin refakatçinin. Bu
hastane odasından taburcu olana kadar seninle ilgilenmek benim
esas görevim.
Tabii sen istersen buradan çıktıktan sonra da ilgilenirim.
O yüzden itiraz etme.
Aç bakalım. Bismillah.
Gönüllerinden biri de hastanenin kasvetli odasını
balla tatlandırmak.
Canım Uykuya daldın. Ben de dinlen diye hiç ses etmedim.
Nasılsın iyi misin?
Iyiyim teyze. O da neden değişti? Aynı katta olursanız
daha rahat edersiniz diye.
Teyze doktoru çağırabilir misin? Onu birkaç bir şey
soracağım da tamam canım.
Seni dünyaya getiremedim. Yok hiçbir zaman unutmayacağım
Melih.
Tabii sıhhat içinde. Ihlamur içirmek. Refakatçinin diğer
görevlerinden birisi.
Bu kadarı fazla ben ıhlamur kendim içebilirim.
Dur yavaş.
Biz can gözüm karardı da ondan. Tamam ben ikna olduğumu kendin
içebilirsin ama bu seferlik ben içeriyor. Hı? Öyle olsun.
Bir yudumda
Biraz daha bal.
**** kıran giren. Sinek gibi cana yapışmış. Akşamdan beri
neye gitmedi ki bu adam? Tövbe tövbe. Ne? Neredeyim çav çav
çav? Anlamıyorum. Allah Allah. Ne o kıymeti hanım? Çekişecek
kimseyi bulamadın da kendi kendine mi söyleniyorsun? Ha
senin kırıkların var. Uğraşıyorum sabah sabah.
Dün gece mektuba rağmen dehledin ama gitmemiş. Tünemiş
sabaha kadar.
Yorunca ödüm patladı. Tıs kaydı. Beni seven de böyle
sever işte. Kapıdan kovsam bacadan girer. Ay nasıl
dünyanın ekseninde dönüyorsa bana aşık olan da benim etrafım
da döner durur. Laflara bak hele. Seni duyan ya şair
sanacağız. Dün gece zavallının aşk mektubunu okurken neredeydi
ince ruhun? Istemiyorum dedin yüzüne yüzüne. E şimdi tabii
kapıda bacada görün ki hoşuna gidiyor.
Canım o başka, bu başka. Aşkına karşılık veremezdim. Çünkü onu
affetmedim. Ama etrafımda dolanması da ruhumu okşamıyor
değil hani. Tövbe. Hoşuna gidiyormuş. Adam da öyle bu
ondan da öyle.
Kız tepemde sağım sağım sağın. Buzdolabından kahvaltılıkları
çıkar. Ha. Ona da sor bir bakalım. Bizim orada. Kapıya
gelen aç konmaz.
Aç mısın? Kahvaltı hazırlıyoruz. Ben sizi
tanımıyorum ki. Neden aç olup olmadığımı soruyorsunuz. Hem
Hem benim ne işim var burda? Ne diyo bu be?
Eyvah eyvah. Sanırım hafızasını kaybetmiş.
Sen de hiçbir şey yemedin. Açsındır.
Şimdi oldu.
Bu kadarı yeter, doydum ben. Daha bir şey yemedin ama. Çok
az yedin. Yerim sonra.
Tamam Osman, bu son. Son.
Çiçek. O nerede nasıl? Çiçeği çiftliğe gönderdim.
Özlemle seni bekliyordu.
Çiftliğe döndüğümüzde hasret giderirsin artık. Değil mi?
Neden kaçırıyorsun gözlerini Zeynep? Evet desi de seninle
beraber evime döneceğim desene
önce şehitler söyle sakın dönmeyeceğim deme. Yapma onu
bir şey. Tam zamanında.
Zeynep.
Annem. Annem
Tamam, tamam, iyiyim ben.
Baba. Nasıl korkuttun bizi var ya?
Bana öyle yapmış başını. Iyi misin ablacığım? Çok iyiyim
ben. Siz merak etmeyin.
Gelmiş geçmiş olsun Zeynep. Sağ ol Eren.
Halil, seninle konuşalım biz.
Rabb'im seni bize bağışladı. Şükürler olsun anne.
Hafızasını ne kadar kaybetmiş? Şimdi anlayacağız. Kardeş. Bu
kaç? Kaç derken? Peki bugün günlerden ne? Onu söyle. Adın
ne? **** kim, baban kim? Ağaç kavundan çıkmadın ya. Adam
hafızasını kaybetmiş diyorum. Sen **** babasını soruyorsun.
Olacak şey mi? Ha seninki oluyor da belki mi olmayayım?
Günlerden neymiş? Bak hele. Adam ismini cismini
hatırlamıyor. Günlerden ne haberi olacaktı? Orası da
doğru. O zaman her şeyi unutmuş. Resmen beyni
sıfırlanmış gibi.
Bu demek oluyor ki kumruya olan aşkını da unuttu. Tam gönlüme
göre oldu. Çırpı bacak mapustan kurtulamıyoruz.
Tamam. Madem kelimeleri unuttun biz de hareketlerle anlatırız
derdimizi. Ben hiç uğraşamayacağım vallahi. Sen
anlatabiliyorsan anlat.
Tabii ya. Hatırlamasında Selma kurtulmasın derdindesin sen.
Anlamadım sanki. Doktora haber et madem. Doktor olmaz. Suçlu
çıkarım filan. Başka bir yol bulmam lazım.
Ne yapayım kız?
Ne yapıyorsunuz efendim?
Birilerini arayalım. Bir akraban, bir yakının, onlarla
konuşursan hatırlarsın belki.
Of ya. Açılmıyor. E sıfatını da mı okumuyor? Şifre koymuş ya.
Hatırlıyor musun şifresini peki?
Öyle mi yapmamı istiyorsunuz efendim? Dikkat et. Telefonu
yemeye kalkmasın.
Kız ne bakayım bana hele. Eee şimdi kokluyor. E biraz da
kıtlayacağım. Kıymet Hanım lütfen ama. Ver lütfen iki tane
be. Adam kendini hatırlamıyorsun nereden
hatırlayacak? Allah Allah. Benimle ilgili bir şifre koymuş
olabilir aslında. Evet evet. Kesin öyledir. Doğum günüm
bence.
O da değil.
Kapı mı çaldın? Kız. Bu adam sana kafayı yedirecek. Benden
söylemesi. Yok. Kullan çamuru.
Ya öyle işte. Teyzeme kısmet çıktı yani. Hayır anlamadığım
yani teyzem gibi bir aşk kadını bu kadar ilanı aşka, bu kadar
ısrara nasıl oluyor da kabul etmiyor? Parası yoktur adamın.
Parası olsa takardı şimdiye kadar yüzüğü. Yani parası var
mı yok mu bilmiyorum ama çok tatlı dilli bir adam. Yani
tatlı dil derken reçelli falan yani. Nasıl yani? Yani nasıl
söyliyim? Mesela bi şeyi beğenince gül reçeli gibisin
diyo, teyzeme gül reçeli diyo. Sevmediği şeyde çok kaynamış
dilek reçeli falan diyo. Akıllı biri olsa teyzeni bulmaz zaten.
Anne. Değil yani yalan mı? Bu arada çok selamı var teyzenin
sana. Geçmiş olsun güzel gözlüme dedi. Tabii başına
gelenlerin bu kadar büyük olduğunu söylemedik. Bilseydi
damlardı. Sağ olsun. Peki bütün bunlar olup biterken pek
sevgili kayınvaliden napıyo ablacım? Napsın? Konuşuyom bol
bol. Teyzemle uğraşıyo. Teyzem bu ona kıymık diyo. Ah teyzem.
Bu arada bu Umut Bey nereden çıktı? Nasıl girdi hayatınıza?
Eren yüzünden.
Anlatayım. Ben tak işine girmiştim, online satış
yapacaktım internetten.
Montunu dışarıda bırakıyorum. Giyersin. Onu da çantaya
koyabilirsin. Üşüme. Zaten içime ateş düşmüş. Nasıl
düşecek?
Ben dışarıdayım.
Çıkmadan doktorla görüşeceğim.
Abla.
Bizim yüzümüzden fenalaşmışsın. Teyzem söyledi. Şimdi daha iyi
misin? Iyiyim iyiyim. Sen beni merak etme. Doktor gidebilirsin
dedi zaten. Zeynep nasıl? Iyi mi? Çok şükür daha da iyi
olacak. Öyle olsun. Peki doktor ne dedi? Hastaneden çıkabilecek
misiniz hemen? Kolağa dönecek misiniz? Yani tam net bir şey
söylemedi. Ama tahminim bir iki saate taburcu olur Zeynep.
Hani? Evimize dönelim. Her şey yeniden eskisi gibi olsun.
Kırgınlıklar, dargınlıklar kalksın ortadan artık.
Iyi ki bu ailenin başında sen varsın. Sen de iyi ki benim
amcamsın. Bu arada Ben bekaleti Tekin'den alıp sana vereceğim.
Böylesi daha iyi olur. Sen nasıl istersen abla ama yani
vekaleti bana vermene gerek yok. Hisseler seni. Dilediğin
gibi kullanabilirsin.
Sen tekinden de benden de daha tecrübelisin. Gitseler sende
olursa için daha rahat eder.
Tamam sen nasıl istersen.
Bu arada fenalaştığında deveye bir şey olsaydı ben kahrolurdum
abla.
Evet.
Sen duygulandın mı abla?
Hamilelikte oluyormuş böyle hep söylüyorlardı.
Tamam düşürme şimdi bunları. Sen hazırlan ben de çıkayım
abla.
Koruyamadım seni Melek'i. Tutamadım seni anneciğim.
Ilhan
Bir tanem ne oldu? Halil ters bir şey mi söyledi yoksa sen?
Sen bana ne yaptın Tekin? Ben seni bu kadar çok severken
neden bana yalan söyledin? Senin yüzünden acımı bile
paylaşamıyorum kimseyle.
Ah Zeynep'im. Çok korktun güzel kızım. Sana bir şey olacak diye
ödüm koptu. Iyiyim ben anneciğim. Yanındayım işte.
Geçti gitti hepsi düşünme artık bunları. Çok şükür. Iyileşir
iyileşmez. Bu yaşananları bir daha hatırlamamak üzere unutup
çiftliğe döneriz beraber.
Neden sustun Zeynep? Yoksa çiftliğe dönmekten vaz mı
geçtin?
Bu talihsizlikler başımıza gelmeden önce sen aradın beni
çiftliğe döneceğiz diye. Şimdi niye değişti Bedri?
Sen kimsin?
Günlerdir babası yattığı yerde huzur bulsun diye seni ikna
etmeye çalışıyor. Hatta geldi buradan babasının ev şeklindeki
anahtarlığını aldı sana vermek için. Yani senin yerinde
başkası olsa sen benim için değil babanın vasiyeti için
uğraşıyorsun der. Asla geri dönmezdi. Seni çok takdir ettim
Zeynep.
Iyiyim kırgın. Bir yana minnettar. Yoruldum anne ben.
Çok yoruldum hem de.
Ben senin derdini biliyorum.
Sen kimsin demesini kaldıramadın değil mi? Atamadın
içinden. Haklısın. Ne kadar sinirlenirse sinirlensin
söylememesi gerekirdi. Ama sonrasında çok pişman oldum.
Hani senin için kendini parala Zeynep? Tırnaklarıyla yedi kat
toprağı kazdı seni kurtarmak için.
Seviyor seni. Hem de çok seviyor.
Sen de uzatma artık meseleyi.
O olmasa belki de
Zeynep. Senin artık Halil'e can borcun var kız. Hiçbir şey için
değilse bile bunun için Halil'i affetmelisin. Evine dönmelisin.
Anne kız dertleşiyorduk bizle biraz. Doktorla konuştun mu? Ne
zaman çıkabilirmişim? Henüz konuşmadım ama konuşurum.
Bir an önce çıkıp evimize çiftliğe dönelim.
Hem ben babaannemi de çok özledim.
Vefalı kızım benim. Aferin sana. Senin yerin kocanın yanı.
Bizim yerimiz de o konak. Bundan sonra hiç kimse kolay
kolay yerimizden edemez bizi.
Kolay gelsin. Buyurun. Kime bakmıştınız? Yabancı değilim.
Halil yok mu? Halil Bey yok. Hastanede. Hastalık olarak da
kimse yok. Herkes dışarıda. Adın neydi senin? Benim adım
Cemil. Cemil şimdi beni iyi dinle. Benim valizlerimi
alıyorsun. Bir de bana bol köpüklü bir Türk kahvesi
yapıyorsun. Konak ahalisini beklerken içeceğim. Ha bir de
ııı geldim lütfen kimseye haber verme. Sürpriz yapmak
istiyorum.
Ahmet abi. Buyur al. Kim bu kadın? Halil Bey'in yakını
olduğunu söyledi. Ben de içeri aldım. Allah Allah.
Yakına da neyi yani? Bilmiyorum.
Tamam abi. Görüşürüz.
Eee evet. Sağ olun. Halil'e babasının vasiyeti konusunda
anlayış göstermen, ona saygı duyman çok özverili bir
hareket. Yazık. Günlerdir babası yattığı yerde huzur
bulsun diye seni ikna etmeye çalışıyor.
Değil bir. Bin kere de ölümden dönse. Zeynep gururunu ayaklar
altına alıp da o konağa dönmeyecek.
Sıcak çay iyi gelir.
Neotulay kızımın konağa dönmeyeceğini fark ettin de
müştemilatta yaşamana izin vermen için bana yalakalık mı
yapıyorsun? Zeynep kocasının yanına konağa dönecek. Ama ben
sana dokunmayacağım. Anlaştığımız gibi Merve'nin
yurt dışında okumasını sağlarsan
Bu ses kaydından kimsenin haberi olmayacak.
Ben sözümün eriyimdir.
Kahretsin.
Çok karanlık.
Çok arandık. Çok karanlık
Söyle. Hayır. Tamam. Tamam. Sakin. Çok karanlıktı. Ben çok
korktum. Nefes alamadım. Çok karanlıktır. Korkma ben
buradayım yanındayım. Bak bakayım arabaya. Kabus gördün
sadece. Bir şey yok. Kabusu bitti.
Bekle.
Hayır Halil neden yaptın? Selim tamam geldim. Hayır Halil neden
kapattın? Çok karanlık. Aç lütfen. Zeynep ben buradayım
diyorum. Sakin ol. Sakin. Yanındayım. Bırakmam seni.
Bak şimdi karşıya.
Kuzey Işıkları. Senin için. Sen mutlu ol diye.
Öyle iyi bir zamanda geldik. Çok teşekkür ederim.
Sen yeter ki iste.
Ben senin ayaklarına dünyaları sererim.
Neredesin Arzu ya? Bir saat oldu kadın bekliyor kahvesi
gelmedi daha. Sen yapsaydın eline mi yapışırdı? On parçaya
bölünecek değilim ya. Zeynep Hanım'ın odasını havalandırdım.
Nevresimleri değiştirdim. Eşimle Zümrüt Hanım'ın
kahvaltısını hazırlayacağım. Ben yapamam ki kahveyi. Nasıl
yapayım? Bir de köpüklü falan olsun dedi. Ben hayatta
beceremem onu. Tamam. Sen Zümrüt Hanım'ın kahvaltısını
hazırla o zaman. Kahveyi ben yaparım. Nasıl içiyormuş? Sade
dedi, bol köpüklü sade.
Güvenlik biliyor muymuş kim olduğunu? Halil Bey'in
yakınıyım demiş.
Damdan düşer gibi geldi bir anda. Hem de valizleriyle. Ne
belli yapın olduğu? Ya yalan söylüyorsam ya yakınım akını
değilse. Niye yalan söylesin ki canım? Kadın içeride oturuyor.
Halil Bey'i bekliyor işte. Yani haklısın aslında. Düşünsene bir
de Halil Bey'in eski karısı falan çıkıyormuş. Büyük olay
olur ki vallahi. Yok artık Arzu ya. Daha neler?
Niye olmasın canım? Hırlı mı hırsız Mobilya belli değil. Ama
kendine güveniyor o belli. Konağın hanımı gibi böyle
kurumlu kumlu yürüyordu. Ne yalan mı?
Hırsız demişken senin babanın saatine ne oldu? Bir haber var
mı? Ha buldum buldum. Odamdaymış. Hatta
çekmecemdeymiş. Kaç defa baktım o çekmeceye. Ama göremedim
demek ki. Insana oluyor bazen böyle.
Al sen kahveyi götür. Kahvaltıyı ben hallederim.
Tamam
Bir ol. Sürekli arayıp duruyorsun ya. Sanki avukat
bulmak kolaydı. Halledeceğim dedim işte. Tamam. Sabret
biraz.
Ilaçlarımız eksiksiz alalım da bunlar çok önemli. Doktoru
duydun. Bunları eksiksiz içmen lazım ki iyileşebil.
Kuzey ışıkları daha iyi geldi desem.
Tamam onu ben hallederim. O kadar da değil. Tam olarak o
kadar Zeynep Fırat. Senin ani hareketlerden kaçınman lazım.
Öyle eğilmek falan başını döndürür.
Getir bakalım.
Bir de bana
Çiftliğe döndüğümüzde defteri vereceğim sana.
Tamam. O zaman bir an önce gidelim. Ben kalkabilirim.
Iyi misin? Başım döndü bi an. Tamam olur öyle. Tutun bana.
Şuradaki yiyeceğim üşüme.
Bunu da
Tamam.
Tutun şimdi bana.
Yavaş yavaş gidelim. Artık dönmüyor baş.
Sevindim.
Afiyet olsun. Başka bir arzunuz var mı? Teşekkür ederim.
Şimdilik yok.
Geleceğinizi bilmiyorduk. O yüzden hazırlık yapamadık.
Kusura bakmayın. Halil Beylerin akrabasısınız sanırım.
Halil'den haber var mı? Ne zaman gelir? Onlar yoldalar.
Isterseniz arayıp burada olduğumuzu söyleyebilirim.
Hayır hayır. Dedim ya sürpriz yapacağım. Sen işine
bakabilirsin.
Çok geçmiş olsun Zeynep Hanım. Sizi yeniden evde görmek çok
güzel. Sağ ol Arzu.
Konağın neşesi yerine geldi çok şükür.
Sürpriz.
Gözde.
Gözde.
Bu ne büyük sürpriz? Hoş geldin. Halil.
Bu ne şimdi? Bu kadın da kim? Çok özledim seni. Anlatamam. Ya
yıllar geçti. Hala aynı karizmatiklik.
Hala aynı yakışıklılık pes diyorum sana gerçekten. Sağ ol.
Songül teyzeciğim. Seni nasıl özledim? Anlatamam, inanamazsın
yani bak. Nasıl özledim seni? Ne hoş bir sürpriz? Gözde. Bu
arada sevgili eşim Zeynep. Ne? Eee evlendin mi?
Aşk olsun ama niye hiç haber vermiyorsunuz? Çok memnun oldum
Gözde ben. Çok ani oldu.
Tülay Hanım, Zeynep'in annesi. Merhabalar ben de Gözde. Hoş
geldiniz. Sağ olun. O da küçük kız kardeşi Merve. Çok memnun
oldum Merveciğim. Hoş geldiniz. Hoş buldum. Gözde. Eee Zeynep
hastaneden yeni çıktı. Istirahat etmemiz gerekiyor.
Biz odamıza çıkacağız. Tabii lütfen. Ben yabancı değilim.
Keyfinize bakın. Ama umarım kötü bir şey yoktur. Neyse Biz
daha sonra laflarız değil mi? Hadi Keçi.
Eee Songül teyzeciğim. Gülhan nerede? Gülhan da hastanedeydi.
Yani aslında çıktı ama eşiyle birlikte yürüyüşe gittiler.
Eğer senin geldiğini bilseydi erken gelirdi mutlaka. Neden
böyle cümbür cemaat hastaneye gittiniz? Hiç anlamadım ama
sonra anlatırsın sen bana. Gülhan'ın önemli bir şeyi
yoktur umarım. Ya aksine güzel haber. Gülhan bebek bekliyor.
Ne? Ip. Bilseydim ben Amerika'dan hediye getirirdim
bebişe. Ne önemi var canım? Nereden bilecektin? Değil mi?
Zaten benim hiçbir şeyden haberim olmadı ki.
Demek Amerika'da görmediğin yer kalmadı ha gözde. Vallahi aynen
öyle Halilciğim. Amerika kazan. Ben kepçe gezip dolaştım. Ne
büyük şans Amerika falan.
Herkese afiyet olsun. Geciktim biraz. Kusura bakmayın. Ay
Maviş'im. Ay bu kadar uzun gezmek olur mu? Aaa çok özledim
vallahi seni.
Sultanım ben gelecektim aslında senin yanına ama uyuyordun. Oh!
Damat! Yeter bu kadar gezdiniz. Biraz ara verin. Ben
doyamıyorum Maviş'imi çok özlüyorum. Sonra gene
gezersiniz siz. Sen nasıl dersen sultanım. Hadi kız.
Teşekkür ederim.
Kalabalık bir sofrada sizinle birlikte olduğum için o kadar
mutluyum ki. Biz de öyle. Gerçekten acı tatlı, çok
zamanımız geçti birlikte.
Ne çokanı biriktirdik. Peki söyle bakalım. Bunca zaman
sonra hangi rüzgar seni iyi pınara attı? Sevdiklerime olan
hasretim.
Halilciğim, Hasret.
Gözleyeceğim. Ne kadar burada kalmayı planlıyorsun? Dönmeyi
düşünmüyorum Songül teyzeciğim. Kesin dönüş yaptım.
Ya baban? O gelecek mi buraya? Yok. O Amerika'da kaldı. Orada
devam edecek. Ben tek başıma döndüm. Burada bir psikoloji
kliniği açacağım. Çiftlikle ilgileneceğim. Çok bakımsız
kalmış. O sürede de tabii mecburen otelde kalmak zorunda
kalacağım. Otele falan ne gerek var canım? Tadilat bitene kadar
burada bizimle kalırsın. Seninle vakit geçirmek de bana
iyi gelir. Iyi gelir derken bir sıkıntın mı var? Yok yani eski
günleri yad etmek, özlem gidermek amacıyla söyledim.
Ablam haklı. Dilediğin kadar burada kalabilirsin.
Vallahi. Bu nazik teklifiniz için çok teşekkür ederim. Hiç
hayır demem. Seve seve kalırım ben burada.
Ben bile bu kadar gözünün içine bakamıyorum. Ne rahat kızı bu
be? Çok eskiden bu yana tanışık olduğunuz belli. Nereden
geliyor bu tanışıklık böyle? Gözde bizim için pek
kıymetlidir. Keza babası da öyle. Zor bir dönemimizde bize
çok yardımcı oldular. Küçücük çocuklardık tanıştığımız zaman.
Birlikte büyüdük. Gerçekten zor bir dönemimiz de bizimle
oldular. Hem Hem de Muzaffer amcanın hakkı ödenmez.
Apartma Gülenciğim. Utandırdın beni. Fazlası yok. Hatta eksiği
var. Ey Gülhancığım. Bebiş geliyormuş. Ya ben hiç
bilmiyordum. Bilseydim Amerika'dan gelirken bir şeyler
getirirdim ona. Çok teşekkür ederim. Almış kadar oldun
zaten. Düşünmen yeter.
Eee memleketin yemeklerini özledin mi? Hem de nasıl
özledim. Ben Amerika'da nereden bulacağım böyle bir iç pilav?
Vallahi şahane. Zeytinyağlı enginar da var. Mutlaka
yemelisin. Vallahi çok gelecek ama doğru söylüyorsun. Alırım
bir tane. Ben vereyim. Ay teşekkür ederim.
Halilciğim. Unutmamışsın benim de senin gibi zeytinyağlıları
sevdiğim.
Halen en çok tarhana çorbasını sever. Bir de helvayı.
Evet tarhana çorbasını çok severim. Ama sen yaparsın.
Herkese afiyet olsun.
Tebligat sanırım.
Ama bunu niye buraya bırakmışlar ki? Annemler evde.
Mahkemeden geliyor. Üç gün sonra davam var seninle. Umut
abi şikayetini geri çekmişti.
Bence bunu daha önce göndermişler. Bize yeni gelmiş.
Haklısın. Öyledir kesin.
Aklını hatırladın mı? Bu sensin, bu da ben.
Hazırlıktayız burada. Ne kadar da genciz değil mi?
Ben bunların hiçbirini bilmiyorum. Boşuna uğraşayım.
Var senin adam. Hiçbir farkı yok. Hatırlayacak.
Ne oluyor efendim?
Kız nereden adamın cüzdanını? Ayıp yahu hususiyet diyen bir
şey var ayıp. Parasını alacak değilim herhalde. Sadece
bakıyorum. Belki hatırlamasına yardımcı olacak bir şey çıkar.
Belli mi olur?
**** da zenginmiş bu umut. Senin gibi miymiş? Duy da
inanma. Hatırlaman lazım. Hatta lazım bir şart. Geriye doğru
sayacağız. Bir yerde okumuştum. Hafızaya çok etkisi varmış.
Hadi başla iki yüzden geri. Allah akıl fikir versin. Ne
diyeyim? Hadi ama Umut. Başla saymaya. Iki yüz. Yüz doksan
dokuz. Yüz doksan sekiz. Sayabiliyor. Vallahi de billahi
de sayabiliyor. Yüz doksan yedi. Bin beş yüz beş.
Yedi milyon seksen iki elli altı üç yüz on altı milyon
Edremit abi. Iyi sayıyorsun? Hafızasını yitirdi, yazık.
Kafasına sopayla girişmişler. Hatırlatmak için çok uğraştık
ama nafile. Gitti gidelim. Şikayet. Şikayeti geri alacağım
da unutma o zaman.
Yandık. Gerçekten yandık.
Şu gözle tenekesi de canımı sıkmadı desem yalan olur.
Neyse boş ver şimdi Gözde'yi Zeynep. Kürkçü dükkanına geri
döndün. Halil'e bir söz verdin hastanede. O söz tutmak
zorundasın.
Toprağın altında da kalsın.
Bazı duygular seninle kalıyor dedi.
Defterde o duygular mı yaşayacak?
Belki de görmüştür ne yazdığını. Deftere
yazdıklarımla tabuta yazdığımdan farklı değil ki.
Bunca yaşanan şeyden sonra bence ne yazdığımı bilmeye
hakkı var.
Bir de bu var tabii.
Benim ona olan aşkıma karşılık onun babasının vasiyetine
bağlıdır.
Senin aşık olduğum Halil babasına verdiği sözü yerine
getirmek için senin evli kalmaya devam eden Ali.
Ama önemli olan senin Ali'nin gözünde kim olduğunu Zeynep.
Birlikte yaşayacağımız güzel günler var. Ve biliyorum. Çok
soğuk. Çok üşüyorum.
Nereden çıkıp geldi bu uğursuz? Bir de yetmezmiş gibi burada
yaşayacakmış. Ne güzel. Her gün burun buruna.
Evlendiklerini öğrenip gelmiş demek. Tahmin etmeliydin. Bana
söz vermiştin.
Halil benim de hani.
Merhaba. Avukat Muammer Sezer adına bir mektup vardı. Babam
olur kendisi. Ha buyurun. Teşekkürler. Iyi günler. Ihsan
amca mı göndermiş? Çok önemlidir belki. Babam gelmeden
açayım ikisini.
Muzaffer bey Aslan Konağı'nın kolyeyi çalan son günüymüş.
Suçu benim üzerime atan oymuş. Songül'le konuştum. Ama suçunu
itiraf etmeye yanaşmadı. Hayatımı bitiren baldızım
Songül'ün gerçek yüzünü herkese göster. Beni buradan bir an
önce çıkar Muzaffer Bey.
Her şeyi öğrendim. İhsan amca babama yazı göndermiş. Koliyi
çalan senmişsin. Hırsız. Sakın gözle, sakın delilik yapayım
deme kızım. Bak yanarız. Biz niye yanalım? Sen yanacaksın.
Her şeyi öğrendim. Herkes de öğrenecek gerçeği. Gözde.
Canım. Halil'e aşık olduğunu biliyorum. Bu mektubu unutursan
sana söz. Halil senindir. Teyzesi olarak ben ne yapıp
edip Halil'i seninle evlenmesini sağlayacağım. Yeter
ki bu yaşananlar aramızda sır olarak kalsın. Susarsan ileride
Halil'in karısı sen olacaksın Gözde. Ha, yok. Eğer ben illa
konuşacağım dersen de babama o zaman İhsan hapisten çıkar,
çocuklarını da alır, buradan gider. Yani Halil'i bir daha
asla göremezler.
Bana söz verdin. Ve sözümü tutmadın. Gözden eğer beni
dinlersen her şeyi anlayacaksın. Bak. Hiçbir şey
senin sandığın gibi olmadı. Evet bir sürü zor. Songül teyze
sus. Sus Songül teyze sus. Benim senin yalanlarına karnın
tok. Senin karşında on dört yaşındaki gözde yok artık.
Senin yalanlarına inanmıyorum.
Hayır benim olacak.
Sevdiğim benim olacak. Bunun karşısında hiçbir şey duramaz.
Ne okyanusların belini korkutabilir beni. Ne de sarp
dağların zirvesi.
Hava soğuk. Sağ ol.
Sen benimle babanın vasiyeti için evli kalmaya devam etsen
de ben seni çıkarsız sevdim. Hep sevdim. Çok sevdim. Ve
seviyorum.
Bu defterde yazanlar yeni bir sayfa açacak mı bizim için? Tam
bitti derken yeniden kavuşturacak mı bizi?
Halil benim. Ne pahasına olursa olsun onları ayıracağım. Sen de
bana yardım edeceksin Songül teyze.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.