All language subtitles for 181.tr

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Cevap vermedin.

Toprağın altında da kalsan

dost duygular seninle kalıyor dedi.

Defterde o duygular mı yaşıyor Zeynep? Ne yazıyor?

Deftere yazmak kolaydı. Ama şimdi içinde kaybolduğum o

gözler derin derin bana bakarken sevdamı dillendirmek

çok zor Elif. Nasıl derim öresiye seviyorum seni diye.

Şart mı söyleme? Gözlerim sevdamı haykırıyor ya zaten.

Susmasaydın.

Susmak en fena cevap oluyor bazen.

Insan Sükunetin içinde gizlenmiş şeyleri daha çok

merak ediyorum.

Ne onlar Zeynep?

Tamam. Söyleyeceğim.

Günaydın.

Son bir ineğimiz kalmıştı. Ona yapacağım Zeynep Hanım şimdi.

Günaydın.

Yalnız maşallah çok iyi gözüküyorsunuz.

Iyiyim evet.

Geçmiş olsun. Sağ ol abi.

Ellerin

Bunlar küçük sıyrıklar seni.

Ama sana bir şey olsaydı seni

Işte o zaman paramparça olurdu kalbim. O zaman hiçbir şeyin

telafisi olmazdı.

Sen iyiysen ben de iyiyim. Deftere gelince

Sen ne zaman söylemek istersen Ben heyecanla merakla yanı

başını bekliyor olacağım.

Ve sen şimdi güzelce dinle. Ben de gideyim doktorumla bir

konuşayım.

Hazır.

O defterde

Her zerremin, her zerrenin aşık olduğu yazıyor.

Aylin.

Sen olmasaydın ben şu an burada olmazdım.

Vazgeçmediğin için sağ ol.

Insan hiç canından vazgeçer.

Kardeşim nasıl oldu Zeynep? Gayet iyi çok şükür. Kendine

geldi. Oh. Çok şükür. Gözümüz aydın.

Bizimkiler de yiyip bitirdiler kendilerini. Bunu duyunca

dünyalar onların olacak. Olmaz olur mu hiç? Herkes için çok

zordu. Zeynep şimdi istirahat ediyor. Ben gideyim doktoruna

haber vereyim. Sen burayı idare et. Tamamdır.

Meleğim. Hadi uyan. Eren.

Ha güzel bir haberim var. Zeynep, Zeynep mi uyandı yoksa?

Hem de durumun çok iyi. Çok şükür Eren çok sevindim.

Ne oldu lan? Zeynep uyanmış. Hem de durumu çok iyiymiş. Ha.

Biliyordum ya biliyordum. Benim ablam ki şu demiştim size.

Allah'ıma binlerce şükür yüzümüzü güldürdü. Halil mi

söyledi? Evet. Halil söyledi. O da şimdi doktorun yanına gitti

zaten. Bir doktor görsün istiyor. Zeynep de istirahat

ediyor şu an. Iyi hadi ne duruyoruz? Gidelim göreyim seni

bir. Tülay Hanım. Acele etmeseniz mi acaba?

Şimdi sizi görünce heyecanlanacak. Bir doktor

görse daha iyi olur sanki. Yaşadığı şeyler ağır. Çok

farmatik. Bildiğinizden daha fazlası var. Daha fazlası mı?

Ne olmuş kızıma? O psikopat bir şey mi yaptı yoksa kızıma?

Isterseniz bunu kantinde konuşalım. Hayır ben burada

öğrenmek istiyorum hemen şimdi. Ne olmuş kızıma? Tamam.

Kaçırılmaktan daha fazlası var.

Sadık pisliği seni bir tabuta kapatıp toprağın altına gömmüş.

Tülay Hanım Yavrum yavrum ay yavrum. Halil Zeynep'i deli

gibi aramış olmanda. Bulunca da Kendi eliyle kazımış toprağım.

Ya bulamasaydın. Lütfen söylemeyin böyle. Ya öz hadi

kızım. Benim içimde mi öyle?

Tamam. Tamam. Kötü bir olay yaşandı. Ama iyi bitti. Ablam

iyi. Sapasağlam yanımızda. Hani her şerde bir hayır vardır

derler ya. Öyle baksa kolaya. Olmaz mı? Ya birbirlerini tam

kaybetmek üzereyken yeniden buldular. Artık aralarında ne

kavga kalmıştır ne dargınlık. Bence bu yaşanan olay onları ay

Ayrılığın kenarından döndürdü. Bu saatten sonra kopamazlar

birbirlerinden. Doğru söylüyorsun. Hani Zeynep'in

hayatını kurtardı?

Bundan başka edilecek laf dahi olamaz artık. Ayrılan eşiğinden

derken ablam kısa bir zaman önce evi terk etmişti. Hadi bu

kaçırılma konusunda bana üzülmeyeyim diye söylemediniz.

Peki ya bu ne? Bunu niye söylemediniz?

Gel otur böyle. Tülay Hanım, gelin otur.

Güzel kız.

Şimdilik her şey yolunda gözüküyor. Birkaç saat

istirahat etsin. Öğlen gelip tekrar kontrol edelim.

Tamamdır. Çok sağ olun doktor hanım.

Evet şimdi kahvaltı zamanı. Hadi bakalım.

Bence benimle yeterince uğraştın. Kahvaltımı kendim

yapabilirim. Iyiyim hallederim. Daha değil.

Yalnız böyle olmaz. Seni biraz dikleştirmemiz lazım.

Gel bana.

Iyi mi böyle? Hı hı. Yani sanki benim için yaptığın şeyler

azmış. Benim için küçük şeyler yapıyormuşsun gibi hala

kendimle uğraştırıyorum seni. Ben senin refakatçinin. Bu

hastane odasından taburcu olana kadar seninle ilgilenmek benim

esas görevim.

Tabii sen istersen buradan çıktıktan sonra da ilgilenirim.

O yüzden itiraz etme.

Aç bakalım. Bismillah.

Gönüllerinden biri de hastanenin kasvetli odasını

balla tatlandırmak.

Canım Uykuya daldın. Ben de dinlen diye hiç ses etmedim.

Nasılsın iyi misin?

Iyiyim teyze. O da neden değişti? Aynı katta olursanız

daha rahat edersiniz diye.

Teyze doktoru çağırabilir misin? Onu birkaç bir şey

soracağım da tamam canım.

Seni dünyaya getiremedim. Yok hiçbir zaman unutmayacağım

Melih.

Tabii sıhhat içinde. Ihlamur içirmek. Refakatçinin diğer

görevlerinden birisi.

Bu kadarı fazla ben ıhlamur kendim içebilirim.

Dur yavaş.

Biz can gözüm karardı da ondan. Tamam ben ikna olduğumu kendin

içebilirsin ama bu seferlik ben içeriyor. Hı? Öyle olsun.

Bir yudumda

Biraz daha bal.

**** kıran giren. Sinek gibi cana yapışmış. Akşamdan beri

neye gitmedi ki bu adam? Tövbe tövbe. Ne? Neredeyim çav çav

çav? Anlamıyorum. Allah Allah. Ne o kıymeti hanım? Çekişecek

kimseyi bulamadın da kendi kendine mi söyleniyorsun? Ha

senin kırıkların var. Uğraşıyorum sabah sabah.

Dün gece mektuba rağmen dehledin ama gitmemiş. Tünemiş

sabaha kadar.

Yorunca ödüm patladı. Tıs kaydı. Beni seven de böyle

sever işte. Kapıdan kovsam bacadan girer. Ay nasıl

dünyanın ekseninde dönüyorsa bana aşık olan da benim etrafım

da döner durur. Laflara bak hele. Seni duyan ya şair

sanacağız. Dün gece zavallının aşk mektubunu okurken neredeydi

ince ruhun? Istemiyorum dedin yüzüne yüzüne. E şimdi tabii

kapıda bacada görün ki hoşuna gidiyor.

Canım o başka, bu başka. Aşkına karşılık veremezdim. Çünkü onu

affetmedim. Ama etrafımda dolanması da ruhumu okşamıyor

değil hani. Tövbe. Hoşuna gidiyormuş. Adam da öyle bu

ondan da öyle.

Kız tepemde sağım sağım sağın. Buzdolabından kahvaltılıkları

çıkar. Ha. Ona da sor bir bakalım. Bizim orada. Kapıya

gelen aç konmaz.

Aç mısın? Kahvaltı hazırlıyoruz. Ben sizi

tanımıyorum ki. Neden aç olup olmadığımı soruyorsunuz. Hem

Hem benim ne işim var burda? Ne diyo bu be?

Eyvah eyvah. Sanırım hafızasını kaybetmiş.

Sen de hiçbir şey yemedin. Açsındır.

Şimdi oldu.

Bu kadarı yeter, doydum ben. Daha bir şey yemedin ama. Çok

az yedin. Yerim sonra.

Tamam Osman, bu son. Son.

Çiçek. O nerede nasıl? Çiçeği çiftliğe gönderdim.

Özlemle seni bekliyordu.

Çiftliğe döndüğümüzde hasret giderirsin artık. Değil mi?

Neden kaçırıyorsun gözlerini Zeynep? Evet desi de seninle

beraber evime döneceğim desene

önce şehitler söyle sakın dönmeyeceğim deme. Yapma onu

bir şey. Tam zamanında.

Zeynep.

Annem. Annem

Tamam, tamam, iyiyim ben.

Baba. Nasıl korkuttun bizi var ya?

Bana öyle yapmış başını. Iyi misin ablacığım? Çok iyiyim

ben. Siz merak etmeyin.

Gelmiş geçmiş olsun Zeynep. Sağ ol Eren.

Halil, seninle konuşalım biz.

Rabb'im seni bize bağışladı. Şükürler olsun anne.

Hafızasını ne kadar kaybetmiş? Şimdi anlayacağız. Kardeş. Bu

kaç? Kaç derken? Peki bugün günlerden ne? Onu söyle. Adın

ne? **** kim, baban kim? Ağaç kavundan çıkmadın ya. Adam

hafızasını kaybetmiş diyorum. Sen **** babasını soruyorsun.

Olacak şey mi? Ha seninki oluyor da belki mi olmayayım?

Günlerden neymiş? Bak hele. Adam ismini cismini

hatırlamıyor. Günlerden ne haberi olacaktı? Orası da

doğru. O zaman her şeyi unutmuş. Resmen beyni

sıfırlanmış gibi.

Bu demek oluyor ki kumruya olan aşkını da unuttu. Tam gönlüme

göre oldu. Çırpı bacak mapustan kurtulamıyoruz.

Tamam. Madem kelimeleri unuttun biz de hareketlerle anlatırız

derdimizi. Ben hiç uğraşamayacağım vallahi. Sen

anlatabiliyorsan anlat.

Tabii ya. Hatırlamasında Selma kurtulmasın derdindesin sen.

Anlamadım sanki. Doktora haber et madem. Doktor olmaz. Suçlu

çıkarım filan. Başka bir yol bulmam lazım.

Ne yapayım kız?

Ne yapıyorsunuz efendim?

Birilerini arayalım. Bir akraban, bir yakının, onlarla

konuşursan hatırlarsın belki.

Of ya. Açılmıyor. E sıfatını da mı okumuyor? Şifre koymuş ya.

Hatırlıyor musun şifresini peki?

Öyle mi yapmamı istiyorsunuz efendim? Dikkat et. Telefonu

yemeye kalkmasın.

Kız ne bakayım bana hele. Eee şimdi kokluyor. E biraz da

kıtlayacağım. Kıymet Hanım lütfen ama. Ver lütfen iki tane

be. Adam kendini hatırlamıyorsun nereden

hatırlayacak? Allah Allah. Benimle ilgili bir şifre koymuş

olabilir aslında. Evet evet. Kesin öyledir. Doğum günüm

bence.

O da değil.

Kapı mı çaldın? Kız. Bu adam sana kafayı yedirecek. Benden

söylemesi. Yok. Kullan çamuru.

Ya öyle işte. Teyzeme kısmet çıktı yani. Hayır anlamadığım

yani teyzem gibi bir aşk kadını bu kadar ilanı aşka, bu kadar

ısrara nasıl oluyor da kabul etmiyor? Parası yoktur adamın.

Parası olsa takardı şimdiye kadar yüzüğü. Yani parası var

mı yok mu bilmiyorum ama çok tatlı dilli bir adam. Yani

tatlı dil derken reçelli falan yani. Nasıl yani? Yani nasıl

söyliyim? Mesela bi şeyi beğenince gül reçeli gibisin

diyo, teyzeme gül reçeli diyo. Sevmediği şeyde çok kaynamış

dilek reçeli falan diyo. Akıllı biri olsa teyzeni bulmaz zaten.

Anne. Değil yani yalan mı? Bu arada çok selamı var teyzenin

sana. Geçmiş olsun güzel gözlüme dedi. Tabii başına

gelenlerin bu kadar büyük olduğunu söylemedik. Bilseydi

damlardı. Sağ olsun. Peki bütün bunlar olup biterken pek

sevgili kayınvaliden napıyo ablacım? Napsın? Konuşuyom bol

bol. Teyzemle uğraşıyo. Teyzem bu ona kıymık diyo. Ah teyzem.

Bu arada bu Umut Bey nereden çıktı? Nasıl girdi hayatınıza?

Eren yüzünden.

Anlatayım. Ben tak işine girmiştim, online satış

yapacaktım internetten.

Montunu dışarıda bırakıyorum. Giyersin. Onu da çantaya

koyabilirsin. Üşüme. Zaten içime ateş düşmüş. Nasıl

düşecek?

Ben dışarıdayım.

Çıkmadan doktorla görüşeceğim.

Abla.

Bizim yüzümüzden fenalaşmışsın. Teyzem söyledi. Şimdi daha iyi

misin? Iyiyim iyiyim. Sen beni merak etme. Doktor gidebilirsin

dedi zaten. Zeynep nasıl? Iyi mi? Çok şükür daha da iyi

olacak. Öyle olsun. Peki doktor ne dedi? Hastaneden çıkabilecek

misiniz hemen? Kolağa dönecek misiniz? Yani tam net bir şey

söylemedi. Ama tahminim bir iki saate taburcu olur Zeynep.

Hani? Evimize dönelim. Her şey yeniden eskisi gibi olsun.

Kırgınlıklar, dargınlıklar kalksın ortadan artık.

Iyi ki bu ailenin başında sen varsın. Sen de iyi ki benim

amcamsın. Bu arada Ben bekaleti Tekin'den alıp sana vereceğim.

Böylesi daha iyi olur. Sen nasıl istersen abla ama yani

vekaleti bana vermene gerek yok. Hisseler seni. Dilediğin

gibi kullanabilirsin.

Sen tekinden de benden de daha tecrübelisin. Gitseler sende

olursa için daha rahat eder.

Tamam sen nasıl istersen.

Bu arada fenalaştığında deveye bir şey olsaydı ben kahrolurdum

abla.

Evet.

Sen duygulandın mı abla?

Hamilelikte oluyormuş böyle hep söylüyorlardı.

Tamam düşürme şimdi bunları. Sen hazırlan ben de çıkayım

abla.

Koruyamadım seni Melek'i. Tutamadım seni anneciğim.

Ilhan

Bir tanem ne oldu? Halil ters bir şey mi söyledi yoksa sen?

Sen bana ne yaptın Tekin? Ben seni bu kadar çok severken

neden bana yalan söyledin? Senin yüzünden acımı bile

paylaşamıyorum kimseyle.

Ah Zeynep'im. Çok korktun güzel kızım. Sana bir şey olacak diye

ödüm koptu. Iyiyim ben anneciğim. Yanındayım işte.

Geçti gitti hepsi düşünme artık bunları. Çok şükür. Iyileşir

iyileşmez. Bu yaşananları bir daha hatırlamamak üzere unutup

çiftliğe döneriz beraber.

Neden sustun Zeynep? Yoksa çiftliğe dönmekten vaz mı

geçtin?

Bu talihsizlikler başımıza gelmeden önce sen aradın beni

çiftliğe döneceğiz diye. Şimdi niye değişti Bedri?

Sen kimsin?

Günlerdir babası yattığı yerde huzur bulsun diye seni ikna

etmeye çalışıyor. Hatta geldi buradan babasının ev şeklindeki

anahtarlığını aldı sana vermek için. Yani senin yerinde

başkası olsa sen benim için değil babanın vasiyeti için

uğraşıyorsun der. Asla geri dönmezdi. Seni çok takdir ettim

Zeynep.

Iyiyim kırgın. Bir yana minnettar. Yoruldum anne ben.

Çok yoruldum hem de.

Ben senin derdini biliyorum.

Sen kimsin demesini kaldıramadın değil mi? Atamadın

içinden. Haklısın. Ne kadar sinirlenirse sinirlensin

söylememesi gerekirdi. Ama sonrasında çok pişman oldum.

Hani senin için kendini parala Zeynep? Tırnaklarıyla yedi kat

toprağı kazdı seni kurtarmak için.

Seviyor seni. Hem de çok seviyor.

Sen de uzatma artık meseleyi.

O olmasa belki de

Zeynep. Senin artık Halil'e can borcun var kız. Hiçbir şey için

değilse bile bunun için Halil'i affetmelisin. Evine dönmelisin.

Anne kız dertleşiyorduk bizle biraz. Doktorla konuştun mu? Ne

zaman çıkabilirmişim? Henüz konuşmadım ama konuşurum.

Bir an önce çıkıp evimize çiftliğe dönelim.

Hem ben babaannemi de çok özledim.

Vefalı kızım benim. Aferin sana. Senin yerin kocanın yanı.

Bizim yerimiz de o konak. Bundan sonra hiç kimse kolay

kolay yerimizden edemez bizi.

Kolay gelsin. Buyurun. Kime bakmıştınız? Yabancı değilim.

Halil yok mu? Halil Bey yok. Hastanede. Hastalık olarak da

kimse yok. Herkes dışarıda. Adın neydi senin? Benim adım

Cemil. Cemil şimdi beni iyi dinle. Benim valizlerimi

alıyorsun. Bir de bana bol köpüklü bir Türk kahvesi

yapıyorsun. Konak ahalisini beklerken içeceğim. Ha bir de

ııı geldim lütfen kimseye haber verme. Sürpriz yapmak

istiyorum.

Ahmet abi. Buyur al. Kim bu kadın? Halil Bey'in yakını

olduğunu söyledi. Ben de içeri aldım. Allah Allah.

Yakına da neyi yani? Bilmiyorum.

Tamam abi. Görüşürüz.

Eee evet. Sağ olun. Halil'e babasının vasiyeti konusunda

anlayış göstermen, ona saygı duyman çok özverili bir

hareket. Yazık. Günlerdir babası yattığı yerde huzur

bulsun diye seni ikna etmeye çalışıyor.

Değil bir. Bin kere de ölümden dönse. Zeynep gururunu ayaklar

altına alıp da o konağa dönmeyecek.

Sıcak çay iyi gelir.

Neotulay kızımın konağa dönmeyeceğini fark ettin de

müştemilatta yaşamana izin vermen için bana yalakalık mı

yapıyorsun? Zeynep kocasının yanına konağa dönecek. Ama ben

sana dokunmayacağım. Anlaştığımız gibi Merve'nin

yurt dışında okumasını sağlarsan

Bu ses kaydından kimsenin haberi olmayacak.

Ben sözümün eriyimdir.

Kahretsin.

Çok karanlık.

Çok arandık. Çok karanlık

Söyle. Hayır. Tamam. Tamam. Sakin. Çok karanlıktı. Ben çok

korktum. Nefes alamadım. Çok karanlıktır. Korkma ben

buradayım yanındayım. Bak bakayım arabaya. Kabus gördün

sadece. Bir şey yok. Kabusu bitti.

Bekle.

Hayır Halil neden yaptın? Selim tamam geldim. Hayır Halil neden

kapattın? Çok karanlık. Aç lütfen. Zeynep ben buradayım

diyorum. Sakin ol. Sakin. Yanındayım. Bırakmam seni.

Bak şimdi karşıya.

Kuzey Işıkları. Senin için. Sen mutlu ol diye.

Öyle iyi bir zamanda geldik. Çok teşekkür ederim.

Sen yeter ki iste.

Ben senin ayaklarına dünyaları sererim.

Neredesin Arzu ya? Bir saat oldu kadın bekliyor kahvesi

gelmedi daha. Sen yapsaydın eline mi yapışırdı? On parçaya

bölünecek değilim ya. Zeynep Hanım'ın odasını havalandırdım.

Nevresimleri değiştirdim. Eşimle Zümrüt Hanım'ın

kahvaltısını hazırlayacağım. Ben yapamam ki kahveyi. Nasıl

yapayım? Bir de köpüklü falan olsun dedi. Ben hayatta

beceremem onu. Tamam. Sen Zümrüt Hanım'ın kahvaltısını

hazırla o zaman. Kahveyi ben yaparım. Nasıl içiyormuş? Sade

dedi, bol köpüklü sade.

Güvenlik biliyor muymuş kim olduğunu? Halil Bey'in

yakınıyım demiş.

Damdan düşer gibi geldi bir anda. Hem de valizleriyle. Ne

belli yapın olduğu? Ya yalan söylüyorsam ya yakınım akını

değilse. Niye yalan söylesin ki canım? Kadın içeride oturuyor.

Halil Bey'i bekliyor işte. Yani haklısın aslında. Düşünsene bir

de Halil Bey'in eski karısı falan çıkıyormuş. Büyük olay

olur ki vallahi. Yok artık Arzu ya. Daha neler?

Niye olmasın canım? Hırlı mı hırsız Mobilya belli değil. Ama

kendine güveniyor o belli. Konağın hanımı gibi böyle

kurumlu kumlu yürüyordu. Ne yalan mı?

Hırsız demişken senin babanın saatine ne oldu? Bir haber var

mı? Ha buldum buldum. Odamdaymış. Hatta

çekmecemdeymiş. Kaç defa baktım o çekmeceye. Ama göremedim

demek ki. Insana oluyor bazen böyle.

Al sen kahveyi götür. Kahvaltıyı ben hallederim.

Tamam

Bir ol. Sürekli arayıp duruyorsun ya. Sanki avukat

bulmak kolaydı. Halledeceğim dedim işte. Tamam. Sabret

biraz.

Ilaçlarımız eksiksiz alalım da bunlar çok önemli. Doktoru

duydun. Bunları eksiksiz içmen lazım ki iyileşebil.

Kuzey ışıkları daha iyi geldi desem.

Tamam onu ben hallederim. O kadar da değil. Tam olarak o

kadar Zeynep Fırat. Senin ani hareketlerden kaçınman lazım.

Öyle eğilmek falan başını döndürür.

Getir bakalım.

Bir de bana

Çiftliğe döndüğümüzde defteri vereceğim sana.

Tamam. O zaman bir an önce gidelim. Ben kalkabilirim.

Iyi misin? Başım döndü bi an. Tamam olur öyle. Tutun bana.

Şuradaki yiyeceğim üşüme.

Bunu da

Tamam.

Tutun şimdi bana.

Yavaş yavaş gidelim. Artık dönmüyor baş.

Sevindim.

Afiyet olsun. Başka bir arzunuz var mı? Teşekkür ederim.

Şimdilik yok.

Geleceğinizi bilmiyorduk. O yüzden hazırlık yapamadık.

Kusura bakmayın. Halil Beylerin akrabasısınız sanırım.

Halil'den haber var mı? Ne zaman gelir? Onlar yoldalar.

Isterseniz arayıp burada olduğumuzu söyleyebilirim.

Hayır hayır. Dedim ya sürpriz yapacağım. Sen işine

bakabilirsin.

Çok geçmiş olsun Zeynep Hanım. Sizi yeniden evde görmek çok

güzel. Sağ ol Arzu.

Konağın neşesi yerine geldi çok şükür.

Sürpriz.

Gözde.

Gözde.

Bu ne büyük sürpriz? Hoş geldin. Halil.

Bu ne şimdi? Bu kadın da kim? Çok özledim seni. Anlatamam. Ya

yıllar geçti. Hala aynı karizmatiklik.

Hala aynı yakışıklılık pes diyorum sana gerçekten. Sağ ol.

Songül teyzeciğim. Seni nasıl özledim? Anlatamam, inanamazsın

yani bak. Nasıl özledim seni? Ne hoş bir sürpriz? Gözde. Bu

arada sevgili eşim Zeynep. Ne? Eee evlendin mi?

Aşk olsun ama niye hiç haber vermiyorsunuz? Çok memnun oldum

Gözde ben. Çok ani oldu.

Tülay Hanım, Zeynep'in annesi. Merhabalar ben de Gözde. Hoş

geldiniz. Sağ olun. O da küçük kız kardeşi Merve. Çok memnun

oldum Merveciğim. Hoş geldiniz. Hoş buldum. Gözde. Eee Zeynep

hastaneden yeni çıktı. Istirahat etmemiz gerekiyor.

Biz odamıza çıkacağız. Tabii lütfen. Ben yabancı değilim.

Keyfinize bakın. Ama umarım kötü bir şey yoktur. Neyse Biz

daha sonra laflarız değil mi? Hadi Keçi.

Eee Songül teyzeciğim. Gülhan nerede? Gülhan da hastanedeydi.

Yani aslında çıktı ama eşiyle birlikte yürüyüşe gittiler.

Eğer senin geldiğini bilseydi erken gelirdi mutlaka. Neden

böyle cümbür cemaat hastaneye gittiniz? Hiç anlamadım ama

sonra anlatırsın sen bana. Gülhan'ın önemli bir şeyi

yoktur umarım. Ya aksine güzel haber. Gülhan bebek bekliyor.

Ne? Ip. Bilseydim ben Amerika'dan hediye getirirdim

bebişe. Ne önemi var canım? Nereden bilecektin? Değil mi?

Zaten benim hiçbir şeyden haberim olmadı ki.

Demek Amerika'da görmediğin yer kalmadı ha gözde. Vallahi aynen

öyle Halilciğim. Amerika kazan. Ben kepçe gezip dolaştım. Ne

büyük şans Amerika falan.

Herkese afiyet olsun. Geciktim biraz. Kusura bakmayın. Ay

Maviş'im. Ay bu kadar uzun gezmek olur mu? Aaa çok özledim

vallahi seni.

Sultanım ben gelecektim aslında senin yanına ama uyuyordun. Oh!

Damat! Yeter bu kadar gezdiniz. Biraz ara verin. Ben

doyamıyorum Maviş'imi çok özlüyorum. Sonra gene

gezersiniz siz. Sen nasıl dersen sultanım. Hadi kız.

Teşekkür ederim.

Kalabalık bir sofrada sizinle birlikte olduğum için o kadar

mutluyum ki. Biz de öyle. Gerçekten acı tatlı, çok

zamanımız geçti birlikte.

Ne çokanı biriktirdik. Peki söyle bakalım. Bunca zaman

sonra hangi rüzgar seni iyi pınara attı? Sevdiklerime olan

hasretim.

Halilciğim, Hasret.

Gözleyeceğim. Ne kadar burada kalmayı planlıyorsun? Dönmeyi

düşünmüyorum Songül teyzeciğim. Kesin dönüş yaptım.

Ya baban? O gelecek mi buraya? Yok. O Amerika'da kaldı. Orada

devam edecek. Ben tek başıma döndüm. Burada bir psikoloji

kliniği açacağım. Çiftlikle ilgileneceğim. Çok bakımsız

kalmış. O sürede de tabii mecburen otelde kalmak zorunda

kalacağım. Otele falan ne gerek var canım? Tadilat bitene kadar

burada bizimle kalırsın. Seninle vakit geçirmek de bana

iyi gelir. Iyi gelir derken bir sıkıntın mı var? Yok yani eski

günleri yad etmek, özlem gidermek amacıyla söyledim.

Ablam haklı. Dilediğin kadar burada kalabilirsin.

Vallahi. Bu nazik teklifiniz için çok teşekkür ederim. Hiç

hayır demem. Seve seve kalırım ben burada.

Ben bile bu kadar gözünün içine bakamıyorum. Ne rahat kızı bu

be? Çok eskiden bu yana tanışık olduğunuz belli. Nereden

geliyor bu tanışıklık böyle? Gözde bizim için pek

kıymetlidir. Keza babası da öyle. Zor bir dönemimizde bize

çok yardımcı oldular. Küçücük çocuklardık tanıştığımız zaman.

Birlikte büyüdük. Gerçekten zor bir dönemimiz de bizimle

oldular. Hem Hem de Muzaffer amcanın hakkı ödenmez.

Apartma Gülenciğim. Utandırdın beni. Fazlası yok. Hatta eksiği

var. Ey Gülhancığım. Bebiş geliyormuş. Ya ben hiç

bilmiyordum. Bilseydim Amerika'dan gelirken bir şeyler

getirirdim ona. Çok teşekkür ederim. Almış kadar oldun

zaten. Düşünmen yeter.

Eee memleketin yemeklerini özledin mi? Hem de nasıl

özledim. Ben Amerika'da nereden bulacağım böyle bir iç pilav?

Vallahi şahane. Zeytinyağlı enginar da var. Mutlaka

yemelisin. Vallahi çok gelecek ama doğru söylüyorsun. Alırım

bir tane. Ben vereyim. Ay teşekkür ederim.

Halilciğim. Unutmamışsın benim de senin gibi zeytinyağlıları

sevdiğim.

Halen en çok tarhana çorbasını sever. Bir de helvayı.

Evet tarhana çorbasını çok severim. Ama sen yaparsın.

Herkese afiyet olsun.

Tebligat sanırım.

Ama bunu niye buraya bırakmışlar ki? Annemler evde.

Mahkemeden geliyor. Üç gün sonra davam var seninle. Umut

abi şikayetini geri çekmişti.

Bence bunu daha önce göndermişler. Bize yeni gelmiş.

Haklısın. Öyledir kesin.

Aklını hatırladın mı? Bu sensin, bu da ben.

Hazırlıktayız burada. Ne kadar da genciz değil mi?

Ben bunların hiçbirini bilmiyorum. Boşuna uğraşayım.

Var senin adam. Hiçbir farkı yok. Hatırlayacak.

Ne oluyor efendim?

Kız nereden adamın cüzdanını? Ayıp yahu hususiyet diyen bir

şey var ayıp. Parasını alacak değilim herhalde. Sadece

bakıyorum. Belki hatırlamasına yardımcı olacak bir şey çıkar.

Belli mi olur?

**** da zenginmiş bu umut. Senin gibi miymiş? Duy da

inanma. Hatırlaman lazım. Hatta lazım bir şart. Geriye doğru

sayacağız. Bir yerde okumuştum. Hafızaya çok etkisi varmış.

Hadi başla iki yüzden geri. Allah akıl fikir versin. Ne

diyeyim? Hadi ama Umut. Başla saymaya. Iki yüz. Yüz doksan

dokuz. Yüz doksan sekiz. Sayabiliyor. Vallahi de billahi

de sayabiliyor. Yüz doksan yedi. Bin beş yüz beş.

Yedi milyon seksen iki elli altı üç yüz on altı milyon

Edremit abi. Iyi sayıyorsun? Hafızasını yitirdi, yazık.

Kafasına sopayla girişmişler. Hatırlatmak için çok uğraştık

ama nafile. Gitti gidelim. Şikayet. Şikayeti geri alacağım

da unutma o zaman.

Yandık. Gerçekten yandık.

Şu gözle tenekesi de canımı sıkmadı desem yalan olur.

Neyse boş ver şimdi Gözde'yi Zeynep. Kürkçü dükkanına geri

döndün. Halil'e bir söz verdin hastanede. O söz tutmak

zorundasın.

Toprağın altında da kalsın.

Bazı duygular seninle kalıyor dedi.

Defterde o duygular mı yaşayacak?

Belki de görmüştür ne yazdığını. Deftere

yazdıklarımla tabuta yazdığımdan farklı değil ki.

Bunca yaşanan şeyden sonra bence ne yazdığımı bilmeye

hakkı var.

Bir de bu var tabii.

Benim ona olan aşkıma karşılık onun babasının vasiyetine

bağlıdır.

Senin aşık olduğum Halil babasına verdiği sözü yerine

getirmek için senin evli kalmaya devam eden Ali.

Ama önemli olan senin Ali'nin gözünde kim olduğunu Zeynep.

Birlikte yaşayacağımız güzel günler var. Ve biliyorum. Çok

soğuk. Çok üşüyorum.

Nereden çıkıp geldi bu uğursuz? Bir de yetmezmiş gibi burada

yaşayacakmış. Ne güzel. Her gün burun buruna.

Evlendiklerini öğrenip gelmiş demek. Tahmin etmeliydin. Bana

söz vermiştin.

Halil benim de hani.

Merhaba. Avukat Muammer Sezer adına bir mektup vardı. Babam

olur kendisi. Ha buyurun. Teşekkürler. Iyi günler. Ihsan

amca mı göndermiş? Çok önemlidir belki. Babam gelmeden

açayım ikisini.

Muzaffer bey Aslan Konağı'nın kolyeyi çalan son günüymüş.

Suçu benim üzerime atan oymuş. Songül'le konuştum. Ama suçunu

itiraf etmeye yanaşmadı. Hayatımı bitiren baldızım

Songül'ün gerçek yüzünü herkese göster. Beni buradan bir an

önce çıkar Muzaffer Bey.

Her şeyi öğrendim. İhsan amca babama yazı göndermiş. Koliyi

çalan senmişsin. Hırsız. Sakın gözle, sakın delilik yapayım

deme kızım. Bak yanarız. Biz niye yanalım? Sen yanacaksın.

Her şeyi öğrendim. Herkes de öğrenecek gerçeği. Gözde.

Canım. Halil'e aşık olduğunu biliyorum. Bu mektubu unutursan

sana söz. Halil senindir. Teyzesi olarak ben ne yapıp

edip Halil'i seninle evlenmesini sağlayacağım. Yeter

ki bu yaşananlar aramızda sır olarak kalsın. Susarsan ileride

Halil'in karısı sen olacaksın Gözde. Ha, yok. Eğer ben illa

konuşacağım dersen de babama o zaman İhsan hapisten çıkar,

çocuklarını da alır, buradan gider. Yani Halil'i bir daha

asla göremezler.

Bana söz verdin. Ve sözümü tutmadın. Gözden eğer beni

dinlersen her şeyi anlayacaksın. Bak. Hiçbir şey

senin sandığın gibi olmadı. Evet bir sürü zor. Songül teyze

sus. Sus Songül teyze sus. Benim senin yalanlarına karnın

tok. Senin karşında on dört yaşındaki gözde yok artık.

Senin yalanlarına inanmıyorum.

Hayır benim olacak.

Sevdiğim benim olacak. Bunun karşısında hiçbir şey duramaz.

Ne okyanusların belini korkutabilir beni. Ne de sarp

dağların zirvesi.

Hava soğuk. Sağ ol.

Sen benimle babanın vasiyeti için evli kalmaya devam etsen

de ben seni çıkarsız sevdim. Hep sevdim. Çok sevdim. Ve

seviyorum.

Bu defterde yazanlar yeni bir sayfa açacak mı bizim için? Tam

bitti derken yeniden kavuşturacak mı bizi?

Halil benim. Ne pahasına olursa olsun onları ayıracağım. Sen de

bana yardım edeceksin Songül teyze.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.