Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Kedi mi?
Cevap vermedi.
Toprağın altında da kalsan,
bazı duygular seninle kalıyor dedim.
Defterde o duygular mı yazıyor Zeynep?
Ne yazıyor?
Deftere yazmak kolaydı ama şimdi içinde kaybolduğum o gözler derin derin bana bakarken,
sevdamı dillendirmek çok zor Ali.
Nasıl derim Öresi'ye seviyorum seni diye?
Şart mı söylemem?
Gözlerim sevdamı aykırıyor ya zaten.
Susma Zeynep.
Susmak en fena cevap oluyor bazen.
İnsan, sükunetin içindeki gizlenmiş şeyleri daha çok merak ediyor.
Ne onlar Zeynep?
Tamam.
Söyleyeceğim.
Günaydın.
Son bir yeniğimiz kalmıştı onu yapacağım Zeynep Hanım şimdi.
Şimdi.
Günaydın.
Yalnız maşallah çok iyi gözüküyorsunuz.
İyiyim evet.
Geçmiş olsun.
Sağ olun.
Ellerim.
Bunlar küçük sıyrıklar Zeynep.
Ama sana bir şey olsaydı Zeynep.
İşte o zaman paramparça olurdu kalbim.
O zaman hiçbir şeyin terafisi olmazdı.
Sen iyiysen ben de iyiyim.
Deftere gelince.
Sen ne zaman söylemek istersen.
Ben heyecanla merakla yanı başında bekliyor olacağım.
Evet sen şimdi güzelce dinlen.
Ben de gideyim doktorla bir konuşayım.
Tamam.
Halil.
O defterde...
...her zerremin her zerrenin aşık olduğu yazıyor.
Halil.
Sen olmasaydın ben şu an burada olmazdım.
Vazgeçmediğin için sağ ol.
Ben senin canından vazgeçemem.
Halil.
Kardeşim nasıl oldu Zeynep?
Gayet iyi çok şükür.
Kendine geldi.
Çok şükür.
Gözümüz aydın.
Bizimkiler de yiyip bitirdiler kendilerini.
Bunu duyunca dünyalar onların olacak.
Olmaz olur mu hiç?
Herkes için çok zordu.
Zeynep şimdi istirahat ediyor.
Ben gideyim doktoruna haber vereyim.
Sen burayı idare et.
Tamamdır.
Meleğim.
Hadi uyan.
Eren.
Ne güzel bir haberim var.
Zeynep.
Zeynep uyandı yoksa.
Hem de durumu çok iyi.
Çok şükür Eren çok sevindim.
Abla.
Zeynep uyanmış.
Hem de durumu çok iyiymiş.
Biliyordum ya biliyordum.
Benim ablam güçlü demiştim size.
Allah'ıma binlerce şükür gözümüzü güldürdü.
Halil mi söyledi?
Evet.
Halil söyledi.
O da şimdi doktorun yanına gitti zaten.
Beni doktor görsün istiyor.
Zeynep de istirahat ediyor şu an.
E hadi ne duruyoruz?
Gidelim görelim Zeynep'i.
Tülay Hanım.
Acele etmeseniz mi acaba?
Şimdi sizi görünce heyecanlanacak.
Bir doktor görse daha iyi olur sanki.
Yaşadığı şeyler.
Ağır.
Çok traumatik.
Bildiğinizden daha fazla zarar.
Daha fazlası mı?
Ne olmuş kızıma?
O psikopat bir şey mi yaptı yoksa kızıma?
İsterseniz bunu kantinde konuşalım.
Hayır ben burada öğrenmek istiyorum hemen şimdi.
Ne olmuş kızıma?
Tamam.
Kaçırılmaktan daha fazlası var.
Bu sadık pisliği...
...Zeynep'i tabuta kapatıp...
...toprağın altına gömmüş.
Tülay Hanım.
Yavrum.
Ay yavrum.
Halil Zeynep'i deli gibi aramış ormanda.
Bulunca da...
...kendi eliyle kazımış toprağın.
Ya bulamasaydı?
Tülay Hanım.
Lütfen söylemeyin böyle.
Ya ölseydi kızım?
İçimde mi öyle?
Ne kadar çok korkmuştur.
Canım kardeşim benim.
Tamam.
Tamam kötü bir olay yaşandı.
Ama iyi bitti.
Ablam iyi.
Sapa sağlam yanımızda.
Hani her şerde bir hayır vardır derler ya.
Öyle baksak olaya.
Olmaz mı?
Birbirlerini tam kaybetmek üzereyken yeniden buldular.
Artık aralarında ne kavga kalmıştır...
...ne de argınlık.
Bence bu yaşanan olay...
...onları ayrılığın kenarından döndürdü.
Bu saatten sonra kopamazlar birbirlerinden.
Doğru söylüyorsun.
Halil Zeynep'in hayatını kurtardı.
Bundan başka edilecek laf dahi olamaz artık.
Ayrılığın eşinden derken?
Ablam kısa bir zaman önce evi terk etmişti.
Hadi bu kaçırılma konusunda bana özür mü diye söylemediniz.
Peki ya bu ne?
Bunu niye söylemediniz?
Gel otur böyle.
Tülay hanım gelin otur.
Güzel kızım.
Zeynep.
Şimdilik her şey yolunda gözüküyor.
Bir kaç saat istirahat etsin. Öğlen verip tekrar kontrol edelim.
Tamamdır çok sağ olun doktor hanım.
Evet şimdi kahvaltı zamanı.
Hadi bakalım.
Bence benimle yeterince uğraştın.
Kahvaltımı kendim yapabilirim.
İyiyim hallederim.
Daha değil.
Yalnız böyle olmaz. Seni biraz dikleştirmemiz lazım.
Bekle.
Gel bana.
Rahat et.
İyi mi böyle?
Yani
sanki benim için yaptığın şeyler azmış.
Benim için küçük şeyler yapıyormuşsun gibi hala
kendimle uğraştırıyorum seni.
Ben senin refakatçinim.
Bu hastane odasından taburcu olana kadar
seninle ilgilenmek benim esas görevim.
Tabi sen istersen
buradan çıktıktan sonra da ilgilenirim.
O yüzden itiraz etme.
Aç bakalım.
Bismillahirrahmanirrahim.
Diğer görevlerimden biri de
hastanenin kasvetli odasını
bal ve tatlandırmak.
Canım
uykuya dağıdın
ben de dinlen diye hiç ses etmedim.
Nasılsın iyi misin?
İyiyim teyze.
Oda neden değişti?
Aynı katta olursanız
daha rahat edersiniz diye.
Ben de
teyze
doktoru çağırabilir misin?
Onu birkaç bir şey soracağım da.
Tamam canım.
Seni dünyaya getiremedim.
Bunu hiçbir zaman unutmayacağım.
Tabi sıhhat içinde
ıhlamur içirmek.
Refakatçinin diğer
görevlerinden birisi.
Tamam
bu kadarı fazla ben
ıhlamuru kendim içebilirim.
Dur
dur yavaş.
Bizden gözüm karardı da ondan.
Tamam ben ikna oldum
kendin içebilirsin.
Ama bu seferlik ben içereyim.
Öyle olsun.
Bir adım daha.
Biraz daha bal.
Ne?
Camına kıran yere
Sinan kimin cama yapışmış?
Akşamdan beri nereye gitmedi ki bu adam?
Tövbe tövbe.
Ne?
Neredeyim car car car?
Anlamıyorum.
Allah Allah.
Ne o kıymet hanım?
Bu yüksek kimseyi bulamadığında
kendi kendine mi söyleniyorsun?
Senin kırıklarınla
uğraşayım sabah sabah.
Dün gece mektuba rağmen
dehledin ama yetmemiş.
Tünemiş sabaha kadar.
Yorunca ödüm patladı.
Tuzak et.
Beni seven de böyle sever işte.
Kapıdan kovsam bacadan girer.
Nasıl dünyanın ekseninde dönüyorsa
bana aşık olan da
benim etrafımda döner durur.
Laflara bak hele.
Seni duyan da şair sanıcık.
Dün gece zavallının
aşk mektubunu okurken
neredeydi ince ruhun?
İstemiyorum dedin yüzüne yüzüne.
E şimdi tabii kapıda bacada
görür ki hoşuna gidiyor.
Canım o başka bu başka.
Aşkına karşılık veremezsin.
Çünkü onu affetmedim.
Ama etrafımda dolanması da
ruhuma okşamıyor değil hani.
Tövbe hoşuna gidiyormuş.
Adam da öyle bu ondan da öyle.
Kız tepemde salım salım salınıcı ne?
Buzdolabından kahvaltılıkları çıkar.
He ona da sor bir bakalım.
Bizim orta kapıya gelen
aç konmaz.
Aç mısın?
Kahvaltı hazırlıyoruz.
Ben sizi tanımıyorum ki.
Neden aç olup olmadığımı soruyorsunuz.
Hem
hem benim ne işim var burada?
Ne diyor bu be?
Eyvah eyvah
sanırım hafızasını kaybetmiş.
Sen de hiçbir şey yemedin.
Açsındır.
Şimdi oldu.
Tamam.
Bu kadarı yeter.
Doydum ben.
Daha bir şey yemedin ama.
Çok az yedin.
Yerim sonra.
Tamam o zaman.
Bu son.
Son.
Çiçek
o nerede nasıl?
Çiçeği çiftliğe gönderdim.
Çiftliğe döndüğümüzde
hasret giderirsin artık.
Değil mi?
Neden kaçırıyorsun
gözlerinizi yine?
Ben
çiftliğe döndüm.
Çiftliğe döndüm.
Neden kaçırıyorsun gözlerinizi yine?
Evet desene.
Seninle beraber
evime döneceğim desene.
Anca şeyden sonra
sakın dönmeyeceğim deme.
Yapma bunu bize.
Tam zamanında.
Dikkat et.
Zeynep.
Annem.
Zeynep.
Yavrum.
Annem.
Yavrum.
Tamam, tamam iyiyim ben.
Baba.
Nasıl korkuttun bizi var ya.
Ablacığım.
Neredenmiş başın?
İyi misin ablacığım?
Çok iyiyim ben.
Siz merak etmeyin.
Tamam.
Gelmiş geçmiş olsun Zeynep.
Sağ ol Eren.
Hani
bir dakika konuşalım mı biz?
Canım.
Rabbim seni bize bağışladı.
Şükürler olsun annem.
Hafızasını ne kadar kaybetmiş
şimdi anlayacak.
Kardeş.
Bu kaç?
Kaç derken?
Peki bugün günlerden ne onu söyle.
Adın ne?
Anan kim baban kim?
Ağaç kavuğundan çıkmadın ya.
Adam hafızasını kaybetmiş diyorum.
Sen anasını babasını soruyorsun.
Olacak şey mi?
Ha seninki olayı da benki mi olmayı?
Günlerden neymiş?
Bak hele.
Adam ismini cismini hatırlamıyor.
Günlerden ne haber oğlu çıktı.
Orası da doğru.
Adam her şeyi unutmuş.
Resmen beyni sıfırlanmış gibi.
Bu demek oluyor ki
Kumru'ya olan aşkını da unuttu.
Tam gönlüme göre oldu.
Çırpı bacak mapırstan kurtulamayacak.
Tamam.
Madem kelimeleri unuttun.
Biz de hareketlerle anlatırız derdimizi.
Ben hiç uğraşamayacağım valla.
Sen anlatabilirsen anlat.
Tabi ya.
Hatırlamasın da Selma kurtulmasın derdindesin sen.
Anlamadım sanki.
Doktora haber et madem.
Doktor olmaz.
Suçlu çıkarım filan.
Başka bir yol bulmam lazım.
Hadi yapasın.
Ne yapıyorsunuz efendim?
Birilerini arayalım.
Bir akraban, bir yakının.
Onlarla konuşursan hatırlarsın belki.
Of ya.
Açılmıyor.
Sıfatına da ama o komi.
Şifre koymuş ya.
Hatırlıyor musun şifresini peki?
Böyle mi yapmamı istiyorsunuz efendim?
Dikkat et.
Telefonu yemeye kalkmasın.
Kız.
He ne bakıyorsun bana öyle?
E şimdi kokluyor.
E birazdan kıtlayacak.
Kıymet Hanım lütfen ana.
Ne lütfeni be?
Adam kendini hatırlamıyor.
Şifreyi nereden hatırlayacak?
Allah Allah.
Benimle ilgili bir şifre koymuş olabilir aslında.
Evet evet.
Kesin öyledir.
Doğum günüm bence.
O da değil.
Kapı mı çaldı?
Kız.
Bu adam sana kafayı yedirecek.
Benden söylemesi.
Kapı mapı yok.
Kulağın çamur.
Ya öyle işte.
Teyzeme kısmet çıktı yani.
Hayır anlamadım.
Yani teyzem gibi bir aşk kadını.
Bu kadar ilanı aşka bu kadar ısrarla nasıl oluyor da kabul etmiyor?
Parası yoktur adamın.
Parası olsa takardı şimdiye kadar yüzüğü.
Yani parası var mı yok mu bilmiyorum ama.
Çok tatlı dilli bir adam.
Tatlı dilli derken.
Reçelli falan yani.
Nasıl yani?
Yani nasıl söyleyeyim.
Mesela bir şeyi beğenince gül reçeli gibisin diyor.
Teyzeme gül reçeli diyor.
Sevmediği şey de çok kaynamış çilek reçeli falan diyor.
Akıllı biri olsa teyzeni bulmaz zaten.
Anne.
Ne yani yalan mı?
Bu arada çok selamım var teyzenin sana.
Geçmiş olsun güzel gözlüme dedi.
Tabi başına gelenlerin bu kadar büyük olduğunu söylemedik.
Bilseydi damlardı.
Sağ olsun.
Peki bütün bunlar olup biterken pek sevgili kayınvaliden ne yapıyor anneciğim?
Ay ne yapsın?
Konuşuyor bol bol.
Teyzemle uğraşıyor.
Teyzem de ona kıymık diyor.
Ah teyzem.
Bu arada.
Bu Umut Bey nereden çıktı?
Nasıl girdi hayatınız?
Eren yüzünden.
Anlatayım.
Ben tak işine girmiştim.
Online satış yapacaktım internetten.
Montunu dışarıda bırakıyorum.
Yersin.
Onu da çantaya koyabilirsin.
Üşümem.
Zaten içime ateş düşmüş.
Nasıl üşüyeyim ki?
Ben dışarıdayım.
Çıkmadan doktorla görüşeceğim.
Abla.
Bizim yüzümüzden fenalaşmışsın.
Abla.
Bizim yüzümüzden fenalaşmışsın, teyzem söyledi.
Şimdi daha iyi misin?
İyiyim iyiyim.
Sen beni merak etme.
Doktor gidebilirsin dedi zaten.
Zeynep nasıl, iyi mi?
İyi.
Çok şükür daha da iyi olacak.
Öyle olsun.
Peki doktor ne dedi?
Hastaneden çıkabilecek misiniz hemen?
Konağa dönecek misiniz?
Yani tam net bir şey söylemedi.
Ama tahminim bir iki saate taburcu olur Zeynep.
Halil..
Evimize dönelim.
Her şey yeniden eskisi gibi olsun.
Kırgınlıklar, dargınlıklar kalksın ortadan artık.
İyi ki bu ailenin başında sen varsın.
Sen de iyi ki benim ablamsın.
Bu arada..
Ben vekaleti Tekin'den alıp sana vereceğim.
Böylesi daha iyi olur.
Sen nasıl istersen abla ama..
Yani vekaleti bana vermenin gerek yok.
Hisselerinize bak.
Bana vermenin gerek yok.
Hisseler seni..
Dilediğin gibi kullanabilirsin.
Sen Tekin'den de benden de daha tecrübelisin.
Hisseler sende olursa içim daha rahat eder.
Tamam sen nasıl istersen.
Bu arada..
Fenalaştığında bebeğe bir şey olsaydı ben kahrolurdum abla.
Evet..
İyi.
Sen duygulandın mı?
Hamilelikte oluyormuş böyleyim söylüyorlardı.
Tamam düşünme şimdi bunları.
Sen hazırlan ben de çıkayım abla.
Koruyamadım seni meleğim.
Tutamadım seni anneciğim.
İlhan..
Bir tanem ne oldu?
Halil ters bir şey mi söyledi yoksa sen?
Sen bana ne yaptın Tekin?
Ben seni bu kadar çok severken neden bana yalan söyledin?
Senin yüzünden acımı bile paylaşamıyorum kimseyle.
Ah Zeynep'im çok korktun güzel kızım.
Sana bir şey olacak diye ödüm koptu.
İyiyim ben anneciğim.
Yanındayım işte.
Geçti gitti hepsi düşünme artık bunları.
Çok şükür.
İyileşir iyileşmez.
Bu yaşananları bir daha hatırlamamak üzere unutup çiftliğe döneriz beraber.
Neden sustun Zeynep?
Yoksa çiftliğe dönmekten vaz mı geçtin?
Bu talihsizlikler başımıza gelmeden önce sen aradın beni çiftliğe döneceğiz diye.
Şimdi niye değişti bütün?
Sen kimsin?
Günlerdir babası yattığı yerde huzur bulsun diye seni ikna etmeye çalışıyor.
Hatta geldi buradan babasının ev şeklini görüyor.
Hatta geldi buradan babasının ev şeklindeki anahtarlığını aldı sana vermek için.
Yani senin yerinde başkası olsa sen benim için değil babanın vasiyeti için uğraşıyorsun der asla geri dönmezdi.
Seni çok takdir ettim Zeynep.
Zeynep.
Bir yanım kırgın, bir yanım minnettar.
Yoruldum anne ben.
Çok yoruldum hemde.
Ben senin derdini biliyorum.
Sen kimsin demesini kaldıramadın değil mi?
Atamadın içinden.
Haklısın.
Ne kadar sinirlenirse sinirlensin söylememesi gerekirdi.
Ama sonrasında çok pişman oldun.
Hani senin için kendini paralı Zeynep.
Tırnaklarıyla yedi kat toprağa kazdı seni kurtarmak için.
Seviyor seni.
Hemde çok seviyor.
Sende uzatma artık meseleyi.
O olmasa belki de.
Zeynep.
Senin artık Halil'e can borcun var kız.
Hiçbir şey için değilse bile bunun için Halil'i affetmelisin.
Evine dönmelisin.
Gelsin.
Anne kız dertleşiyorduk bizde biraz.
Doktorla konuştun mu ne zaman çıkabilirmişim?
Henüz konuşmadım ama konuşurum.
Bir an önce çıkıp evimize çiftliğe dönelim.
Hem ben babaannemi de çok özledim.
Vefalı kızım benim.
Aferin sana.
Senin yerin kocanın yanı.
Bizim yerimizde o konak.
Bundan sonra hiç kimse kolay kolay yerimizden edemez bizi.
Anne.
Anne.
Kolay gelsin.
Buyurun.
Kime bakmıştınız?
Yabancı değilim.
Halil yok mu?
Halil bey yok.
Hastanede.
Hastanede konakta kimse yok.
Herkes dışarıda.
Adın neydi senin?
Benim adım Cemil.
Cemil şimdi beni iyi dinle.
Benim valizlerimi alıyorsun.
Bir de bana bol köpüklü bir Türk kahvesi yapıyorsun.
Konak ahalisini beklerken içeceğim.
Ha bir de, geldim lütfen kimseye haber verme.
Sürpriz yapmak istiyorum.
Buyurun.
Ahmet abi.
Buyur al.
Kim bu kadın?
Halil Bey'in yakını olduğunu söyledi. Ben de içeri aldım.
Allah Allah.
Yakını da neyi yani?
Bilmiyorum.
Tamam abi.
Yürüsün.
Evet, sağ olun.
Halil'e babasının vasiyeti konusunda anlayış göstermen,
ona saygı duyman, çok özverili bir hareket.
Yazık.
Günlerdir babası yattığı yerde huzur bulsun diye
seni ikna etmeye çalışıyor.
Değil bir, bin kere de ölümden dönse,
bir de bir de bir
dün bir de ölümden dönse,
Zeynep gururunu ayaklar altına alıp da o konağa dönmeyecek.
Sıcak çay iyi gelir.
Ne o Tülay, kızının konağa dönmeyeceğini fark ettiğinde müştemilatta yaşamana izin vermem için bana yalakalık mı yapıyorsun?
Zeynep kocasının yanına konağa dönecek ama ben sana dokunmayacağım.
Anlaştığımız gibi Merve'nin yurt dışında okumasını sağlarsan bu ses kaydından kimsenin haberi olmayacak.
Ben sözümün eriyimdir.
Hayır.
Kahretsin.
Hayır.
Evet çok karanlık.
Çok karanlık.
Hayır.
Hayır.
Çok karanlık.
Hayır.
Hayır.
Zeynep.
Hayır.
Tamam tamam sakin.
Çok karanlıktı.
Ben çok korktum nefes alamadım.
Çok karanlıktır.
Korkma.
Korkma ben buradayım yanındayım.
Bak bakayım bana bir.
Kabus gördün sadece bir şey yok.
Tamam.
Kabus da bitti.
Bekle.
Hayır Halil neden yaptın?
Zeynep tamam geldim.
Hayır Halil neden kapattın?
Çok karanlık aç lütfen.
Zeynep ben buradayım diyorum sakin ol.
Yanındayım bırakmam seni.
Ver bana elini.
Ver.
Bak şimdi karşıya.
Güzel.
Kuzey ışıkları.
Senin için.
Sen mutlu ol diye.
Öyle iyi bir zamanda geldi ki.
Çok teşekkür ederim.
Sen yeter ki iste.
Ben senin ayaklarına dünyaları sererim.
Seni seviyorum.
Seni seviyorum.
Kahvesi gelmedi daha.
Sen yapsaydın eline mi yapışırdı?
On parçaya bölünecek değilim ya.
Zeynep hanımın odasını havalandırdım.
Nevresimleri değiştirdim.
Şimdi Zümrüt hanımın kahvaltısını hazırlayacağım.
Ben yapamam ki kahveyi.
Nasıl yapayım?
Bir de köpüklü falan olsun dedi.
Ben hayatta beceremem onu.
Tamam.
Sen Zümrüt hanımın kahvaltısını hazırla o zaman.
Kahveyi ben yaparım.
Nasıl içiyormuş?
Bol köpüklü sade.
Güvenlik biliyor muymuş kim olduğunu?
Halil beyin yakınıymış.
Damdan düşer gibi geldi bir anda.
Hem de valizleriyle.
Ne belli yakını olduğu?
Ya yalan söylüyorsa?
Ya yakını makını değilse?
Niye yalan söylesin ki canım?
Kadın içeride oturuyor Halil beyi bekliyor işte.
Yani haklısın aslında.
Düşünsene bir de Halil beyin eski karısı falan çıkıyormuş.
Büyük olay olurdu valla.
Yok artık arzu ya.
Daha neler?
Niye olmasın canım?
Hırlı mı hırsız mı o bile belli değil.
Ama kendine güveniyor o belli.
Konağın hanımı gibi böyle kurumlu kurumlu yürüyordu.
Ne yalan mı?
Hırsız demişken,
senin babanın saatine ne oldu?
Bir haber var mı?
Buldum buldum.
Odamdaymış hatta çekmecemdeymiş.
Kaç defa baktım o çekmeceye.
Ama göremedim demek ki.
İnsan oluyor bazen böyle.
Al sen kahveye götür. Kahvaltını ben hallederim.
Tamam.
Bir ol.
Sürekli arayıp duruyorsun ya.
Sanki avukat bulmak kolaydı.
Halledeceğim dedim işte tamam.
Sabret biraz.
İlaçlarımızı eksiksiz alalım da.
Bunlar çok önemli.
Doktoru duydun.
Bunları eksiksiz içmen lazım ki.
İyileşebilir.
Koca ışıkları daha iyi geldi desene.
Tamam onu ben hallederim.
O kadar da değil.
Tam olarak o kadar Zeynep Fırat.
Senin ani hareketlerden kaçınman lazım.
Öyle eğilmek falan başını döndürür.
Getir bakalım.
Bir de bana.
Çiftliğe döndüğümüzde.
Defteri vereceğim sana.
Tamam.
O zaman bir an önce gidelim.
Ben kalkabilirim.
İyi misin?
İyiyim.
Başım döndü bir an.
Tamam olur öyle.
Tutun bana.
Bekle.
Şuradaki yeğenim hava soğuktur.
Üşüme.
Bana da.
Tamam.
Tutun şimdi bana.
Duramayışım.
Yavaş gidelim.
Artık dönmüyor başım.
Sevindim.
Sevindim.
Buyurun.
Afiyet olsun.
Başka bir arzunuz var mı?
Teşekkür ederim şimdilik yok.
Geleceğinizi bilmiyorduk.
O yüzden hazırlık yapamadık kusura bakmayın.
Halil beylerin akrabasısın sanırım.
Halil'den haber var mı?
Ne zaman gelir?
Onlar yoldalar.
İsterseniz arayıp burada olduğunuzu söyleyebilirim.
Hayır hayır.
Dedim ya sürpriz yapacağım.
Sen işine bakabilirsin.
Çok geçmiş olsun Zeynep hanım.
Sizi yeniden evde görmek çok güzel.
Sağ ol Arzu.
Konağın neşesi yerine geldi çok şükür.
Sürpriz.
Gözde.
Bu ne büyük sürpriz.
Hoş geldin.
Halil.
Bu ne şimdi?
Bu kadın da kim?
Çok özledim seni anlatamam.
Yıllar geçti.
Hala aynı karizmatiklik.
Hala aynı yakışıklılık.
Pes diyorum sana gerçekten.
Sağ ol.
Son bir teyzeciğim.
Gözde'ciğim.
Seni nasıl özledim anlatamam.
İnanamazsın yani bak.
Nasıl özledim seni.
Ne hoş bir sürpriz.
Gözde bu arada.
Sevgili eşim Zeynep.
Ne?
Evlendin mi?
Aşk olsun ama.
Niye hiç haber vermiyorsunuz?
Çok memnun oldum Gözde ben.
Çok ani oldu.
Tülay Hanım.
Zeynep'in annesi.
Merhabalar ben de Gözde.
Hoş geldiniz.
Sağ olun.
O da küçük kız kardeşi Merve.
Çok memnun oldum Merve'ciğim.
Hoş geldiniz.
Hoş buldum.
Zeynep hastaneden yeni çıktı.
Biz odamıza çıkacağız.
Lütfen ben yabancı değilim.
Keyfinize bakın.
Ama umarım kötü bir şey yoktur.
Neyse.
Biz daha sonra laflarız değil mi?
Hadi geçelim.
Son bir teyzeciğim Gülhan nerede?
Gülhan da hastanedeydi.
Yani aslında çıktı ama
eşiyle birlikte yürüyüşe gittiler.
Eğer senin geldiğini bilseydi
erken gelirdi mutlaka.
Neden böyle cümbür cemaat
hastaneye gittiğinizi hiç anlamadım ama
sonra anlatırsın sen bana.
Gülhan'ın önemli bir şey yoktur umarım.
Yok aksine
güzel haber.
Gülhan bebek bekliyor.
Ne?
Bilseydim ben Amerika'dan
niye getirirdim bebişe?
Ne önemi var canım?
Nereden bilecektin?
Değil mi?
Zaten benim
hiçbir şeyden haberim olmadı ki.
Demek Amerika'da görmediğin yer kalmadı ha Gözde?
Valla aynen öyle Halilciğim.
Amerika kazan ben kepçe
gezip dolaştım.
Ne büyük şans
Amerika falan.
Herkese afiyet olsun.
Geciktim biraz kusura bakmayın.
Ay mavişim.
Bu kadar uzun gezmek olur mu?
Çok özledim valla seni.
Sultanım ben gelecektim
aslında senin yanına ama
uyuyordun.
Damat yeter bu kadar gezdiniz.
Biraz ara verin.
Ben doyamıyorum mavişimi
çok özlüyorum.
Sonra gene gezersiniz siz.
Sen nasıl dersen sultanım.
Hadi kızım.
Teşekkür ederim.
Kalabalık bir sofrada
sizinle birlikte olduğum için
o kadar mutluyum ki.
Bizde öyle.
Gerçekten acı tatlı
çok zamanımız geçti birlikte.
Ne çok anı biriktirdik.
Peki söyle bakalım
bunca zaman sonra hangi rüzgar
seni eşit pınar attı?
Sevdiklerimi olan
hasretim.
Halilciğim
hasret.
Gözdeciğim
ne kadar burada kalmayı
planlıyorsun?
Dönmeyi düşünmüyorum
Songül teyzeciğim.
Kesin dönüş yaptım.
Ya baban
o gelecek mi buraya?
Yok o Amerika'da kaldı.
Orada devam edecek.
Ben tek başıma döndüm.
Burada bir psikoloji kliniği açacağım.
Çiftlikle ilgileneceğim.
Çok bakımsız kalmış.
O sürede de tabi
mecburen otelde kalmak
zorunda kalacağım.
Otele falan ne gerek var canım.
Tadilat bitene kadar burada bizimle kalırsın.
Hem
seninle vakit geçirmek de
bana iyi gelir.
İyi gelir derken
bir sıkıntın mı var?
Yok yani eski günleri yad etmek
özlem gidermek amacıyla söyledim.
Ablam haklı.
Dilediğin kadar
burada kalabilirsin.
Valla
bu nazik
teklifiniz için çok teşekkür ederim.
Hiç hayır demem.
Seve seve kalırım ben burada.
Ben bile bu kadar gözünün içine
bakamıyorum. Ne rahat kız
bu be.
Çok eskiden bu yana tanışık olduğunuz
belli.
Nereden geliyor bu tanışıklık böyle?
Gözde bizim için pek kıymetlidir.
Keza babası
da öyle.
Zor bir dönemimizde bize çok yardımcı
oldular. Küçücük çocuklardık
tanıştığımız zaman.
Birlikte büyüdük.
Gerçekten zor bir dönemimizde
bizimle oldular.
Hem Gözde'nin hem de Muzaffer amcanın
hakkı ödenmez.
Abartma Gülhan'cığım.
Utandırdın beni. Fazlası yok.
Hatta eksiği var.
Ee Gülhan'cığım
bebiş geliyormuş.
Ya ben hiç bilmiyordum.
Bilseydim Amerika'dan gelirken bir şeyler
getirirdim ona.
Çok teşekkür ederim.
Almış kadar
oldun zaten. Düşünmen yeter.
Hep memleketinin yemeklerini
özledin mi? Hem de nasıl
özledim. Ben Amerika'da nereden
bulacağım böyle bir iç pilav?
Vallahi şahane.
Zeytinyağlı enginar da var.
Mutlaka yiyemelisin.
Valla çok gelecek ama
doğru söylüyorsun.
Alırım bir tane. Ben vereyim.
Ay teşekkür ederim.
Halil'ciğim
Unutmamışsın benim de senin gibi
zeytinyağlıları sevdiğimi.
Halil'en çok
tarhana çorbasını sever.
Bir de helvayı.
Evet tarhana
çorbasını çok severim.
Ama sen yaparsın.
Herkese afiyet olsun.
Sağ ol.
Aa
O ne?
Tebrik ettim.
Ama bunu niye buraya bırakmışlar ki?
Annemler evde.
Mahkemeden
geliyorum. Üç gün sonra
davam var seninle.
Umut abi şikayetini geri çekmişti.
Bence bunu daha önce göndermişler.
Bize yeni gelmiş. Haklısın.
Öyledir kesin.
Bak
bunu hatırladın mı?
Bu sensin.
Bu da ben.
Hazırlıktayız burada.
Ne kadar da
genciz değil mi?
Ben bunların
hiçbirini bilmiyorum.
Boşuna uğraşayım.
Bu duvar, o senin adam.
Hiçbir farkım yok.
Hatırlayacak.
Ne oluyor efendim?
Kız
Nerede adamın cüzdanını?
Ayıp ya.
Hususiyet diye bir şey var.
Ayıp.
Parasını alacak değilim herhalde.
Sadece bakıyorum.
Belki hatırlamasına yardımcıya
olacak bir şey çıkar.
Belli mi olur?
Amma da
zenginmiş bu Umut.
Kelep?
Zengin miymiş? Duy da
inanma.
Hatırlaman lazım.
Hatta lazım değil, şart.
Geriye doğru sayacağız.
Bir yerde
okumuştum. Hafızaya çok etkisi varmış.
Hadi başla iki yüzden geri.
Allah akıl fikir versin.
Neredeyim?
Hadi ama Umut.
Başla saymaya.
İki yüz.
Yüz doksan dokuz.
Yüz doksan sekiz.
Sayabiliyor.
Vallahi de billahi de sayabiliyor.
Yüz doksan yedi.
Bin beş yüz beş.
Yedi milyon seksen iki.
Yedi elli altı.
Üç yüz on altı
milyon.
Hayırdır Umut abi? Neyi sayıyorsun?
Hafızasını yitirdi.
Yazık.
Kafasına sopayla girişmişler.
Hatırlatmak için çok
uğraştık ama
nafile. Gitti gitti.
Şikayet.
Şikayeti
geri alacağımı da unuttu o zaman.
Yandık.
Gerçekten yandık.
Şu Gözde denen kızda
canım sıkmadı desem yalan olur.
Neyse boşver
şimdi Gözde'yi Zeynep.
Gökçe dükkanına
geri döndün.
Halil'e bir söz
verdin hastanede.
O sözü
tutmak zorundasın.
Toprağın altında da kalsan
bazı duygular
seninle kalıyor dedin.
Defterde o duygular mı
yazıyor Zeynep?
İşte oldu.
Belki de
görmüştür ne yazdığını.
Deftere yazdıklarımda
tabuta yazdığımdan farklı değil ki.
Bunca yaşanan şeyden sonra
bence ne yazdığımı bilmeye hakkı var.
Bir de bu var tabi.
Benim ona olan aşkıma
karşılık onun babasının vasiyetine
bağlı.
Senin aşık olduğun Halil.
Babasına verdiği sözü
yerine getirmek için seninle evli
kalmaya devam eden Halil.
Ama önemli olan senin
Ali'nin gözünde kim olduğunu Zeynep.
Daha birlikte yaşayacağımız
güzellikler var.
Biliyorum.
Çok soğuk.
Çok üşüyorum.
Nereden çıkıp geldi bu uhursuz?
Bir de yetmezmiş gibi
burada yaşayacakmış.
Ne güzel
her gün burun buruna.
Evlendiklerimizden
uzaklaşan
her şey
birbirimizden
uzaklaşan
Evlendiklerini
öğrenip gelmiş demek.
Tahmin etmeliydim.
Bana söz vermiştin.
Halil benimdi hani.
Halil.
Merhaba.
Avukat Muammer Sezer adına
bir mektup vardı.
Bu da mı olur kendisi?
Teşekkürler.
İhsan Amca mı göndermiş?
Çok
önemli değil belki.
Babam gelmeden açayım bir kez.
Muzaffer Bey aslan konağının
kolyeyi çaldığı son günüymüş.
Suçu benim üzerime atan oymuş.
Son günle konuştum ama suçunu itiraf etmeye
yanaşmadım. Hayatımı bitiren
baldızım son günün gerçek yüzünü
herkese göster. Beni buradan
önce çıkar Muzaffer Bey.
Her şeyi öğrendim. İhsan Amca babama
yazı göndermiş. Kolyeyi çalan
senmişsin. Hırsız.
Sakın Gözde.
Sakın delilik yapayım deme kızım bak
yanarız. Biz niye yanalım? Sen yanacaksın.
Her şeyi öğrendim. Herkes
öğrenecek gerçeği.
Gözde canım
Halil'le aşık olduğunu biliyorum.
Bu mektubu unutursan
sana söz.
Halil senindir.
Teyzesi olarak ben ne yapıp edip
Halil'in seninle evlenmesini sağlayacağım.
Yeter ki bu yaşananlar aramızda sır olarak
kalsın. Susarsan
ileride Halil'in karısı sen olacaksın
Gözde.
Ha yok
eğer ben illa konuşacağım dersen de
babama o zaman İhsan
hapisten çıkar çocuklarını da alır
buradan gider.
Yani Halil'i bir daha
asla göremezsin.
Sen
bana söz
verdin.
Ve sözümü tutmadın.
Gözde
eğer beni dinlersen
her şeyi anlayacaksın. Bak
Halil senin sandığın gibi olmadı.
Evet bir sürü zor
Songül teyze sus. Sus
Songül teyze sus. Benim
senin yalanlarına karnım tok.
Senin karşında 14 yaşındaki
Gözde yok artık.
Senin yalanlarına inanmıyorum.
Halil benim olacak.
Sevdiğim benim olacak.
Onun karşısında
hiçbir şey duramaz.
Ne okyanusların derini
korkutabilir beni
ne de sarp dağların zirvesi.
Hava soğuk.
Sağ ol.
Sen benimle babanın vasiyeti için
evlilik almaya devam etsen de
ben seni çıkarsız sevdim.
Hep sevdim.
Çok sevdim.
Ve seviyorum.
Bu defterde yazanlar yeni bir sayfa açacak mı bizim için?
Tam bitti derken
yeniden kavuşturacak mı bizi?
Halil benim.
Ne pahasına olursa olsun onları ayıracağım.
Sen de bana yardım edeceksin
Songül teyze.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Kanalımıza abone olmayı unutmayın.
Bir sonraki videoda görüşmek üzere.
Hoşçakalın.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.