Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
- Yoruldum, merkebe binmek istiyorum. - Hadi ama, o senden daha yorgun.
Dün yediklerini henüz sindirmedin, biraz yürümen gerek.
Dünden beri bir şey yemedik.
En son yediğimizi doğru düzgün sindiremedin.
Hayır, hayır, en son yemeği dün yemedim.
- Hey! - Hey!
Ne zamandan beri yemedik?
Bilmesi gereken o, sindirimimi takip ediyor.
Hiçbir yerde her gün yemek yemen gerektiği yazmaz.
-Emin misin? -Hiç okumadım.
Elbette okumamıştır, okumayı bile bilmiyor.
Şurada müziğin başka bir türüyle eğleniyorlar.
- Ne yapmalıyız, Pinto? - Bekleyelim derim.
Pekâlâ, kayaların arkasına gizlenelim.
Karşı tarafta yangın başladı.
Sessiz ol. Yavaş.
- Hadi ama. - Bu taraftan!
Hadi bakmaya gidelim!
- Burada kimse yok! - Dikkatlice bak!
Hadi gel bakalım!
- Bunlar ne tür bir insan. - Bunlar Supremo'nun adamları.
Zaman kaybediyoruz, Rayo!
Kontrol edin, her yeri arayın!
Umarım tavukların hepsini almazlar.
Özür dilerim...
- Burada bir sey yok! - Dikkatli bakın!
Rayo, şimdi dönelim mi?
Konuş, harita nerede?
Hey, Rayo! Buda bir şey bilmiyor.
Tapınağa geri dönüyoruz! Herkes at binsin!
Hadi gidelim, çocuklar! Gidelim!
Hadi, gidelim.
Yüce Meryem, bu çok zalimce.
İştahım bile kaçtı.
Vah, Kutsal Meryem! En azından bunu yapmalıyız.
Daha fazla acı çekmesin. Affet beni dostum.
Gemi... Altın Gemi...
Ha?
- Dediğini duydun mu, "Altın'' dedi? - Bende duydum, "Altın'' dedi.
Altın...
Dostum...
Dostum, çok fazla vaktin yok. Demin söylediğin.
Yavaş yavaş, açık bir şekilde söyle.
-Montezuma Hazinesi. -Zuma mı?
Harita...
-Nerede? -Orada, güvercin kafesinde.
- Git bak. - Peki, tamam..
Sağ taraf doğru!
Tamam...
Bu mu?
İçinde... Aradıkları altın geminin sırrı Texcoco Tapınağında. . .52 Acele edin...
Öldü, inanamıyorum.
Yaşlı adamın söylediği tapınak Barrancos Dağları'nda.
Supremo da Barrancos Dağları'nda.
- Ve Supermo neredeyse ... - ... Ölüm oradadır.
Aman tanrım!
Dago geri döndü. Dago geri döndü!
Supremo'ya bilgi ver.
-Merhaba Pedro! -Merhaba!
Evine hoşgeldin!
Nasıl gidiyor? Nasıl gitti?
Sonunda...
Dago ve diğerleri geri döndüler, Supremo.
Bayan Ramona...
Adamlarım beklediğim haberi bana getirmişlerse,
kefalet ücretiniz önemini kaybedecektir.
Bu bağış için babanı rahatsız etmeye değmez.
Aksi takdirde, babanızı Mexico City'de ziyarete gidersiniz.
Bu benim ve ordum için ilk adım.
Ama henüz ordun yok.
Eli boş geri dönmemiz Supremo'nun hoşuna gitmeyecek.
Buldunuz mu?
Önemsiz, efendim, silahlı çatışmaya dönüştü.
Çocuklarla biraz eğlendik.
Emrettiğiniz gibi, her şey yakıp kül ettik.
- Peki, yaşlı adam? - Öldü.
Tek kelime dahi konuşturamadık.
- Leon! - Emrinizdeyim, Supremo.
Roselito'yı getir.
Küçük bir çocukken annem Altın Gemi'nin...
...hikayesini anlatırdı, ona da annesi anlatmış.
Şahsen hiç inanmazdım. Hikayeden başka bir şey değildi.
Aslında dünyadaki bütün hikayelerde gerçeklik payı vardır.
Bu hikaye uzun zamandan beri kulaklarımı tırmalıyor.
Evet, uzun süre duyunca, gerçekmiş gibi geliyor.
Ben kimim?
Supremo.
İlerleme kaydettiğini görüyorum.
Gerçek şu, ihtiyar bunak bir rahibin hafızasını yenilemesine yardımcı oluyoruz.
"Supremo'' kimdir?
Montezuma'nın soyundansın.
Meksika'nın kutsanmış son İmparatorusun.
Sen her şeye kadirsin.
Tamam. Peki, hepsi doğruysa.
O zaman neden bana yalan söylemeye cesaret ettin, seni solucan?
Hani Altın Gemi'nin yerini gözterir harıta yoktu?
O yaşlı bunak birşey söylemeden öldü.
- Şimdi, sen de ona katılacaksın. - Hayır! Hayır!
Leon!
Tanrı adına!
Hayır! Merhamet, Tanrı adına!
Merhamet! Merhamet!
Hala Tanrısına bağlı olması çok komik.
Devam edin!
Üç bira.
Ne iğrenç bir koku var burada.
Bardağın biri boşaldı.
Hey, serseriler, Meksika müziğinden başka birşey çalın.
Pepe, bey efendiye sen söyle.
Ama efendim, Meksika müziğinden başka birşey bilmiyoruz.
Duydunuz mu? Konservatuar eğitimi almadıklarını itiraf ettiler.
Görüyor musun?
Çok güzel dans ediyorlar.
- Dans Akademisini ziyaret etmişler. - Evet...
Ne oldu, Gringolar? Meksika'yı sevmediniz mi?
Çok güzel bir ülkedir. Sevmen gerekir.
Sevmek zorunda mıyım?
Açıkçası, buralıyım. Meksika'da doğdum.
Sevmem mi gerekir?
Ben de öyle demiştim.
Eğer beynin varsa anlardın, sevmen gerekir.
Biraz daha açıklayabilir misiniz?
Elbette.
Ama anlayamayacak kadar aptalsın.
Yemeleri için Çakallara atın.
- Efendim! - Efendim!
- Bir dakika bekle! Konuşmalıyız. - Haritayı ona söylemek istiyorum.
- Hayır, ona ben söylerim. - Hayır, bana bırak..
- Barrancos Dağları dediniz, değil mi? - Doğru.
- Harita net olarak açıklıyor. - Çünkü her şey yazılmış.
Size neden yardim edeyim?
Alicenap bir insan paranın hepsini istemez.
İhtiyarın dediği doğruysa, Texcoco'da büyük bir servet gizli.
Ne emretsen biz ona uyarız.
Dört arkadaş aramızda paylaşırız.
Evet, bu bana uygun gibi geliyor.
Bu sebeplerden sadece biri.
Diyerleri neydi?
Evet, bu doğru, söylemeyi unuttuk.
Yani, Supremo'da o dağda bulunuyor.
Supremo diye birini duydun mu?
Evet, onu tanıyorum.
Şeytan ortak olarak aransaydı, Meksika'da Supremo'ya gidilirdi.
Haliyle ortaklık sonunda pişmanlık olurdu.
Supremo, Meksika'yı fethetmek isteyen ....
... kana susamış bir manyak.
Topraklarımızda bulunan zararlı bir ot.
Birisi onu yok etmek için bir şeyler yapmalı.
Hem de hemen.
Pekala.
Gidelim, arkadaşlar.
Texcoco'da yaşayan, orayı...
... avucunun içi gibi bilen bir arkadaşıma gidiyoruz.
Haydi!
Hadi, acele edelim! Gidelim
Haydi gidelim, acele edelim.
Don Algonzino!
Pecos!
Pecos Martinez! Görüşmeyeli on yıl oldu.
-Kim onlar? -Arkadaşlar. İyi insanlardır.
- Devrimciler mi? - Bu devrimcilerin yontemi farklı.
Bizim yöntemimiz güzel değil mi?
Evet.
Devrim'e önderlik yapmak için yönteminiz mi var?
Hayır, hayır, Peder. Yumurtadan bahsediyorum.
Devrim'e oğullarım önderlik yapmaya devam edecek.
Bir tane daha olmalı.
Yoksulluk ve kötü yönetim bizim talihsizliğimiz.
Evet. Bu doğru.
Meksika tarihindeki hikayelerin hepsi çok üzücü.
- Evet, kesinlikle. - Haklısın, peder.
Sizin için ne yapabilirim, Pecos?
Peder, Texcoco hakkında ne biliyorsun?
Söylersene, bu haritayı nereden buldun?
Bu eksik. Burada yazılanların hiçbir değeri yok.
- Hikaye mi, Peder? - Altın Gemi de mi?
Montezuma'nın alltını da mı?
Sakin olun. Sakin olun.
Texcoco gizli geçitlerle doludur. Şu anda şeytan orada yaşıyor.
Kötü bir ruh tarafından korunduğu söylenir, arkadaşlar.
Kim Texcoco hazinesini bulursa, oradan canlı çıkamaz.
Tapınağa nasıl girileceğini biliyor musunuz?
Doğru ya, ben biliyorum.
Size verebileceğim en iyi tavsiye geri dönmeniz, eğer gerçekten...
...Texcoco'ya girmek istiyorsanız, faydalı olacak bir şey söyleyeyim.
Tapınağın 90 koridorundan ikisinin gizli girişi vardır.
Dağların doğu tarafındadır, dar ve karanlık...
... geçitlerden sonra tapınağın ortasında büyük bir odaya çıkar.
Taşların arasında Montezuma'nın ayak izleri vardır.
Hazine sandığının bulunduğu hücre büyük bir taşla kapatılmış.
Tanrı yardımcınız olsun, doslar.
Eğil!
Çocuklar, işte orada.
Texcoco tapınağı.
Gizli geçit diğer tarafta olması gerekir.
Ay ışığında kolayca görebilirler.
- Yarına kadar bekleyeceğiz. - Sabaha kadar bekleyeceğiz.
Rayo.
- Onu tanıyor musun? - Evet, adını duydum.
İyi akşamlar, arkadaşlar.
Rio Concho'dan serbestçe geçiş engellendi.
Patronunuz, José Moneiro Alvarado'nun geçiş izni.
Supremo?
Nasıl istersen öyle adlandırabilirsin. Benim için hiç fark etmez.
Matamoros valisi Altamura tarafından gönderildik.
Değiş tokuş yapmak istiyoruz.
Yarın güneş doğarken.
20.000 pezo ne olacak?
Bayan Ramona'u getirince parayı alırsınız. Anladın mı?
Pekala. Kim olduğumu biliyor musun?
Hayır.
Benim adım Rayo. Yıldırım anlanına gelir!
Ne bekliyorsun? Acele edin!
En ufak bir iz bırakmayın.
Hadi, bana yardım et.
Rayo müthiş bir tetikçi.
Başlayalım, çocuklar.
Hey, aklıma bir fikir geldi.
125, 126...
Nasıl harcamayı düşünüyorsun, Rayo?
Vera Cruz yada Meksika'da bir pezo değerinde hiçbir şey yok.
Kızarmış tavuk dışında.
- Para harcamak istemiyorum. - Ne?
- Yanlızca sahip olmak istiyorum. - Açıkçası bir şeyler yanlış, dostum.
Dago, bir günde sekiz öğün yemek yer.
Ve sen altını düşünmekten geceleri uyuyamıyorsun.
Yaşamak için ter döktüğün bu hayatı değerli kılan bir şey.
Küçücükte olsa, geceni yada gündüzünü eğlenceli kılacak bir şey.
350 dolar, değersiz.
Buralarda gömülü dört araba altın düşünüldüğünde bu hiçbir şey.
Bir kaç kilometrelik bu kutsal bölge üzerine saçılmış.
Hazine olsa dahi asla bulmak istemeyiz.
Altın Gemi'nin hikayesine inanıyor musun?
Elbette inanıyorum, Herkes altının burada olduğunu bilir.
Ama hiç kimse, kesin olarak yerini bilemez.
- Tekerleme olabilir mi? - Hayır, hikaye.
Meksikalılar bu altının Meksika'nı kurtuluşu olduğuna inanıyor, değil mi?
Hayır...
Benim kurtuluşum.
Gidebilirsin, Eliza. Yatağım soğuk.
- Eliza... - Evet?
Bir dahaki sefere, Bayan Ramona beni tıraş etmeye gelebilir mi?
Eliza fena sayılmaz.
Fakat safkan kısrakla mukayese edilince, hiçbir şey değil.
Hey, Ramona'yı düşünmekle başına iş açacaksın, Fransız .
Aptalca bir şey yapma.
Ramona 20.000 Pezo değerinde.
Babası hepsini ödeyecek.
Para kimin umurunda.
- Supremo'yu bilirsin. - Evet, Supremo'yu biliyorum.
Onun haklarını ihlal etmiyorum.
Ramona'un fidyesi ödendiğinde serbest kalmayacak mı?
Neyin telaşındasın, Fransız?
O solucanı elinde tutup parandan vaz mı geçiyorsun?
Neden olmasın?
Kendi payımdan vazgeşiyorum. Bu işe karışmak istemiyorum.
Payımı siz alın, Rayo.
Sen de Tavuk satın alırsın.
Tek ilgilendiğim şey, Ramona.
Adil bir anlaşma, değil mi?
Evet, adil bir anlaşma.
Peki ya sen?
Peki, kabul ediyorum.
Banada adil görünüyor.
- Kahve hazır mı? - Evet, neredeyse.
Hey çocuklar, çalar saat yerine bugün neşeli müzik var.
- İyi günler, arkadaşlar. - İyi günler.
Hayatın olmazsa olmazları: Musik, sigara, kadın...
Bak, ne kadar komik görünüyor.
- Nereden gelip nereye gidiyorsunuz? - Geldiğimiz yer... San Firmino festivali.
Şimdi Guadalupe'ye gidiyoruz. Kahve içme şansımız var mı?
Elbette. Buyurun.
- Kahve Demişken, Memur Bey... - Ama...
Kardeşimi tanıman gerekir. Evet, kesinlikle, kız kardeşim Rosita'yı.
Ama...
Dünyanın en iyi kahvesini yapar. Olağanüstü bir kızdır.
- Ne yapmaya çalışıyorsun? - Psst...
Size çok önemli bir şey söylemek zorundayım.
- Benim arkadaşlarımın üçü de haydut. - Haydut mu?
Kepini düşürdüğüm için özür dilerim.
Teşekkür ederim.
Acele edin, elbiselerini çıkarın, onları bağlayın, sonra gidelim.
- Biraz şarap ister misin? - Evet, onu bana ver.
İşte al.
- Dago! - Yine ne oldu, lanet olası?
Doğrudan buraya geliyorlar.
Acele edelim.
Dört kişiler. Gemidekiler gibi temizleyeceğiz.
Atış menziline girdiklerinde ateş edin.
Orospu çocukları! Vadiden gittiler.
Ormandan gidiyorlar,...
... şafaktan önce takas olacak.
Daha iyi, çocuklar.
Bir taşta iki kuş vurmuş olacağız.
Bir şeyler yemek istiyorum. Gidelim!
- Bize ateş ederlerse? - Oyunun kuralı bu, arkadaşım.
Ormanda güvende olacağız.
- En azından ben öyle umuyorum. - Bizde umalım da öyle olsun.
Meyhaneci, şarap ver!
Pacheta şarabı istediğinizden emin misiniz, bayım ?
Meksika en pahalı şarabıdır. 8.000 km mesafeden geliyor.
Merak etme ücretini ödeyeceğiz.
Burası Supremo'nun toprakları olsada dürüst olarak ödememizi yaparız.
Bugünü asla unutmayacağız.
Biraz eğlenmek istiyoruz.
- İyi Günler, efendim. - İyi Günler, efendim.
- İyi günler, efendim. - İyi günler.
İyi günler, efendim.
Hadi acele edin, bir şeyler yemeğe gidelim.
Gidelim, çocuklar.
Bakın burada kim varmış?
Güzel...
Harika, muhteşem. Çocuklardan önce bana ver.
Ayrıca bu size bir öneri.
Önce bir şeyler yemek gerekir.
Daha sonra işe koyuluruz.
Benim için yer açın!
Aman tanrım! Ne hoş bir koku!
Dur tahmin edeyim.
Hiç şüphe yok ki.
Bu yıllanmış bir şarap. pahalı, İspanya'da yaygın.
Fransız arkadaşımın burada olmasını isterdim.
Nasıl karekterde olduğunu bilmenizi isterdim.
Bu iki salyangoza evlilik teklif ederdi.
Rayo cebinden paranı çoktan almıştı.
Fakat Dago...farkli biri.
Aç karnına bir şey yapmayı aklımdan bile geçirmem.
Nedenini bir doktor'a sormak istedim, ama bana cevap vermedi.
Askeri bir doktordu.
Askerden bahsetmişken...
Adamların hepsi burada mı, Memur Bey?
Bu gece Texcoco'ya iki kişi gönderdiğime yemin ederim.
Onları görmedin mi?
Kim olarak soru soruyorsun?
Liderleri, efendim. Para bende.
Henüz görmedim, arkadaşım.
Bende Bayan Ramona Altamura'yı göremiyorum.
Bazı şeyleri göremeyeceğini düşünüyorum.
Bence yanılıyorsun, efendim.
-Benim iki tane gözüm var. -Kesinlikle.
Senin alnın ortasında üçüncü olmalı, dostum.
Hayır, hayır, çalamassınız.
Tanrının yedinci emri. Dahası...
...arkadaş da bizimle geliyor.
Görüşmek üzere, Bay Meyhaneci. Biraz eğleneceğimizi söylemiştik.
Dağınıklıktan dolayı özür dilerim.
Lanet haritanın Tapınağın gizli geçidini ve altının...
... nerede saklandığını gösterdiğini biliyorum.
Bu haritayı istiyorum! İstiyorum!
Bütün köyleri yakmak ve herkesi öldürmek zorunda kalsamda.
Teker teker her köyü.
Elde edeceksin.
Asırlardır aranılan şeyi sen bulacaksın Supermo.
Kısa süreli aramadan sonra kesinlikle sen bulacaksın.
- Dago'dan haber var mı? - Çoktan dönmüş olmalıydı.
Erkenden yola çıktı, Rio Chaco tarafından gidecekti.
Bu fidye senin için, Bayan Ramona.
Yakında serbest kalacaksın.
Her insanın kendini özgür kabul etme yöntemi vardır.
Ben derim ki, Supremo Meksika'yı fethettiğinde özgür olur.
Dago'nun özgürlüğü canavar midesini doldurduğunda.
Rayo'ya gelince, tek düşündüğü hazine.
Ve sen, Bayan Ramona, ne yapınca özgur olursun?
Tonville...
Bilirsin, özgür kalmak için başkalarını kullanırlar.
Ne dersin?
Ne yapınca?
Bu sadece bir oyun, Supremo.
Özgürlük konusunda Bayan Ramona'la ortak bir noktamız varmı diye merak ettim.
- Ne duyuyorsun, Leon? - Müzik, Supremo.
- "Altın Gemi''. - Altın... gidelim, arkadaşlar.
Tonville, benimle gel.
Siz üçünüz, buraya gelin!
Acele edin!
Supermo'nun önünde diz çökün.
Ayağa kalkın.
- Kimsiniz? - Ben Paco, ekselansları.
- Ben Pepe. Hizmetinizdeyim, Supremo. - Ben Pinto, ekselansları.
Haydut musunuz?
Asker kaçağı, Supremo.
Francisco Perez'in Alayından, asker kaçaklarıyız.
O, lanetli olabilir!
Çaldığınız bu şarkıyı nereden öğrendiniz?
Hangi şarkıyı, Supremo?
"Altın Gemi '' sizi domuzlar!
Ah, "Altın Gemi ''.
Matamorosta ki cezaevinde.
Ölüme mahkum edilen bir kişiden.
Ölüme mahkum mu? Ve neden?
Şey, beraberinde bir çanta dolusu altın varmış, Ekselansları.
Nereden bulduğunu söylemedi, kiliseden çaldığını anladım.
Rahip Carlos'un hazinesi, Supremo. Sadece kiliselerde bulunabilir.
Evet, kesinlikle.
Üçüde burada kalacak.
Yiyecek ve içecek bir şeyler verin, ancak kaçmalarına izin vermeyin.
Hadi, Leon, bunlarla ilgilen.
Rahip Carlos'un altınlarını alan adam idam edildi mi?
Hayır, efendim, bizimle beraber aynı gece kaçtı.
Her şeyi en başından tekrar anlatın, ayrıntılı olarak.
Pekâlâ, en başından anlatayım. O gece...
Hey, sen!
- Buraya geleceğini ne biliyorsun? - Kendi söyledi.
Evet, evet, doğru.
Ondan ayrıldığımız zaman, şunu söyledi:
"Texcoco'ya gidin.
Yanlızca Supremo'nun yanında askerlerden güvende olursunuz.
Bende oraya geleceğim..'' Söylediği şey buydu.
Bana onun tarif et.
Şey, nasıl söylemeliyim? Herhangi bir özelliği yok.
Dağlık bölgeden biri.
Uzun boylu, yanağında yara izi var.
- Doğru. - Evet, kesinlikle, doğru. Evet, evet.
Dago'nun ceseti mi?
Bu sefer ona sindirimi zor yemek vermişler.
Öldüğüne inanamıyorum.
İki kurşun doğrudan kalbine isabet etmiş.
Sen kimsin?
Buraya gelmeyi nasıl başardın?
Bu geçiş izniyle, benim için çok kolay oldu.
Cehennemde Dago'ya eşlik edecek biri lazım.
Fakat ben değil, arkadaşım.
Onu oraya gönderen benim.
İşte bu o!
- Bu anlattığımız kişi! - Tam da zamanı, arkadaşlar!
- Dur, ateş etme! - Bu aradığınız adam!
Merhaba!
- Merhaba, Dostum! - Merhaba, arkadaşım!
- İşte bu o! - Merhaba.
- Merhaba çocuklar! - Merhaba.
Dago'yu vurduğunu söyledin. Neden?
Cesetin arkasında fidye var.
Alın onu.
Arkadaşınız Dago onu araklamaya çalışıyordu.
Gerisini Supremo'ya anlatacağım.
Demek öyle oldu?
Evet, aynen öyle oldu.
Dago adamlarını öldürdü, fidye ile ortadan kaybolmak istedi.
Bende bardaydım, midemi bulandırdı.
Supermo'ya ihanet eden birini görünce tiksindim.
Ona nasıl inanabilirim? Bunların hepsi düzmece.
Evet, bir de o ihtimal var, Rayo.
Ama bu adam bize sadece Dago'nun cesetini değil, ...
...aynı zamanda fidyeyi de getirdi.
Bayan Ramona'u getirin.
Adamın söylediğini duydun, Altın Gemi hakkında bilgisi var.
Haritanın nerede olduğunu biliyorum.
Supermo gördüğüm kadarıyla, bu adam çok şey kaybettirecek.
Ona güvenmiyorum.
Söyle bakalım, Ahbap...
Buraya neden geldin?
Altın Meksika halkının, Meksikalıların eline geçmeli.
Sen Supremo, Meksikalısın.
Meksika...
... yeniden hayat bulacak, eski ihtişamına kavuşacak.
Seni sevdim, Ahbap.
Sadık olan herkesi severim.
Dago'nun aşırmak istediği para...
... benim gibi zavallı biri için zaten çok fazla olurdu.
Uzun süredir sizinle tanışmak istiyordum.
Supremo'nun davasına inandığım için buradayım.
Harita nerede?
Burada.
Burada mı?
Bana Texcoco dağında Tapınakta olduğu söylendi.
Burada odaların birinde iki aslan heykeli olmalı.
İki aslan heykeli.
Hazinenin anahtarı soldaki aslanın içinde saklanmış.
Bu işaretler sence ne anlama geliyor?
Bak, burası Gaudalupe'deki mağara'yı gösteriyor.
Altın burada olmalı, nehrin karşı yakasında.
Nereden biliyorsun?
Eh, ben burada doğdum.
O halde, doğruyu mu söylüyor?
Pekala, Eliza, Bayan Ramona'yı hazırla.
Fidyesi ödendi.
Bende Mexico City'e kadar ona eşlik edeceğim.
Haydi, arkadaşlar!
Yarın güneş doğarken, Nuestra Cruz Mağarası'na gideceğiz.
Ve şimdi... hepiniz dışarı çıkın.
Yalnız kalmak istiyorum.
Hey Meksikalı. tekila içmek ister misin?
Teşekkür Ederim, Efendim.
Hikayen doğruysa, bir ömür...
... sana minnettar kalacağız.
Para, sadece şeytanın zayıf yanıdır.
Etrafında dönülsün diye yuvarlak yapılmıştır.
İnsanları peşinden koşturur.
Kesinlikle, daha güzel şeyler vardır.
Paradan daha güzel ne olabilir?
Davana hizmet etmek, efendim.
Eğer davanda haklıysan.
Benim davam kadınlardır.
- Bayan Ramona'la işler kötü gidiyor. - Ona nasıl baktığını gördüm.
Hı hı, Bayan Ramona çok güzel.
Eğer Dago olmasaydı, Bayan Ramona şimdi yatağımda olurdu.
Çoktan fidyesi ödendi. Şu anda serbest.
Supremo şimdilik onu serbest bırakmaz. Kendi planları vardır.
Kesinlikle, efendim.
Şayet bir kadın isteseydim, özel bir kadın,...
... onu onurumla elde ederdim.
İyi geceler.
- Bırak beni! - Sessiz ol!
Bırak beni!
Sessiz olmanı söyledim. Seni kurtarmak için buradayım.
Ne?
-Sen de kimsin? -Benim adım Pecos.
Yemek biraz gecikti, değil mi?
Dinle, bir saat içinde işim biter.
- Henüz beni ziyarete gelmedin. - Uğraşma benle.
Herkes uyuyor. Yarın sabah gidiyorsun.
Hadi, senin de canın çekiyor. Diğerlerinden daha kötü değilim.
Bayan Ramona, hala en güzel sensin
Yapacak başka bir işin yok mu? Tonville'ya söylememi ister misin?
Merak etme, onlardan biri değil.
- Bizi kurtarmaya geldi. - Bizi kurtarmaya mı geldi?
Burada ne işi var? Buraya nasıl girdi?
Çatıdan mı?
Beni dinlersen, geldiğim yerden sende dışarı çıkabilirsin.
Başına çok miktar da para konulmuş, ama ben buna inanmıyorum...
Babam fidyeyi ödedi.
Evet, çoktan ödedi,...
karşılığında cesetini alabilir.
Ne yapmalıyız?
Neredeyse herkes yarın sabah Tapınak'tan ayrılacak.
En kısa sürede, tüneli kullanarak kaçacaksın.
Seni dışarıda üç arkadaşım bekliyecek.
Sonra?
Onlar sana yardımcı olacaktır.
Elma, lütfen.
Şimdi bana Rayo ve Tonville hakkında bildiğiniz her şeyi anlatın.
Ama acele edin, çok az vaktimiz var.
Şafak, Beyler. Günaydın. Supremo neredeyse hazır.
Günaydın, Rayo. Baksana, Kibritin var mı?
30.000 yada 40.000 altın mı istersin dolar mı?
Dolar ya da Altın çok farketmez, dostum.
30.000 yada 40.000 çok güzel miktar.
Gerçekten büyük bir miktar.
Evet, kesinlikle.
Benim tahminim, 30.000 dolar değerinde altın.
Şimdi 30.000 veya 40.000 dolar var midır?
Hikayeler 40.000 diyor.
Ama ben hikayelere inanmam.
Muhtemelen 39.000 olacak.
39.000 yada 40.000 , dostum, kesinlikle büyük bir miktar demek.
Kendi payını hesapladın mı, Rayo?
Evet, lanet şeyi yaptım.
Supremo saçma devrim için çoğunu alır.
Öyleyse düşünelim, Rayo.
Yarısı, 15,000 dolar, saçma devrim için.
Geri kalanı aranızda paylaştırılacak...
... Tonville...
... ve çetesi.
- Yanılmıyorsam, yaklaşık olarak... - 5.000 dolar.
Evet, 5.000.
Eh, 30.000 dolar'a göre çok fazla değil.
Kesinlikle, dostum.
5.000 dolar 30.000'den çok azdır.
Ne kadar surede oraya gideriz, Pecos?
Dört saat sonra kanyon'da olacağımızı düşünüyorum.
Buna göre, Guadalupe'ye yarın ulaşabiliriz.
Baksana, Pecos...
Ara sıra dua eder misin?
Evet, bazen..
Güzel bir şeydir.
Neden?
Bu yolculuğu bir hiç uğruna yapmamak için dua ediyorum.
Özgürsünüz..
Onlara yiyecek dolu bir araba verip gönderin.
-Ah, efendim teşekkürler! Teşekkürler! -Efendim teşekkür ederiz!
Hepiniz at binin!
İşin bitmedi mi, seni aptal? Bana yardım eder misin?
Lanet olsun, çok ağır...
Hey, bir dakika bekle, Paco!
Bizde binelim!
Dur! Dur!
- Nereye gidiyorsun? - Peki, biz ...
Burada, bu Supermo'nun emiri.
Yiyecek dolu bir arabayla geçiş iznimiz, dostum.
- Peki, kontrol edeceğim. - Hayır, hayır.
- Okuma bilmiyormusun, dostum? - Belirgin bir şekilde okuyabiliyorum.
Çok kötü, rezalet, dostum. Büyükannem her zaman eğitimden...
... daha tehlikeli hiçbir şey yoktur derdi.
- Hadi, buradan uzaklaşalım! - Hadi, Hadi, Hadi!
Burası olmalı. Gel!
Eh, henüz yok.
Hadi, yukarılara bakın. Acele et!
Buradayım!
Hadi, buraya gel! Çabuk! Acele et!
Hadi kımıldayın!
Haydi çocuklar.
Hemen...
Uyumaya gidiyorum.
İyi geceler, Supremo.
İyi geceler,
İyi geceler, Supremo.
Biraz daha yakına gel, Rayo.
Dostum, kulaklarım iyi duyar, ne var?
Yani öyle denir.
Muhtemelen sende silahla hızlısındır.
Belki de, ama yıldırım gibi değil.
Montezuma hazinesini bulamasan sana ne olacağını biliyor musun?
Ateşin etrafında geniş bir daire çızdiğimi mi söylüyorsun?
Hayır.
Bu lanet hikaye hakkında iyice düşündüm
Eğer altın gerçekten varsa, başka birileriyle
...paylaşmak yerine istersen ikimiz aramızda bölebiliriz.
- Supremo ne olacak? - Ah, lanet herifin canı cehenneme!
Hükümeti devirmeyi, Meksika'nın tamamına...
...hakim olmayı kafasına koymuş.
Altını alınca buradan uzaklaşmak istiyorum.
Manyak biri yüzünden aklımı bulandırmak istemiyorum.
Haklısın. Şimdi de sen beni dinle.
Bu gece ayrılalım, Rayo. Pico Grandes'te sabah buluşalım.
Kesin gelecek misin?
Elbette geleceğim, ama yanlız olacaksın.
Oraya gel, yalnız olacağım. Emin olabilirsin.
- Bay Tonville'nın daha güzel yatağı var. - Oh, yüce Tanrım!!
Bir dahaki sefere, karnına kurşun doldururum.
Ne istiyorsun?
Benimle beraber Matamoros'tan gelen üç adam...
Evet?
Eh, kampı terk etmişler.
Umurumda değil, evlat.
Biliyorsun, onlarla bir kadın var., Ramona.
Lanet olsun!
Bu konuda ne biliyorsun?
Fidye herkes için rahatsız edici.
Ama eğer beni dinlersen, kadın sana ait.
Konuş.
- Dur, dur! Yer burası. - Acele boşaltın, kamp kuralım.
Peşlerine, öldürün onları! Uyarmayın, hepsini öldürün!
Rayo ve Tonville'yı da! Lanet dolandırıcıyı bulun!
Parçalarını bana getirin!
Bu lanet köpekler aralarında anlaşmışlar!
Kuduz köpekler gibi ölmeleri gerekir!
Acele edin!
- Gidelim! Haydi! - İleri!
Leon!
Leşleri olmadan geri gelme!
Onlarsız geri dönme!
İşte oradalar!
Hayır tatlım, örtünme, şu an seni yeniden keşfediyorum.
Hey, efendim!
Bu üçünü ne yapalım?
Götürün onları.
Hadi, yürüyün!
Kes şunu!
Yürüyün bakalım.
Artık yalnızız.
Sonunda yalnız kaldık!
Hemen hemen yanlızsın.
Hepimiz er ya da geç öleceğiz.
Onları takip etme sebebin, şehvetin.
Hey çocuklar, neşeli birşeyler çalın. Fransız müziklerinden olsun.
Hep iyi tarafından bakmak lazım. Düşünsene, ne kadar şanslısın.
Hapiste acı içinde çürümeye terk edilmektense...
...güzel bir kadının önünde müzik eşliğinde öleceksin.
Meksikalı!
Çok başarılıydın, Ramona.
Ama şimdi örtünmelisin.
Üşütebilirsin.
Şimdi ne olacak?
Başka bir randevum var. Çok önemli bir randevi.
Olacakları bilmiyorum, ama Rayo beni bekliyor.
"Rayo'' yıldırım anlamına gelir..
Ve yıldırım asla bekletilmez.
Rayo!
Biri geliyor!
Bu Pecos!
Ama o yalnız. Neden?
Takma kafana. Atımı getir.
Tam zamanında...
Hey çocuklar! Beni nasıl çağırırlar?
Rayo.
Ve neden bana Rayo diyorsunuz?
Herkes biliyor. Yıldırım hızıyla silahını kullanıyorsun.
Kesinlikle!
Söz verdiğim gibi yalnızım.
- Sadece tek kurşunun kaldı. - Hemen doldurabilirim.
Hayır!
Tek atış sana yeterli olacaktır.
Bu da bir çeşit numara mı?
Arkadaşın Tonville seni bekliyor, Rayo .
Onu öldürdün, değil mi?
Evet, Dago'yu ve Fransız'ı. Şimdi sırada sen varsın.
Çok fazla konuşuyorsun, Meksikalı?
Çok mütevazi bir insanımdır. Sana meydan okuyorum.
Üzgünüm, seni öldürmek istemiyorum, Meksikalı.
Bir araba dolusu altın bizi bekliyor.
Vucuduna açılacak bir delikle seni mezarın bekliyor, Rayo.
- Bunu yapmak istemiyorum. - Hayır, seni öldürmek istemem.
Yanlızca altını istiyorum.
Anlaşılan ölü olarak bulunmuşlar.
Meksikalı onları ortadan kaldırmış.
Tapınağal! Acele edin!
Güvenli bir yere gidelim! Acele edin!
Lanetli piçler! Kaç kişidirler?
Merhaba! İyi günler, Supremo.
Dikkat edin.
Şu anda sadece dört kişisiniz
Sen aptalın tekisin, genç adam.
Her biriniz için bir kurşunum var.
Bize karşı gelmenin sebep ne?
İkimizin de yüksek sesle konuşması gerekir.
Bugüne kadar çok akıllıydın, şimdi düşünmeden hareket ediyorsun.
Benim tarafıma geç.
Seni Mareşalim olarak tayin edeyim.
Beraber yürüyelim.
Yalnız yürüyeceksin, yani önceki gibi
Pecos, seni akıllı olmaya davet ediyorum.
İkimiz birIikte...
Hala bir kurşunum var, Supremo.
Sessiz olmanı öneriyorum, yoksa alnının ortasından kurşunu yersin.
Ama silahsızım.
Silahlara ihtiyacım yok.
Ben Supremo.
Bu adamı kader Meksika'yı kurtarmaya seçti.
Yoldaşların çok kötü hepsi öldü.
Yanındaki Dago midesinin, Tonville kadınların...
... Rayo altın düşkünüydü.
Sen...
aksine açlıktan öleceksin.
Senin açlığın iktidar hırsı.
Bunun hakkında konuşalım. Pecos.
Tartışalım.
Kastettiğin iktidar açlığı, güç değildir.
Sadece Meksika sevgisidir.
Bana bir sigara verir misin?
Sigara içmediğinizi sanıyordum.
Sana hiçbir şey bırakmayacağım.
Lanet herif!
İşte, al bunu!
Hepimiz havaya uçacağız!
Tapınak'ta bizle birlikte Gemideki altında gömülecek!
Al bunu! Ve bunu!
Lanet herif! Al bunu!
Dağ üzerimize kapanacak!
Kimse cesetlerimizi bulamayacak!
Yanlış hesaplamışsın!
Al bunu! Al bunu...
Ateş etmeyin!
Pecos! Pecos, dostum! Gemideki altına ne oldu?
- Onu buldun mu? - Hazine nerede? Nerede?
Kimsede sigara var mı?
- Pepe sigara. Ben... - Evet, burada.
Ateşiniz. Burada. Burada, buyurun.
- Ve hazine? - Burada.
- Orada, Orada... - Tapınağın içinde.
- Özür dilerim, Pecos. - Bakabilir miyim?
-Zengin olduk. -Nereye gidiyorsun?
Sağdaki üçüncü geçit, soldaki ikinci tünel.
Sonunda, bir hücre bulacaksınız. Montezuma'nın ayak izleri vardır.
Üzerine çıkınca çalışır, gemideki altını görebilirsiniz.
Yerde kendi ayak izi var...
Sana çok minnettarım, efendim.
- Teşekkür ederim. - Teşekkür etmene gerek yok.
Fidyeyi Meksika'da ki yoksul insanlara dağıtabilirsiniz.
- Onlardan bir sürü vardır. - Babam daha büyük işler yapacak.
Çok zengin biri.
- Artık benim. - Altın Gemi...
İşte burada.
Zengin olduk.
Eşit olarak mı paylaşacağız?
Kim paylaşacağımızı söyledi?
Pekala, paylaşıyoruz.
Eşit... Çeviri: Cafer25 (Eylül 2015)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.